İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2005/73 K.2008/59

sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin, Anayasa'nın 2. ve 73. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

Esas2005/73Karar2008/59Tarih21 Şubat 2008Okuma14 dk · 2.754 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
21 Şubat 2008
Esas Sayısı
2005/73
Karar Sayısı
2008/59
Karar Günü
21.2.2008
R.G. Tarih-Sayı
07.11.2008-27047
İtiraz yoluna başvuran
Danıştay Üçüncü Daire
İtirazın konusu
6.6.2002 günlü, 4760
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.754 kelime·14 dk okuma·24 bölüm

sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin, Anayasa'nın 2. ve 73. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (A) ve (B) cetvellerinde yer alan mallara ilişkin özel tüketim vergisi tutarlarının yeniden belirlenmesi yolundaki 10.12.2003 günlü, 2003/6607 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi eki Kararın iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Danıştay Üçüncü Daire iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

6.6.2002 günlü, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile (2) numaralı fıkrasının itiraz konusu (a) bendi şöyledir:

"Oran veya tutar

MADDE 12- 1. Özel tüketim vergisi, bu Kanuna ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranlarda alınır.

2. Bakanlar Kurulu, topluca veya ayrı ayrı olmak üzere;

a) (I) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarını, her bir mal itibarıyla en yüksek vergi tutarının yarısına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, bu sınırlar içinde mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı tutarlar tespit etmeye,

...

Yetkilidir."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında Anayasa'nın 2. ve 73. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, A.Necmi ÖZLER, Ali GÜZEL ve Serdar ÖZGÜLDÜR'ün katılımlarıyla 11.7.2005 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Anlam ve Kapsam

6.6.2002 günlü, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile 1.8.2002 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren özel tüketim vergisi, tek aşamalı dolaylı bir vergidir. Bu verginin kapsamına giren mallar, 4760 sayılı Yasa'ya ekli dört ayrı listede sıralanmıştır. Yasa'nın genel gerekçesinde, bu malların vergilendirilmesine ilişkin oldukça karmaşık hale gelen mevcut yapının basitleştirilmesinin sağlanması ve öte yandan dolaylı vergiler alanında Avrupa Birliği müktesabatına uyum sağlanması, Yasa'nın hedefleri arasında gösterilmiştir.

Yasa'ya ekli (I) sayılı liste, (A) ve (B) cetveli olarak ikiye ayrılmış ve listede yer alan malların Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon Numaraları, isimleri tek tek sıralanmış, karşılarında da kilogram, litre veya metreküp olarak belirtilen birimler itibariyle özel tüketim vergisi tutarları gösterilmiştir. Buna göre bu mallar için özel tüketim vergisi "maktu" olarak belirlenmiştir. Daha sonra çıkarılan kimi yasalarla, 4760 sayılı Yasa'ya ekli (I) sayılı listede yer alan mallarda ve bunlara ilişkin özel tüketim vergisi tutarlarında değişiklikler yapılmıştır.

Yasa'nın "Oran veya tutar" başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında, "Özel tüketim vergisi, bu Kanuna ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranlarda alınır" ve ikinci fıkrasında ise, "Bakanlar Kurulu, topluca veya ayrı ayrı olmak üzere;" denildikten sonra itiraz konusu (a) bendinde, "(I) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarını, her bir mal itibarıyla en yüksek vergi tutarının yarısına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, bu sınırlar içinde mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı tutarlar tespit etmeye,

...

Yetkilidir" denilmiştir.

Buna göre Bakanlar Kurulu, topluca veya ayrı ayrı olmak üzere; Yasa'ya ekli (I) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarını, her bir mal itibarıyla en yüksek vergi tutarının yarısına kadar artırabilecek, sıfıra kadar indirebilecek, bu sınırlar içinde mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı tutarlar tespit edebilecektir.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Başvuru kararında, Anayasa'nın 73. maddesinin son fıkrasında,

vergi oranlarını yasada öngörülen yukarı ve aşağı sınırlar içinde değiştirme

yetkisinin Bakanlar Kurulu'na verilebileceğinin belirtildiği, bunun, Bakanlar

Kurulu'na vergi miktarlarını da değiştirme yetkisinin verilebileceği anlamını

taşımadığı, bu nedenle itiraz konusu kural ile Bakanlar Kurulu'na verilen vergi

tutarlarını değiştirme yetkisinin, Anayasa'nın 73. maddesinin son fıkrasına

aykırı olduğu, öte yandan, maktu vergi tutarını sıfıra kadar indirme yetkisinin

Bakanlar Kurulu'na verilmesinin, verginin Bakanlar Kurulu'nca kaldırılması

sonucunu doğurduğu, yasakoyucunun özel tüketim vergisi kapsamına aldığı bir mal

için öngörülen maktu vergi tutarını sıfıra kadar indirme yetkisinin Bakanlar

Kurulu'na bırakılmasının, o malın vergisiz teslimi anlamına geldiği, özel

tüketim vergisinin yansıtılabilir olması nedeniyle, maktu vergi tutarı Bakanlar

Kurulu'nca sıfır olarak belirlenen malların hem mükellefleri hem de

tüketicileri lehine vergi adaletinin bozulacağı, vergi tutarının sıfır olarak

belirlenmesinin ayrıca 4760 sayılı Yasa'nın 12. maddesinin üçüncü fıkrasında

yasakoyucunun gözettiği amaca da aykırı olduğu, bu nedenlerle itiraz konusu

kuralın, Anayasa'nın 2. ve 73. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği

ileri sürülmüştür.

Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.

Anayasa'nın 73. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiş ve diğer fıkralarında da bu yükümlülüğün ilkeleri gösterilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, "Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." denilerek verginin kanuniliği ilkesi benimsenmiştir. Verginin kanuniliği ilkesi, takdire dayalı keyfî uygulamaları önleyecek sınırlamaların yasada yer almasını gerektirmekte ve vergi yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelerin konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının yasa ile yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Buna göre vergide, yükümlü, matrah, oran, tarh, tahakkuk, tahsil, uygulanacak yaptırımlar ve zamanaşımı gibi konuların yasayla düzenlenmesi zorunludur.

Anayasa'nın 73. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir" denilmektedir. Bakanlar Kurulu'na ancak vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde değişiklik yapabilme yetkisi verilebilecektir. Bakanlar Kurulu'na yetki verilirken bu yetkinin kullanılabileceği alt ve üst sınırların da yasada belirtilmesi gerekmektedir.

İtiraz konusu kuralda, Bakanlar Kurulu'na, 4760 sayılı Yasa'ya ekli (I) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarını, her bir mal itibarıyla en yüksek vergi tutarının yarısına kadar artırma, sıfıra kadar indirme, bu sınırlar içinde mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı tutarlar tespit etme yetkisi verilmiştir.

Anayasa'nın 73. maddesinin son fıkrasında, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde Bakanlar Kurulu'na verilebileceği belirtilen değişiklik yapma yetkisi, maktu vergi tutarlarını da kapsamaktadır.

4760 sayılı Yasa'ya ekli (I) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarını, yasayla belirlenen alt ve üst sınırlar içerisinde değiştirme ve bu sınırlar içinde kalmak kaydıyla, mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı tutarlar tespit etme yetkisinin Bakanlar Kurulu'na verilmesine ilişkin itiraz konusu kuralda, Anayasa'nın 73. maddesinin son fıkrasına aykırılık yoktur.

Öte yandan, vergi oran ya da tutarlarının, yasanın belirttiği alt

ve üst sınırlar içinde Bakanlar Kurulu'nca değiştirilebilmesi, mevcut ekonomik

koşulların özeliklerine göre önemli sosyo-ekonomik amaçlara ulaşabilmek için

gereklidir. Bir vergi tutarının Bakanlar Kurulu'nca sıfıra kadar indirilmesi

hiçbir zaman o verginin kaldırılması anlamına gelmez. Bu durumda vergi bir

kurum olarak devam etmekte olup Bakanlar Kurulu, ekonomik koşullara göre

dilediği zaman bu tutarı yasa ile belirlenen sınırlar içinde kalarak

arttırabileceğinden, vergi tutarının Bakanlar Kurulu'nca sıfıra kadar

indirilmesinin verginin kaldırılması anlamını taşıdığı ve bunun verginin

yasallığı ilkesine aykırılık oluşturduğu yönündeki sav da yerinde

görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, kural Anayasa'nın 2. ve 73. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, A.Necmi ÖZLER, Şevket APALAK ve Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

6.6.2002 günlü, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, A. Necmi ÖZLER, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 21.2.2008 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket

APALAK

KARŞIOY

YAZISI

Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde, maktu vergi tutarlarını artırma veya sıfıra kadar indirmek, mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı tutarlar tespit etmek hususunda Bakanlar Kurulu'nun yetkili kılınmış olmasında Anayasa'nın 2. ve 73. maddelerine aykırılık bulunduğu düşüncesindeyim.

Serbest piyasa ekonomisine dayandığı kabul edilen bir ekonomik ve ticari düzende, marjinal karlarla rekabet ortamı içinde faaliyet gösteren özel tüketim vergisi mükelleflerinin, hukuk güvenliğinin icabı olan belirlilik, öngörülebilirlik ve istikrar ilkelerinin güvencesi altında bulunmaları Anayasal bir gerekliliktir. Anayasa'nın 73. maddesi, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği ve kaldırılacağını; muaflık, istisna ve indirimlerle ilgili yasa hükümlerinde yasanın belirttiği aşağı ve yukarı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin Bakanlar Kurulu'na verilebileceğini öngörmüştür.

Kanun yapma süreci açık ve şeffaf bir süreç olup, yasama

faaliyetleri bütün vatandaşlarca izlenebilir, bir kanun teklifi ve tasarısı

Meclis gündemine gelip yasalaşıncaya kadar, o yasanın muhtemel ekonomik

sonuçlarından herkes haberdar olabilir. Bu nedenle yasa ile vergi kanunlarında

yapılacak değişikliklerin serbest piyasa ve rekabet ortamını bozacak şekilde

bazı mükellefler yönünden sürprizler yaratması söz konusu değildir. Bakanlar

Kurulu kararları ise hazırlık safhasında kamuya açık olmadığından, vergi miktar

ve oranlarında yapılabilecek değişikliklerden ancak Bakanlar Kurulu kararının

yayımlanmasıyla haberdar olabilecek mükellefler yönünden risklerin artması

olasıdır. Verginin kanunla konulacağı ilkesi, her şeyden önce vatandaşı devlete

karşı koruyan bir güvencedir. Öte yandan, Anayasa'nın 73. maddesinde belirtilen

çerçevede İdareye tanınan esnekliğin, yasayla saptanmış maktu vergileri

değiştirmeye, vergileri kaldırmakla eş anlamlı olan sıfıra kadar indirmeye ve

sonra, isterse en yüksek hadden yine uygulamaya başlamaya yetki verme noktasına

vardırılması, İdarenin yetkilerinin birey hak ve özgürlükleri aleyhine

genişletilmesinden başka anlam taşımaz. Bu nedenlerle kuralın Anayasa'nın 2. ve

73. maddelerine aykırılıktan dolayı iptali gerektiği düşüncesinde olup,

Danıştay Üçüncü Dairenin iptal gerekçelerine de katılmaktayım.

Üye

Serruh

KALELİ

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

KARŞIOY

GEREKÇESİ

6.6.2002 günlü, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin ikinci fıkrasının itiraz konusu (a) bendi ile, topluca veya ayrı, ayrı olmak üzere (1) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarını, her bir mal itibariyle en yüksek vergi tutarının yarısına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, bu sınırlar içinde mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalâtın şekline göre farklı tutarlar tespit etmeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır.

Anayasa'nın "vergi ödevi" başlıklı 73. maddesinin üçüncü

fıkrasında "vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla

konulur, değiştirilir veya kaldırılır" denilerek verginin kanuniliği

ilkesi vurgulanmış; dördüncü fıkrasında da vergi, resim, harç ve benzeri mali

yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin

hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik

yapmak yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilebileceği belirtilmiştir. Böylece,

yasama yetkisinin kullanılması ve devredilmezliği ilkesini düzenleyen

Anayasa'nın, 7. maddesi ile yürütme yetkisi ve görevinin sınırlarını belirleyen

8. maddesi, "vergi ödevi" konusunda somutlaştırılmıştır. Anayasa

koyucunun, 73. maddede verginin kanuniliği ilkesini ve vergilendirme konusunda

Bakanlar Kuruluna verilebilecek yetkilerin sınırını özel olarak

düzenlemesindeki amaç, kuşkusuz vergi ödevinin temel haklarla olan yakın

ilişkisidir. Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği gibi, mali yükümlülüklerin,

matrah ve oranları, tarh ve tahakkuku, tahsil usulleri ve yaptırımları,

zamanaşımı gibi kişilerin sosyal ve ekonomik durumlarını hatta temel haklarını

etkileyecek çeşitli yönleri bulunduğundan, bunların, yasayla yeterince

çerçevelendirilmemesi keyfi uygulamalara yol açabilir. Bu nedenle Anayasa'nın

73. maddesine göre vergilendirme yetkisi yasama organına verilmiş, yürütme

organına, yasal dayanağı bulunmaksızın idari işlemle vergi koyma, değiştirme ve

kaldırma yetkisi tanınmamıştır.

İtiraz konusu kuralla maktu vergi tutarlarını sıfıra kadar indirme konusunda Bakanlar Kuruluna verilen yetki, verginin belirli veya belirsiz bir süre kaldırılması sonucunu doğuracağından verginin kanuniliği ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Sıfıra indirme yetkisinin kullanılmasının verginin kaldırılması anlamına gelmediği, Bakanlar Kurulu'nun, ekonomik koşulları oluştuğunda yeniden oran belirleme yetkisinin bulunduğu gibi gerekçelere ise, oranı sıfıra indirilen verginin hukuken değilse de fiilen kaldırılmış olduğu gerçeği karşısında Anayasal geçerlilik tanımak olanaksızdır.

Öte yandan, itiraz konusu kuralla Bakanlar kuruluna verilen yetkinin, açık ve belirli olmaması, bir mal için uygulanan vergi tutarının, aynı listede yer alan farklı bir mal için getirilen üst sınıra göre artırılması durumunda, bu tutarın önceden öngörülemeyecek biçimde yüksek oranlara ulaşabilmesi, verginin yasallığı ve hukuk devletinin sağlamakla yükümlü bulunduğu hukuk güvenliği ilkeleri ile bağdaşmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle Kural'ın iptali gerekirken başvurunun reddi yolundaki çoğunluk görüşüne karşıyım.

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

KARŞIOY

YAZISI

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendiyle ilgili Şevket APALAK'ın karşıoyuna katılıyorum.

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

AZLIK

OYU

Anayasa'nın vergi ödevi başlıklı 73. maddesinin üçüncü fıkrasında vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı ve dördüncü fıkrasında bunların muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin Bakanlar Kurulu'na verilebileceği öngörülmüştür.

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istenen (a) bendinde "(1) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarını, her bir mal itibarıyla en yüksek vergi tutarının yarısına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, bu sınırlar içinde mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı tutarlar tespit etmeye" şeklinde yer alan kuralla Bakanlar Kurulu'na yetki verilmiştir.

Verginin önem ve özelliği, yasayla düzenlemenin anayasal bir ilke olarak temel alınmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Yasalaşma sürecinin zamana yayılması ve mali yaşamda olası gelişmeler kimi sınırlar içinde yürütmeye yetkiler verilmesinin nedenidir. Bu yetkinin anayasal alan ve anlama bağlı kalınarak kullanılması gerektiğinde kuşku yoktur.

Anayasa'nın "oran" konusunda verdiği yetkiyle maktu vergileri bu olanak dışında tuttuğu, ancak nisbi vergileri kapsama aldığı anlaşılmaktadır. "Oran" kavramının, uygulayacağı taban tutarıyla ulaşılacak sonuç arasında bir somutluğu içerdiği de kuşkusuzdur. Bir miktara oran uyguladığında, esas alınan değer ve oranla ortaya çıkacak bir tutar söz konusu olacaktır. Bu bakımdan maktu vergi ile oran kavramları birbirleriyle ilintisiz olduğu gibi, verginin sıfırlanmasıyla oranlama ölçütünün uyuşmadığı, oran yetkisinin sıfırlamayı kapsamadığı kuşkusuzdur. "Sıfırlama" sözcüğü verginin o süreçte kaldırılması sonucunu da vereceği açıktır.

Belirtilen nedenlerle, kuralın muaflık, istisna ve indirimleriyle oranlarına ilişkin konularda Bakanlar Kurulu'na yetki veren 73. maddesine aykırılığından ötürü iptali gerekeceği oyuyla karara karşıyım.

Üye

A.Necmi

ÖZLER

KARŞIOY GEREKÇESİ

İtiraz konusu kural, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan; "I. Sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarını, her bir mal itibariyle en yüksek vergi tutarının yarısına kadar artırmaya sıfıra kadar indirmeye, bu sınırlar içinde mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekillerine göre farklı tutarlar tesbit etmeye" hükmüdür.

4760 sayılı Yasa'nın 12. maddesinin birinci fıkrasında, özel tüketim vergisinin bu Kanun'a ekli listelerdeki yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranlarda alınacağı belirtildikten sonra, ikinci fıkrasında Bakanlar Kurulu'na Kanun'a ekli I, II, III, IV sayılı listedeki mallar için topluca veya ayrı ayrı kullanılmak üzere vergi tutarlarını veya vergi oranlarını değiştirme yetkisi yanında diğer bazı yetkilerde verilmektedir.

Anayasa'nın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir hukuk devletidir. Buna göre Devletin tüm organları Anayasa ve hukukun üstün kuralları ile bağlı olup, görev ve yetkilerinin bu çerçevede konulan yasalarla belirlenmesi ve yürütme organına bırakılan yetkilerin sınırlarının açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Öte yandan "hukuk devleti" ilkesi yürütme organının faaliyetlerinin "belirlilik" dolayısıyla "hukuki güvenlik ilkesi" sonucunda "öngörülebilir olmasını" gerektirmektedir.

Anayasa'nın "vergi ödevi" başlıklı 73. maddesinin üçüncü fıkrasında; "vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." Son fıkrasında ise; "vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimlerle oranlarına ilişkin hükümlerinde Kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir." denilmektedir.

Bu anayasal düzenlemeler karşısında verginin kanuniliği ilkesi gereği verginin konulması, değiştirilmesi ve kaldırılması yetkisi yasama organına aittir ve ancak kanunla yapılabilir. Anayasa'nın 73. maddesinin son fıkrasında Bakanlar Kurulu'na sadece "muaflık, istisna ve indirim ile oranlarında" değişiklik yapma yetkisi verilirken bu yetkinin "Kanunda belirtilen yukarı ve aşağı sınırlar içinde" kullanılabileceği öngörülmektedir.

İtiraza konu kuralda ise; Bakanlar Kurulu'na verilen yetkide "her bir mal itibariyle en yüksek vergi tutarının yarısına kadar" şeklinde getirilen üst sınır açık ve belirli olmadığı gibi süre sınırlaması da bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu kural ile bir mal için Yasa ile belirlenmiş olan maktu vergi tutarının Bakanlar Kurulu'nca yeniden ve sürekli olarak arttırabilmesi mümkün olacağından Anayasa'nın 73. maddesinin son fıkrasına aykırıdır.

Öte yandan yine kuralda Bakanlar Kurulu'na verilen yetkinin alt sınırı sıfır olarak belirlenmiş olup verginin yapısında ve tabanında büyük boşluk yaratan bu tür ayrıcalıkların verginin verimliliği ve vergide adalet ilkelerine aykırılık teşkil edeceği gibi maktu vergi tutarını sıfıra indirmenin verginin kaldırılması sonucunu doğuracağı, bunun ise verginin yasallığı ilkesi ile bağdaşmayacağı açıktır.

İtiraz konusu kurala göre Bakanlar Kurulu mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı vergi tutarları da belirleyebilecektir. 4760 sayılı Yasa'da özel tüketim vergisi kapsamına giren mallar karşılarında gümrük tarife pozisyonları gösterilmek suretiyle tek tek sayıldıktan sonra, Bakanlar Kurulu'na bu malların kendi takdirine göre ve önceden öngörülmeyecek şekilde çeşitlendirip bu mallar için farklı vergi tutarları tesbit etme yetkisinin verilmesine ilişkin kural Anayasa'nın 73. maddesinin son fıkrasında öngörülen yetkiyi aşmakta ve Anayasa'ya aykırılık teşkil etmektedir.

Bu durumda; Bakanlar Kurulu'na sınırları açık ve belirli olmayan ve bu haliyle keyfi ve takdiri uygulamalar yapabilecek şekilde geniş yetki veren itiraza konu kural, Anayasa'nın 73. maddesinde yer alan verginin kanuniliği ilkesine aykırı olup hukuki güvenlik ilkesine ve dolayısıyla hukuk devleti ilkesinin yer aldığı Anayasa'nın 2. maddesine de aykırıdır.

Açıklanan nedenle kuralın Anayasa'nın 2. ve 73. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle verilen karara karşıyım.

Üye

Şevket

APALAK

Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2005/73, K. 2008/59, 21 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme
  6. V- Esasın İncelenmesi
  7. Kılıç
  8. Adalı
  9. Kantarcıoğlu
  10. Akyalçın
  11. Erten
  12. Özgüldür
  13. Apalak
  14. Karşıoy
  15. Yazısı
  16. Kaleli
  17. Karşıoy
  18. Gerekçesi
  19. Karşıoy
  20. Yazısı
  21. Kantarcıoğlu
  22. Azlık
  23. Oyu
  24. Özler
  25. Karşıoy Gerekçesi
  26. Apalak
  27. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2005/73
Karar No
2008/59
Tarih
21 Şubat 2008

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2006/96 K.2008/65
  • AYM Norm Denetimi E.2006/71 K.2008/69
  • AYM Norm Denetimi E.2008/11 K.2008/64
  • AYM Norm Denetimi E.2003/49 K.2008/76
  • AYM Norm Denetimi E.2004/116 K.2008/74
  • AYM Norm Denetimi E.2006/109 K.2008/82

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.