KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ocak 2008
- EsasSayısı
- 2006/136
- KararSayısı
- 2008/3
- Karar Günü
- 3.1.2008
- Resmi Gazete Tarih ve Sayısı
- 31.01.2008 - 26773
- İtiraz yoluna başvuran
- Çat Sulh
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin (1) numaralı fıkrasının "Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir" biçimindeki ikinci tümcesinin, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2. ve 5. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Gıyapta hakaret ve tehdit suçlarından açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Yasa'nın itiraz konusu tümceyi içeren 125. maddenin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın Başlangıç hükümleri ile 2. ve 5. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Tülay TUĞCU, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılımlarıyla 11.10.2006 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, günümüz insan hakları anlayışında maddi ve
manevi varlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının doğuştan gelen, temel bir
insan hakkı olarak görüldüğü, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin toplumsal
düşüncelerle kısıtlanmasına izin verilmediği, Devletin kişilerin şeref ve haysiyetlerini
ihlal eden davranışları cezalandırmaya yönelik hükümleri tanzim ederken bireyi
gözetmesi gerektiği belirtilerek, ceza politikası tercihleriyle kişilerin şeref
ve saygınlığını korumak amacıyla getirilen itiraz konusu düzenlemede hakaret
teşkil eden söz ve davranışların ulaştırıldığı şahısların sayısının
cezalandırma koşulu olarak öngörülmesinin Anayasa'nın Başlangıcı, 2. ve 5.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraza konu hükümde mağdurun yokluğunda yapılan hakaret suçu
failinin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek
işlenmesi koşulu aranmıştır. Bu unsur yoksa haksız bir eylem meydana gelmiş
olduğu halde sanık bu suçtan cezalandırılamayacaktır. Madde gerekçesinde şu
açıklamalara yer verilmiştir; "Hakaret suçu, kişinin gıyabında da
işlenebilir. Kişiye hazır bulunmadığı bir ortamda veya doğrudan muttali
olamayacağı bir surette hakaret edilmesi durumunda, gıyapta hakaret söz
konusudur. Ancak, gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, fiilin mağdurun
gıyabında ve fakat en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Bu
kişilerin toplu veya dağınık olmalarının suçun oluşumu üzerinde bir etkisi
yoktur. Bir veya iki kişiyle ihtilat ederek de mağdura hakaret edilebilir. Bu
gibi durumlarda da esasında bir haksızlık gerçekleşmektedir. Ancak, izlenen suç
siyaseti gereğince, gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun
gıyabında en az üç kişi muhatap alınarak hakaretin yapılması şart olarak
aranmıştır."
Anayasa'nın Başlangıç bölümünün 6. paragrafında, "Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu" belirtilmiştir. Hukuk devleti ilkesini düzenleyen 2. maddesinde insan haklarına saygılı devlet ilkesi vurgulanmış, 5. maddesinde de devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak sayılmıştır.
Kişilerin ait oldukları toplumda şeref ve haysiyetlerinin korunmasını istemeleri temel haklarındandır. Bu nedenle, öteden beri kişiler, onur, namus ve haysiyetlerine dokunan fiillere karşı özel hukuk kuralları dışında ceza hukuku vasıtasıyla da korunmaktadırlar.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, kişilerin hak ve yararlarının korunmasına ilişkin hükümlere özel hükümlerin başında yer vererek, insanı ve insan haklarını korumayı ceza politikasının hedefi saymıştır. Nitekim bu çerçevede şerefe karşı işlenen suçlar Türk Ceza Kanununun sekizinci bölümünde düzenlenmiştir. Yasakoyucu hakaretin yüze karşı veya gıyapta yapılmasına göre farklı kurallar öngörmüştür.
Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükleri koruma
yükümü çerçevesinde temel hak ihlallerini yaptırım altına alan yasa koyucunun,
Anayasa kuralları ve hukukun genel ilkeleri çerçevesinde kalmak koşuluyla hangi
eylemlerin suç oluşturacağını belirleme yetkisi bulunduğu gibi suçluların
cezalandırılmasına ilişkin koşulları da saptama yetkisine sahiptir. Dolayısıyla kişilere
karşı suçlara özel hükümlerin başında yer vererek insanı ve insan haklarını
koruma ilkesine verdiği değeri, suç ve ceza politikasının temel hedefi kabul
eden yasakoyucunun izlenen suç ve ceza siyasetinin gereği olarak,
gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesinde "en az üç kişiyle
ihtilat" koşulunu araması, yasama yetkisi kapsamındadır.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 2. ve 5. maddelerine aykırı değildir.İptal isteminin reddi gerekir.
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2006/136, K. 2008/3, 3 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası