İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2006/58 K.2006/50

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilk tümcesinin Anayasa'nın 2., 125., 153. ve 155. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

Esas2006/58Karar2006/50Tarih12 Nisan 2006Okuma6 dk · 1.177 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
12 Nisan 2006
Esas Sayısı
2006/58
Karar Sayısı
2006/50
Karar Günü
12.4.2006
Resmi Gazete Tarih-Sayısı
1.9.2006-26276
İtiraz yoluna başvuran mahkeme
Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi
İtirazın konusu
30.3.2005 günlü,
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.177 kelime·6 dk okuma·21 bölüm

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilk tümcesinin Anayasa'nın 2., 125., 153. ve 155. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Çevreyi rahatsız edecek şekilde hayvan beslemekten 1608 sayılı Yasa uyarınca hakkında Belediye Encümeni tarafından kesilen idari para cezasının iptali istemiyle yapılan başvurunun incelenmesi sırasında, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptalleri için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin itiraz konusu tümceyi de kapsayan (1) numaralı fıkrası şöyledir;

“MADDE 27.- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.”

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru gerekçesinde Anayasa'nın 2., 125., 153. ve 155. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince 12.4.2006 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında idarenin kamu gücünü kullanarak verdiği idari yaptırım kararlarına karşı yapılan başvurularda, uyuşmazlığın çözümünün, idari yargı yerine itiraz konusu kurallarla adli yargıya bırakılmasının Anayasa'nın 2., 125., 153. ve 155. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu kuralla, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı başvuru yeri ve süresi belirtilmektedir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun İkinci Kısmında “Çeşitli kabahatler” başlığı altında düzenlenen fiilleri, ağırlıklı olarak 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 526. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan kabahatler oluşturmaktadır. 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7. maddesiyle, çeşitli yasalarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür. Uygulanacak yaptırımın yasa ile “idari” para cezasına dönüştürülmesinin bu tür yaptırım uygulanarak eylemlerin gerçekte ceza hukuku alanına giren suç olma özelliklerini etkilemeyeceği açıktır.

5326 sayılı Yasa'nın 3. maddesi 1.3.2006 günlü, E. 2005/108, K.2006/35 sayılı kararla iptal edilmiş, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun bulunmuştur. Anılan karardaki bu maddeye ilişkin iptal gerekçesi doğrultusunda, cezaî niteliği ağır basan fiiller açısından verilen idari para cezası ve/veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımlarına karşı başvurunun sulh ceza mahkemesince, kanunda belirtilen usule göre incelenmesinde Anayasa'nın 2., 125. ve 155. maddelerine aykırılık bulunmamaktadır. İtirazın reddi gerekir.

Kuralın Anayasa'nın 153. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

Mehmet ERTEN bu karara farklı gerekçe ile katılmış; Şevket APALAK ile Osman Alifeyyaz PAKSÜT ise katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

30.3.2005 günlü, 5326 sayılı “Kabahatler Kanunu”nun 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilk tümcesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Şevket APALAK ile Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 12.4.2006 gününde karar verildi.

Başkan

Tülay

TUĞCU

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Mustafa

YILDIRIM

Üye

Cafer

ŞAT

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket

APALAK

DEĞİŞİK

GEREKÇE

İtiraz konusu kuralda, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı başvuru yeri belirtilmektedir.

Özel kanunlardaki çeşitli fiiller karşılığında öngörülen idari

yaptırımlar ile suç olmaktan çıkartılmak istenen kabahat fiillerinin, genel

nitelikli bir kanunla düzenlenmesinde kamu yararı gören yasa koyucunun,

kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırım kararlarının, bir idari işlem

olmasından çok cezalandırma amacı baskın ve ceza hukukunun genel ilkeleriyle

daha yakın ilişki içinde olan bir hukuki işlem olduğunu kabul ederek, bunlara

uygulanacak olan genel hükümlerin yanı sıra, kabahatler karşılığında öngörülen

idari para cezası ile mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına karşı da idari

yargı yerine ceza mahkemesine başvurulabilmesini mümkün kılan hükümlerin

bulunduğu Kabahatler Kanunu'nu yasalaştırdığı anlaşılmaktadır.

İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir

fiilden dolayı kimsenin cezalandırılamayacağına, ceza ve ceza yerine geçen

güvenlik tedbirlerinin kanunla konulacağına, mahkemelerin kuruluşu, görev

ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceğine

ilişkin, Anayasa'nın 38. ve 142. maddelerinde belirtilen ilkelere ve ceza

hukukunun genel prensiplerine uygun olmak koşuluyla, bu tür düzenlemelerin yasa

koyucu tarafından yapılabileceğinde duraksama bulunmamaktadır. Buna göre, idari

yaptırım kararlarının ağırlıklı olarak cezalandırma amacı taşıdığını gözeten

yasa koyucunun, söz konusu Kanun'da uygulamaya yönelik diğer genel hükümlerle

birlikte, idari yaptırım kararlarına karşı ceza mahkemesine başvurmayı

öngörmesi, ona Anayasa tarafından tanınan yasama yetkisinin gereği ve

kaçınılmaz sonucu olduğunda kuşku yoktur. Kabahat fiilinin, ceza hukukunun

genel ilkeleriyle ilişki içinde olduğunun kabul edilmesi, ona ve idari yaptırım

kararlarına karşı yapılacak itirazları idari yargı dışına taşıyan temel

düşüncedir. O nedenle Anayasa'da yer alan idari yargı ayırımına ilişkin

düzenlemelerin, ceza mahkemesinin yetkilendirilmesini düzenleyen kuralla

ilişkilendirilmek veya onlara aykırı görmek olanaksızdır. Diğer taraftan, böyle

bir düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı kılan, Anayasa'da engelleyici veya buyurucu

bir başka kural da bulunmamaktadır.

Bu nedenle itirazın reddine ilişkin karara, yukarıda açıkladığım gerekçe uyarınca katılıyorum.

Üye

Serruh

KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

AZLIK

OYU

5326 sayılı Yasa'nın 3. maddesi; Anayasa ile belirlenmiş idari

yargının görev alanının gözetilmemesi gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'nce iptal

edilmişse de, yargı yerlerini gösteren görevle ilgili kuralların yorumlarla

değerlendirilmesi ve kapsamının belirlenmesi olanaksız ve duraksamalar

doğmasına nedendir. Başka bir aktarımla, uyuşmazlıkların görüleceği yargı

yerlerinin açıklıkla ve kuşkuya yer bırakmadan yasalarda gösterilmesi gerekir.

Bu bakımdan, idari uğraşla ilgili ve idari işlem niteliğindeki idari para

cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına karşı, Anayasal yargı

ayrılığı kurallarına özen gösterilmeksizin adli yargı yerinin görevli kılınması

sonucu veren düzenleme; gerek bu biçimi ve gerekse yeni yasalaşma sürecinde de

etkisi görülecek konumuyla Anayasa'nın 125., 140. ve 155. maddelerine

aykırıdır.

Kuralın iptali gerekeceği oyuyla, kararın, 5326 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili kısmına karşıyım.

Üye

Mehmet

ERTEN

KARŞIOY

YAZISI

5326 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilk tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki itirazın reddine ilişkin çoğunluk görüşüne, aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum.

Ceza hukukunda, kişinin kendisi hakkındaki suçlamadan haberdar olması, savunmasını yapması ve cezanın, ondan sonra verilmesi, temel ilkedir. İdare tarafından, kamu düzeninin korunması, kişilerin mevzuata uymalarının sağlanması amacıyla uygulanan yaptırımlarda ise ceza hukukunun bu temel kuralı, devlet ve toplum hayatının mahiyeti icabı geçerli olmamakta; kişi, çoğu kez haberi olmadan yaptırıma uğramakta, ancak buna itiraz edebilmektedir. Bu itiraz imkanının güvencesi, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğunu belirten, Anayasa'nın 125. maddesi ve yargı yeri de idari yargıdır.

765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 526. ve devamı maddelerinde

düzenlenmiş olan fiillerin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun İkinci Kısmı'nda

“Çeşitli kabahatler” başlığı altında yeniden düzenlenmesi ve bunlara idari para

cezası verilmesinin öngörülmesi ile, bu eylemler artık ceza hukukunun kapsamı

dışına çıkartılmış olmaktadır. Zira yaptırımın uygulanmasındaki yöntem, ceza

hukuku ilkelerine değil idare hukuku ilkelerine göre düzenlenmektedir. Kabahat sayılan

eylemlerde bulunan kişilere yaptırım uygulanmadan, yani idari para cezası

verilmeden önce hakim huzurunda savunma olanağı tanınmaması ve idari işlem

niteliğinde para cezası kesilmesi, çoğunluk kararında belirtildiğinin aksine,

eylemlerin cezai niteliğinin tamamen ortadan kalktığını göstermektedir.

Ceza değil idari işlem niteliğinde olan idari yaptırımların, Türk hukuk sisteminin kökleşmiş kurumları ve Anayasa kuralları gereğince, idari yargı denetimine tabi olması gerekir. Adli yargının görev alanını, idari yargı aleyhine genişleten, idari para cezalarına karşı itirazların ceza mahkemesince incelenmesini öngören yasa kuralı, Anayasa'nın 2., 125. ve 155. maddelerine aykırıdır. Bu nedenle iptali gerekir.

Üye

Şevket

APALAK

Üye Osman · Alifeyyaz PAKSÜT

Anayasa Mahkemesi, E. 2006/58, K. 2006/50, 12 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme
  6. V- Esasın İncelenmesi
  7. Tuğcu
  8. Adalı
  9. Akyalçın
  10. Erten
  11. Yıldırım
  12. Şat
  13. Özgüldür
  14. Apalak
  15. Değişik
  16. Gerekçe
  17. Kaleli
  18. Azlık
  19. Oyu
  20. Erten
  21. Karşıoy
  22. Yazısı
  23. Apalak
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2006/58
Karar No
2006/50
Tarih
12 Nisan 2006

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2006/51 K.2006/57
  • AYM Norm Denetimi E.2006/82 K.2006/59
  • AYM Norm Denetimi E.2006/84 K.2006/61
  • AYM Norm Denetimi E.2006/83 K.2006/60
  • AYM Norm Denetimi E.2006/85 K.2006/62
  • AYM Norm Denetimi E.2006/81 K.2006/58

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.