KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2009
- Esas Sayısı
- 2007/31
- Karar Sayısı
- 2009/109
- Karar Günü
- 9.7.2009
- R.G. Tarih-Sayı
- 07.10.2009-27369
- İtiraz yoluna başvuran
- Danıştay Beşinci Dairesi
- İtirazın konusu
- 31.7.2003 günlü, 4969 sayılı
Karar Metni
2.931 kelime·15 dk okuma·5 bölüm
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;
1- 3. maddesiyle 4.7.2001 günlü, 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen 14/A maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin,
2- 16. maddesinin (b) bendinin, bu Yasa'nın 1., 2. ve 3. maddelerinin 22.07.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini öngören hükmünün,
Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I - OLAY
12.8.2003 günlü, 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un, 22.7.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 1., 2. ve 3. maddelerinin uygulanmasında birliğin sağlanması amacıyla yayımlanmış olan 37 Seri No'lu Harcırah Kanunu Genel Tebliği'nin kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Danıştay Beşinci Dairesi iptalleri için başvurmuştur.
III - YASA KURALLARI
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
1- 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin itiraz konusu (b) bendini de içeren 14/A maddesi şöyledir:
'(Ek: 4969 - 31.7.2003 / m.3 - Yürürlük m.16 b) 10.2.1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamı dışında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında;
a) İstihdam edilme şekline bakılmaksızın; ilk defa veya yeniden göreve alınanlar ile bunların aile fertlerine ilk defa veya yeniden göreve alınma nedenlerine bağlı olarak harcırah ödenmez, bu amaçla başka bir adla ödeme yapılamaz.
b) İstihdam edilen personelden, kendilerinin yazılı talebi üzerine bu kurum ve kuruluşlar arasında veya bunların başka yerlerdeki birimleri arasında naklen ataması yapılanlara, mevzuatlarında bu atama için öngörülen harcırah ödenmez, bu amaçla başka bir adla ödeme yapılamaz.
c) Emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunan, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulanan veya emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra vazifelerine son verilen personele, bu nedenlere bağlı olarak harcırah ödenmez; bunlara ilgili mevzuatında öngörülmesi kaydıyla damga vergisi hariç hiçbir vergiye tabi tutulmaksızın beşyüz milyon lirayı geçmemek üzere tazminat ödenebilir.
d) Yurt içi ve yurt dışı gündelik ödemeleri, emsali Devlet memurlarına 6245 sayılı Harcırah Kanunu uyarınca yapılan gündelik ödemelerinin birbuçuk katını geçemez. İlgili mevzuatında öngörülmüş olması halinde, bu kapsamda bulunanlardan yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirenlere bu belge karşılığı yapılan ödemeler birbuçuk katın hesabında dikkate alınmaz.
Diğer mevzuatın bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.'
2- 31.7.2003 günlü, 4969 sayılı 'Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un bazı ibarelerinin iptali istenilen (b) bendini de içeren 16. maddesi şöyledir:
'MADDE 16. - Bu Kanunun;
a) 13 üncü maddesi 5.7.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
b) 1, 2, 3, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 nci maddeleri ile geçici 1 ve geçici 3 üncü maddeleri 22.7.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
c) 4 üncü maddesi 24.7.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
d) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
Yürürlüğe girer.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Tülay TUĞCU, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılımlarıyla 5.4.2007 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.
V - ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- 31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. Maddesiyle 4.7.2001 Günlü, 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye Eklenen 14/A Maddesinin Birinci Fıkrasının (b) Bendinin İncelenmesi
Başvuru kararında, nakil isteminde bulunma kamu görevlileri için
bir hak olmakla birlikte, istemin yerine getirilmesinin kamu yararı ve hizmet
gerekleri ile sınırlandırılmış olması nedeniyle, idarelerce mutlaka karşılanması
zorunluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla nakil işlemi, idarece, takdir yetkisi
kapsamında, kamu görevlisinin istemi olmaksızın kurulabileceği gibi, mevzuatın
öngördüğü koşulların varlığı halinde, yine takdir yetkisi kapsamında, kamu
görevlisinin talebi üzerine de kurulabileceği, böyle olunca da, kamu
görevlilerinin istemleri üzerine yapılan nakil işlemlerinin de kamu hizmetinin
yürütülmesinden kaynaklandığının kabulü gerektiği, öte yandan yolluk ödemesinin
de, kamu hizmetinin gerektirdiği durumlarda, bu hizmet için görevlendirilen
kişilerin katlanacakları giderleri karşılamak üzere yapılan parasal bir idari işlem olduğu, bu duruma göre, kendi
talepleri üzerine nakledilen kamu görevlileri ile re'sen nakledilen kamu
görevlilerinin nakil işleminin hukuksal niteliği yönünden ve yer değiştirmeye
bağlı olarak ödenen harcırah bakımından aynı hukuksal konumda oldukları, bu
nedenle, kendi istemleri üzerine naklen başka kamu kurumlarına ya da başka
görev yerlerine atananların karşılaştıkları maddi külfetin idarece
karşılanmasını engelleyen itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2. maddesinde yer
alan sosyal hukuk devleti ve 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkelerine aykırı
olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla, 10.2.1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamı dışında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen personelden, kendilerinin yazılı talebi üzerine bu kurum ve kuruluşlar arasında veya bunların başka yerlerdeki birimleri arasında naklen ataması yapılanlara, mevzuatlarında bu atama için öngörülen harcırahın ödenmeyeceği, bu amaçla başka bir adla ödeme yapılamayacağı öngörülmüştür.
Asli fonksiyonları kamu hizmetini yürütmek olan ve bir statü
içerisinde görevlerini yerine getiren kamu görevlileri, kamu hizmetinin iyi
işlemesi, idarenin fonksiyonlarını rasyonel ve verimli olarak yerine getirebilmesi
için, ya kendi isteklerine dayalı olarak ya da re'sen, kanunlarda yer alan
kurallar çerçevesinde, yetkili idari makamlarca bulundukları yerden başka bir
yere veya bulundukları görevden başka bir göreve atanabilmektedirler. Bu
atamaya bağlı olarak yeni görev yerlerinde göreve başlayabilmek için bazı
giderler yapmak zorunda kaldıkları gözetilerek, kanun koyucu tarafından, görev
yeri değişen kamu görevlisinin kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan
masraflarının karşılanması amacıyla yasal düzenlemeler yapılmıştır.
Nakil işlemi, idarece takdir yetkisi kapsamında kamu görevlisinin istemi olmaksızın tesis edilebileceği gibi istemi üzerine de tesis edilebilir. Nakil isteminde bulunmak kamu görevlileri için bir hak olarak görülmekte ise de, kamu yararı ve hizmetin gereklerine bağlı olarak bu istemin idarelerce mutlaka karşılanması zorunluluğu bulunmamaktadır. Her iki durumda da, yargısal denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla, işlemin tesis edilip edilmemesi idarenin takdirindedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Bu maddede belirtilen sosyal hukuk devleti, temel hak ve özgürlükleri en geniş ölçüde gerçekleştiren ve güvence altına alan, toplumsal gerekleri ve toplum yararını gözeten, kişi ve toplum yararı arasında denge kuran, toplumsal dayanışmayı en üst düzeyde gerçekleştiren, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak eşitliği, sosyal adaleti sağlayan, çalışma hayatının gelişmesi için önlemler alarak çalışanları koruyan, sosyal güvenlik sorunlarını çözmeyi, ülkenin kalkınmasıyla birlikte ulusal gelirin sosyal katmanlar arasında adaletli biçimde dağıtılmasını amaç edinmiş devlettir.
Nakil işlemi sonucunda görev yeri değişen kamu görevlilerinin, maddi açıdan belli bir külfetle karşı karşıya kalmaları ve bu külfetin kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanması nedeniyle isteklerine dayalı olarak nakledilmiş olsalar da, söz konusu külfetin idarece karşılanması gerektiğinden, iptali istenilen kural, sosyal hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmamaktadır.
Öte yandan, Anayasa'nın 10. maddesindeki 'Kanun önünde eşitlik ilkesi' hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.
Kendi yazılı talepleri üzerine nakledilen kamu görevlileri ile re'sen nakledilen kamu görevlilerinin, nakil işleminin hukuksal niteliği yönünden ve yer değiştirmeye bağlı olarak ödenen harcırah bakımından, aynı hukuksal konumda oldukları kuşkusuzdur. Aynı hukuksal konumda olanlar arasında farklı kurallar öngörülmesi Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
B- 31.7.2003 Günlü, 4969 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. Maddesinin (b) Bendinin, Bu Yasa'nın 1., 2. ve 3. Maddelerinin 22.07.2003 Tarihinden Geçerli Olmak Üzere Yayımı Tarihinde Yürürlüğe Gireceğini Öngören Hükmünün İncelenmesi
Başvuru kararında, Anayasa Mahkemesi'nin çeşitli kararlarında ve bilimsel kaynaklarda da belirtildiği üzere, yasaların geriye yürümesinin ilkece hukuk güvenliği ilkesine aykırı olduğu ve sadece kamu düzenini ve genel ahlakı ilgilendiren kurallar için kabul gördüğü, geriye yürütülme söz konusu olsa bile bunun kazanılmış haklara zarar vermemesi gerektiği, iptali istenilen kuralla 4969 sayılı Yasa'nın 1., 2. ve 3. maddelerinde yer alan ve yolluk ödemesi yönünden kişilerin haklarını daraltan düzenlemelerin Yasa'nın yayımından önceki olaylara uygulanmasının sağlandığı, bunun da Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu düzenlemeyle aşağıdaki kurallar 22.7.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe konulmuştur:
- 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarında kendi yazılı talepleri üzerine, yurt içinde veya dışındaki daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla yabancı memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere ve bu görevlere açıktan (ilk defa veya yeniden) atananlara ve bunların aile fertlerine söz konusu atamalara bağlı olarak, yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafından oluşan harcırahın verilmemesine neden olan değişikliğe ilişkin 4969 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (a) bendi,
- 6245 sayılı Yasa'nın 33. maddesi kapsamında yapılacak olan yatacak yer temini ödemeleri için (eskiden olduğu gibi) yalnızca fatura değil, herhangi bir belgenin ibraz edilebilmesine ve belge bedelini aşmamak üzere gündeliklerin (eskiden olduğu gibi yarısına değil) tamamına kadar olan kısmının ayrıca ödeneceğine dair yapılan değişikliğe ilişkin 4969 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (b) bendi,
- İlk defa veya yeniden bir göreve atanan memur ve hizmetlilere, 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmakta iken emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunan, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulanan veya emekli iken Devlet hizmetine alındıktan sonra cezaen olmamak üzere vazifelerine son verilen memur ve hizmetlilere, cezaen olmamak üzere kurumlarınca vazifelerine son verilen hizmetlilere, terhis olunan yedek subaylara, memur ve hizmetlilerden vefat edenlerle, emekliye ayrıldıktan veya açığa çıktıktan sonra vefat edenlerden harcırah almamış olanlara harcırah ödenmemesine neden olan, 4969 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (c) ve (d) bentleri
- Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri
Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel
Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olanlar ile
22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı
cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam
edilenlerden emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında
toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan
sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere ve terhis olan yedek
subaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına, damga
vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaksızın beşyüz milyon lira
tutarında tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla 375 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 1. maddesine (d) bendini ekleyen 4969 sayılı Kanunun 2. maddesi,
- 6245 sayılı Harcırah Kanunun kapsamı dışında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında, istihdam edilme şekline bakılmaksızın, ilk defa veya yeniden göreve alınanlar ile bunların aile fertlerine, ilk defa veya yeniden göreve alınma nedenlerine bağlı olarak harcırah ödenmeyeceğine ve bu amaçla başka bir adla ödeme yapılmayacağına ilişkin 4.7.2001 günlü, 631 sayılı kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 14/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi,
- 6245 sayılı Harcırah Kanunun kapsamı dışında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen personelden, kendilerinin yazılı talebi üzerine bu kurum ve kuruluşlar arasında veya bunların başka yerlerdeki birimleri arasında naklen ataması yapılanlara, mevzuatlarında bu atama için öngörülen harcırahın ödenmeyeceğine ve bu amaçla başka bir adla ödeme yapılmayacağına ilişkin 4.7.2001 günlü, 631 sayılı kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 14/A maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi,
- 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamı dışında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunan, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulanan veya emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra vazifelerine son verilen personele, bu nedenlere bağlı olarak harcırah ödenmeyeceğine, bunlara ilgili mevzuatında öngörülmesi kaydıyla, damga vergisi hariç hiçbir vergiye tabi tutulmaksızın beşyüz milyon lirayı geçmemek üzere tazminat ödenebileceğine ilişkin, 4.7.2001 günlü, 631 sayılı kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 14/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi,
- 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamı dışında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarındaki yurt içi ve yurt dışı gündelik ödemelerinin, emsali Devlet memurlarına 6245 sayılı Harcırah Kanunu uyarınca yapılan gündelik ödemelerinin birbuçuk katını geçemeyeceğine, ilgili mevzuatında öngörülmüş olması halinde, bu kapsamda bulunanlardan yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirenlere bu belge karşılığı yapılan ödemelerin birbuçuk katın hesabında dikkate alınmayacağına ilişkin 4.7.2001 günlü, 631 sayılı kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 14/A maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi,
- Diğer mevzuatın, 4.7.2001 günlü, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 14/A maddesine aykırı hükümlerinin uygulanmayacağını öngören 14/A maddesinin 2. fıkrası.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
'Hukuk güvenliği ilkesi', hukuk devletinde uyulması zorunlu temel ilkelerden birini oluşturmaktadır. Anayasada öngörülen temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasının ve insan haklarının yaşama egemen kılınmasının koşullarından biri olan hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
Daha önce tesis edilmiş bulunan işlemlerin doğurduğu hukuki
sonuçları ortadan kaldıracak şekilde yasama tasarrufunda bulunulması, hukuk
güvenliği ilkesine aykırılık oluşturur. Hukuk devletinin gereği olan hukuk
güvenliğini sağlama yükümlülüğü, kural olarak yasaların geriye yürütülmemesini
gerekli kılar. 'Yasaların geriye yürümezliği ilkesi' uyarınca yasalar, kamu
yararı ve kamu düzeninin gerektirdiği, kazanılmış hakların korunması, mali
haklarda iyileştirme gibi kimi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük
tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar.
Yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili
olmaması hukukun genel ilkelerindendir.
İtiraz konusu kuralla; 12.08.2003 günlü, 25197 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 4969 sayılı Kanun'un, harcırah ve gündelik ödemesi
yönünden kişilerin haklarını daraltan veya ortadan kaldıran 1. maddesinin (a),
(c) ve (d) bentleri ile 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 14/A
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin ve (c) bendinin
'Emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunan, haklarında toptan ödeme
hükümleri uygulanan veya emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra
vazifelerine son verilen personele, bu nedenlere bağlı olarak harcırah
ödenmez;'' bölümü ile (d) bendinin 'Yurt içi ve yurt dışı gündelik ödemeleri,
emsali Devlet memurlarına 6245 sayılı Harcırah Kanunu uyarınca yapılan gündelik ödemelerinin
birbuçuk katını geçemez.' biçimindeki birinci tümcesinin ve 14/A maddesinin
ikinci fıkrasının bu hükümlere ilişkin kısmının geriye yürütülmesi suretiyle,
kişilerin bazı haklarını daraltan veya ortadan kaldıran düzenlemelerin yasanın
yayımı tarihinden önce gerçekleşen olaylara uygulanmasına neden olunmuştur. Bu
durum, Anayasa'nın 2. maddesinde ifade edilen hukuk devletinde uyulması zorunlu
temel ilkelerden birini oluşturan 'Hukuk güvenliği ilkesi'ne aykırıdır.
Bu nedenle itiraz konusu kuralın, 12.08.2003 günlü, 25197 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 4969 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (a), (c) ve (d)
bentleri ile 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 14/A maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve (c) bendinin 'Emekliliğini isteyen
veya emekliye sevk olunan, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulanan veya
emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra vazifelerine son verilen
personele, bu nedenlere bağlı olarak harcırah ödenmez;'' bölümü ve (d) bendinin
'Yurt içi ve yurt dışı gündelik ödemeleri, emsali Devlet memurlarına 6245
sayılı Harcırah Kanunu uyarınca yapılan gündelik ödemelerinin
birbuçuk katını geçemez.' biçimindeki birinci tümcesi ve 14/A maddesinin ikinci
fıkrasının bu hükümlere ilişkin kısmı yönünden iptali gerekir.
4969 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (b) bendi ile 2. maddesinin
ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 14/A maddesinin (c) bendinin
''bunlara ilgili mevzuatında öngörülmesi kaydıyla damga vergisi hariç hiçbir
vergiye tabi tutulmaksızın beşyüz milyon lirayı geçmemek üzere tazminat
ödenebilir.' bölümünün ve (d) bendinin 'İlgili mevzuatında öngörülmüş olması
halinde, bu kapsamda bulunanlardan yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri
belgelendirenlere bu belge karşılığı yapılan ödemeler birbuçuk katın hesabında
dikkate alınmaz.' biçimindeki ikinci tümcesinin ve 14/A maddesinin ikinci
fıkrasının bu hükümlere ilişkin kısmının geriye yürütülmesinin ise ilgililerin
hukuken korunması gereken haklarını ihlal etmediği, bir kısım maddi katkılar ve
kolaylıklar sağladığı anlaşıldığından Anayasa'nın 2. maddesine aykırılık
görülmemiştir. İptal isteminin reddi gerekir.
A. Necmi ÖZLER
Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Şevket APALAK Üye Serruh KALELİ Üye Zehra Ayla PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2007/31, K. 2009/109, 9 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası