KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2007
- EsasSayısı
- 2007/39
- KararSayısı
- 2007/53
- Karar Günü
- 19.4.2007
- Resmi Gazete Tarih-Sayısı
- 29.12.2007 - 26741
- İptal davasını açan
- Türkiye Büyük Millet Meclisi
Karar Metni
1.710 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
Üyeleri Kemal ANADOL ve Haluk KOÇ ile 118 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU
10.3.2007 günlü,
26458 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5594 sayılı Büyükşehir Belediyesi
Kanunu, Belediye Kanunu, İl Özel İdaresi Kanunu Ve Mahalli İdare Birlikleri
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle 3.7.2005 günlü,
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 12. maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek
üzere eklenen ilk fıkranın birinci tümcesinin "... mevcut
planlarda yapılması gereken zorunlu değişiklik ve her türlü imar uygulaması katılınacak belediyenin
uygun görüşü alınarak yapılır." bölümü ile "Uygun görüş verilmeyen
plan değişiklikleri yapılamaz." biçimindeki ikinci tümcesinin,
Anayasa'nın 2., 6., 11. ve 127. maddelerine aykırılığı savıyla iptallerine
ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A - İptali İstenilen Yasa Kuralları
6.3.2007 günlü, 5594 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, Belediye Kanunu, İl Özel İdaresi Kanunu Ve Mahalli İdare Birlikleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un, iptali istenilen bölümleri de içeren 2. maddesi şöyledir:
" ... 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 12 nci maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"Birleşme, katılma veya tüzel kişiliğin kaldırılması sonucu tüzel kişiliği ilk mahallî idare seçimlerine kadar devam edecek olan belediye ve köylerde, birleşme ve katılma işleminin gerçekleşmesi veya müşterek kararnamenin yayımlandığı tarihten itibaren yeni nazım ve uygulama planı yapılmaz; mevcut planlarda yapılması gereken zorunlu değişiklik ve her türlü imar uygulaması katılınacak belediyenin uygun görüşü alınarak yapılır. Uygun görüş verilmeyen plan değişiklikleri yapılamaz.
Tüzel kişiliği sona erecek belediye ve köylerin taşınmazlarının satılması ile vadesi tüzel kişiliğin sona ereceği tarihi aşan borçlanma yapılması İçişleri Bakanlığının onayına tabidir.
Belediye ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesi konusunda, 68 inci maddenin (d) bendinde öngörülen sınırlamaya bağlı olmaksızın İçişleri Bakanlığının onayı ile borçlanma yapabilir. Bu amaçla yapılan borçlanmalar ihbar ve kıdem tazminatı dışında hiçbir gider için kullanılamaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 6., 11. ve 127. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılımlarıyla 19.4.2007 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Anlam ve Kapsam
5594 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile 5393 sayılı Yasa'nın 12.
maddesine, üç ayrı konuya ilişkin yeni hükümler eklenmiştir. Bu
eklemelerden birincisinde, birleşme, katılma veya tüzel kişiliğin kaldırılması
kararı sonucu tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi kararlaştırılan, ancak Yasa
gereğince tüzel kişilikleri ilk yerel yönetim seçimlerine kadar devam edecek
olan belediye ve köylerin, birleşme ve katılma işleminin gerçekleşmesi veya
müşterek kararnamenin yayımlandığı tarihten itibaren yeni nazım ve uygulama
planı yapamayacakları; mevcut planlarda yapılması gereken zorunlu
değişiklikleri ve her türlü imar
uygulamalarını katılınacak belediyenin uygun görüşünü alarak
yapacakları, uygun görüş verilmeyen plan değişikliklerini
yapamayacakları; ikincisinde, bunların taşınmazlarını satabilmelerinin ve
vadesi tüzel kişiliklerinin sona
ereceği tarihi aşan borçlanmaları yapabilmelerinin İçişleri Bakanlığının
onayına tabi olduğu; üçüncüsünde de, ihbar ve kıdem tazminatlarının
ödenmesi konusunda, 68. maddenin (d) bendinde öngörülen sınırlamaya bağlı
olmaksızın İçişleri Bakanlığının onayı ile borçlanma yapabilecekleri, ancak bu
amaçla yapılan borçlanmaları, ihbar ve kıdem tazminatı dışında hiçbir gider
için kullanamayacakları kurala bağlanmış bulunmaktadır.
Söz konusu düzenlemelerin amacı 5594 sayılı Yasa'nın genel gerekçesinde, "3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 8 inci ve 11 inci maddeleri gereği, birleşme, katılma veya genel imar düzeni veya temel alt yapı hizmetlerinin zorunlu kılması gerekçesiyle tüzel kişilikleri sona erecek belediye ve köylerin; söz konusu Kanunun 12 nci maddesi hükmü çerçevesinde, tüzel kişiliklerinin ilk mahalli idare seçimlerine kadar devam edecek olması, bu birimlerin organlarının sahip olduğu yetkilerin o tarihe kadar kullanacağı sonucunu doğurmaktadır.
Kanunun bu düzenlemesi, geçici de olsa bu süre içinde
her türlü konuda yetkili olacak olan birimlerin, tüzel kişiliklerinin
kaldırılmasının gerekçesi olan sebepler göz ardı edilerek ileriye
dönük alt yapı ve imar bütünlüğü bozacak kararların alınmasını,
güncel rant düşüncesi ile sahip oldukları değerli taşınmazların
elden çıkarılmasını veya çok uzun vadeli borçlanma yapılmasını
engelleyen bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle tüzel kişiliği
kalkacak olan bu yerlerde, Kanunun amaçladığı hizmetlerdeki etkinlik
ve verimliliğin ortadan kalkmasına sebep olacak kararlar alınarak,
kamu yararı göz ardı edilebilecektir." şeklinde,
2. maddesinin gerekçesinde de, "Bu düzenleme ile, ilk mahalli
idare seçimlerine kadar her türlü konuda yetkili olacak olan birimlerin,
kamu yararını göz ardı ederek ileriye dönük alt yapı ve imar bütünlüğü
bozacak kararlar alması, sahip olduğu rant değeri yüksek
taşınmazları satması ve çok uzun vadeli borçlanma yapması
engellenerek, hizmetlerdeki etkinlik ve verimliliğin sağlanması
amaçlanmıştır." şeklinde açıklanmıştır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Dava dilekçesinde, iptali istenilen kurallarla, mevcut planlarda
yapılması gereken zorunlu değişiklik ve her türlü imar uygulaması için katınılacak belediyenin
uygun görüşünün alınması zorunluluğu getirilip, uygun görüş verilmeyen plan
değişikliklerinin yapılamayacağı öngörüldüğünden, bunun, katılma sonucu tüzel
kişiliğinin sona erdirilmesi kararlaştırılan, ancak tüzel kişiliği ilk yerel
yönetim seçimlerine kadar devam edecek olan yerel yönetim kuruluşları
üzerinde, katınılacak belediyeye idari vesayet yetkisi tanınması
anlamına geldiği; oysa Anayasa'ya göre bir yerel yönetim kuruluşunun diğer bir
yerel yönetim kuruluşu üzerinde idari vesayet denetimi yetkisinin bulunmadığı,
ayrıca tüzel kişiliklerinin sona erdirilmesi kararlaştırılan ancak tüzel
kişilikleri ilk yerel yönetimler genel seçimlerinin yapılacağı tarihe kadar
devam edecek olan yerel yönetim kuruluşlarının organlarının, yerel nüfusun
çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkanını kullanmalarının
engellendiği, bu nedenle kuralın Anayasa'nın 2., 6., 11. ve 127.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 123. maddesinde, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir
bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği ve kuruluş ve görevlerinin merkezden
yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayandığı, kamu tüzelkişiliğinin, ancak
kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağı; 127.
maddesinin ikinci fıkrasında, mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile
yetkilerinin, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği,
üçüncü fıkrasında ise, mahalli idarelerin seçimlerinin, 67. maddedeki esaslara
göre beş yılda bir yapılacağı; 6. maddede, hiçbir kimse veya organın kaynağını
Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağı; 2. madde de ise,
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu hükme bağlanmıştır.
Hukuk devleti, tüm işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine açık, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurmayı ve sürdürmeyi amaç edinmiş, Anayasa ve hukukun üstün kurallarına bağlılığa özen gösteren devlettir. Hukuk devleti ilkesinin öğeleri arasında yasaların kamu yararına dayanması, kuralların herkes için konulması, kamu düzeninin kurulması ve korunması amacına yönelik bu kurallarda adalet ve hakkaniyet ölçütlerinin de gözönünde tutulması gerekliliği bulunmaktadır. Bu ilke gereğince, yasama işlemlerinin bireysel yararları değil, kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla yapılması zorunludur.
Bir kuralın Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılırken "kamu yararı" konusunda Anayasa Mahkemesi'nin yapacağı inceleme yasanın yalnızca kamu yararı amacıyla yapılıp yapılmadığını araştırmaktır. Yasa ile kamu yararının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini denetlemek anayasa yargısıyla bağdaşmaz. Bir yasanın kamu yararını gerçekleştirip, gerçekleştirmediği veya ülke gereksinimlerine uygun olup olmadığı bir siyasî tercih sorunudur ve yasa koyucunun takdirine aittir.
Değişen ekonomik, sosyal ve siyasal nedenlere de bağlı olarak, gelişen, büyüyen, çeşitlenen ve çoğalan yerel toplumsal gereksinimleri, daha nitelikli, zamanında ve etkin bir biçimde karşılayabilmek için, kimi durumlarda, kamu kurum ve kuruluşları arasında daha önceden belli kurallara bağlanmış olan kimi ilişkilerin yeniden yapılandırılması gerekebilir. Böylece, yasa koyucu, üstün kamu yararını da gözeterek, tüzel kişiliğe sahip özerk yerel yönetim kuruluşlarının yasayla düzenlenmiş birbirleriyle olan ilişkilerine yeni bir boyut kazandırabilir.
Yukarıda da değinildiği üzere, iptali istenen kurallar, tüzel kişilikleri Yasa gereğince ilk yerel yönetimler genel seçimlerinde kalkacak olan yerel yönetimlerin, mevcut planlarında yapılmasını zorunlu gördükleri değişiklikleri yapmalarını ve her türlü imar uygulamasını yapma ehliyetlerini ve yetkilerini, katılacak oldukları belediyenin uygun görüşünün alınmasına, diğer bir anlatımla onayına bağlamaktadır.
Bu düzenlemenin amacı gerekçede, söz konusu belediye ve köylerin organlarının, kamu yararını göz ardı ederek ileriye dönük alt yapı ve imar bütünlüğünü bozacak kararlar almalarının engellenerek, hizmetlerdeki etkinlik ve verimliliğin sağlanması olarak belirtilmiştir.
Belediye ve köyler Anayasa'nın 123 ve 127. maddelerinde yer alan
hükümler gereğince, tüzel kişiliğe sahip, idari ve mali özerklikleri bulunan
yerel yönetim kuruluşlarıdırlar. İdari özerkliklerinin sonucu olarak, kendi
seçilmiş organlarıyla merkezi yönetimin müdahalesi olmaksızın serbestçe karar
alıp uygulayabilirler. Bu kuruluşların, yerel topluluğu ilgilendiren konularda,
merkezi idarenin müdahalesi olmaksızın kendi değerlendirmeleriyle ve kendi
sorumlulukları altında karar verme yetkisine sahip olmaları ve görevlerini
yerine getirmeye yetecek mali kaynaklarla donatılmış bulunmaları karar ve
hareket serbestilerinin gereklerindendir. Özerklik, kesin ve
yürütülebilir karar alabilme yetkisine sahip olabilmeyi de içerir.
Yasa koyucu, daha etkin ve verimli bir yerel kamusal hizmet
sağlamak amacıyla, takdir yetkisi kapsamında olmak üzere, saptadığı objektif
ölçütleri esas alarak, kimi belediye ve köylerin tüzel kişiliğinin
kaldırılmasını, bazı belediye ve köylerin de yerel halkın iradesine bağlı
olarak tüzel kişiliklerinin sona ermesini öngörmüştür. Böylece tüzel
kişilikleri sona eren belediye ve köylerin yürütmekte oldukları yerel kamu
hizmetlerinin görülmesi başka bir belediyeye verilmiş, bu yapılırken de,
Anayasa'nın 67. maddesindeki koşullar çerçevesinde yapılan seçimlerle oluşan
yöre halkının iradeleri esas alınmış, anılan yerel yönetim organlarının dönem
sonuna kadar varlıklarını sürdürmeleri, söz konusu belediye ve köylerin tüzel
kişiliklerinin sona erdirilmesine ilişkin kararların, bu sürenin sonunda
yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.
Buna göre, 5594 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin birinci fıkrası ile getirilen düzenlemelerin amacı, anılan belediye ve köylerin özerkliklerinin sınırlanması değil, kamu hizmetinin gereği ve kamunun üstün yararının korunması olduğundan, iptali istenilen kurallar Anayasa'nın 2., 6., 11. ve 127. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
6.3.2007 günlü, 5594 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, Belediye
Kanunu, İl Özel İdaresi Kanunu ve Mahallî İdare Birlikleri Kanununda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle 3.7.2005 günlü, 5393 sayılı Belediye
Kanunu'nun 12. maddesine ikinci fıkradan sonra gelmek üzere eklenen ilk
fıkranın, birinci tümcesinin "... mevcut planlarda yapılması
gereken zorunlu değişiklik ve her türlü imar uygulaması katılınacak belediyenin
uygun görüşü alınarak yapılır." bölümü ile "Uygun görüş verilmeyen
plan değişiklikleri yapılamaz." biçimindeki ikinci tümcesine yönelik iptal
istemleri 19.4.2007 günlü, E. 2007/39, K. 2007/53 sayılı kararla
reddedildiğinden, bu bölüm ve tümceye ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin
REDDİNE, 19.4.2007 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa
YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye Şevket APALAK Üye Serruh KALELİ Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Anayasa Mahkemesi, E. 2007/39, K. 2007/53, 19 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası