KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2009
- Esas Sayısı
- 2008/92
- Karar Sayısı
- 2009/45
- Karar Günü
- 5.3.2009
- R.G. Tarih-Sayı
- 30.05.2009-27243
- İtiraz yoluna başvuran
- Diyarbakır 1. İdare
Karar Metni
3.105 kelime·16 dk okuma·22 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
4.12.2003 günlü, 5015
sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun geçici 2. maddesinin, 3.7.2005 günlü, 5398
sayılı Yasa'nın 18. maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasının "...
bu personelin eski pozisyonlarına ilişkin ücret ve diğer malî haklarının
belirlenmesinde; bunların pozisyonlarına göre 15.11.2003 tarihinde uygulanmakta
olan ücret ve diğer malî haklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığına
bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim
tarihine kadar geçen süre içinde kamu personeline yapılacak maaş artış oran
ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar esas alınır. Devlet
Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihten sonra geçecek süre içerisinde
ilgililerin eski pozisyonlarının malî haklarının tespitinde de belirlenecek bu
tutar dikkate alınır." bölümünün, Anayasa'nın 2., 5. ve 10.
maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.'nin özelleştirilmesi nedeniyle 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesi uyarınca naklen ataması yapılan davacının, maaşının eksik hesaplandığı iddiasıyla açmış olduğu davada itiraz konusu bölümün Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun geçici 2. maddesinin, iptali istenilen bölümü de içeren 3.7.2005 günlü, 5398 sayılı Yasa'nın 18. maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrası şöyledir:
"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte lisansa tâbi konularda
faaliyet gösteren özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, özelleştirilinceye
kadar üretim ve ticari faaliyetleri yönünden, 4.1.2002 tarihli ve 4734 sayılı
Kamu İhale Kanununa tâbi değildir. Bu kuruluşlarda çalışan kapsam dışı personelin
ücret ve diğer malî haklarının net aylık toplamını, Başbakanlık Müsteşarının
ortalama net aylığının iki katını geçmemek üzere belirlemeye kuruluş yönetim
kurulu yetkilidir. Ancak, ücret ve malî hakları bu fıkraya göre belirlenen
kapsam dışı personelin, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22 nci
maddesi uyarınca başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmeleri halinde, aynı
maddenin beşinci fıkrası uygulanırken bu personelin eski pozisyonlarına
ilişkin ücret ve diğer malî haklarının belirlenmesinde; bunların pozisyonlarına
göre 15.11.2003 tarihinde uygulanmakta olan ücret ve diğer malî haklarına bu
tarihten Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve
pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamu
personeline yapılacak maaş artış oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle
bulunacak tutar esas alınır. Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri
tarihten sonra geçecek süre içerisinde ilgililerin eski pozisyonlarının malî
haklarının tespitinde de belirlenecek bu tutar dikkate alınır."
B- İlgili Görülen Yasa Kuralı
24.11.1994 günlü, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 5398 sayılı Yasa ile değiştirilen 22. maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:
"Bu madde hükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşlarına
nakledilen sözleşmeli personel ile iş kanunlarına tâbi personele, Devlet
Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin
olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları sözleşme ücreti, ücret
(fazla mesai ücreti hariç), ikramiye, bankacılık tazminatı, ek ücret, ek ödeme,
teşvik ödemesi ve benzeri adlarla yapılan ödemelerin toplam net tutarının (bu
tutar sabit bir değer olarak esas alınır); nakledildiği kurum veya kuruluştaki
kadro veya pozisyonlara ilişkin olarak yapılan aylık, ek gösterge, ikramiye,
her türlü zam ve tazminatları (ek tazminat ve bankacılık tazminatı dâhil),
makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı, sözleşme ücreti, ücret,
ek ücret, ek ödeme, teşvik ödemesi, döner sermaye payı ve benzeri adlarla
yapılan her türlü ödemelerin (fazla mesai ücreti, fiilen yapılan ders karşılığı
ödenen ek ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazla olması halinde aradaki
fark tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın fark
kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenir. Atandıkları kurumdaki kadro
unvanı veya pozisyonlarında isteğe bağlı olarak herhangi bir değişiklik
olanlarla, başka kurumlara geçenlere fark tazminatı ödenmesine son
verilir."
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 5. ve 10. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 27.10.2008 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Anlam ve Kapsam
Özelleştirme nedeniyle diğer kamu kurum ve kuruluşlarına
nakledilecek olan personelin malî hakları genel olarak 4046 sayılı Özelleştirme
Uygulamaları Hakkında Kanun'un 22. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede,
nakledilen sözleşmeli personel ile iş kanunlarına tâbi personelin Devlet
Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin
olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları ücret ve diğer malî
haklarının toplam tutarının, nakledildiği kurum veya kuruluştaki kadro veya
pozisyonlara ilişkin olarak yapılan ödemelerin toplam net tutarından fazla olması
halinde aradaki fark tutarın, herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi
tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak söz konusu
personele ödenmesi öngörülmüştür.
4.12.2003 günlü, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun geçici 2.
maddesi ile bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte lisansa tâbi konularda
faaliyet gösteren özelleştirme kapsamındaki kuruluşlarda çalışan kapsam dışı
personelin ücret ve malî haklarının belirlenmesi konusunda özel bir hükme yer
verilmiş ve Başbakanlık Müsteşarının ortalama net aylığının iki katını geçmemek
üzere kapsam dışı personelin ücret ve diğer malî haklarının net aylık toplamını
belirlemeye kuruluş yönetim kurulu yetkili kılınmıştır. Bu yetkinin kuruluş
yönetim kurulunca kullanılarak kapsam dışı personelin ücret ve malî haklarının
bu maddeye göre belirlenmesi ve sonrasında söz konusu personelin 4046 sayılı
Yasa'nın 22. maddesi uyarınca başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmeleri
halinde, 4046 sayılı Yasanın 22. maddesinin 5. fıkrasının uygulanmasında bu
personelin eski pozisyonlarına ilişkin ücret ve diğer malî haklarının nasıl
belirleneceği hususu itiraz konusu bölüm ile özel olarak düzenlenmiş ve
bunların pozisyonlarına göre 15.11.2003 tarihinde uygulanmakta olan ücret ve
diğer malî haklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri
tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçen
süre içinde kamu personeline yapılacak maaş artış oran ve/veya miktarlarının
uygulanmak suretiyle bulunacak tutarın esas alınacağı belirtilmiştir. Devlet
Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihten sonra geçecek süre içerisinde
ilgililerin eski pozisyonlarının malî haklarının tespitinde de belirlenecek bu
tutar dikkate alınacaktır.
B- Anayasaya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, Devletin vatandaşlarına eşit muamelede bulunmak
zorunda olduğu, özelleştirme nedeniyle nakle tâbi personelin malî haklarının
4046 sayılı Yasa ile 5015 sayılı Yasa'da farklı belirlendiği, kural olarak
nakle tâbi personelin ücret ve diğer malî haklarının özelleştirilen kuruluşta
aldığı son ücret ve haklar gözetilerek belirlenirken Petrol Piyasası Kanunu'na
tâbi konularda faaliyet gösteren kuruluşlarda nakle tâbi personelin ücreti
belirlenirken geriye dönük olarak 15.11.2003 tarihinin esas alınmasının farklı
uygulamalara ve hak kayıplarına neden olduğu ve eşitlik ilkesi ile sosyal
devlet ilkesine aykırılık oluşturduğu, hukuk devletinde bireylerin bedensel ve
maddi varlıklarının korunması gerektiği, belirli bir maddi olanağa kavuşan
bireylerin bu olanaklarının belirli şartlar altında korunması gerektiği, nakle
tâbi personelin özlük haklarının belirlenmesinde 15.11.2003 tarihinin esas
alınma nedeninin 2003 yılında TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesi olduğu, söz konusu
özelleştirme işleminin yargı kararıyla iptal edilmesinden sonra personelin
özlük haklarının yeniden düzenlenmesi gerekirken mevcut düzenlemenin
korunmasının hukuk devleti ilkesine aykırı bulunduğu, bu nedenle itiraz konusu
bölümün Anayasa'nın 2., 5. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olan; sosyal devlet ise kişi ve toplum yararı arasında denge kuran, toplumsal dayanışmayı üst düzeyde gerçekleştiren, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak eşitliği, sosyal adaleti sağlayan, çalışma hayatının gelişmesi için önlemler alarak çalışanları koruyan devlettir.
Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuki güvenlik, kural olarak yasaların geriye yürümemesini gerekli kılar. Yasalar, ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar.
4.12.2003 günlü, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, 20.12.2003
tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İptali istenilen
bölümde esas alınan "15.11.2003 tarihinde uygulanmakta olan ücret ve diğer
malî haklar", bu Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte ilgililerin almakta
oldukları ücret ve diğer malî hakları ifade etmektedir. Diğer bir deyişle
itiraz konusu bölümde, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte kapsam dışı
personelin almakta olduğu ücret ve diğer malî haklardan farklı bir ücret ve
malî hak esas alınmadığından, yasanın geriye yürümesinden söz edilemez. Kaldı
ki 5015 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesi kapsamındaki personelin, ücret ve
diğer malî hakları belirlenirken, 15.11.2003 tarihindeki ücret ve diğer malî
hakları sabit olarak esas alınmamakta, bu tutara 15.11.2003 tarihinden
Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına
ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamu personeline
yapılacak maaş artış oran ve/veya miktarları uygulanmaktadır.
Bu değerlendirme kazanılmış hak ilkesi bakımından da geçerlidir. Kazanılmış hak, özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında genel olarak, bir hak sağlamaya elverişli nesnel yasa kurallarının bireylere uygulanması ile onlar için doğan öznel hakkın korunması anlamını taşımaktadır. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın, yeni yasadan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekmektedir. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş haktır.
5015 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesi, ilgili kuruluş yönetim kuruluna kapsam dışı personelin ücret ve diğer malî haklarını belirleme yetkisi tanıyan bir düzenleme niteliği de taşıdığından, tanınan bu yetkinin yönetim kurulunca kullanılması sonucu kapsam dışı personelin yeniden belirlenecek olan ücret ve diğer malî hakları, Yasa'dan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla elde edilmiş bir hak niteliğinde bulunmadığından, kazanılmış bir hakkın ihlali söz konusu değildir.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen "yasa önünde
eşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu
ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin
amacı, aynı durumda bulunanlar kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı
tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.
Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar
uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde
eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.
Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik
kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı
hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik
ilkesi zedelenmez.
527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 31. maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan, "233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname kapsamı dışında kalan kamuya ait bankalarla 399 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin geçici 9 ve ek 1 inci maddelerinde belirlenen kuruluşlardan
yönetim kademelerinde sözleşmeli statüde personel çalıştıranların genel müdür,
genel müdür yardımcısı, daire başkanı, müdür, grup başkanı, müdür ve başkan
yardımcısı, şef ve memur gibi unvanlarla çalışan yönetim personelinin (kapsam
dışı personel dahil) mevzuatlarına göre tespit edilecek sözleşme ücretlerinin
yürürlüğe konulabilmesi için ilgili Bakanlıkça ayrıca Yüksek Planlama Kurulunun
uygun görüşünün alınması şart olup sözkonusu ücretlerde gerektiğinde düzenleme
yapmaya Yüksek Planlama Kurulu yetkilidir." hükmü uyarınca bu
madde kapsamındaki kuruluşlarda çalışan kapsam dışı personelin ücretleri Yüksek
Planlama Kurulu kararları doğrultusunda belirlenmekte ve bu ücretlerde Yüksek Planlama
Kurulu kararlarına göre artış yapılmaktadır.
5015 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesi ile bu Yasa'nın yürürlüğe
girdiği tarihte lisansa tâbi konularda faaliyet gösteren özelleştirme
kapsamındaki kuruluşlarda çalışan personelin ücret ve diğer malî haklarının net
aylık toplamının, Başbakanlık Müsteşarının ortalama net aylığının iki katını
geçmemek üzere yeniden belirlenmesi konusunda kuruluş yönetim kuruluna
yetki tanınmak suretiyle söz konusu kuruluşların personelinin 527 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin anılan hükmü kapsamı dışına çıkarılabilmesine olanak
tanınmıştır. Buna göre ücret ve özlük haklarının, 5015 sayılı Yasa'nın geçici
2. maddesi uyarınca kuruluş yönetim kurulu tarafından belirlenmesi halinde,
ücret ve diğer malî hakları yeniden belirlenen kapsam dışı personelin
"ücret rejimi" yönünden farklı bir hukuki konuma gelecekleri açıktır.
Ücret rejimi yönünden farklı hukuki kurallara tâbi tutulan ve
ücret ile diğer malî hakları kuruluş yönetim kurulunca belirlenen, bu yönüyle
nakle tâbi 4046 sayılı Yasada öngörülen diğer kapsam dışı personelden farklı
hukuki konumda bulunan personelin, özelleştirme nedeniyle kamu kurum ve
kuruluşlarına nakledilmelerinden sonra ücret ve diğer malî hakları
belirlenirken farklı kurallara tâbi tutulmalarında eşitlik ilkesine aykırılık
bulunmamaktadır. Kaldı ki 15.11.2003 tarihinde alınmakta olan ücret ve diğer
malî haklara bu tarihten sonra uygulanması öngörülen kamu personeline yapılacak
maaş artış oran ve/veya miktarlarının, Yüksek Planlama Kurulu kararlarında
öngörülen ücret artışları ile eşit olduğu da anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU ile Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamışlardır.
İtiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 5. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
KARŞIOY
GEREKÇESİ
24.11.1994 günlü ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Kuruluşlardaki Personelin Nakli" başlıklı 22. maddesi, özelleştirme programına alınan kuruluşlarda ilgili kuruluş veya idare tarafından istihdam fazlası personel olarak belirlenerek, bu madde hükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen sözleşmeli personel ile iş kanunlarına tâbi personelin yeni kurumlarındaki ücret ve diğer mali hakları belirlenirken, özelleştirilen kuruluştaki son olarak aldığı ücret ve diğer mali haklarının esas alınması gerektiğini öngörmektedir.
Bir kamu kurumu niteliğinde iken 2003 yılında
özelleştirme programına alınan TÜPRAŞ'ta görev yapıp istihdam fazlası oldukları
için gerçekte 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca işlem görmesi gereken
personel bakımından farklı bir uygulama öngörülmüş ve 4.12.2003 tarih ve 5015
sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na eklenen Geçici 2. madde ile bu konumdaki
personele yeni kurumlarındaki özlük haklarının belirlenmesinde 15.11.2003
tarihinde almakta oldukları ücret ve diğer mali hakları baz olarak
belirlenmiş; bu baz tutarlara bu tarihten itibaren kamu personeline yapılacak
maaş artış oran ve miktarlarının ilavesi esası getirilmiştir. 5015 sayılı
Yasa'nın Geçici 2. maddesi TÜPRAŞ'ın özelleştirildiği tarihi esas almakla
birlikte, daha sonra Danıştay'ca bu işlemin iptali üzerine özelleştirme
işlemi tekrarlanmış ve ancak Ocak 2006 tarihinde TÜPRAŞ
özelleştirilebilmiştir. Davanın somutunda, kapsam dışı personel olarak bu
kurumda çalışmakta olan ilgili Mayıs 2006 tarihine kadar TÜPRAŞ'ta çalışmaya
devam etmiş ve bu tarihte bir başka kamu kurumuna naklen atanarak göreve
başlamıştır. İlgilinin yeni kurumundaki aylık baremi belirlenirken, 5015 sayılı
Kanun'un kabulünden sonraki iki yıllık dönem hiç dikkate alınmamış ve 4046
sayılı Kanun'un 22. maddesindeki mantık ve düzenlemenin tamamen dışına
çıkılarak, yargı kararı ile iptal edilmiş bir özelleştirme tarihi esas
alınarak aylık ve özlük hakları belirlemesi yapılmıştır.
Bir hukuk devletinde yasa koyucunun yargı kararıyla ortaya çıkan bu durumu dikkate alarak, yeni özelleştirme sürecini esas alan yeni bir yasal düzenleme yaparak TÜPRAŞ'ta bu konumdaki personelin özlük haklarını düzenlemesi ya da ilgili yasal düzenlemeyi (5015 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesini) yürürlükten kaldırarak ilgili personeli tüm özelleştirmeler için genel kural öngören 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesine tâbi tutması gerekirken; bu hukuki lazımeye uyulmadığı açıkça görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2. maddesine aykırı düştüğü, ayrıca aynı hukuki konumdaki (özelleştirme kapsamına alınan kurumlarda çalışan kapsam dışı personel) kişiler arasında farklı özlük hakları düzenlemesi sonucunu doğurması karşısında Anayasa'nın 10. maddesine de aykırı olduğu ve bu nedenle iptali gerektiği kanısına vardığımızdan, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılamıyoruz.
Üye
Serruh
KALELİ
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Başkan
Haşim
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞIOY
GEREKÇESİ
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun Geçici 2. maddesinin
5398 sayılı Yasa ile değiştirilen ikinci fıkrasında, "Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihte lisansa tâbi konularda faaliyet gösteren özelleştirme
kapsamındaki kuruluşlar, özelleştirilinceye kadar üretim ve ticari faaliyetleri
yönünden, 4.1.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tâbi değildir. Bu
kuruluşlarda çalışan kapsam dışı personelin ücret ve diğer malî haklarının net
aylık toplamını, Başbakanlık Müsteşarının ortalama net aylığının iki katını
geçmemek üzere belirlemeye kuruluş yönetim kurulu yetkilidir. Ancak, ücret ve
malî hakları bu fıkraya göre belirlenen kapsam dışı personelin, 24.11.1994
tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca başka kamu kurum ve kuruluşlarına
nakledilmeleri halinde, aynı maddenin beşinci fıkrası uygulanırken bu
personelin eski pozisyonlarına ilişkin ücret ve diğer malî haklarının
belirlenmesinde; bunların pozisyonlarına göre 15.11.2003 tarihinde uygulanmakta
olan ücret ve diğer malî haklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığına
bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim
tarihine kadar geçen süre içinde kamu personeline yapılacak maaş artış oran
ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar esas alınır. (Ek cümle:
3/7/2005 - 5398/18 md.) Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihten
sonra geçecek süre içerisinde ilgililerin eski pozisyonlarının malî haklarının
tespitinde de belirlenecek bu tutar dikkate alınır." denilmektedir. Buna göre,
Fıkra'da belirtilen kuruluşlarda çalışan kapsam dışı personelin ücret ve diğer
malî haklarının net aylık toplamını, Başbakanlık Müsteşarının ortalama net
aylığının iki katını geçmemek üzere belirlemeye kuruluş yönetim kurulu yetkili
kılınmış, ancak, itiraz konusu bölümü oluşturan ücret ve malî hakları bu
fıkraya göre belirlenen kapsam dışı personelin, başka kamu kurum ve
kuruluşlarına nakledilmeleri halinde 4046 sayılı Yasa uygulanırken, eski
pozisyonlarına ilişkin ücret ve diğer malî haklarının belirlenmesinde bunların
pozisyonlarına göre 15.11.2003 tarihinde; başka bir anlatımla 20.12.2003
tarihinde yürürlüğe giren 5015 sayılı Yasanın kuruluş yönetim kurullarına
verdiği yetkinin kullanılmasından önce uygulanmakta olan ücret ve diğer malî
haklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki
kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçen süre
içinde kamu personeline yapılacak maaş artış oran ve/veya miktarları uygulanmak
suretiyle bulunacak tutarın esas alınması kabul edilmiştir. Böylece, Yasa'nın
yürürlüğe girmesinden sonra kuruluş yönetim kurullarınca tespit edilen
miktarlar üzerinden maaş alacak söz konusu personelin, nakilleri halinde bu
maaşın kazanılmış hak oluşturmayacağı öngörülerek, yasanın gerekçesinde de
belirtildiği gibi bunların, nakledilen statüde çalışmakta olan personelin
aldığı malî hakların üstünde oluşabilecek haklara sahip olmaları
engellenmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eşitlik temelinde adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirmekle yükümlüdür. Kazanılmış hakların korunması ve hukuk güvenliğinin sağlanması da hukuk devleti olmanın gereğidir.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'a göre özelleştirme nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen "iş kanunlarına tâbi personelin", alacağı ücret ve diğer malî haklarının belirlenmesinde, Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadrolarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibariyle almakta oldukları ücret ve diğer malî hakları toplam net tutarı esas alınmakta, bunun nakil sonucu gerçekleşecek tutardan fazla olması halinde aradaki fark tutarı, bu fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenmektedir.
Geçici 2. maddeye göre, kuruluş yönetim kurullarınca, ücret
ve malî haklar belirlenerek, nakle tâbi personel için Yasa'nın yürürlük
tarihinden önceki bir tarihte geçerli olan malî hakların esas alınıp, buna bazı
artışların ilâvesiyle ödeme yapılacağının öngörülmesi, bu kişilerin önceden
kişisel hakka dönüşmüş daha yüksek bir ücret almamaları nedeniyle müktesep hak
ihlâli olarak değerlendirilemez. Ancak, nakil kapsamına giren söz konusu
personele aksine bir hüküm olmaması nedeniyle nakil tarihine kadar geçen
sürede, kuruluş yönetim kurullarınca belirlenen ücret ve malî haklar
ödeneceğinden, nakil sonrası bu kişilerin gelirlerinin önemli ölçüde azalması
kaçınılmaz hale gelecektir. Kişilerin öngöremeyecekleri ya da iradeleri dışında
malî hak kaybına uğrayacakları durumlarla karşı karşıya bırakılmalarının, hukuk
güvenliğini zedelediği gibi sosyal hukuk devleti anlayışıyla da bağdaşmayacağı
açıktır. Ayrıca özelleştirme nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen
"iş kanunlarına tâbi personel" arasında kurumları nedeniyle farklılık
yaratılmasının eşit ve adil bir uygulama olarak kabulü de olanaklı değildir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın iptali gerektiği kanısıyla çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Anayasa Mahkemesi, E. 2008/92, K. 2009/45, 5 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası