İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2010/17 K.2010/112

sıfatıyla Anayasa Mahkemesi

Esas2010/17Karar2010/112Tarih8 Aralık 2010Okuma10 dk · 2.031 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
8 Aralık 2010
Esas Sayısı
2010/17
Karar Sayısı
2010/112
Karar Günü
8.12.2010
R.G. Tarih-Sayı
05.02.2011-27837
İtiraz yoluna başvuran
Siyasi parti kapatma davalarına bakan mahkeme
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.031 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

sıfatıyla Anayasa Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 108. maddesinin Anayasa'nın 2., 67., 68. ve 69. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Demokratik Halk Partisi'nin kapatılması talebiyle açılan davaya (E.2003/1 SPK) bakan Anayasa Mahkemesi, 17.2.2010 günlü toplantıda, Parti yetkili organı tarafından alınmış olan kapanma kararını dikkate almak suretiyle, görülmekte olan davada uygulanma durumu olan 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 108. maddesinin iptali için başvuru kararı almıştır.

II- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası'nın itiraz konusu 108. maddesi şöyledir:

'Bir siyasi partinin kapatılması için dava açıldıktan sonra o partinin yetkili organı tarafından verilen kapanma kararı, Anayasa Mahkemesinde açılmış bulunan kapatma davasının yürütülmesine ve kapatma kararı verilmesi halinde doğacak hukuki sonuçlara hükmedilmesine engel değildir.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

İtiraz başvurusunda Anayasa'nın 2., 67., 68. ve 69. maddelerine dayanılmıştır.

III- İLK İNCELEME

Demokratik Halk Partisinin kapatılmasına ilişkin E.2003/1 sayılı

dosya ile ilgili olarak Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya

KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket

APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılmalarıyla 17.2.2010 gününde

yapılan toplantıda, bakılmakta olan davada uygulanacak olan 22.4.1983 günlü,

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 108. maddesi, Anayasa'nın 68. ve 69.

maddelerine aykırı görüldüğünden, Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesi

uyarınca esas hakkında bir karar verilmek üzere davanın geri bırakılmasına,

Fulya KANTARCIOĞLU, Fettah OTO ile Şevket APALAK'ın karşıoyları ve oyçokluğuyla

karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kurallarıyla bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun itiraz konusu 108. maddesinde, bir siyasi partinin kapatılması için dava açıldıktan sonra o partinin yetkili organı tarafından alınan kapanma kararının, Anayasa Mahkemesinde açılmış bulunan kapatma davasının yürütülmesine ve kapatma kararı verilmesi halinde doğacak hukuki sonuçlara hükmedilmesine engel olmayacağı öngörülmektedir.

Dağılma halinin tespiti dışında bir siyasi partinin hukuki

varlığının sona ermesi, ancak yetkili organı tarafından alınan bir kapanma

kararı veya hakkında açılan kapatma davası sonucunda Anayasa Mahkemesince

verilen kapatma kararlarıyla gerçekleşir. 2820 sayılı Kanun'un 109. maddesine

göre bir siyasi partinin kapanmasına ancak büyük kongrece gizli oyla karar

verilebilir ve kapanma kararının alındığı tarihte siyasi partinin tüzelkişiliği

sona erer. Siyasi partilerin kapatılması ise Anayasa'nın 69. maddesinin

beşinci, altıncı ve onuncu fıkralarında sayılan üç nedene dayalı olarak aynı

maddenin dördüncü fıkrası uyarınca açılacak dava üzerine karara bağlanır.

İtiraz konusu kuralla, kapanma kararından önce açılmış bulunan kapatma

davasının yürütülmesi ve kapatma kararı verilmesi halinde doğacak hukuki

sonuçlara hükmedilmesi amaçlanmaktadır. Böylece, kapanma kararıyla birlikte

tüzel kişiliğini zaten kaybetmiş olan siyasi partinin mallarının Hazine'ye

geçirilmesine ve siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya

faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dâhil üyelerinin beş yıl süreyle bir

başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamayacaklarına karar

verilebilecektir.

Anayasa'nın siyasi faaliyette bulunma hakkına ilişkin 67.

maddesinde, vatandaşların kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme,

seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette

bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahip oldukları belirtilmektedir. Bir

siyasi partide faaliyette bulunmaya ilişkin olarak 68. maddesinin birinci

fıkrasında,'Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme

ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir' denilmek suretiyle, bu hakkın

pozitif ve negatif kullanımı açık bir biçimde vurgulanmaktadır. Siyasal

hakların en önemlilerinden birini teşkil eden bu hakkın öncelikli ve etkin

biçimde kullanımını sağlamak Demokratik hukuk devletinin başlıca

gereklerindendir. Bu hakları kullanma olanağını olumsuz yönde etkileyen

düzenlemeler doğal olarak hukuk devleti ilkesini de zedeler.

Siyasal çoğulculuğu ve katılımcılığı esas alan kurallar ve

kurumlar düzeni olan çağdaş demokrasilerde, bireysel iradeleri birleştirip

yönlendirerek onlara ağırlık kazandıracak özgün kuruluşlara duyulan gereksinim,

dağınık siyasal görüşleri birleştirmek suretiyle halk iradesini oluşturan ve

açığa çıkaran siyasal partiler vasıtasıyla karşılanmaktadır. Bu anlamda siyasi

partiler, belli siyasal düşünceler çevresinde birleşen yurttaşların özgürce

kurdukları ve özgürce katılıp ayrıldıkları hukuksal yapılardır. Bireysel olarak

ya da siyasi parti kurmak suretiyle veya kurulmuş bir siyasi parti çatısı

altında siyasi faaliyet bu hakkın kullanımının pozitif yönünü; bireysel olarak

siyasi parti üyeliğinden çıkmak veya toplu bir irade açıklaması niteliğindeki

büyük kongre kararıyla siyasi parti tüzel kişiliğini sona erdirmek ise negatif

yönünü teşkil etmektedir. Anayasa'nın 67. ve 68. maddelerinde de bu haklar

güvence altına alınmıştır.

Siyasi partiler demokratik rejimin vazgeçilmez unsuru sayılmaları

nedeniyle Anayasa'da özel olarak düzenlenmiş ve böylece diğer tüzelkişilerden

farklı olarak kuruluş ve faaliyetlerine ilişkin esaslar Anayasal güvenceye

kavuşturulmuştur. Kapatılmalarına yol açabilecek nedenler de, süreç içerisinde

Anayasa ve 2820 sayılı Yasa'da yapılan değişikliklerle oldukça azaltılmış ve

kapatma yerine dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasi partinin

Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verilebilmesi

olanaklı hale getirilmiştir. Aynı şekilde, kapatmaya bağlı olarak uygulanan

yaptırımlar da sayı ve nitelik itibariyle sınırlandırmaya tabi tutulmuş;

milletvekilliğinin sona ermesi, kapatılan bir siyasi partinin kapatılmasına

ilişkin davanın açıldığı tarihte partinin üyesi olan tüm milletvekilleri için

geçerli iken, yapılan değişiklikle, önce partisinin temelli kapatılmasına söz

ve eylemleriyle sebep olan milletvekilleriyle sınırlandırılmış, 12.9.2010

günlü, 5982 sayılı Kanun'la yapılan Anayasa değişikliğiyle de tamamen

kaldırılmıştır. Kapatma kararına bağlı olarak parti üyeleri hakkında

uygulanabilecek olan beş yıllık siyaset yasağı ise Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi tarafından, vatandaşların seçilme hakkının özü itibariyle ihlalini

oluşturması nedeniyle ağır bir yaptırım olarak nitelendirilerek 'güdülen meşru

amaçla orantılı' olmadığından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Nolu

Protokole aykırı bulunmuştur.

İtiraz konusu kuralla, hakkında kapatma davası açılan bir siyasi partinin büyük kongresi tarafından alınan kapanma kararının, bu davanın hukuki sonuçlarından kurtulma amacı taşıdığı kabul edilerek, esasen hukuki varlığı sona ermiş bulunan siyasi parti hakkındaki davanın devam ettirilmesi sağlanmaktadır. Kapanma kararının başka bir nedene dayanabileceğine ihtimal verilmediğinden, bu hususun davaya bakan mercii tarafından araştırılmasına da gerek görülmemekte ve parti yetkili organının kapanma yönündeki iradesini gözetmeyen itiraz konusu düzenlemeyle siyasi haklara ölçüsüz bir müdahale sonucunu doğurabilecek yolun açılmasına imkân tanınmaktadır.

Anayasa'nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin hükümleri,

süreç içerisindeki uygulama da nazara alınarak değerlendirildiğinde, sınırlı

sebeplere dayalı kapatma davasının amacının, demokrasi için ciddi bir tehlike

oluşturan siyasi partinin son çare olarak kapatılması suretiyle bu tehlikenin

bertaraf edilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Bir siyasi partinin kapanma kararı

almasıyla da neden olduğu ileri sürülen tehlikenin ortadan kalktığı açıktır.

Parti mallarının Hazine'ye geçmesi veya siyaset yasağı gibi yaptırımların

uygulanması ise kapatma kararına bağlı ve ikincil niteliktedir. Bir taraftan

siyasi partinin bizzat tüzel kişiliğine yönelik kapatma nedenleri

sınırlandırılıp, kapatma yerine alternatif çözümler getirilmek suretiyle siyasi

partilere ve mensuplarına müdahale alanı daraltılırken diğer yandan, tüzel

kişiliği kendi iradesiyle sona erdirilmiş siyasi parti ve üyeleri hakkında

kapatmaya bağlı ve ikincil nitelikli yaptırımların uygulanabilmesini temin için

davanın sürdürülmesi, siyasi partiler lehine yapılan yasal ve Anayasal düzenlemelerle

bağdaşmamaktadır.

Hakkında kapatma davası açılan siyasi partinin savunması tüzel kişilik adına yapılmakta, söz ve eylemleri kapatılmaya delil olarak gösterilen partililerin bireysel savunmaları ise alınmamaktadır. Asıl sorumlu olan parti tüzel kişiliğinin hukuki ve fiilî varlığı sona erdirilmiş olsa bile, açılmış kapatma davasının sürdürülmesine imkân tanıyan itiraz konusu kuralla, Anayasa'da güvence altına alınmış siyasi haklara ikincil yaptırımlarla ölçüsüz bir müdahale sonucunu doğurabilecek yolun açılmış olması hukuk devleti ilkesine de aykırılık oluşturur.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 67., 68. ve 69. maddelerine aykırı olduğundan iptali gerekir.

Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO ve Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

V- SONUÇ

1-7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2-22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 108. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

8.12.2010 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Fettah OTO

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Alparslan ALTAN

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

KARŞIOY GEREKÇESİ

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 108. maddesinde, 'Bir

siyasi partinin kapatılması için dava açıldıktan sonra partinin yetkili organı

tarafından verilen kapanma kararı, Anayasa Mahkemesinde açılmış bulunan kapatma

davasının yürütülmesine ve kapatma kararı verilmesi halinde doğacak hukuki

sonuçlara engel değildir'; Madde'nin gerekçesinde de 'Bir siyasi partinin

kapatılması için dava açıldıktan sonra o partinin yetkili organı tarafından

kapanma (infisah) kararı verilmesi yoluyla mallarını kaçırması ve bazı

haklardan yoksun kalmasının önlenmesi mümkündür. Bu suretle kapanmış olan bir

siyasi partinin Anayasa Mahkemesince yeniden kapatılmasına karar

verilemeyeceğinden bu maddenin düzenlenmesine gerek görülmüş ve Anayasa

Mahkemesinin davayı yürüterek kapatma sebebi sabit olduğu takdirde kapatılma

sonuçlarının hükme bağlanmasına olanak sağlanmıştır.' denilerek içeriği ve

getiriliş amacı belirtilmiştir.

Anayasa'nın 68. maddesinde, siyasi partilerin, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olduğu vurgulanarak, siyasi yaşama büyük katkıları nedeniyle demokrasi içindeki öncelikli yerleri, Anayasa ile güvence altına alınmış ayrıca hak ve yükümlülükleri de yine Anayasa ile düzenlenerek sınırları belirlenmiş bu alan içinde faaliyetlerini, amaçlarına uygun biçimde sürdürebilmelerine olanak sağlanmıştır.

Siyasi Partilerin serbestçe kurulup, faaliyette, bulunamadığı bir rejim demokratik olarak nitelendirilemeyeceğinden, bu husus da Anayasal dayanağa kavuşturularak 68. maddede siyasi partilerin önceden izin almadan kurulacakları ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürecekleri öngörülmüştür.

Demokratik siyasi yaşamın devamı için tartışmasız bir yere sahip olan siyasi partilere tanınan Anayasal güvenceler, kuşkusuz demokrasiye katkıda bulundukları onu güçlendirmek için çaba harcadıkları ölçüde anlam ve içerik kazanır. Bu nedenle siyasi partilerin demokratik rejimi tehlikeye düşürecek faaliyetlerde bulunmaları çağdaş demokrasilerde hoşgörü ile karşılanmamakta bu konuda çeşitli yaptırımlar uygulanmaktadır.

Siyasi partilerin hukuka aykırı davranışlarının önlenmesinin en etkili yolu, onların kapatılarak siyasi faaliyetlerine son verilmesidir. Demokrasilerin kendilerini yok etmek isteyen siyasi yapılanmalara karşı istisnai bir önlem olarak gördükleri kapatma yaptırımının, bu özelliği nedeniyle sınırlarının genişletilmemesi siyasi partiler yönünden, faaliyetlerini önemli ölçüde zorlaştıracak veya engelleyecek bir tehdide dönüşmemesi demokratik siyasi yaşamın devamı için zorunludur. Anayasa'da bu anlayışla düzenlenen kuralların yaşama geçirilmesi ise uygulanabilmelerinin yasalarla sağlanmasına bağlıdır.

Siyasi Partiler Yasası'nın 108. maddesinin, konuya ilişkin Anayasal düzenlemelerin doğal sonucu olarak, siyasi partilerin, serbestçe kurulabilmeleri gibi serbestçe de faaliyetlerine son verebilmeleri konusunda sahip oldukları hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla getirildiği anlaşılmaktadır. Hiçbir hukuk düzeni hakkın kötüye kullanılmasına izin vermeyeceğinden, böyle durumlara hukuksal koruma sağlanması da kabul edilemez.

Bir siyasi partinin kapatılması için dava açıldıktan sonra o

partinin yetkili organı tarafından kendi iradesi ile kapatılmasına karar

verilmesinin, açılan davanın kapatma ile sonuçlanması halinde doğacak hukuki

sonuçlardan korunma amacına yönelik olduğu açıktır. 108. madde veya benzeri bir

kuralın yasada yer almaması halinde hakkında kapatma davası bulunan Parti'nin

hükmün açıklanmasından çok kısa bir süre önce kendini feshederek kapatılmanın

hukuki sonuçlarını etkisiz kılmasına engel bulunmamaktadır. Bu durumda, kamu

düzenini aynı ölçüde ihlâl eden ve söz konusu ihlâller nedeniyle cezalandırılmaları

istemiyle haklarında dava açılan iki partiden biri kendisini feshederek ileride

verilebilecek bir kapatma kararının Anayasa'nın 69. maddesinin sekizinci ve

dokuzuncu fıkralarında belirtilen bir başka ad altında kurulamama ve beş yıl

süreyle bazı siyasi hakları kullanamama, 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası'nın

107. maddesi uyarınca da malların hazineye devri gibi olumsuz sonuçlarından

kendisini koruyabilecek diğeri ise aynı olanağa sahip olamayacaktır. Bu

durumun, siyasi partiler arasında eşit, adil ve hakkaniyete uygun bir dengenin

kurulmasını engelleyeceği açıktır.

Öte yandan, konuya ilişkin Anayasal düzenlemelerin doğal sonucu

olan itiraz konusu kuralla siyasi partilerin, serbestçe kurulabilmeleri ve buna

koşut olarak kendilerini feshedebilmeleri konusunda sahip oldukları hak,

engellenmemekte sadece bu hakkın, hukuka aykırı eylemlerinin olası

sonuçlarından korunmak amacıyla kullanılması önlenmektedir. Siyasi Partiler

Yasası'nın 108. maddesinden, faaliyetlerini hukuka uygun olarak sürdüren değil,

Anayasa ve yasalara aykırı davrandığı ileri sürülen siyasi partilerin

etkileneceği kuşkusuzdur. Anayasa ile kurulan demokratik rejim ve onu korumak

amacıyla getirilen yasalar karşısında, suç işlediği yolunda kuşku taşımayan bir

siyasi parti için 108. maddenin, serbest iradeyi engelleyici bir nitelik

taşıdığı ileri sürülemez. Ayrıca, Anayasa'da kapatma yaptırımı varlığını

koruduğu sürece siyasi partiler lehine yapılan değişiklikler, itiraz konusu

kuralın Anayasa'ya aykırılığını güçlendirecek bir unsur olarak kabul edilemez.

Başka bir anlatımla, kapatılma yaptırımının uygulanması zorlaştırılarak,

özgürlük alanı büyük ölçüde genişletildiği halde, siyasi partiler bu yaptırımın

uygulanmasını gerektirecek hukuk ihlâllerinde ısrar ediyorlarsa, Anayasal düzenin

korunması için kapatma yaptırımını etkisiz kılabilecek girişimlerin daha güçlü

biçimde önlenmesi gerektiğinde duraksamaya yer yoktur. Dayanağını Anayasa'da

öngörülen kapatma yaptırımından alan bir kuralın, Anayasa'ya aykırılığı söz

konusu olamaz.

Açıklanan nedenlerle Kural'ın, Anayasa'nın 2., 67., 68. ve 69. maddelerine aykırı olmadığı sonucuna varıldığından itirazın reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye Nuri NECİPOĞLU Üye Hicabi DURSUN Üye Celal Mümtaz AKINCI Üye Fulya KANTARCIOĞLU Üye Ahmet AKYALÇIN Üye Mehmet ERTEN Üye Fettah OTO Üye Zehra Ayla PERKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2010/17, K. 2010/112, 8 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iı- Yasa Metinleri
  6. Iıı- İlk İnceleme
  7. Iv- Esasın İncelenmesi
  8. Karşıoy Gerekçesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2010/17
Karar No
2010/112
Tarih
8 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2010/102 K.2010/105
  • AYM Norm Denetimi E.2010/105 K.2010/107
  • AYM Norm Denetimi E.2007/2 K.2011/13
  • AYM Norm Denetimi E.2008/44 K.2011/21
  • AYM Norm Denetimi E.2008/109 K.2011/25
  • AYM Norm Denetimi E.2009/53 K.2011/19

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.