İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2010/25 K.2011/136

Mahkemesi

Esas2010/25Karar2011/136Tarih12 Ekim 2011Okuma26 dk · 5.120 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
12 Ekim 2011
Esas Sayısı
2010/25
Karar Sayısı
2011/136
Karar Günü
12.10.2011
R.G. Tarih-Sayı
29.12.2011-28157
İtiraz yoluna başvuran
Bursa 1. İdare
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.120 kelime·26 dk okuma·32 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

4.6.1937 günlü, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'na 26.4.2005 günlü, 5336 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile eklenen Ek Madde 24'ün beşinci fıkrasının 'Bu şekilde atananlar, atanma tarihinden itibaren altı yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla atanamazlar.' biçimindeki ikinci cümlesinin, Anayasa'nın 5., 13. ve 70. maddelerine aykırılığı savıyla iptaline karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Dört yıllık bir yükseköğretim kurumundan mezun olduktan sonra polis eğitim merkezinde 6 ay mesleki eğitim görerek polislik mesleğine giren davacı polis memurunun, kurumlar arası nakil yoluyla ve mühendis unvanıyla Orman Genel Müdürlüğü emrindeki bir göreve atanabilmesi için adı geçen idare tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü'nden muvafakat istenilmesi ve bu talebe olumsuz cevap verilmesi üzerine açılan davaya bakan Mahkeme, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatine vararak iptal istemiyle başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

4.6.1937 günlü, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun itiraz konusu cümleyi de içeren Ek Madde 24'ü şöyledir:

'Emniyet Teşkilatının polis memuru ihtiyacını karşılamak üzere, Maliye Bakanlığı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile polis meslek eğitim merkezleri açılabilir.

(Değişik ikinci fıkra: 16/6/2010-5997/3 md.) En az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olup, sınav tarihi itibarıyla 28 yaşından gün almayan erkek ve bayanlar ile askerliğini yapmış 30 yaşından gün almamış erkek adaylar arasında yapılacak seçme sınavında başarılı olanlar, altı aydan az olmamak üzere polis meslek eğitimine alınırlar.

Polis meslek eğitim merkezlerinde eğitim-öğretim, parasız yatılı ve üniformalı olup, öğrencilerin iaşe, ibate ve sağlık giderleri ile diğer istihkakları Devletçe karşılanır. Ayrıca, öğrencilere polis meslek yüksek okulu öğrencilerine ödenen miktar kadar harçlık ödenir.

Polis meslek eğitim merkezlerindeki eğitim-öğretim süresi içerisinde; giriş şartlarını taşımadıkları sonradan anlaşılanlar, eğitim ve öğretimini başarı ile tamamlayamayanlar, sağlık ve disiplin yönünden polis olamayacağına yetkili kurullarca karar verilenlerin polis meslek eğitim merkezleri ile ilişikleri kesilir. Sağlık veya ölüm dışındaki nedenlerle ilişiği kesilenlerden, ödenen harçlık ve yapılan masraflar kanunî faizi ile birlikte tahsil edilir.

Polis meslek eğitim merkezlerinde eğitimlerini başarı ile tamamlayanlar, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına aday polis memuru olarak atanırlar. Bu şekilde atananlar, atanma tarihinden itibaren altı yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla atanamazlar. Bu süre zarfında memuriyetten çekilen, çekilmiş sayılan, meslekten veya memuriyetten çıkarma cezası alan ve aslî memurluğa atanamayarak ilişiği kesilenler, mecburi hizmet sürelerinin kalan her yılı için, kendilerine yapılmış olan öğretim masraflarını tazminat olarak ödemek zorundadırlar.

Polis meslek eğitim merkezlerinin kuruluş ve çalışma usûl ve esasları; bu merkezlerde eğitime alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, yapılacak sınavlar, disiplin ve eğitim-öğretimle ilgili konular, öğrenciliğin sona ermesi, tazminat ve yükümlülük esasları ile giyecekleri kıyafetler ve diğer hususlar İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, iptali istenilen kuralın Anayasa'nın 5., 13. ve 70. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ ve Recep KÖMÜRCÜ'nün katılımlarıyla 24.3.2010 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, Şevket APALAK'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kural, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun

olduktan sonra polis eğitim merkezlerinde aldıkları en az altı aylık meslek

eğitimini takiben aday polis memuru olarak atanan kişilerin, itiraz konusu

kural nedeniyle altı yıl boyunca Emniyet Teşkilatı bünyesinde görev yapmak

zorunda oldukları; bu kişilerin, başka bir kamu kurumuna eğitim gördükleri

alanda çalışmak üzere nakil yoluyla geçmelerinin mümkün olmadığı, ayrıca, bu

kişilerin polis memurluğundan istifa etmek suretiyle başka bir göreve geçmek

istemeleri halinde de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 97. maddesinde yer

alan ve istifa eden memurların yeni bir göreve atanabilmek için beklemek

zorunda oldukları sürelere ilişkin düzenlemelerin karşılarına engel olarak çıktığı,

dolayısıyla istifa yoluyla başka bir kamu görevine geçebilmelerinin de söz

konusu olmadığı; oysa bir insanın eğitimini gördüğü alanda çalışmasının onun

maddi ve manevi varlığının gelişmesi ile yakın ilişkisinin bulunduğu; bu

nedenle bireylerin eğitim gördükleri alanda istihdam edilmelerini kısıtlayan ve

böylece bireyin maddi ve manevi varlığının gelişmesini sınırlandıran itiraz

konusu kuralın Anayasa'nın 5. maddesi ile bağdaşmadığı; Anayasa'nın 70. maddesi

gereğince, her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının kamu hizmetlerine girme hakkına

sahip olduğu, bu hakkın ancak 70. maddede belirtilen özel sınırlama sebebine

(yani görevin gerektirdiği niteliklere) bağlı olarak sınırlandırılabileceği; 'görevin

gerektirdiği nitelikler' kavramı ile girilecek kamu hizmetinin gerektirdiği

özelliklerin kastedildiği, kişilerin daha önce girdikleri ve çalışmakta

oldukları kamu görevinin niteliklerinin bu kapsamda bulunmadığı; 3201 sayılı

Yasa'nın Ek 24. maddesi uyarınca atanan polis memurlarının bir başka kamu

hizmetine girmeleri konusunda getirilmiş bulunan ve girilecek kamu hizmetinin

gerektirdiği niteliklerden kaynaklanmayan söz konusu kısıtlamanın, kamu

hizmetine girme hakkının Anayasa'nın 13. maddesine aykırı olarak

sınırlandırılması sonucunu doğurduğu ve sonuç olarak kuralın Anayasa'nın 5.,

13. ve 70. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu cümleyi de içeren Ek Madde

24'de, Emniyet Teşkilatının polis memuru ihtiyacını karşılamak üzere, İçişleri

Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile polis meslek eğitim

merkezlerinin açılabileceği; en az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından

mezun olup, sınav tarihi itibarıyla 28 yaşından gün almayan erkek ve bayan

adaylar arasında yapılacak seçme sınavında başarılı olanların, altı aydan az

olmamak üzere polis meslek eğitimine alınacakları; polis meslek eğitim merkezlerinde

eğitim-öğretimin, parasız yatılı ve üniformalı olduğu, öğrencilerin iaşe, ibate

ve sağlık giderleri ile diğer istihkaklarının Devletçe karşılanacağı, ayrıca,

öğrencilere belli bir miktar harçlık ödeneceği; polis meslek eğitim

merkezlerinde eğitimlerini başarı ile tamamlayanların Emniyet Genel Müdürlüğü

kadrolarına aday polis memuru olarak atanacakları ve bu şekilde

atananların, atanma tarihinden itibaren altı yıl süreyle başka kurumlara nakil

yoluyla atanamayacakları; altı yıllık süre zarfında memuriyetten

çekilen, çekilmiş sayılan, meslekten veya memuriyetten çıkarma cezası alan ve

aslî memurluğa atanamayarak ilişiği kesilenlerin, mecburi hizmet sürelerinin

kalan her yılı için, kendilerine yapılmış olan öğretim masraflarını tazminat

olarak ödemek zorunda oldukları gibi hususlar kurala bağlanmıştır.

İtiraz konusu kural, dört yıllık bir

yükseköğretim programından mezun olan ve Yasada sayılan diğer nitelikleri de

taşıyan kişilerin, yapılacak seçme sınavını kazanmalarını takiben polis eğitim

merkezlerinde en az altı ay eğitim gördükten sonra aday polis memuru olarak

atanmalarından itibaren altı yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla

geçemeyecekleri hükmünü içermektedir. Kural emredici tarzda kaleme alındığı

için idari makamların aksi yönde davranabilmeleri, diğer bir ifadeyle söz

konusu polis memurlarının naklen geçmek istediği kurumlardan gelen muvafakat

isteklerine olumlu cevap verebilmeleri mümkün görünmemektedir. Böylece,

ilgililer yönünden, altı yıllık bir mecburi hizmet yükümlülüğü getirilmiş

olmaktadır.

Anayasa'nın 'Devletin temel amaç ve görevleri' başlıklı 5.

maddesinde 'Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını

ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak,

kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak

ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın

maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmaktır.' ifadeleri yer almaktadır. 'Temel hak ve hürriyetlerin

sınırlanması' başlıklı 13. maddesinde ise 'Temel hak ve hürriyetler,

özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen

sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,

Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin

gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.' denilmiştir. Kamu

hizmetlerine girme hakkı'nın düzenlendiği 70. maddesinde ise, 'Her Türk,

kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin

gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.' hükmü yer

almaktadır.

İtiraz konusu yasa kuralına ilişkin yasama belgeleri

incelendiğinde; Emniyet Teşkilatının polis memuru ihtiyacının karşılanmasında

iki yıllık polis meslek yüksek okullarının temel kaynak olduğu, bununla

birlikte bu okullardan mezun olan adayların artan ihtiyacı karşılamadığı, bu

nedenle dört yıllık üniversite mezunlarından polis memuru olarak

faydalanılmasının amaçlandığı görülmektedir. İtiraz konusu kuralla getirilen

altı yıllık mecburi hizmet yükümlüğünün nedeni ise madde gerekçesinde şöyle

açıklanmıştır: 'Kanunda yer verilen mecburi hizmet yükümlülüğü ile bu

şekilde atanan polis adaylarının 6 yıl Emniyet Teşkilatına hizmet vermesi,

oluşturulan personel politikalarının uygulanarak, vatandaşa sunulan güvenlik

hizmetlerinin etkin ve süratli bir şekilde yerine getirilmesi hedeflenmektedir.'

İtiraz konusu yasa kuralı, oluşturulan personel politikasının aksamadan uygulanabilmesi, diğer bir ifadeyle emniyet teşkilatının personel eksikliği gibi bir sorunla karşılaşmaması ve buna bağlı olarak güvenlik hizmetinin etkin ve süratli bir şekilde yerine getirilmesini amaçlamaktadır.

Bilindiği üzere, kamu görevlileri ile kamu yönetimleri arasındaki

hizmet ilişkileri kural tasarruflarla düzenlenmektedir. Kamu personeli, belirli

bir statüde, nesnel kurallara göre hizmet yürütmekte, o statünün sağladığı

aylık, ücret, atanma, yükselme, nakil gibi kimi öznel haklara sahip olmaktadır.

Kamu hizmetine girişin ve hizmet içinde yükselmenin koşulları, statü hukukunun

gereği olarak kanunlarla belirlenmektedir. Bu durum Anayasa'nın kamu hizmetine

girme hakkının düzenlendiği 70. maddesi ile kamu hizmeti görevlileriyle ilgili

genel ilkelerin düzenlendiği 128. maddesinden kaynaklanan bir zorunluluktur.

Yasakoyucu, statü hukuku çerçevesinde yürütülen memuriyet hizmetine girmeye,

yükselmeye, memuriyetin sona ermesine vb. hususlara ilişkin koşulları anayasal

ilkelere uygun olarak belirleme yetkisine sahiptir. Kişilerin ise yasalarla

öngörülen bu statüye girip girmemek konusunda tercihte bulunma hakları

vardır. Öte yandan itiraz konusu kuralın kapsamına giren polis memurları

için 6 yıl mecburi hizmet getirilmesi, bu kişiler için öngörülen statünün bir

gereği olup, başka bir kamu hizmetine girme konusunda Anayasanın 70. maddesi

kapsamında bir engel olarak değerlendirilemez.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 5. ve 70. maddelerine aykırı değildir. İptal istemin reddi gerekir.

Kuralın Anayasanın 13. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Engin YILDIRIM ile Erdal TERCAN bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

4.6.1937 günlü, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'na, 26.04.2005 günlü, 5336 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile eklenen Ek Madde 24'ün beşinci fıkrasının 'Bu şekilde atananlar, atanma tarihinden itibaren altı yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla atanamazlar.' biçimindeki ikinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Engin YILDIRIM ile Erdal TERCAN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 12.10.2011 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Fettah

OTO

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Alparslan

ALTAN

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

KARŞIOY YAZISI

İtiraz konusu kural, en az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olup yirmi sekiz yaşından gün almayan isteklilerden en az altı ay süreyle polis meslek eğitim merkezlerinde eğitim almak suretiyle aday polis memuru olarak atanacakların, atanma tarihinden itibaren altı yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla geçemeyeceklerini öngörmektedir.

Anayasa'nın 70. maddesinde kamu hizmetlerine girme hakkı düzenlenmiştir. Maddede her Türkün bu hakka sahip olduğu; hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceği belirtilmiştir. Bu hakkın ilk kez memuriyete girişi kapsadığı kadar, esasen kamu hizmetinde bulunan bir kişinin nakil yoluyla diğer bir kamu hizmetine atanmasını da içerdiğinde kuşku yoktur.

Kural, aldıkları eğitim nedeniyle başka kamu hizmetlerini de yapabilecek durumdaki kişilerin, altı yıl süreyle yapacakları mecburi hizmet nedeniyle, başka kamu hizmetlerine nakil yoluyla geçmelerini engellemektedir. Bu durumdaki kişiler, mecburi hizmeti olmayan ve nakil yoluyla aynı göreve atanabilecek diğer kişilerin yararlandıkları bir haktan altı yıl süreyle yararlanamayacaklardır.

Anayasa'nın 2. maddesinde hukuk devleti ilkesine yer verilmiştir. Hukuk devletinde, kişilere öngörülen mecburi hizmetin ölçülü ve Anayasal haklarını kullanmasını engelleyecek ya da ciddi şekilde geciktirecek boyutlarda olmaması gerekir. Yasa koyucu, polislik yapabilmek için altı aylık bir eğitimin yeterli olacağını kabul etmiştir. Bu nedenle, nakil yoluyla başka kurumlara gidebilecek bir kısım polis adaylarının yarattığı boşluğun yeni isteklilerle doldurulamayacağı, emniyet hizmetlerinin aksayacağı öne sürülemez. Mecburi hizmet için öngörülen altı yıl, nesnel ve haklı bir dayanağı olmayan, uzun bir süredir.

Altı aylık bir mesleki eğitim karşılığında altı yıl süreyle mecburi hizmet öngörülmesi ilgililerin Anayasa'nın 70. maddesinden doğan haklarını hukuk devleti gereklerine aykırı olarak, ölçüsüzce sınırlamaktadır. Bu nedenle Anayasa'nın 2. ve 70. maddeleriyle bağdaşmayan kuralın iptali gerektiği düşüncesindeyim.

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

KARŞIOY

Dava konusu olayda,

Orman mühendisliği alanında eğitim veren 4 yıllık bir yükseköğretim kurumundan mezun olduktan sonra, 4.6.1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu Ek m.24 gereğince, Polis Eğitim Merkezinde 6 ay mesleki eğitim görerek polislik mesleğine giren davacı, daha sonra KPS Sınavında başarılı olarak, Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde bir göreve mühendis ünvanıyla kurumlar arası nakil yoluyla atanmak istemiş, bunun için Emniyet Genel Müdürlüğünden muvafakat istenmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü iptal istemine konu kuralı gerekçe göstererek muvafakat talebini reddetmiştir.

3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu Ek m.24'ün iptali istenilen hükmü de içeren beşinci fıkrası şu şekildedir: 'Polis meslek eğitim merkezlerinde eğitimlerini başarı ile tamamlayanlar, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına aday polis memuru olarak atanırlar. Bu şekilde atananlar, atanma tarihinden itibaren altı yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla atanamazlar. Bu süre zarfında memuriyetten çekilen, çekilmiş sayılan, meslekten veya memuriyetten çıkarma cezası alan ve aslî memurluğa atanamayarak ilişiği kesilenler, mecburi hizmet sürelerinin kalan her yılı için, kendilerine yapılmış olan öğretim masraflarını tazminat olarak ödemek zorundadırlar'.

Görüldüğü gibi, iptali istenilen kural ile dört yıllık bir fakülteden mezun olan ve öngörülen şartları taşıyıp 6 aylık eğitimden geçerek polis olarak atanan bir kişi, 6 yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla geçemeyecektir. Bir diğer yönü ile 6 yıllık bir mecburi hizmet ve buna bağlı olarak nakil yasağı öngörülmüştür. Bu şekilde getirilen kuralın, madde gerekçesi şu şekilde belirtilmiştir: ' Kanunda yer verilen mecburi hizmet yükümlülüğü ile bu şekilde atanan polis adaylarının 6 yıl Emniyet Teşkilatına hizmet vermesi, oluşturulan personel politikalarının uygulanarak, vatandaşa sunulan güvenlik hizmetlerinin etkin ve süratli bir şekilde yerine getirilmesi hedeflenmektedir.'

Mahkememiz çoğunluk görüşünde, kanunkoyucunun statü hukuku çerçevesinde yürütülen memuriyet hizmetinin koşullarını belirleme yetkisine sahip olduğu, 6 yıllık mecburi hizmetin de bu hizmet statüsünün bir gereği olduğu, ilgili kişinin bu durumu bilerek polislik mesleğine girdiği gerekçesi ile düzenleme Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır.

Anayasa'nın 2. maddesinde Devletimizin nitelikleri arasında

hukuk devleti ilkesine de yer verilmiştir. Bu ilke gereğince, kanunların kamu

yararı amacıyla çıkarılması, genel ve objektif olması, ölçülülük ilkesine uygun

olması gerekir. Bu açıdan somut olayı değerlendiğimizde, iptali istenilen

hükmün kamu yararı amacı ile çıkarıldığı konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

İdarenin, personel politikasının uygulanmasını sağlamak amacıyla böyle bir

kurala yer verildiği görülmektedir. Ancak, idarenin elinde personel

politikasının uygulanmasını sağlamak için öngörülen 6 yıllık mecburi hizmet ve

nakil yasağı dışında, kanunla öngörülmüş başka araçlar zaten bulunmaktadır.

Öncelikle, polis eğitim merkezinden mezun olarak polis olarak atanan bir kişi,

bir başka kuruma geçmek isterse, geçiş için Emniyet Genel Müdürlüğü'nün

muvafakatı gereklidir (657 s.K. m.74). Eğer o personele, personel politikasının

uygulanması için ihtiyaç varsa, muvafakat verilmez. İdare kendi ihtiyacını

gözeterek muvafakat verebilir veya vermeyebilir, bu şekilde personel

politikasının uygulanmasını ve güvenlik hizmetlerinin aksamamasını

sağlayabilir.

İkinci olarak, yine 3201 sayılı Kanun'un Ek m. 24, beşinci fıkrada 'Bu süre zarfında memuriyetten çekilen, çekilmiş sayılan, ' mecburi hizmet sürelerinin kalan her yılı için, kendilerine yapılmış olan öğretim masraflarını tazminat olarak ödemek zorundadırlar'. Hükmü getirilerek, istifa eden polis için, 657 sayılı Kanun m.97'de getirilen bekleme süreleri dışında tazminat yükümlülüğü getirilmiştir. İdarenin elinde bu şekilde, araçlar bulunurken, bunların dışında ayrıca 6 yıl süre ile başka bir kuruma geçiş yasağı getirilmesi, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesi ve bu kapsamda ölçülülük ilkesi ile bağdaşmamaktadır.

Bu bağlamda, iptali istenilen kuralda öngörülen 6 yıllık mecburi hizmet ve dolayısıyla nakil yasağı süresinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Polis Akademisi ve polis meslek yüksekokulu öğrencilerinin mecburi hizmet yükümlülüğünü düzenleyen 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu'nun 15. maddesinin onuncu ve onbirinci fıkraları şu şekildedir: 'Fakülte, enstitü ve polis meslek yüksek okullarında lisans, lisans üstü veya ön lisans eğitimi yapanlar (yabancı uyruklular hariç) her öğretim yılı karşılığında iki yıl süreyle mecburi hizmetle yükümlüdürler.

Bunlardan mezun olup olmadığına bakılmaksızın mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde, istifa edenler veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler ya da sağlık sebebi hariç, başka herhangi bir sebeple ayrılanlar, yükümlülük sürelerinin eksik kısmı ile orantılı olarak kendilerine yapılmış olan öğretim masraflarının dört katını tazminat olarak ödemek zorundadırlar.'

Görüldüğü gibi, Polis Akademisi ve polis meslek yüksekokulu öğrencileri için, mecburi hizmet öngörülürken, nakil yasağı öngörülmemiştir. Keza mecburi hizmet süresi de, 'her öğretim yılı karşılığında iki yıl' süre ile sınırlandırılmıştır. Oysa polis eğitim merkezinde 6 ay eğitim gören ve polis olarak atanan kişi için 6 yıllık mecburi hizmet süresi öngörülmüştür. Bu durum, Anayasa'nın 2. maddesi gereğince açıkça ölçülülük ilkesine aykırıdır.

Anayasamızın 5. maddesine göre Devletin temel amaç ve görevleri arasında, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak ta, yer almaktadır. Keza 17. maddeye göre de herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Sosyal devletin temel görevlerinden biri olan eğitim ve öğrenim hak ve ödevinin muhatabı olan birey, mesleki bilgilerini yerine getirirken maddi ve manevi varlığını geliştireceğinde kuşku bulunmamaktadır.

Bireyin anayasal sorumluluğunu yerine getireceği alanın, onun mesleki bilgi ve tecrübesini aktaracağı, beceri ve kişiliğini, huzur ve mutluluğu en çok elde edeceği yerde olması yönünde fırsat eşitliği ilkesi ile yardımcı olmak devletin temel amaç ve görevleri arasındadır.

Kişiyi istemediği, gelişimini engelleyecek alanda tutmakta ısrarcı olmak ve 6 aylık bir kurs eğitimi ile girilen mesleğin, bireyin daha önce edindiği 4 yıllık üniversite eğitimiyle edinilmiş formasyonuna uygun mesleki alanına geçme isteğinin önüne 6 yıl gibi orantısız, hakkaniyetsiz, adil olmayan engeller koymak sosyal hukuk devleti ilkesi ile de bağdaşmayacaktır.

Devletin bireyin gelişimine yaptığı katkı karşılığı bazı mesleklerin gerekleri ve ülke ihtiyaçları nedeniyle kendisinden mesleğe mecburi hizmet katkısının beklenmesi Anayasal ödev kapsamında doğal kabul edilebilmekte, meslekten ayrılmak hakkını kullanmak isteyenlere de yukarıda anlatıldığı gibi ölçülü kolaylıklar getirilmekte olduğu görülmektedir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, 3201 sayılı Kanun'un Ek madde 24'ün beşinci fıkrasının bireyin temel hak ve ödevlerinden olan varlığını koruma ve geliştirme hakkına ölçüsüzce getirilmiş bu sosyal engelin, Anayasa'nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

KARŞIOY GEREKÇESİ

İtiraz konusu kuralla dört yıllık yüksek öğretim kurumlarından mezun olduktan sonra, polis eğitim merkezlerinde altı aylık eğitimi tamamlayarak aday polis memuru olarak atananların, atanma tarihinden itibaren altı yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla atanamayacakları öngörülmektedir.

Anayasa Mahkemesi'nin bir çok kararında belirtildiği gibi, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Yasaların kamu yararı amacıyla çıkarılması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir.

Bir yasa kuralının, adalete ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü için, ulaşmak istediği amaçla kişilere getirdiği yükümlülük arasında makûl bir denge kurabilmesi, başka bir anlatımla ölçülü olması gerekir.

İtiraz konusu kuralın gerekçesinde, 'Kanunda yer verilen mecburi hizmet yükümlülüğü ile bu şekilde atanan polis adaylarının 6 yıl Emniyet Teşkilatına hizmet vermesi, oluşturulan personel politikalarının uygulanarak, vatandaşa sunulan güvenlik hizmetlerinin etkin ve süratli bir şekilde yerine getirilmesi hedeflenmektedir' denilerek, getiriliş amacı açıklanmıştır. Bu amaç doğrultusunda itiraz konusu kuralla dört yıllık yüksek öğretimden sonra altı aylık meslek eğitimiyle polis memurluğuna alınan kişilerin, altı yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla geçmeleri yasaklanmıştır. Ancak, altı aylık bir eğitim karşılığında, öngörülen altı yıllık mecburi hizmet süresi çok uzun olup ölçülü değildir.

Statü hukukunun geçerli olduğu kamu görevine, kişilerin önceden

koşullarını bilerek ve kabul ederek girdikleri ileri sürülebilirse de bu durum,

idarenin tek taraflı iradesiyle kamu gücüne dayanarak belirlediği kuralların,

adalet ve hakkaniyet ölçütlerine aykırılığının gerekçesini oluşturamaz.

Kişiler, ağır yaşam koşulları içinde seçeneksiz kaldıkları için de bazı

görevlerde çalışmak zorunda kalabilirler. Bu durumlarının, onların aleyhine

sonuç verecek ölçüsüz düzenlemelere yol açmamasını sağlamak ise, Anayasa'nın 5.

maddesi uyarınca devlete ait olan öncelikli bir görevdir. Ayrıca, kişilerin

istediği alanlarda çalışmalarına ölçüsüz bir engelleme getiren kural, herkesin,

yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğunu

belirten Anayasa'nın 17. maddesine de aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Üye

Erdal

TERCAN

KARŞIOY GEREKÇESİ

3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'na 26.4.2005 günlü, 5336 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile eklenen Ek Madde 24'ün beşinci fıkrasının itiraz konusu ikinci tümcesinde 'Bu şekilde atananlar, atanma tarihinden itibaren altı yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla atanamazlar' denilmektedir.

Ek Madde 24 de en az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanların diğer koşulların da gerçekleşmesi halinde altı aydan az olmamak üzere polis meslek eğitimine alınacakları, eğitimlerini başarı ile tamamlayanların Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına aday polis memuru olarak atanacakları, bu şekilde atananların, atanma tarihinden itibaren altı yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla atanamayacakları öngörülmektedir.

Anayasa'nın 5. maddesinde 'Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır' denilerek, Devletin temel amaç ve görevleri belirlenmiştir.

İtiraz konusu kural, aday polis memuru olarak atananları 6 yıl boyunca Emniyet Teşkilatı bünyesinde görev yapmak zorunda bırakmakta ve başka bir kamu kurumuna eğitim gördükleri alanda çalışmak üzere nakil yoluyla geçmelerinin önünü kapatmaktadır.

Polis memurluğundan istifa ederek eğitim gördükleri alanla ilgili göreve geçmek istemeleri halinde ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 97. maddesinde yer alan ve istifa eden memurların yeni bir göreve atanabilmek için beklemek zorunda oldukları süreler karşılarına engel olarak çıkmakta ve bu nedenle istifa yoluyla başka bir kamu görevine geçebilmeleri de söz konusu olamamaktadır.

Kişilerin, eğitimini gördüğü alanda çalışmak istemeleri onların en doğal hakları olup, maddi ve manevi varlıklarını geliştirmeleri ile de yakından ilgilidir. Anayasa uyarınca, Devlet, kişilerin maddi ve manevi varlıklarını geliştirmelerinin önünü açmak, refah, huzur ve mutluluklarını sağlamak ve bunları önleyen engelleri kaldırmakla görevlidir.

Söz konusu kural ise kişilerin maddi ve manevi varlıklarını geliştirmelerine, huzurlu ve mutlu olmalarına engel niteliktedir ve bu haliyle Anayasaya ile bağdaşmamaktadır.

Öte yandan, kişilerin eğitimini gördükleri alanda istihdam edilmelerinin sağlayacağı kamu yararının da göz ardı edilememesi gerekir.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 5. maddesine aykırıdır.

İptali gerekir.

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

AYRIŞIK OY

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 4.6.1937 günlü, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'na 26.4.2005 günlü, 5336 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile eklenen Ek Madde 24'ün beşinci fıkrasının 'Bu şekilde atananlar, atanma tarihinden itibaren altı yıl süreyle başka kurumlara nakil yoluyla atanamazlar.' biçimindeki ikinci tümcesinin iptalini istemektedir.

Anayasa'nın 5. maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleri belirlenirken, Devlete, kişilerin refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insana maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak görevi verilmiştir.

Anayasa'nın 13. maddesinde, 'Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.' kuralı yer almaktadır.

Anayasa Mahkemesi'nin pek çok kararında belirtildiği gibi çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlükleri büyük ölçüde kısıtlayan veya kullanılamaz hale getiren sınırlamalar hakkın özüne dokunur. Temel hak ve özgürlükler ancak Anayasa'nın ilgili maddelerinde öngörülen nedenlerle ve demokratik toplum düzeninin sürekliliği için zorunlu olduğu ölçüde sınırlandırılabilir.

Anayasa'nın 'Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı' başlıklı 17. maddesinde ise, 'Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.' denilmektedir. Buna göre kişinin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı, vazgeçilmez temel haklar arasında sayılmaktadır.

Anayasa'nın 70. maddesinde de, 'her Türk'ün kamu hizmetine girme hakkına sahip olduğu, hizmete alınmada görevin getirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemeyeceği belirtilmektedir. Bu madde de 'görevin gerektirdiği nitelikler' ile kamu hizmetine girme hakkı için özel bir sınırlama nedeni olarak görülmektedir. Bununla kişilerin daha önce girdikleri ve çalışmakta oldukları kamu görevinin nitelikleri değil, girilecek kamu hizmetinin gerektirdiği özelliklerin amaçlandığı açıktır.

İtiraz konusu kuralla, dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olduktan sonra polis eğitim merkezlerinde aldıkları en az altı aylık meslek eğitimini takiben polis memuru olarak atanan kişilerin altı yıl boyunca Emniyet Teşkilatı bünyesinde görev yapmak zorunda oldukları, bu kişilerin bu süre içinde başka herhangi bir kamu görevine naklen atanmayacakları öngörülmektedir. Bu kural ile kişinin yükseköğrenim gördüğü alanla ilgili bir kamu görevine, açılan sınavda başarılı olsa bile girmesi ve bu görevi yapabilmesi engellenmektedir. Bunun kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ile yakından ilgili olduğu kuşkusuzdur.

Öte yandan, yükseköğretimi takiben altı aylık meslek eğitimiyle polis memurluğu görevine atanan kişilerin, altı yıl boyunca başka kurumlara naklen geçmesinin yasaklanması Anayasa'nın 13. maddesinde yazılı 'ölçülülük ilkesine'de aykırılık bulunmaktadır.

Bütün bu açıklamaların sonucunda açık ve yalın bir anlatımla şunu söyleyebiliriz; Anayasa Mahkemesi çoğunluk görüşü ile bir insanın mesleğini yapabilmesini engellemektedir. Bu kararla Anayasa Mahkemesi'nin temel hak özgürlükleri koruma görevi göz ardı edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 5., 13., 17. ve 70. maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluğun kararına karşıyım.

Üye

Mehmet

ERTEN

YÖNTEMDE AYRIŞIK OY

Anayasa'nın 152. maddesinde bir davaya bakmakta olan mahkemenin uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karara kadar davayı geri bırakacağı açıklanmıştır.

2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesinin dördüncü fıkrasında da mahkemenin yetkisiz olduğu başvurmaların reddine karar verileceği öngörülmüştür.

Başvuruda bulunan Bursa 1. İdare Mahkemesinin gördüğü dava Mersin Orman Bölge Müdürlüğü'ne geçiş yapmak isteyen davacıya muvafakat verilmemesi sonucunu doğuran Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptaline ilişkindir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinde, dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer mahkemesinin davada yetkili olduğu kurala bağlanmıştır. Usulün 33. maddesinde de kamu görevlileriyle ilgili olarak genel yetkiye yönelik ayrı ilkeler geliştirilmiştir. İlgililerin son veya görevli bulunduğu yer idare mahkemesine yetki veren bu ayrık durumlar atama ve nakiller, göreve son verme, görevden uzaklaştırma, disiplin cezaları ve özlük haklarıyla sınırlıdır. Başka bir idareye geçme olanağı veren izin ise bunlardan hiçbirine girmediğinden, uyuşmazlık Ankara İdare Mahkemesi'nin görev alanı içindedir.

Bu durumda Bursa 1. İdare Mahkemesi'nin bakacağı bir davanın varlığından söz edilemeyeceğinden, başvurunun mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekmektedir. İşin esasına geçilmesine ilişkin 24.03.2010 tarihli karara bu nedenle karşıyım.

Üye

Fettah

OTO

KARŞI OY YAZISI

3201 sayılı Kanun'un Ek 24. maddesinin 5. fıkrası, bu maddeye göre

atanan polis memurlarının atanma tarihinden itibaren altı yıl süreyle başka

kurumlara nakil yoluyla atanamayacaklarını öngörmektedir. En az dört yıllık

yüksek öğretim kurumlarından veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki

yüksek öğretim kurumlarından mezun olduktan sonra yukarıda belirtilen madde

çerçevesinde polis memuru olarak atanan bir kişi altı yıl boyunca bu görevi

yapmak zorunda kalacak, yüksek öğrenim gördüğü alanda görev yapmak istemesi

durumunda başka bir kamu kurumuna muvafakat yoluyla naklen atanamayacaktır. Öte

yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 97. maddesindeki devlet

memurluğundan çekilenlerin altı ay süresince tekrar devlet memurluğuna

alınmayacaklarını belirten düzenlemeyi de düşünürsek, bu kimselerin istifa

ederek bir başka kamu kurumunda görev alabilmeleri mümkün olmayacaktır.

Dolayısıyla, söz konusu maddenin ilgili fıkrası gereğince atanan bir polis

memurunun atanma tarihinden itibaren altı yıl boyunca yüksek öğrenim gördüğü

alanda bir başka kamu kurumunda çalışması engellenmiş olmaktadır. Önümüzdeki

somut olayda, ilgili kişi KPSS sınavında başarılı olarak yüksek öğrenim gördüğü

alanla ilgili bir kuruma yerleştirilme hakkını kazanmıştır.

Bireylerin geçimlerini temin edebilmek için yüksek öğrenim

gördükleri alandan farklı bir sahada çalışması yaygın karşılaşılan bir

durumdur. Hayatın bir evresinde, şartların zorlamasıyla yapılan bir tercihin

bireyin hayatının sonraki kısımlarında sahip olduğu hakları kullanmasını

sınırlaması kabul edilemez. Kişinin başarılı olduğu bir sınav sonucunda

yüksek öğretim gördüğü alanla ilgili bir işte ve kurumda çalışmasının

engellenmesi Anayasa'nın 5. maddesine aykırıdır. Bu madde, devletin temel

amaç ve görevleri arasında, 'insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için

gerekli şartları hazırlamaya çalışmayı' da saymıştır. Buna ek olarak,

Anayasa'nın 17. maddesinin 1'inci fıkrasına göre, 'Herkes, yaşama, maddi

ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.' Bu iki maddeyi

birlikte okuduğumuzda, kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına

sahip olduğunu, devletin kişinin bu hakkının gelişmesine olanak sağlayacak

tedbirler almakla yükümlü tutulduğunu görmekteyiz. Açıktır ki, kişinin eğitimini

aldığı bir alanda çalışması onun maddi ve manevi kişiliğinin gelişmesine katkı

yapar. Bireylerin eğitim gördüğü alanda çalışma hakkının makul sayılamayacak

bir süre boyunca engellenmesi Anayasa'nın 5. ve 17 maddelerinin ihlal edildiği

sonucunu doğurmaktadır.

Anayasa'nın 48. maddesinde herkesin 'dilediği alanda çalışma' hürriyetine sahip olduğu belirtilmektedir. Olayımızda, bu hürriyetin ölçüsüz bir şekilde sınırlandırıldığını söyleyebiliriz. Dilediği alanda çalışma hürriyeti, çalışılan işin bireyin özgürce tercih ettiği bir iş olması durumunda, kendisinin ve ailesinin yaşamlarını sürdürmelerine ve geliştirmelerine, şartların zorlamasıyla seçmek zorunda kaldığı bir işte çalışmasına göre daha fazla katkı sağlayacaktır.

Anayasa'nın 70. maddesinde de, 'Her Türk, kamu hizmetlerine girme

hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka

hiçbir ayırım gözetilemez', hükmüne yer verilmiştir. Kamu hizmetine girme hakkı

için özel sınırlama sebebi olarak öngörülen 'görevin gerektirdiği nitelikler

kavramı' ile girilecek kamu hizmetinin gerektirdiği özellikler

kastedilmektedir. Kişilerin daha önce girdikleri ve çalışmakta oldukları kamu

görevinin nitelikleri bu kapsamda değerlendirilemez. 3201 sayılı Kanun'un Ek 24.

maddesi uyarınca atanan polis memurlarının bir başka kamu hizmetine girmeleri

konusunda getirilen ve girilecek kamu hizmetinin gerektirdiği özelliklerden

kaynaklanmayan kısıtlamalar Anayasa'nın 70. maddesinde güvence altına alınan

kamu hizmetine girme hakkının Anayasa'nın 13. maddesine aykırı olarak

sınırlandırılmasına yol açmaktadır. Anayasa'nın 13. maddesinde, temel hak ve

özgürlüklerin özlerine dokunulmaksızın ölçülülük ilkesine uygun şekilde,

yasayla sınırlandırılabileceği belirtilmektedir. Ölçülülük ilkesi sınırlamada

başvurulan aracın sınırlama amacını gerçekleştirmeye elverişli olmasını; bu

aracın sınırlama amacı açısından gerekli olmasını ve araçla amacın ölçüsüz bir

oran içinde bulunmamasını ifade eder. Burada kısıtlama için kullanılan araçla

amaç arasında hak ve özgürlüğü en az sınırlayacak dengeli bir orantı veya makul

bir oran aranmaktadır. Somut olayda, kişinin girmek istediği görevin (orman

mühendisliği), niteliklerinden kaynaklanan bir sınırlama yoktur, sadece kişinin

sürdürmekte olduğu görevden (polis memurluğu) kaynaklanan bir mecburi hizmet

yükümlülüğü nedeniyle kamu hizmetine girme hakkının sınırlandırılması söz

konusudur. İlgili kişinin, yüksek öğrenim gördüğü alanda ve üstelik açılan

sınavda başarılı olarak girmeye hak kazandığı bir kamu görevini yapabilmesinin

ölçüsüz olarak sınırlandırılması söz konusudur.

Emniyet Teşkilatı'nın ihtiyacının karşılanması amacına dönük

olarak dört yıllık üniversite mezunları altı aylık bir eğitimle polis memuru

olarak atanabilmektedirler. Altı aylık bir eğitimin karşılığı olarak altı

yıllık bir mecburi hizmetin söz konusu olması ölçülü bir düzenleme değildir.

Türkiye'deki işsizlik sorununu dikkate alırsak Emniyet Teşkilatı'nın polis

memuru bulmakta çok zorlanmayacağı açıktır. Emniyet Teşkilatı açısından sorunun

eğitim verdiği görevlileri Teşkilat içinde tutmaktan kaynaklandığı

söylenebilir. Bu amacı gerçekleştirmek için uzunca bir süreyi mecburi hizmet

olarak tanımlamak, moral ve motivasyon bakımından ilgili kişiler açısından

olumsuz bir durum yaratmaktadır. Bu durum da toplum için hayati bir öneme haiz

olan güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesinde olumsuzluklara yol açma riski

taşımaktadır. Yüksek öğretim aldığı alanda çalışma imkânı varken, istemediği

bir işte çalışmak zorunda kalan kişinin hem kendisi, hem çevresi, hem de

yaptığı hizmetten yararlananlar açısından huzur içinde görevini yerine

getirmesi zordur.

Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı'nın (GGASŞ) 1. maddesinin 2. fıkrası Türkiye'nin de dâhil olduğu taraf devletlere 'Çalışanların özgürce edindikleri bir işle yaşamlarını sağlama haklarını etkin biçimde koruma' yükümlülüğünü getirmiştir. İtiraz konusu olan ibare, GGASŞ'nin bu maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Zira olayımızda kişinin özgürce edindiği bir işle (olayımızda orman mühendisliği) yaşamını sağlama hakkını devlet etkin biçimde korumamaktadır. Tam tersine, kişinin bu hakkını kullanmasını uzunca bir süre engellemektedir.

Aynı şekilde Türkiye'nin 2003'de onayladığı BM Ekonomik, Sosyal ve

Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 6.maddesinde, 'Çalışma hakkı,

herkesin kendi seçtiği ve girdiği bir işte çalışarak geçimini sağlama imkânına

ulaşma hakkını da içerir' düzenlemesi yer almaktadır. Birleşmiş Milletler

Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi'nin Çalışma Hakkı başlığını

taşıyan 18 No'lu Genel Yorumunda bu maddenin, 'bir işi yapmaya zorlanmamanın

yanı sıra işten adil olmayacak şekilde yoksun bırakılmamayı da' içerdiği

belirtilmiştir(http://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/Books/khuku/calisma_hakki/calisma_hakki.pdf,

erişim tarihi 27.12.2011). Somut olayda da, kişinin şekilde çalışmak istediği

işten yoksun bırakıldığını görmekteyiz.

Bütün bu gerekçelerden hareketle itiraz konusu düzenlemenin Anayasa'nın 5., 13., 17., 48., 70. ve 90. maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluğa katılmıyorum.

Üye

Şevket

APALAK

Üye

Engin

YILDIRIM

Anayasa Mahkemesi, E. 2010/25, K. 2011/136, 12 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Kılıç
  9. Kaleli
  10. Kantarcıoğlu
  11. Erten
  12. Oto
  13. Özgüldür
  14. Kömürcü
  15. Altan
  16. Üstün
  17. Yıldırım
  18. Necipoğlu
  19. Karşıoy Yazısı
  20. Dursun
  21. Tercan
  22. Karşıoy
  23. Karşıoy Gerekçesi
  24. Kaleli
  25. Tercan
  26. Karşıoy Gerekçesi
  27. Kantarcıoğlu
  28. Ayrışık Oy
  29. Erten
  30. Yöntemde Ayrışık Oy
  31. Oto
  32. Karşı Oy Yazısı
  33. Apalak
  34. Yıldırım
  35. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2010/25
Karar No
2011/136
Tarih
12 Ekim 2011

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2010/51 K.2011/137
  • AYM Norm Denetimi E.2010/71 K.2011/143
  • AYM Norm Denetimi E.2011/55 K.2011/146
  • AYM Norm Denetimi E.2010/108 K.2011/144
  • AYM Norm Denetimi E.2010/28 K.2011/139
  • AYM Norm Denetimi E.2010/55 K.2011/140

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.