KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2012
- Esas Sayısı
- 2010/57
- Karar Sayısı
- 2012/14
- Karar Günü
- 26.1.2012
- R.G. Tarih-Sayı
- 26.06.2012-28335
- İptal davasını açan
- Anamuhalefet (Cumhuriyet Halk) Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubu adına Grup
Karar Metni
2.553 kelime·13 dk okuma·17 bölüm
Başkanvekilleri Kemal ANADOL, M. Akif HAMZAÇEBİ ve Muharrem İNCE
İPTAL DAVASININ KONUSU
15.4.2010 günlü, 5981 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;
1) 1. maddesiyle 28.3.1983 günlü ve 2809 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 119 ve Ek Madde 124'ün,
2) Geçici 1. maddesinin,
Anayasa'nın 2., 35., 46. ve 130. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri ve yürürlüklerinin durdurulması istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Yasa Kuralları
15.4.2010 günlü, 5981 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un iptali istenen maddeleri şöyledir:
'EK MADDE 119- İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet Han, Sinan Ağa Bin Abdurrahman, Nurbanu Valide Sultan, Hatice Sultan ve Hacı Abdülaziz Ağa Mazbut Vakıfları adına Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.
Bu Üniversite, Rektörlüğe bağlı olarak;
a) Mühendislik-Mimarlık Fakültesinden,
b) Edebiyat Fakültesinden,
c) Güzel Sanatlar Fakültesinden,
ç) Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulundan,
d) Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsünden,
e) Sosyal Bilimler Enstitüsünden,
f) Güzel Sanatlar Enstitüsünden,
g) Medeniyetler İttifakı Enstitüsünden,
oluşur.'
'EK MADDE 124- İstanbul'da Bezm-i Âlem Valide Sultan, Silahtar Abdullah Ağa ve Abdülhamit Sani mazbut vakıfları adına Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip Bezm-i Âlem Vakıf Üniversitesi adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.
Bu Üniversite, Rektörlüğe bağlı olarak;
a) Tıp Fakültesinden,
b) Diş Hekimliği Fakültesinden,
c) Eczacılık Fakültesinden,
ç) Sağlık Bilimleri Fakültesinden,
d) Eğitim Fakültesinden,
e) Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulundan,
f) Sağlık Bilimleri Enstitüsünden,
g) Adli Bilimler Enstitüsünden,
ğ) Eğitim Bilimleri Enstitüsünden,
oluşur.'
'GEÇİCİ MADDE 1- Bezm-i Âlem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi faaliyetlerini, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç altıncı ayın sonuna kadar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki statüsü ile devam ettirir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Vakıflar Genel Müdürlüğünün kadrosunda olup söz konusu Hastanede çalışan personelin statüsü, en geç birinci fıkradaki sürenin sonuna kadar korunur. Bunlardan;
a) Akademik unvana sahip olanlar ile tıpta uzmanlık öğrenimi görenlerin, talepleri halinde birinci fıkrada belirtilen sürenin sonuna kadar ilgili mevzuat hükümlerine göre söz konusu Üniversiteye ataması yapılabilir.
b) Tıpta uzmanlık öğrencisi olmayan ve akademik unvana sahip bulunmayan diğer personel, talepleri halinde birinci fıkrada belirtilen sürenin sonuna kadar, söz konusu Üniversite ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre sözleşme imzalayarak istihdam edilebilir.
c) Sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri ile yardımcı hizmetler sınıfındaki personel, söz konusu Üniversitede istihdam edilmek istemedikleri ya da ataması yapılarak veya sözleşme imzalanarak anılan Üniversitede istihdam edilmedikleri takdirde, kazanılmış hak aylık derecelerine uygun olarak Sağlık Bakanlığına, diğer personel ise Vakıflar Genel Müdürlüğünce merkez ve taşra teşkilatında ihtiyaç bulunan birimlere naklen atanırlar.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 190 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait bölümünde
yer alan ve söz konusu Hastaneye tahsis edilmiş kadrolarda bulunan personelden,
söz konusu Üniversitede çalışmak isteyenlere ait kadrolar ile boş bulunan
kadrolar ve Baştabip, Baştabip Yardımcısı, Klinik Şefi, Klinik Şef Yardımcısı,
Hastane Müdürü, Hastane Müdür Yardımcısı, Sivil Savunma Uzmanı ve Saymanlık
Müdürü kadroları, birinci fıkrada belirtilen sürenin sonunda iptal edilerek
kadro cetvellerinden çıkarılmış sayılır. Bu tarihten itibaren, ikinci fıkranın
(a) ve (b) bentleri saklı kalmak kaydıyla, bu fıkrada unvanları sayılan personel,
en geç bir ay içinde kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadrolara atanmak
üzere; dolu kadrolarda bulunan sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri
ile yardımcı hizmetler sınıfındaki personel ise bulundukları kadroları ile
birlikte Sağlık Bakanlığına devredilir. Devredilen kadrolar 190 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Sağlık Bakanlığına ait bölümüne
eklenmiş sayılır.
Üçüncü fıkrada unvanları sayılan personel, kadrolarının iptal
edildiği tarih ile atama işlemleri yapılıncaya kadar geçen sürede durumlarına
uygun işlerde görevlendirilirler. Bu süre içerisinde ilgililer, 5737 sayılı
Vakıflar Kanununun 67 nci maddesinin son fıkrasında öngörülen fazla çalışma
ücreti ve 5737 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan
ödeme ile nöbet ücreti hariç olmak üzere, eski kadrolarına bağlı olarak en son
ayda almakta oldukları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlarıyla
diğer mali haklarından ve görevlendirildikleri yerlerdeki fiilen görev
yaptıkları emsali kadroya ilişkin döner sermaye ödemesinden yararlanır. Bu
personelin Vakıflar Genel Müdürlüğündeki önceki kadrolarına bağlı olarak, 5737
sayılı Kanunun 67 nci maddesinin son fıkrasında öngörülen fazla çalışma ücreti
ve 5737 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ödeme ile
nöbet ücreti hariç olmak üzere, en son ayda almakta oldukları aylık, ek
gösterge, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali hakları toplam net
tutarının, atandıkları yeni kadroların, nöbet ücreti ve döner sermayeden
yapılan ek ödeme hariç olmak üzere, aylık, ek gösterge, her türlü zam ve
tazminatlar ile diğer her türlü mali hakları toplam net tutarından fazla olması
halinde, aradaki fark tutarı, atandıkları kadrolarda kaldıkları sürece,
farklılık giderilinceye kadar herhangi bir vergi ve kesintiye tabi
tutulmaksızın ayrıca tazminat olarak ödenir.
Bu maddenin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulama esaslarını belirlemeye Başbakanlık yetkilidir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde Anayasa'nın 2., 35., 46. ve 130. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ ve Engin YILDIRIM'ın katılımlarıyla 1.7.2010 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında;
1- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,
2- Yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A) 5981 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 2809 sayılı Kanun'a ilave edilen Ek 119. ve Ek 124. Maddelerin İncelenmesi
a) Kuralların Anlam ve Kapsamı
İptali istenen kurallarla 2809 sayılı Kanun'a ilave edilen Ek Madde 119 ile Fatih Sultan Mehmet Han, Sinan Ağa Bin Abdurrahman, Nurbanu Valide Sultan, Hatice Sultan ve Hacı Abdülaziz Ağa mazbut vakıfları adına Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Ek Madde 124 ile de Bezm-i Âlem Valide Sultan, Silahtar Abdullah Ağa ve Abdülhamit Sani mazbut vakıfları adına Bezm-i Âlem Vakıf Üniversitesi kurulmuştur.
Mazbut vakıfların, fiilî ve hukukî sebeplerle devletin el
koyduğu, idaresi bir makama ya da vakfedenlerin ferilerinden başkalarına
bırakıldığı, fiilen hayrî bir hizmeti kalmadığı için Vakıflar Genel
Müdürlüğü'nün vesayeti altına alınan özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişiler
oldukları anlaşılmaktadır. Bu vakıfların temsil ve idareleri hukuki
statülerinin korunarak yaşatılmaları amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne
bırakılmıştır. Kendine özgü bu vesayet ilişkisi, mazbut vakıfların hukukî
statülerinde bir değişikliğe sebebiyet vermediği gibi, vakıf malvarlığının kamu
malı hâline dönüşmesi sonucunu da doğurmamaktadır. Nitekim Anayasa
Mahkemesi'nin, benzer durumlara ilişkin daha önce verdiği kararlarında, vakıf
mallarının vakıf özel mülkiyetinde olduğu vurgulanmış ve Vakıflar Kanunu'nun
düzenlediği bütün eski vakıfların malları için bu durumun geçerli olduğu
belirtilmiştir. (30.1.1969 günlü, E.1967/47, K.1969/9 ve 4.12.1969 günlü,
E.1969/35, K.1969/70 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararları)
Bezm-i Âlem ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversiteleri'nin
kurulmasına dair dava konusu kurallar yasalaşmadan önce kurucu mazbut vakıflar
yönünden yerine getirilmesi gereken idari prosedür tamamlanmıştır. Bu kapsamda
mazbut vakıfların temsil ve idaresini vesayeten yürüten ve bu vakıflar adına
irade açıklayabilecek tek organ olan Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün istemiyle
kurumun en üst karar organı olan Vakıflar Meclisi, kurucu mazbut vakıfların
vakfiyelerinde yer alan eğitim ve hayır şartlarının 'Her seviyede
eğitim ve öğretim (İlköğretim, Kolej, Meslek Lisesi, Meslek Yüksekokulu,
Yüksekokul, Fakülte, Üniversite, Enstitü) kurumu kurmak ve işletmek' şeklinde
değiştirilmesine, ardından da Bezm-i Âlem ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf
Üniversitelerinin kurulmasına karar vermiştir.
b) Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- Anayasa'nın 2. ve 130. Maddeleri Yönünden İnceleme
Dava dilekçesinde; iptali istenen kurallar ile Vakıflar
Genel Müdürlüğü tarafından bir kısım mazbut vakıflar adına Bezm-i Âlem ve
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversiteleri'nin kurulmasının öngörüldüğü,
kurucu mazbut vakıfların esasen yoksullara ve düşkünlere yardım gibi
sosyal amaçlarla kurulduğu, dolayısıyla anılan vakıfların vakfiyelerindeki
hayır şartları arasında üniversite kurma amacı bulunmadığı gibi hayır şartları
fiilen ve hukuken imkânsız hâle gelmeden değiştirildiği, statüsü ve malvarlığı
itibariyle özel hukuk hükümlerine tabi mazbut vakıfların malvarlığı ile kamu
hukuku tüzel kişisi olan üniversitelerin kurulamaması gerektiği belirtilerek,
kuralların Anayasa'nın 2. ve 130. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, her
türlü işlem ve eylemleri hukuka uygun, her alanda adaletli bir hukuk düzeni
kurmayı amaçlayan ve bunu geliştirerek sürdüren, hukuku tüm devlet organlarına
egemen kılan, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, insan haklarına
dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren devlettir. Sosyal hukuk
devleti ise kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence
altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge
kurabilen, millî gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için gereken
önlemleri alan, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve
toplumsal dengeleri gözeten devlettir.
Anayasa'nın 130. maddesinin birinci fıkrasında amacı ve
işlevi belirlenen üniversitelerin taşıması gereken nitelikler; değişik
birimlerden oluşmak, kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip olmak,
devlet tarafından ve yasayla kurulmak şeklinde belirtilmiş, ikinci fıkrasında,
kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı
ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tâbi yükseköğretim
kurumlarının kurulabileceği öngörülmüştür. Anayasa'nın 130. maddesinin son
fıkrasında ise vakıflar tarafından kurulacak yükseköğretim kurumlarının mali ve
idari konuları dışındaki akademik çalışmalarıyla öğretim elemanlarının
sağlanması ve güvenlik yönlerinden, devlet eliyle kurulan yükseköğretim
kurumları için Anayasa'da belirtilen hükümlere tabi olduğu belirtilmektedir.
Anayasa'nın 130. maddesinin ikinci fıkrası, hangi tür vakıfların
üniversite kurma ehliyetini haiz olacakları yolunda bir ayrım getirmemiştir. Bu
durumda Anayasal ve yasal şartları taşıdıkları takdirde diğer vakıflar gibi
mazbut vakıfların da yükseköğretim kurumu kurmalarının önünde hukuki bir engel
bulunmamaktadır. Bu bağlamda 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 14. maddesi
uyarınca mazbut vakıfların vakfiyelerindeki hayır şartlarının, çağın
gereklerine uygun hâle getirilerek güncellenmesi, Devlet'in mazbut vakıfları
yaşatma sorumluluğu nedeniyle hukuk devleti ilkesine aykırı olmadığı gibi, bu
vakıfların eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarının sağlanması
sebebiyle sosyal devlet ilkesinin de bir gereğidir.
Dava dilekçesinde; Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün mazbut vakıfların
malvarlığı üzerindeki tasarruflarının, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4734
sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi olması nedeniyle işlemlerinin denetimi mümkün
iken, mazbut vakıfların, vakıf üniversitelerine tahsis olunan malları ile
ilgili tasarruf yetkisinin, denetimi etkisiz kılacak şekilde üniversitelerin
mütevelli heyetine bırakıldığı ileri sürülmekte ise de, 2547 sayılı
Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 18. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları
uyarınca yardım alan vakıf yükseköğretim kurumları her yıl Nisan ayı sonuna
kadar bir önceki yılın gelir ve giderlerini Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim
Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu'na göndermek zorunda olduklarından üçlü bir
denetime tabidirler. Ayrıca Maliye Bakanlığı, denetime esas olmak üzere vakıf
yükseköğretim kurumlarından her türlü belge ve bilgiyi istemeye ve gerektiğinde
merkez denetim elemanları vasıtasıyla denetim ve inceleme yaptırmaya da
yetkilidir.
Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kurallar Anayasa'nın 2. ve 130. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
2- Anayasa'nın 35. ve 46. Maddeleri Yönünden İnceleme
Dava dilekçesinde; mülkiyeti devlete ait olmayan ve başka amaçlara özgülenmiş vakıf mallarının gelirleriyle vakıf üniversitesi kurulmasının Anayasa'nın 35. maddesine açıkça aykırı olduğu, ayrıca iptali istenilen kurallar ile mazbut vakıflara ait olup da vakıf üniversitelerine tahsis olunan malların, bu üniversitelerin eğitim-öğretim görevini yerine getirememeleri hâlinde bedelsiz olarak başka bir devlet üniversitesine devrine sebebiyet verildiği belirtilerek, kuralların Anayasa'nın 35. ve 46. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 35. maddesinde 'Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.' biçimindeki hükme yer verilerek, mülkiyet hakkı, miras hakkıyla birlikte bir temel hak olarak güvence altına alınmıştır. Mülkiyet hakkı, kişiye başkasının hakkına zarar vermemek ve kanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf olanağı veren bir haktır. Devlet mülkiyet hakkına ancak kamu yararı amacıyla ve kanuna uygun olarak müdahale edebilir.
Mazbut vakıfların bir kısım malvarlıklarının yalnızca intifa hakları vakıf üniversitelerine intikal etmektedir. Vakıf üniversitelerinin bu hakları, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre tüzel kişiler olarak varlıklarını ve eğitim hizmetlerini sürdürdükleri müddetçe kullanabilecekleri açıktır.
Vakıf üniversitelerinin acze düşmesi hâlinde eğitim-öğretimin sekteye uğramaması için, bu hizmetin devlet üniversiteleri tarafından görülmesi amacıyla intikal ettirilen yalnızca intifa hakkı olup, mülkiyetin devlet üniversitesine bedelsiz intikalinden söz edilemez.
2547 sayılı Kanun'un Ek 6. maddesinin son cümlesi uyarınca, vakıf yükseköğretim kurumu doğrudan doğruya bağış ve yardım kabul edebileceği gibi, kurucu vakıflardan ayrı olarak tüzelkişiliği bulunduğundan taşınır veya taşınmaz mal da edinebilir. Bu nedenle, vakıf üniversitelerinin faaliyete başladıktan sonra bağış ve satın alma gibi yollarla doğrudan iktisap ettiği, hizmet yürütülmesine yönelik ve hizmet malı niteliği bulunan taşınır ve taşınmaz mallarının mülkiyetinin devlet üniversitesine intikaline engel bulunmamaktadır.
Ancak doğrudan hizmetin görülmesine yönelik olmayıp, gelir
getirerek dolaylı yoldan hizmete katkı sağlamak amacıyla vakıf yükseköğretim
kurumuna devredilmiş mal ve hakların ise, devlet üniversitesine intikal edip
etmeyeceğine veya ne kadarının intikal edeceğine kurucu vakıfların yönetim
organları karar verir. Vakıf yükseköğretim kurumlarında, kurucu mazbut
vakıfların en üst karar organı olan Vakıflar Meclisi aksine karar almadığı
sürece Bezm-i Âlem ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitelerine intifa hakkı
devir ve taahhüt edilmiş bulunan taşınmaz mallar mazbut vakıfların mülkiyetinde
kalacaktır. Bu itibarla iptali istenen kurallar ile devletin, mazbut vakıfların
mülkiyet hakkına doğrudan ya da dolaylı hiçbir şekilde müdahalesi söz konusu
değildir.
Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kurallar Anayasa'nın 35. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 46. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
B) 5981 Sayılı Kanun'un Geçici 1. Maddesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde; Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün kadrosunda olup da Bezm-i Âlem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi'nde çalışmakta olan personele ilişkin olarak geçiş hükümlerinin düzenlendiği 5981 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 'tereddütleri giderme' kavramı çerçevesinde yürütmeye çok geniş hatta sınırsız yetki devrine sebep olduğu, ayrıca 2809 sayılı Kanun'a ilave edilen Ek 124. maddenin iptali durumunda sırf bu sebeple yasal dayanaktan yoksun kalacak olan geçici 1. maddenin de iptal edilmesi gerektiği belirtilerek kuralın Anayasa'nın 2., 35., 46. ve 130. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Bezm-i Âlem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi'nin mülkiyeti Bezm-i Âlem Valide Sultan Mazbut Vakfı'na ait olup bu vakıf adına Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare edilmektedir. Ancak söz konusu Hastane, 5981 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra intifa hakkı Bezm-i Âlem Vakıf Üniversitesi'ne devrolunacak taşınmazlar içerisinde yer aldığından, iptali istenilen kural ile Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün kadrosunda olup da anılan hastanede çalışan personelin statüleri ve geçiş koşulları ile özlük hakları belirlenmiş, son fıkrada da bu maddenin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulama esaslarını belirlemeye Başbakanlık yetkilidir, denilmiştir.
İptali istenen kuralda, 5981 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün kadrosunda olup Bezm-i Âlem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi'nde çalışan personelin geçiş süreci ayrıntılı olarak düzenlenerek kadro ve statüleri, atama, nakil ve görevlendirilmeleri ile malî hakları, temel ilkeler konulmak ve çerçevesi çizilmek suretiyle belirlenmiş, idareye takdir yetkisi tanınmamıştır. Başbakanlığa belirtilen çerçeve içerisinde uygulama esaslarına ilişkin olarak tanınan yetkinin, yasama yetkisinin devri olarak değerlendirilemeyeceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kural Anayasa'nın 2., 35., 46. ve 130. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMLERİNİN İNCELENMESİ
15.4.2010 günlü, 5981 Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;
1- 1. maddesiyle 28.3.1983 günlü ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'na eklenen Ek Madde 119 ve Ek Madde 124'e,
2- Geçici 1. maddesine,
yönelik iptal istemi, 26.1.2012 günlü, E.2010/57, K.2012/14 sayılı kararla reddedildiğinden, bu maddelere ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE, 26.1.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
KILIÇ
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
Başkanvekili
Alparslan
ALTAN
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Engin
YILDIRIM
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal
TERCAN
Anayasa Mahkemesi, E. 2010/57, K. 2012/14, 26 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası