KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2011
- Esas Sayısı
- 2010/73
- Karar Sayısı
- 2011/176
- Karar Günü
- 29.12.2011
- R.G. Tarih-Sayı
- 17.03.2012-28236
- İtiraz yoluna başvuran
- İstanbul 4. Fikri ve
Karar Metni
1.451 kelime·7 dk okuma·17 bölüm
Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
5.12.1951 günlü, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun, 21.2.2001 günlü, 4630 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değiştirilen Ek 2. maddesinin son fıkrasının, Anayasa'nın 10., 35. ve 64. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istemidir.
I- OLAY
Davacının, bir televizyon kuruluşunca yayınlanan bazı sinema eserlerinin sahibi olduğu iddiasıyla açtığı eser sahipliğinin tespiti, mali ve manevi haklara tecavüzün önlenmesi ve ref'i ile telif ücreti ve tazminat davasında, sinema eseri sahipliğine ilişkin hükümlerin zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen kuralın Anayasa'ya aykırılığı iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
İtiraz konusu kuralın da yer aldığı 5846 sayılı Kanun'un, 4630 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değiştirilen Ek 2. maddesi şöyledir:
'Bu Kanunla sağlanan koruma, bu madde ile getirilen değişikliğin yürürlüğe girdiği sırada;
1. T.C. vatandaşı eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri tarafından üretilmiş Türkiye'de mevcut bütün eserlere, tespit edilmiş icralara ve fonogramlara,
2. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve anlaşmalara taraf diğer ülkelerde üretilmiş ve bu ülkelerde koruma süresi dolmadığı için kamuya mal olmamış yabancı eserlere, tespit edilmiş icralara ve fonogramlara,
Uygulanır.
Birinci fıkranın uygulanması sonucu koruma kapsamına alınan eserlerin, tespit edilmiş icraların ve fonogramların yasal kopyalarının mülkiyetini elinde bulunduran kişiler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden altı aylık sürenin sonuna kadar yazılı bir izne gerek kalmaksızın bu kopyaları satabilir veya elden çıkarabilir.
Bununla birlikte, eserler, tespit edilmiş icralar ve fonogramlara ilişkin olmak üzere bu Kanun çerçevesinde eser sahipleri ve diğer hak sahiplerine sağlanan hakların kullanılması eser veya bağlantılı hak sahiplerinin iznine tabidir.
Bu Kanunun sinema eseri sahipliği ile ilgili hükümleri, 4110 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 12/6/1995 tarihinden sonra yapımına başlanan sinema eserlerine uygulanır.'.
B- İlgili Yasa Kuralları
1- 5846 sayılı Kanun'un ilk hâliyle 8. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
'Bir sinema eserinin sahibi onu imâl ettirendir.'.
2- 5846 sayılı Kanun'un 4110 sayılı Kanun ile değiştirilen 8. maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:
'Sinematografik eserlerde; yönetmen, özgün müzik bestecisi ve senaryo yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Eserin birlikte sahipleri, mali hakları, yapacakları bir sözleşmeyle ve uygun bir bedel karşılığında yapımcıya devredebilirler.'.
3- 5846 sayılı Kanun'un 4630 sayılı Kanun ile değiştirilen 8. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
'Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde, animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır.'.
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 10., 35. ve 64. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ ve Engin YILDIRIM'ın katılımlarıyla 22.9.2010 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kural, ilgili yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 4630 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu sinema eserlerinde koruma süresinin yirmi yıldan yetmiş yıla çıkarılmasından, 4110 ve 4630 sayılı Kanunlar ile yapılan değişikliklerle sinema eseri sahibi olarak kabul edilenlerin yararlandırılmadıkları, sinema eserleri dışındaki eser türlerinin sahipleri ile bağlantılı hak sahipleri yönünden zaman bakımından uygulamaya ilişkin düzenleme yapılmadığı, bu nedenle eşitlik ilkesi, mülkiyet hakkı ve devletin sanatçıyı koruma görevinin ihlal edildiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 10., 35. ve 64. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
5846 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ilk hâli uyarınca 'imal ettiren (yapımcı)' sinema eseri sahibiyken, anılan maddede 4110 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 'yönetmen', 'özgün müzik bestecisi' ve 'senaryo yazarı' sinema eseri sahibi olarak kabul edilmiş ve 4630 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle bu eser sahiplerine 'diyalog yazarı' ve canlandırma (animasyon) tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde 'animatör' eklenmiştir.
İtiraz konusu kuralla, sinema eseri sahipliğine ilişkin hükümlerin 4110 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 12.6.1995 tarihinden sonra yapımına başlanan sinema eserlerine uygulanacağı düzenlenerek, değişiklikler nedeniyle doğacak ihtilafların önlenmesi ve imal ettirenin (yapımcının) kazanılmış haklarının korunması amaçlanmıştır. Kuralın, başvuru kararında belirtildiğinin aksine koruma sürelerine ilişkin hükümlerin zaman bakımından uygulanmasıyla ilgisi olmayıp, bu husus 5846 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin kuraldan önceki fıkralarında düzenlenmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk devletinin korumakla yükümlü olduğu evrensel ilkelerden birisi hukuk güvenliği ilkesidir. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ortak değerdir. Kural olarak hukuk güvenliği yasaların geriye yürütülmemesini zorunlu kılar. Kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca kamu yararı ve kamu düzeni, kazanılmış hakların korunması, mali haklarda iyileştirme gibi kimi ayrıksı durumlar dışında kanunlar, ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar.
Anayasa'nın 35. maddesinde 'Herkes, mülkiyet ve miras haklarına
sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.' biçimindeki
hükme yer verilerek, mülkiyet hakkı, miras hakkıyla birlikte bir temel hak
olarak güvence altına alınmıştır. Mülkiyet hakkı, kişiye başkasının hakkına
zarar vermemek ve kanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi
olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf olanağı
veren bir haktır. Mülkiyet
hakkının konusunu, maddi ve gayrimaddi mallar oluşturmaktadır. Taşınır ve
taşınmaz mallar, maddi mallar kapsamında iken, fikrî ve sınai mülkiyet hakları
gayrimaddi mallar kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla, sinema eserleri
üzerindeki fikrî haklar da mülkiyet hakkı kapsamındadır.
Kuralla sinema eseri sahipliğine ilişkin hükümlerin geriye
yürütülüp yürütülmediğinin belirlenebilmesi için, öncelikle sinema eseri
sahipliğini doğuran olayın ne zaman gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerekir.
Sinema eserlerinde eser sahipliği, herhangi bir hukuki işleme gerek
olmadan eserin meydana getirilmesiyle birlikte kendiliğinden doğar.
Kuralla, 4110 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 12.6.1995 gününden
önce sinema eseri sahibi olan imal ettiren (yapımcı) ile bu tarihten itibaren
sinema eseri sahibi olarak kabul edilen yönetmen, özgün müzik bestecisi ve
senaryo yazarı yönünden sinema eseri sahipliğine ilişkin hükümler geriye
yürütülmemektedir. Ancak diyalog yazarı ve animatör, 3.3.2001 gününde yürürlüğe
giren 4630 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle sinema eseri sahipleri arasına
eklendiği hâlde, kuralla bunlar yönünden de sinema eseri sahipliğine ilişkin
hükümlerin 4110 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 12.6.1995 gününden sonra
yapımına başlanan sinema eserlerine uygulanacağı düzenlenmektedir. Buna göre
kural, 12.6.1995 gününden sonra yapımına başlanıp 3.3.2001 gününe kadar meydana
getirilerek eser sahipliği ortaya çıkmış olan sinema eserlerinde, 'diyalog
yazarı' ve 'animatör' yönünden eser sahipliğine ilişkin hükümleri
geriye yürütmektedir.
Diğer taraftan, eser
sahipliği sadece bir hukuki statüden ibaret değildir. Eser sahipliği ile
birlikte ve ona bağlı olarak eser üzerindeki fikrî haklar da kendiliğinden
kazanılır. 5846 sayılı Kanun'un 8. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sinema
eseri sahipleri birlikte eser sahibi olduklarından, eser üzerindeki haklara da
birlikte sahip olurlar. Anılan Kanun'un 10. maddesinin ikinci fıkrasının
atfıyla uygulanması gereken adi şirkete ilişkin hükümler uyarınca ise sinema
eseri sahipleri, eser üzerindeki haklardan elde edilen bütün kazançları
aralarında eşit olarak paylaşmak ve bunlara ilişkin kararları oybirliğiyle
almakla yükümlüdürler. Buna göre, kuralla diyalog
yazarı ve animatör yönünden eser sahipliğine ilişkin hükümler geriye
yürütülerek 12.6.1995 gününden
sonra yapımına başlanıp 3.3.2001 gününe kadar meydana getirilmiş olan sinema
eserlerinin üç kişiden oluşan eser sahipleri beş kişiye çıkarılmakta ve daha
önce sinema eseri sahibi olan yönetmen, özgün müzik bestecisi ve senaryo
yazarının eserin meydana getirilmesiyle birlikte kazanmış oldukları mülkiyet
hakkı kapsamında yer alan fikrî hakları üzerindeki kullanma, ürünlerinden
yararlanma ve tasarruf yetkileri azaltılmaktadır. Dolayısıyla kural, diyalog
yazarı ve animatörler yönünden sinema eseri sahipliğine ilişkin
hükümleri geriye yürütüp, eser sahipliği statüsünden doğan, kesinleşmiş ve
kişisel niteliğe dönüşmüş olan fikrî haklar üzerindeki yetkileri azaltmak
suretiyle kazanılmış hak ve hukuk güvenliği ilkelerini ihlal etmekte
ve mülkiyet hakkını zedelemektedir.
Açıklanan nedenlerle kural, 'diyalog yazarı ve animatörler' yönünden Anayasa'nın 2. ve 35. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa'nın 2. ve 35. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden, ayrıca 10. ve 64. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
KILIÇ
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
Başkanvekili
Alparslan
ALTAN
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Engin
YILDIRIM
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal
TERCAN
Anayasa Mahkemesi, E. 2010/73, K. 2011/176, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası