KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ocak 2013
- Esas Sayısı
- 2012/155
- Karar Sayısı
- 2013/4
- Karar Günü
- 3.1.2013
- R.G. Tarih-Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
866 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Bursa2. Çocuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin Anayasa'nın 2. ve 5. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Yağma suçu sonucunda elde edilen suç eşyasının kabul edilmesi suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle sanık hakkında açılan kamu davasında, 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin anılan Kanun'un 165. maddesi yönünden uygulanmaması nedeniyle itiraz konusu kuralın, Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
II- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusu 168. maddesi şöyledir:
'(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (') suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012-6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 5.maddelerinedayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Anayasa Mahkemesi Raportörü Mustafa ÇAĞATAY tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ve dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinegöre, bir davaya bakmakta
olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacakbir
kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırıgörürseveya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık
iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için Anayasa
Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin
Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve görevine
giren bir dava bulunması ve iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak
olması gerekmektedir. Uygulanacak kanun kuralları, davanın değişik evrelerinde
ortaya çıkan sorunların çözümünde ve davayı sonuçlandırmada olumlu ya da
olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
Başvuru kararında, 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin tamamının
iptali istenmektedir. 5237 sayılı Kanun'un iptali istenen 168.maddesinin (1)
numaralı fıkrasında,5237 sayılı Kanun'un 'İkinci Kitap'ının 'İkinci
Kısım'ının 'Onuncu Bölüm'ünde yer alan 'Malvarlığına Karşı Suçlar'
içerisindeki bazı suçlarda etkin pişmanlık halinin kapsadığı suçlar ile etkin
pişmanlığın kovuşturma başlamadan önce gerçekleşmesi durumunda uygulanacak ceza
indirim oranı düzenlenirken, maddenin diğer fıkralarında ise (1) numaralı
fıkraya bağlı olarak uygulanacak kurallara yer verilmiştir.Bakılmakta olan
davanın konusunu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma kapsamını belirleyen
168. maddenin (1) numaralı fıkrasındaki düzenlemenin iptali istemi
oluşturmaktadır. Dolayısıyla, 168. maddenin (2), (3), (4) ve (5) numaralı
fıkraları, davada uygulanacak kural niteliğinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin(2), (3), (4) ve (5) numaralı fıkralarına ilişkin başvurunun, Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
B- On Yıllık Süre Sorunu
Anayasa'nın'Anayasaya Aykırılığın Diğer Mahkemelerde İleri
Sürülmesi'başlığını taşıyan 152. maddesinin son fıkrasında,'Anayasa
Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede
yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.'ve 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un'Başvuruya
Engel Durumlar'başlığını taşıyan 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında da'Mahkemenin
işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından
itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla
itiraz başvurusu yapılamaz.'hükümlerine yer verilmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin (1) numaralı fıkrasına yönelik olarak daha önce yapılan itiraz başvurusu, Anayasa Mahkemesinin 26.2.2009 günlü, E.2007/46, K.2009/36 sayılı kararıyla esastan reddedilmiş ve bu karar 5.6.2009 günlü, 27249 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek, 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verildiğinden, bu konuda yeni bir başvurunun yapılabilmesi için kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 5.6.2009 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, Anayasa'nın 152. maddesinin son fıkrası ve 6216 sayılı Kanun'un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince itiraz başvurusunun reddi gerekir.
ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye Erdal TERCAN Üye Muammer TOPAL Üye Zühtü ARSLAN
Anayasa Mahkemesi, E. 2012/155, K. 2013/4, 3 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası