İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2013/115 K.2014/16

9. İdare Mahkemesi

Esas2013/115Karar2014/16Tarih29 Ocak 2014Okuma13 dk · 2.613 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
29 Ocak 2014
Esas Sayısı
2013/115
Karar Sayısı
2014/16
Karar Günü
29.1.2014
R.G. Tarih-Sayı
09.05.2014-28995
İtiraz yoluna başvuran
Ankara
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.613 kelime·13 dk okuma·19 bölüm

9. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

15.2.2011 günlü, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 32. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Davacı şirketin, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinin tekraren ihlali nedeniyle aynı Kanun'un 32. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 32. maddesi şöyledir:

“MADDE

32- (1)

Bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (g), (n), (s) ve

(ş) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine aykırı yayın yapan medya hizmet

sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde

bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari

iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir.

İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından,

televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin

Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın

yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde

ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti

göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile

birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına

veya tedbire de karar verilebilir.

(2) 8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcıları uyarılır. Uyarının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı hâlinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.”

(3) Yükümlülük veya yasak ihlalinin suç oluşturması halinde, bu suç nedeniyle ilgililer hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılması şartına bağlı olmaksızın, bu madde hükümlerine göre idarî para cezası veya idarî tedbir kararı verilir.

(4)

İdarî tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programların yerine, aynı

yayın kuşağında ve ticarî iletişim yayını içermeksizin, Üst Kurulca temin

edilen eğitim, kültür, trafik, kadın ve çocuk hakları, gençlerin fiziksel ve

ahlakî gelişimi, uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklarla mücadele, Türk dilinin

güzel kullanımı, çevre eğitimi, engelli sorunları, sağlık ve benzeri kamuya

yararlı konularda programlar yayınlanır. Yükümlülük veya yasağa aykırılık

dolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının

verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden

dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayının

durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta

hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.

(5) 8 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki ilkelere aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir.

(6) Yayın lisansı verilmesi için bu Kanunda aranan şartlardan birinin kaybedilmesi halinde, ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşa bu şartı yerine getirmesi için otuz günlük süre verilir. Verilen süreye rağmen şartı yerine getirmeyen kuruluşun yayınları üç ay süreyle durdurulur. Bu süre zarfında şartın yerine getirilmemesi halinde ise, ilgili kuruluşun yayın lisansı iptal edilerek kanal ve frekans kullanımına son verilir.

(7) Yayın lisansının verilmesi için gerekli şartlara uygunluğunu hile ile elde ettiği tespit edilen kuruluşun yayın lisansı iptal edilir. Yayın lisansı iptal edilmiş olan kuruluştan alınmış olan yayın lisans bedeli ile kanal ve frekans yıllık kullanım bedeli iade edilmez.

(8) Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına veya idarî tedbire karar vermeye Üst Kurul yetkilidir.

(9) Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre yargı yoluna başvurulur. Ancak, idare mahkemesinde dava, işlemin tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde açılır. İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması, kararın yerine getirilmesini durdurmaz.

(10) Bu madde hükümlerine göre Üst Kurul tarafından verilen uyarı kararları, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun Üst Kurula bildirdiği elektronik posta adresine gönderilmek suretiyle tebliğ edilir. Üst Kurula bildirilen elektronik posta adresinde değişiklik yapılmasına rağmen bu değişiklik Üst Kurula bildirilmediği takdirde, önceki adrese yapılan tebligat yapılmış sayılır.

(11) Bu Kanunda düzenlenmiş olan idarî para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içerisinde ödenir.”

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 24.10.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Erhan TUTAL tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Anlam ve Kapsam

Kanun'un 32. maddesinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) idari yaptırım uygulama yetkisine ilişkin ayrıntılı hükümlere yer verilmiştir.

Kanun'un

32. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, 8. maddenin (1) numaralı fıkrasının

(a), (b), (d), (g), (n), (s) ve (ş) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine

aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve

yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği

aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine

kadar idari para cezası verileceği; bu idari para cezası miktarının, radyo

kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı

medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamayacağı; idari

tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına,

isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına

karar verileceği; ihlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkraya göre

idari para cezası ile birlikte idari tedbire karar verilebileceği gibi sadece

idari para cezasına veya tedbire de karar verilebileceği belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen fıkra uyarınca verilecek yaptırım kararı, Kanun'da yer alan yayın hizmeti ilkelerinin sayıldığı 8. maddenin (1) numaralı fıkrasının bazı bentlerinin ihlali hâlinde herhangi bir uyarı cezası olmaksızın doğrudan idari para cezası verilmesi ile tedbir olarak yayın durdurma kararı verilmesi ve bu iki yaptırımın ayrı ayrı veya birlikte uygulanabilmesini içermektedir.

İtiraz konusu kuralın da yer aldığı 32. maddenin (2) numaralı

fıkrasında ise Kanun'un 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, yukarıda sayılan

bentler dışında kalan bentleri ile (2) ve (3) numaralı fıkralarında ve Kanun'un

diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın

yapan medya hizmet sağlayıcılarının uyarılacağı, uyarının ilgili kuruluşa

tebliğinden sonra ihlalin tekrarı hâlinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin

ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit

edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden

üçüne kadar idari para cezası verileceği, idarî para cezası miktarının, radyo

kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı

medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamayacağı

düzenlenmiştir.

Bu fıkrada düzenlenen uyarma ve idari para cezası Kanun'un 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan ve fıkranın (a), (b), (d), (g), (n), (s) ve (ş) bentleri dışında kalan bentleri ile yine 8. maddenin (2) ve (3) numaralı fıkraları ve Kanun'un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapılması hâlinde öngörülmektedir. Burada iki aşamalı bir yaptırım usulü düzenlenmektedir. Buna göre, belirtilen ihlalin gerçekleşmesi hâlinde öncelikle uyarma cezası verilmesi öngörülmekte, bu uyarı cezasının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı hâlinde ise idari para cezası verileceği hükme bağlanmaktadır.

Yukarıda yer verilen iki fıkra da idari yaptırıma ilişkin olmakla birlikte aralarında yaptırımın türü ve verilecek idari para cezasının usulüne ilişkin farklılıklar bulunmaktadır. Maddenin (1) numaralı fıkrasında, bazı yayın ilkelerinin ihlali hâlinde doğrudan idari para cezası ve/veya yayın durdurma cezası öngörülmekte; (2) numaralı fıkrasında ise (1) numaralı fıkrada belirtilen yayın ilkeleri dışında kalan yayın ilkelerinin ihlali düzenlenmekte ve aşamalı bir yaptırım usulü öngörülmektedir. Buna göre, öncelikle uyarı cezası verilecek, ihlalin tekrarı hâlinde ise para cezası verilecektir.

Kanun'un 32. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, yükümlülük veya

yasak ihlalinin suç oluşturması hâlinde, bu suç nedeniyle ilgililer hakkında

soruşturma veya kovuşturma yapılması şartına bağlı olmaksızın, bu madde

hükümlerine göre idari para cezası veya idari tedbir kararı verileceği

belirtildikten sonra (4) numaralı fıkrasında, idari tedbir uygulanması sonucu

yayını durdurulan programların yerine, aynı yayın kuşağında ve ticarî iletişim

yayını içermeksizin, Üst Kurulca temin edilen eğitim, kültür, trafik, kadın ve

çocuk hakları, gençlerin fiziksel ve ahlaki gelişimi, uyuşturucu ve zararlı

alışkanlıklarla mücadele, Türk dilinin güzel kullanımı, çevre eğitimi, engelli

sorunları, sağlık ve benzeri kamuya yararlı konularda programların

yayınlanacağı, yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idari tedbir olarak

programın yayınının durdurulması kararının verilmesi hâlinde ise yaptırım

uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan

programın yapımcısı veya varsa sunucusunun, yayının durdurulduğu süre zarfında,

aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir

program yapamayacağı veya sunamayacağı düzenlenmiştir.

Öte yandan, 32. maddenin (5) numaralı fıkrasında, 8. maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki ilkelere aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı hâlinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı hâlinde ise yayın lisansının iptaline karar verileceği hükme bağlanmıştır.

Burada Kanun'un yayın ilkelerinin yer aldığı 8. maddenin (1) numaralı fıkrasının bazı bentlerinin tekraren ihlalinin 32. maddenin (5) numaralı fıkrasında belirli bir süreye bağlandığı ve bir yıl içerisinde tekraren ihlalin birincisinde yayın durdurma cezası, ikincisinde ise yayın lisansının iptali cezasını gerektirdiği görülmektedir. Başka bir ifadeyle bazı yayın ilkeleri için tekraren ihlalin belirli bir süre şartına bağlanmasına ve cezaların aşamalı olarak artırılmasına rağmen bazı yayın ilkeleri bakımından ise tekraren ihlal yeterli görülmüş ve sadece idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

B-

Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Başvuru kararında, ilk ihlal durumunda uyarı cezası, ihlalin

tekrarı hâlinde ise para cezası verileceğinin belirtilmesine rağmen üçüncü ve

devamı ihlal hâllerinde nasıl bir idari yaptırımın uygulanacağının kanunda

düzenlenmediği, bu durumun belirlilik ilkesini zedelediği, tekerrür

hükümlerinin herhangi bir süre veya şarta bağlı olmaksızın uygulanmasının eylem

ile yaptırım arasında ölçülülük, elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık

ilkelerinin ihlali sonucunu doğurduğu, Kanun'un 32. maddesinin (5) numaralı

fıkrasında, Kanun'un 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b)

bentlerinin ihlali hâlinde uygulanacak yaptırımın açık, net ve belirli olarak

düzenlenmesine rağmen itiraz konusu kuralda bu çerçevede bir belirleme

yapılmadığı için eksik düzenleme bulunduğu, tekerrür hükümlerinin hangi süreyle

uygulanması gerektiğinin belirtilmediği, uzun bir süre sonra yapılan ihlallerde

de para cezası uygulanacağı şeklinde ucu açık bir anlam ortaya çıktığı, bu

bağlamda idari yaptırıma ilişkin kanunilik unsurunun bulunmadığı belirtilerek

kuralın, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden birisi de “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması gerekir. Belirlilik ilkesi, bireylerin hukuksal güvenliğinin sağlanması bakımından da önem arz etmektedir.

Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.

Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin ilk fıkrasında, “Kimse, kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz”, üçüncü fıkrasında da “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” denilerek “suç ve cezanın yasallığı” ilkesi getirilmiştir.

İtiraz konusu kuralda, bazı yayın hizmeti ilkelerine ve Kanun'un

değişik maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın

yapan medya hizmet sağlayıcılarının uyarılacağı, aykırı yayının tekrarı hâlinde

ise “ihlalin ağırlığı” ile “yayının ortamı ve

alanının” dikkate alınarak, alt ve üst sınırları belirlenmiş oranda

para cezası verileceği hükme bağlanmaktadır. Dolayısıyla, kuralda, yaptırımın

hangi eylemlerin tekrarı hâlinde uygulanacağı, yaptırımın alt ve üst sınırları

ile bu sınırlar içinde belirlenmesinde hangi ölçütlerin dikkate alınacağı

açıkça belirtilmiş olduğundan, kuralın belirsizliğinden söz edilemez.

Belirlilik ilkesi, para cezası tutarının mutlaka kanunda maktu olarak

belirtilmesi veya tekrarlanan her ihlal için ayrı bir ceza yaptırımının madde

metninde yer alması anlamını da taşımamaktadır. Yaptırıma konu eylem,

uygulanacak yaptırım ve yaptırımın saptanmasında gözetilecek ölçütlerin, açık

ve anlaşılabilir şekilde kanunda belirtilmesi, hukuk devleti bakımından gerekli

ve yeterlidir.

Başvuru kararında üçüncü ve daha sonraki ihlaller için ne gibi bir yaptırım uygulanacağının belirsiz olduğu ileri sürülmekte ise de; madde metninin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, ilk ihlal hâlinde uyarma cezası verilecek daha sonraki bütün ihlaller için ise yine maddede belirtilen alt ve üst sınırlar arasında para cezasına hükmedilecektir. Dolayısıyla kuralda bu açıdan da bir belirsizlik bulunmamaktadır. Kaldı ki, üçüncü ve sonraki ihlallerin her biri için ayrı ayrı ceza tayinini zorunlu kılan bir Anayasa hükmü de bulunmamaktadır.

Kanun'un ve yasama belgelerinin incelenmesinden, idari

yaptırımların kademeli olarak düzenlendiği, bazı yayın hizmeti ilkelerinin

önemi ve niteliği gereği belirli bir süre içerisinde birden fazla ihlal

edilmeleri hâlinde daha ağır yaptırımların öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu

bağlamda itiraz konusu kurala bakıldığında, kuralda ihlal edilmesi hâlinde önce

uyarma daha sonra ise para cezası verilmesini gerektiren bazı ilke ve yasaklara

yer verilmiştir. Ancak bu ilke ve yasakların herhangi bir süre sınırlaması

olmaksızın tekraren ihlali hâlinde sadece para cezası verileceği kurala

bağlanmış, bundan başka yayın durdurma veya daha ağır bir ceza olarak yayın

lisansının iptali gibi bir ceza verilmesi öngörülmemiştir. Tekraren ihlal

hâlinde uygulanacak para cezası miktarı ise madde metninde yer aldığı gibi bir

önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde biri ile yüzde üçü arasında

olacaktır. Başka bir ifadeyle tekraren ihlal için herhangi bir süre şartı

öngörülmemiş olsa da bütün tekraren ihlaller için Kanun'da belirlenen alt ve

üst sınırlar arasında para cezası verilmesi öngörülmüş olup tekraren ihlalde

tekrar para cezası verilebilmesi için belirli bir süre içerisinde tekraren

ihlalin gerçekleşmesi gibi bir şartın mutlaka düzenlenmesi gerekmediğinden

itiraz konusu kural bakımından bir eksik düzenlemeden söz edilemeyeceği gibi

ölçülülük ilkesine aykırı bir durum da bulunmamaktadır.

Diğer yandan, itiraza konu kuralda idari yaptırıma ilişkin

kanunilik unsuruna uyulmadığı belirtilerek Anayasa'nın 38. maddesine aykırılık

iddiasında bulunulmakta ise de; maddenin bütününe bakıldığında hangi fiillere

hangi yaptırımın uygulanacağının madde metninde ayrıntılı olarak düzenlendiği

görülmektedir. Buna göre, kanun koyucunun iradesi itiraz konusu kuralda yer

alan durumlara aykırı hareket edilmesi hâlinde önce uyarma, sonraki ihlaller

için ise sadece belirli oranlarda para cezası verilmesi olup kanun koyucu

tarafından tekraren ihlalin herhangi bir süre şartına bağlanmadığı

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kuralda “suç ve cezanın yasallığı”

ilkesine de aykırı bir durum bulunmamakta, hangi yayın hizmeti ilkesinin ihlali

hâlinde hangi idari yaptırımın uygulanacağının açık ve net olarak belirlendiği

anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

15.2.2011 günlü, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 32. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ikinci cümlesine yönelik iptal istemi, 29.1.2014 günlü, E.2013/115, K.2014/16 sayılı kararla reddedildiğinden, bu cümleye ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE, 29.1.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VII- SONUÇ

15.2.2011 günlü, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 32. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 29.1.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Erdal

TERCAN

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

Zühtü

ARSLAN

Üye M. · Emin KUZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2013/115, K. 2014/16, 29 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. “Madde
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Esasın İncelenmesi
  9. B-
  10. Vı- Yürürlüğün Durdurulması İstemi
  11. Kılıç
  12. Kaleli
  13. Altan
  14. Kömürcü
  15. Üstün
  16. Yıldırım
  17. Necipoğlu
  18. Dursun
  19. Tercan
  20. Topal
  21. Arslan
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2013/115
Karar No
2014/16
Tarih
29 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2014/11 K.2014/24
  • AYM Norm Denetimi E.2014/13 K.2014/26
  • AYM Norm Denetimi E.2014/2 K.2014/21
  • AYM Norm Denetimi E.2014/12 K.2014/25
  • AYM Norm Denetimi E.2014/29 K.2014/34
  • AYM Norm Denetimi E.2014/30 K.2014/35

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.