KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2014
- Esas Sayısı
- 2014/121
- Karar Sayısı
- 2014/113
- Karar Günü
- 3.7.2014
- R.G. Tarih-Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
edildi
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
22.11.1984 günlü, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 13. maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinin Anayasa'nın 2., 10., 35. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacıların müştereken muris oldukları bazı taşınmazların üzerindeki ortaklığın giderilmesi talebiyle açtıkları davada, Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
Kanun'unitiraz konusu kuralı da içeren 6537 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle değiştirilmeden önceki 13. maddesi şöyledir:
"Temliki tasarrufların durdurulması
Madde 13- (Değişik birinci fıkra: 13/2/2001
- 4626/2 md.) Uygulama alanlarında Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete'de
yayımı tarihinden itibaren, kamulaştırma, toplulaştırma, arazi değiştirilmesi
ve dağıtım işlemlerinin tamamlanması veya tapuya tescili sonuçlandırılıncaya
kadar, gerçek kişilerle özel hukuk tüzelkişilerine ait arazinin mülkiyet ve
zilyetliği devir ve temlik edilemez. Bu araziler ipotek edilemez ve satış
vaadine konu olamaz. Ancak, bu kısıtlama süresi beş yılı aşamaz. Sulama
şebekesi tamamlanıp sulamaya geçinceye kadar da aynı işlemler yapılmaz. Bu
kısıtlamada ise süre, beş yılı aşamaz. Ancak, sulama alanlarında toplulaştırma
çalışmaları kısıtlama süresi içerisinde sonuçlandırılamadığı takdirde, Tarım
Reformu Genel Müdürlüğünün teklifi ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığının onayı
ile toplulaştırma çalışmalarının sonuçlandırılması amacıyla kısıtlama süresi en
fazla beş yıla kadar daha uzatılabilir.
Kısıtlama süresi içerisinde arazisini ve varsa üzerindeki tesisleri satmak isteyen gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerin müracaatları halinde, uygulayıcı kuruluş bu kişilere ait tarım toprağını ve varsa üzerindeki tesisleri, altmış gün içinde bu Kanun hükümlerine göre kamulaştırır veya yönetmelikle tespit edilecek esaslar dahilinde bunların başkalarına satışına izin verir.
(Değişik üçüncü fıkra : 23/2/2011-6171/3 md.) Yukarıda belirtilen süre içinde, bu gibi arazi Tarım Kredi Kooperatifleri ve bankalara ipotek edilebilir.
(Değişik dördüncü fıkra : 23/2/2011-6171/3 md.) Bu kısıtlama süresi içerisinde ipoteğin paraya çevrilmesi gerektiğinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte düzenlenecek kıymet takdir raporu uygulayıcı kuruluşa tebliğ edilir. Uygulayıcı kuruluşun bu rapora itiraz ve dava hakkı vardır. Kesinleşen kıymet takdir raporuna göre tespit edilmiş bedeli, bu Kanun hükümlerine göre uygulayıcı kuruluş tarafından uygun görülmesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasına ödenerek arazinin Hazine mülkiyetine geçirilmesi sağlanır. Ancak uygulayıcı kuruluş tarafından ihtiyaç duyulmaması halinde, arazinin satışına izin verilebilir. Buna ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir.
(İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi'nin 11/4/2012 tarihli ve
E.
2011/33, K.: 2012/54 sayıl ı Kararı ile.) Miras yoluyla intikaller, bu hükmün kapsamı dışındadır.Ayrıca mahkemeler satış suretiyle miras ortaklığının giderilmesine karar veremezler."
III- İLK İNCELEME
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Erhan TUTAL tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta
oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname
kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için
Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve
mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da
o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın
değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada
olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
Başvuru kararında,Kanun'un 13. maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesininiptaline karar verilmesi istenilmiştir. İtiraz konusu kuralın davada uygulanacak kural olduğunun kabulü için öncelikle yürürlükte bulunması gerekmektedir Oysa, itiraz konusu kural, 15.5.2014 günlü, 29001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30.4.2014 günlü, 6537 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 9. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle, itiraz konusu kuralın başvuran Mahkeme önündeki davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurala ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
ALTAN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Anayasa Mahkemesi, E. 2014/121, K. 2014/113, 3 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası