İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2014/147 K.2015/25

Dairesi

Esas2014/147Karar2015/25Tarih5 Mart 2015Okuma15 dk · 2.934 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
5 Mart 2015
Esas Sayısı
2014/147
Karar Sayısı
2015/25
R.G. Tarih-Sayı
3.4.2015-29315
İtiraz yoluna başvuran
Danıştay Sekizinci
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.934 kelime·15 dk okuma·17 bölüm

Dairesi

İTİRAZIN KONUSU

3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun;

1- 13. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin,

2- 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin,

Anayasa'nın 44. ve 45. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

24.7.2009 tarihli ve 27298 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırmasına İlişkin Tüzük'ün şekil ve bazı kurallarının esas yönünden iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

Kanun'un itiraz konusu kuralları da içeren 13. ve 14. maddeleri şöyledir:

"Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı

Madde 13- Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;

a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,

b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,

c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,

ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,

d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,

e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,

f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,

g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,

için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.

Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.

Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.

Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler.

Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır.

Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları yönetmelikle düzenlenir.

Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması

Madde 14- Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar; kurul veya kurulların görüşü alınarak, Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenir.

Büyük ovalardaki koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal altyapı projeleri ve arazi kullanım plânları, kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık ve valilikler tarafından öncelikle hazırlanır veya hazırlattırılır.

Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;

a) Tarımsal amaçlı yapılar,

b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler,

İçin tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.

Büyük ova koruma alanlarının belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 44. ve 45. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ve Hasan Tahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 25.9.2014 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ayhan KILIÇ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Kanun'un 13. Maddesinin Birinci Fıkrasının (d) Bendinin İncelenmesi

Başvuru kararında, Kanun'da tarım arazilerinin amaç dışı kullanılamayacağı ilke olarak benimsendikten sonra istisnalarına yer verildiği, ancak itiraz konusu kuralla bu istisnaların kapsamının Kanun'un amacıyla bağdaşmayacak şekilde genişletildiği, bu durumun, Devletin, toprağın verimli bir şekilde işletilmesini sağlamaya yönelik tedbirler alma ve tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını önleme ödevleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 44. ve 45. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde,

mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu

tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı kurala

bağlandıktan sonra, ikinci cümlesinde sekiz bent hâlinde bu kuralın

istisnalarına yer verilmektedir. Değinilen bentler arasında yer alan itiraz

konusu kuralda da, alternatif bir alanın bulunmaması ve toprak koruma kurulunun

uygun görmesi şartıyla, bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve

yatırımlar için mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri

ile sulu tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına, toprak koruma projelerine

uyulması kaydıyla, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca izin verilebileceği

öngörülmektedir.

Anayasa'nın 44. maddesinin birinci fıkrasında, "Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, . amacıyla gerekli tedbirleri alır." denilmiş, 45. maddesinin birinci fıkrasında ise "Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, . maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır." hükmüne yer verilmiştir. Anayasa'nın 45. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi bu kuralla Devlete, tarım arazilerinin sanayi ve şehirleşme sebebiyle yok edilmesini ve tarım arazileri ile çayırlar ve meraların amaç dışı kullanılmasını önleme görevi yüklenmiştir.

Tarımın önemli geçim kaynaklarından birini oluşturduğu ülkemizde

tarım arazilerinin korunması, tarımla uğraşan halkın ve dolayısıyla ülkenin

refahı ve gelirinin artması bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle

Devletin, tarım arazilerinin ıslahı, bakımı, korunması ve geliştirilmesi için

gerekli tedbirlerin yanında, bu alanların tahribini, kalite ve verimliliğinin

düşürülmesini ve amacı dışında kullanılmasını önleyecek adli, idari ve hukuki

tedbirleri de alması gerekmektedir. Kanun'un amacını ve kapsamını belirleyen 1.

ve 2. maddelerinden, çıkarılış amaçlarından birinin de Anayasa'nın 44. ve 45.

maddeleriyle Devlete yüklenen ödevin bir gereği olarak tarım arazilerinin amaç

dışı kullanımının engellenmesi olduğu anlaşılmaktadır.

Anayasa koyucu, tarım arazilerinin sınırlılığını gözeterek

bunların korunmasına ve amacı dışında kullanımının engellemesine yönelik

tedbirler alınmasını bir ödev olarak Devlete yüklemiş ise de bunun mutlak bir

yasaklamayı ifade ettiği ve tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına hiçbir

koşulda izin verilemeyeceği söylenemez. Sosyal veya ekonomik bazı ihtiyaçlar,

tarım topraklarının başka amaçlarla kullanımını zorunlu hâle getirebilmektedir.

Bu gibi durumlarda, bir bölgenin tarım arazisi olarak kullanımına devam

edilmesi, bir takım ekonomik ve sosyal ihtiyaçların karşılanamamasına ve

neticede daha büyük kamusal yararların zedelenmesine yol açabilmektedir. Bu

nedenle, bir alanın tarım arazisi vasfının ortadan kaldırılmasının, söz konusu

alanın tarım arazisi olarak kullanımına devam edilmesinden daha fazla kamusal

yarar doğurduğu hâllerde, ilgili bölgenin tarımsal üretim amacı dışında

kullanılmasına imkân sağlanmasına anayasal bir engel bulunmamaktadır.

Ancak tarım arazisinin amaç dışı kullanımına izin verilebilmesi için çatışan iki kamusal yarar arasında makul bir denge kurulmalı ve tarım arazisinin amaç dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının ortaya konulması gerekmektedir. Bu bağlamda önemli bir ekonomik veya sosyal ihtiyaca cevap vermeyen, kamu yararı bakımından zorunluluk taşımayan yatırım ve faaliyetlerin gerçekleştirilmesi amacıyla tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına izin verilmesi Anayasa'nın 44. ve 45. maddeleriyle Devlete yüklenen ödevle bağdaşmaz.

İtiraz konusu kuralla, Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış

plân ve yatırımlar sebebiyle mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri,

dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına imkân

tanınmaktadır. "Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar"ın

neleri kapsadığı belirlenirken Kanun'un genel amacı ile 13. maddesinin birinci

fıkrasının ikinci cümlesinin diğer bentlerinde sayılan yatırım ve faaliyetlerin

de gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Bu durumda anılan plan ve

yatırımların, kamu yararının zorunlu kıldığı ve başka yerlerde de yapılması

mümkün olmayan türden yatırım veya faaliyetlerden oluşması gerektiği

anlaşılmaktadır. Kanun koyucunun, kamu yararının zorunlu kıldığı ve başka

alanlarda da yapılmasının mümkün olmadığı durumlarda "Bakanlıklarca

kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar"ın mutlak tarım

arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım

arazilerinde yapılmasına imkân tanımasında Anayasa'ya aykırı bir yön

bulunmamaktadır.

Öte yandan Kanun'da, istisnaen başvurulması gereken bu yolun

kapsamının genişletilmesini engellemeye yönelik bir takım tedbirlerin de

alındığı görülmektedir. Bu bağlamda, kamu yararı kararının bakanlıklar

tarafından alınması zorunlu kılınarak, bu yatırımların, tarım arazilerine

müdahaleyi haklı kılacak düzeyde kamusal yarar taşıyıp taşımadığı hususundaki

değerlendirmenin herhangi bir makam tarafından değil, bakanlıklar tarafından

yapılması sağlanmıştır. Ayrıca, ilgili yatırımın gerçekleştirileceği alternatif

bir alanın bulunmadığının da ortaya konulması ve toprak koruma kurulunun uygun

görüşünün alınması zorunluluğu getirilmiştir. Bunun yanında, ilgili plan ve

projenin mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri

ile sulu tarım arazilerinde uygulanabilmesi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık

Bakanlığının veya yetkilendireceği valiliğin iznine bağlı kılınarak yukarıda

açıklanan koşulların oluşup oluşmadığının tarım konusunda yetkili otorite

tarafından denetime tabi tutulması temin edilmiştir.

Diğer taraftan, bu kapsamda alınacak kararlar ve tesis edilecek işlemlere karşı yargı yolu açık olup kuralın uygulandığı somut durumlarda maddede belirtilen tarım arazilerinde gerçekleştirilmesine izin verilen plan veya yatırımın kamu yararı yönünden zorunlu nitelik taşıyıp taşımadığı hususu idari yargı yerlerince denetlenebilecek ve bu nitelikte olmayan plan veya yatırımlara dayanılarak verilen izinler iptal edilebilecektir.

Bütün bunlar dikkate alındığında, Kanun'da öngörülen önlemlerin, önemli bir ekonomik veya toplumsal ihtiyaca cevap vermeyen ve kamu yararı yönünden zorunluluk taşımayan plan ve yatırımlar sebebiyle mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının engellenmesi bakımından yeterli bir güvence oluşturduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 44. ve 45. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Celal Mümtaz AKINCI ve M. Emin KUZ bu görüşe katılmamışlardır.

B- Kanun'un 14. Maddesinin Üçüncü Fıkrasının (b) Bendinin İncelenmesi

Başvuru kararında, Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi için açıklanan gerekçelerle kuralın, Anayasa'nın 44. ve 45. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasında, tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovaların, toprak koruma kurulu veya kurullarının görüşü alınarak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirleneceği kurala bağlanmaktadır. Maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde, büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin hiçbir surette amacı dışında kullanılamayacağı belirtilmekte, ikinci cümlesinde ise bu kuralın istisnalarına yer verilmektedir.

İtiraz konusu kuralda, büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasına olanak tanınan durumlardan biri düzenlenmektedir. Buna göre, alternatif bir alanın bulunmaması ve toprak koruma kurulunun/kurullarının uygun görüşünün de alınması koşuluyla, büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler için amaç dışı kullanımına, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca izin verilebilmektedir.

İtiraz konusu kural uyarınca büyük ovalarda bulunan tarım

arazilerinin amaç dışı kullanılabilmesi için aranan koşullar ile bir önceki

başlıkta incelenen kural kapsamında mutlak tarım arazileri, özel ürün

arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazilerinin amaç dışı

kullanımı için gereken koşullar esas itibarıyla birbirine paralel bir şekilde

düzenlenmiştir. Her ne kadar itiraz konusu kuralda toprak koruma projelerine

uyulması koşuluna yer verilmemiş ise de Kanun'un 12. maddesi dikkate alındığında,

bu zorunluluğun büyük ovalarda bulunan tarım arazileri için de geçerli olduğu

anlaşılmaktadır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında, kentsel yerleşim amaçlı

imar plânı bulunan yerler dışında herhangi bir ayrım yapılmadan, tarım

arazilerinde zorunlu olarak kazı veya dolgu yapılmasını gerektiren her durumda

toprak koruma projesi hazırlanması mecburiyeti getirilmiştir. Bakanlık ve

talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış

faaliyetler, büyük ovalarda bulunan arazilerde zorunlu olarak dolgu ve kazı

yapılmasını gerektirdiğinden 12. madde uyarınca toprak koruma projesinin

hazırlanması gerekmektedir.

Bu durumda her iki kural arasında, sadece kamu yararı kararını alacak olan Bakanlıkların sayısı yönünden bir farklılığın bulunduğu anlaşılmaktadır. Bir önceki başlıkta incelenen kuralda yalnızca bir bakanlığın kamu yararı kararı alması yeterli görülmüş iken, itiraz konusu kuralda kamu yararı kararının, biri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olmak üzere iki bakanlık tarafından ortaklaşa alınması gerekli kılınmıştır.

Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi için açıklanan gerekçeler itiraz konusu kural yönünden de aynen geçerlidir.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 44. ve 45. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Celal Mümtaz AKINCI ve M. Emin KUZ bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun;

A- 13. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin,

B- 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin,

Anayasa'ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Celal Mümtaz AKINCI ile M. Emin KUZ'un karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 5.3.2015 tarihinde karar verildi.

Başkan

Zühtü

ARSLAN

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

KARŞIOY GEREKÇESİ

3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı

Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 14. maddesinin

üçüncü fıkrasının (b) bendinin iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda,

Kanun'un genel gerekçesinde de yer alan ". günümüz teknolojik

koşullarında arzı artırılamayan, yerine geçebilecek bir eşdeğeri olmayan,

oluştuğu yerde iken daha üretken olabilen, oluşumu asırlar sürmesine rağmen

kaybı dakikalar içinde gerçekleşebilen ve kıt bir kaynak olan topraktan alınan

ürünün gittikçe azaldığı . 'üretilemeyen kaynak bir avuç toprak' gerçeğinin

toplumun her kesimi tarafından bilinçli bir yaşam anlayışı haline dönüşmesinin

sağlanması gerektiği ." hususlarına yer verilerek, kamu yararı

kararı alınmış faaliyetler ile aynı doğrultudaki plan ve yatırımlar için

öngörülen istisnaların Anayasa'nın 44. ve 45. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

İptal isteminin, Anayasa'nın Devlete verdiği, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almak, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek görevlerin yerine getirilebilmesi için kamu yararı gözetilerek çıkarılacak yasalarda, yasa koyucunun geniş birtakım istisnalar belirlemek suretiyle yasanın amacından sapmasına veya etkisini yitirmesine yol açacak düzenlemelerden kaçınmasının Anayasa'nın gereği olduğu, yasa koyucunun bu konularda geniş bir takdir yetkisine sahip bulunmadığı düşüncesine dayandığı anlaşılmaktadır.

Ülkemizde on yıllardan beri tarım arazilerinin korunması ve tarımın geliştirilmesi için tekrarlanan tün söylemlere rağmen, sadece Konya ilimiz büyüklüğündeki topraklara sahip bir Avrupa Birliği ülkesinin tarım üretiminin seviyesine dahi erişemediğimiz acı gerçeği karşısında, Anayasa'nın çizdiği çerçeveye sadık kalınamadığı, yasal mevzuatın yetersiz olduğu ve amacına ulaşamadığı açıktır. İptali istenen kuralların da tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını önlemede yeterli ve etkili olduğu söylenemez. Aksine, bu kurallar, tarım topraklarının geri dönüşü olmayacak şekilde kaybedilmesini hızlandıracak niteliktedir.

İptali istenen kurallarla, kamu yararı kararı alındığında

(duruma göre iki veya sadece bir bakanlıkça) tarımsal arazilerin başka

amaçlarla kullanılması mümkün olmaktadır. Tarım arazilerinin ortadan

kaldırılmasının geri döndürülemez niteliği gözetildiğinde, idarenin kısa vadeli

yararlar elde etmek düşüncesiyle, takdirini yerinde kullanmaması sonucu uzun

vadede daha büyük ulusal menfaatlerin zarar görmesi riskinin çok yüksek olduğu

açıktır. Tarım alanlarına yapılacak müdahaleyi haklı kılacak düzeydeki bir

kamusal yararın varlığı, idarenin mahalli ölçüt ve çıkarlara göre yapacağı

sübjektif bir değerlendirmenin sonucu olacaktır. Halbuki, tarım arazilerinin

korunması bütün ülkeyi ve gelecek kuşakları ilgilendirmektedir. Öte yandan, bu

konuda bir güvence oluşturacağı öne sürülen toprak koruma kurulları da idarenin

ağırlıklı olarak yer aldığı, dolayısıyla tarafsız ve bağımsız olmayan

kurullardır.

Anayasal bir gereği yerine getirmek amacıyla yasalaştırılan bir kanunda yer alan ve amacın gerçekleşmesi yönünde değil, aksi yönde sonuçlar yaratan kuralların Anayasa'ya uygun sayılamayacakları açıktır. Kurallar, Anayasa'nın 44. ve 45. maddeleriyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, iptal isteminin kabulü gerekir.

Üye

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üye

Kadir

ÖZKAYA

KARŞIOY GEREKÇESİ

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 13. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin Anayasanın 44. ve 45. maddelerine aykırılığı gerekçesiyle iptallerine karar verilmesi yönündeki itiraz başvurusunun reddine karar verilmiştir.

5403 sayılı Kanunun 13. maddesinin birinci fıkrasında mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı ve bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine fıkrada belirtilen şartlarla Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebileceği hükme bağlanmaktadır. Sekiz bentte sayılan bu istisna hâllerinden biri olan ve iptali talep edilen (d) bendinde "Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar" için de bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine izin verilmesine imkân sağlanmaktadır.

Anılan fıkranın diğer bentlerinde yer verilen istisnaların tamamının belirli sektörlerle ve konularla sınırlı ve özel olarak sayılan ihtiyaçlar, faaliyetler ve yatırımlar olmasına karşılık, itiraz konusu bentte genel olarak Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış bütün plan ve yatırımlar için tarım arazilerinin amaç dışı kullanılabileceği belirtilmek suretiyle istisna hükmünün kapsamı çok genişletilmekte ve diğer bentlerdeki sınırlı sayma anlamsız ve etkisiz kılınmaktadır. Başka bir ifadeyle, belirtilen hükme göre Bakanlıkların kamu yararı kararı ile her ihtiyaç, faaliyet, plan ve yatırım için tarım arazileri amaç dışı kullanılabilecektir.

Kanunun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre ise, büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin tarım dışı kullanımlarına da, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile talebin ilgili olduğu Bakanlığın ortaklaşa kamu yararı kararı aldığı faaliyetler için izin verilmesi öngörülmektedir.

Böylece, ekolojik ve toplumsal dengelerin oluşmasında ve millî ekonominin gelişmesinde büyük önemi olan tarım arazilerinin korunarak amaca uygun şekilde kullanılması, oldukça sınırlı olan ve gelecek nesillerin de gıda, yem, lif ve yenilenebilir enerji üretiminin yegâne kaynağı ve teminatı olarak görülen toprak kaynaklarının geri dönmeyecek şekilde kaybedilmesinin engellenmesi ve büyük ovaların korumaya alınarak bitkisel ürün ihtiyacımızın karşılanabilmesi amacıyla getirilen mezkûr hükümleri anlamsız kılacak ölçüde geniş ve belirsiz istisna düzenlemeleri getirilmiş bulunmaktadır.

Anayasanın 44. maddesinde, Devletin, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak, geliştirmek ve erozyonla kaybedilmesini önlemek amacıyla gerekli tedbirleri alacağı hükme bağlanmakta; 45. maddesinde de, Devletin, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla tedbir alması öngörülmektedir.

Anayasanın anılan hükümlerine dayanılarak yürürlüğe konulan 5403 sayılı Kanunun yukarıda özetlenen genel ve madde gerekçelerinden de düzenlemelerin bu amaçlarla yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, itiraz konusu kurallarla getirilen istisnalar, Bakanlıklara, mezkûr gerekçelerde öngörülen koruma amaçlarını etkisiz bırakacak genişlikte bir takdir yetkisi tanımaktadır.

Anayasanın 44. ve 45. maddelerinde, toprağın ve tarım arazilerinin korunması amacıyla alınacak tedbirler konusunda kanun koyucuya takdir yetkisi tanınmakla birlikte, kanun koyucunun bu yetkisini anayasal sınırlar içinde kullanması gerekmektedir. İtiraz konusu kurallarla getirilen istisnalar, sadece 5403 sayılı Kanunla getirilen diğer düzenlemeleri değil, Anayasanın 44. ve 45. maddeleri ile öngörülen ilkeleri de etkisiz kılacak genişliktedir. Bu itibarla, itiraz konusu kurallar Anayasanın anılan hükümlerine aykırılık oluşturmaktadır.

Bu sebeplerle, itiraz konusu kuralların Anayasanın 44. ve 45. maddelerine aykırılığından dolayı iptal edilmesi gerektiği düşüncesiyle, red yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye Osman · Alifeyyaz PAKSÜT Üye Celal · Mümtaz AKINCI Üye M. · Emin KUZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2014/147, K. 2015/25, 5 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Arslan
  9. Kaleli
  10. Altan
  11. Özgüldür
  12. Kömürcü
  13. Üstün
  14. Necipoğlu
  15. Tercan
  16. Topal
  17. Karşıoy Gerekçesi
  18. Özkaya
  19. Karşıoy Gerekçesi
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2014/147
Karar No
2015/25
Tarih
5 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2014/146 K.2015/31
  • AYM Norm Denetimi E.2014/120 K.2015/23
  • AYM Norm Denetimi E.2014/180 K.2015/30
  • AYM Norm Denetimi E.2015/24 K.2015/21
  • AYM Norm Denetimi E.2015/27 K.2015/28
  • AYM Norm Denetimi E.2015/16 K.2015/19

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.