KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2014
- Esas Sayısı
- 2014/31
- Karar Sayısı
- 2014/36
- Karar Günü
- 18.2.2014
- R.G. Tarih-Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesine, 31.3.2011 günlü, 6217 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle eklenen fıkranın Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Sanığın, aleyhine başlatılan icra takibinde, borcu ödeyeceğine ilişkin verdiği taahhüdü ihlal ettiğinden bahisle hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle açılan davada verilen "ceza verilmesine yer olmadığına"ilişkin karara karşı şikayetçi tarafından yapılan itiraz başvurusunda, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
2004 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 354. maddesi şöyledir:
"Davanın ve cezanın düşmesi ile ceza verilemeyecek hâller
MADDE 354-Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer.
(Ek fıkra: 31/5/2005 - 5358/22 md.)İcra mahkemesinin bu Bap hükümlerine göre verdiği tazyik veya disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.
(Ek fıkra: 31/3/2011-6217/6 md.) Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz."
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ve dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanun'un "Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi"
başlıklı 40. maddesinde, Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak
başvurularda izlenecek yöntem belirtilmiştir. Maddenin (1) numaralı fıkrasında,
bir davaya bakmakta olan mahkemenin, bu davada uygulanacak bir kanun veya kanun
hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına
varması durumunda, bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak
Anayasa Mahkemesine göndereceği kurala bağlanmış; fıkranın (a) bendinde "iptali
istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan
gerekçeli başvuru kararının aslı" Mahkemeye gönderilecek belgeler
arasında sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde
dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının, Anayasa
Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği
hükme bağlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde de, itiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçeli kararında, Anayasa'ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa'nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Yapılan incelemede, şikayetçi vekili tarafından başvuruda bulunan Mahkemeye sunulan ve itiraz mahiyetinde olduğu anlaşılan dilekçede, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu def'i ileri sürülerek kuralın somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesine gönderilmesi talep edilmesine karşın Mahkemenin, Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddi olup olmadığıyla ilgili herhangi bir değerlendirme yapmaksızın ve gerekçeli başvuru kararı yazmaksızın dilekçeyle ilgili olarak gereğinin yapılması istemiyle Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunduğu görülmüştür. Bu hâliyle Mahkemenin başvurusundan, itiraz konusu kuralın iptali isteminde bulunulup bulunulmadığı açık olarak anlaşılamamıştır.
Diğer taraftan, itiraz konusu kurala yönelik olarak daha önce yapılan itiraz başvurusu, Anayasa Mahkemesinin 1.11.2012 günlü, E.2011/64, K.2012/168 sayılı kararıyla esastan reddedilmiş ve bu karar 13.3.2013 günlü, 28586 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek, 2004 sayılı Kanunu'nun 354. maddesine 31.3.2011 günlü, 6217 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle eklenen fıkranın Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verildiğinden, bu konuda yeni bir başvurunun yapılabilmesi için kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 13.3.2013 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre de henüz dolmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, 6216 sayılı Kanun'un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ileAnayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasınaaykırı olduğu anlaşılan başvurunun, 6216 sayılı Kanun'un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
ALTAN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2014/31, K. 2014/36, 18 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası