İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2014/73 K.2014/98

Mahkemesi

Esas2014/73Karar2014/98Tarih22 Mayıs 2014Okuma16 dk · 3.125 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
22 Mayıs 2014
Esas Sayısı
2014/73
Karar Sayısı
2014/98
Karar Günü
22.5.2014
R.G. Tarih-Sayı
17.9.2014-29122
İtiraz yoluna başvuran
Ankara 15. İş
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.125 kelime·16 dk okuma·16 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

24.11.1994 günlü, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 21. maddesinin;

1- Dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan ".30 gün içinde." ibaresinin,

2- Beşinci fıkrasının birinci cümlesinin,

Anayasa'nın 2., 10. ve 49. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin özelleştirme kapsamına alınması nedeniyle iş sözleşmesi sona erdirilen davacının, iş kaybı tazminatı ödenmesi istemiyle açtığı davada, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

Kanun'un itiraz konusu kuralları da içeren 21. maddesi şöyledir:

"İş Kaybı Tazminatı Ödenmesi ve Diğer Hizmetlerin Verilmesi

Madde 21- Bu Kanuna göre özelleştirme

kapsamına alınan kuruluşların (iştirakler hariç) özelleştirmeye hazırlanması,

özelleştirilmesi, küçültülmesi veya faaliyetlerinin kısmen ya da tamamen

durdurulması, süreli ya da süresiz kapatılması veya tasfiye edilmesi nedeniyle;

bu kuruluşlarda iş sözleşmesine dayalı olarak ücret karşılığı çalışanlardan iş

sözleşmeleri tâbi oldukları iş kanunları ve toplu iş sözleşmeleri gereğince

tazminata hak kazanacak şekilde sona ermiş olanlara, kanunlardan ve

yürürlükteki toplu iş sözleşmelerinden doğan tazminatları dışında ilave olarak

iş kaybı tazminatı ödenir. Ayrıca bunların mesleklerinde geliştirilmesine, bir

meslekte yetiştirilmesine veya meslek edindirilmesine ilişkin eğitim giderleri

ile yeni iş bulmalarına katkı sağlamak amacıyla yapılacak giderler Özelleştirme

Fonundan karşılanır. Engelli personele (ilgili kanunların öngördüğü I, II ve

III. derece), bu maddede belirtilen tutarın iki katı olarak iş kaybı tazminatı

ödenir. İş kaybı tazminatı ödenmesi ve sağlanabilecek diğer hizmetlere ilişkin işlemler Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür.

Özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlarda iş kanunlarına tabi olarak çalışırken; bunların özelleştirmeye hazırlanmaları, özelleştirilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması veya tasfiye edilmesi nedenleriyle, bu kuruluşların sermayelerindeki kamu payının % 50'nin altına düşmesinden, anonim şirket haline dönüştürülmeyenlerin ise Devir -teslim tarihinden itibaren bir yıl içinde, hizmet akitlerinin haklı neden olmaksızın işveren tarafından feshedilmesi veya haklı nedenlerle kendileri tarafından feshedilmesi sonucu işsiz kalanlar bu Kanunda belirtilen tazminat ve diğer hizmetlerden yararlanırlar.

Özelleştirme Fonu gelirlerinden, iş kaybı tazminatı ödenmesi veya

diğer hizmetlerden kaynaklanacak giderlerin karşılanması amacıyla ayrılacak

tutarlar, öncelikle iş kaybı tazminatı ödenmesinde kullanılır. İş kaybı

tazminatlarının ödenmesi ve diğer hizmetlerle ilgili giderlerin karşılanması

amacıyla yurt içinden ve/veya yurt dışından sağlanacak özel tahsisli kaynaklar,

Kurul tarafından belirlenecek sermayesinin yarıdan fazlası kamuya ait bir

bankada Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü adına açılacak "Özelleştirmeye

Bağlı İş Kaybı Tazminatı ve Diğer Hizmetler Hesabı"na yatırılır. Türkiye

İş Kurumu Genel Müdürlüğü bu hesabın kullanılması ve değerlendirilmesi ile

görevli ve yetkilidir. Nakit durumunun yetersizliği sebebiyle ivedi ve zorunlu

harcamaların yapılamaması halinde; İdare, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün

talebi üzerine Özelleştirme Fonundan yapılacak aktarmalara mahsuben

"Özelleştirmeye Bağlı İş Kaybı Tazminatı ve Diğer Hizmetler Hesabı"na

aktarma yapmaya yetkilidir.

İş kaybı tazminatı, günlük net asgari ücretin iki katıdır.Bu madde

kapsamına girenlerden,hizmet akdinin sona erdiği tarihte aynı işveren ile hizmet

akdi kesintisiz en az; 550 günden beri devam edenlere 90 gün, 1100 günden beri

devam edenlere 120 gün, 1650 günden beri devam edenlere 180 gün, 2200 günden

beri devam edenlere 240 gün süre ile iş kaybı tazminatı verilir. Sözkonusu

tazminat ve diğer hizmetlerden yararlanmaya hak kazananların,bu tazminat ve

hizmetlerden yararlanabilmeleri için,hizmet akitlerinin sona erdiği tarihten

itibaren 30 gün içinde Türkiye İş Kurumuna başvurmaları

zorunludur. Türkiye İş Kurumu hak sahiplerinin başvurularını müteakip, gerekli

incelemeyi en geç 30 gün içinde sonuçlandırarak iş kaybı tazminatına hak

kazanıldığını tespit etmesi halinde hizmet akdinin feshi tarihinden geçerli

olmak üzere, inceleme ve buna ilişkin işlemlerin sonuçlanmasından itibaren 10

gün içinde iş kaybı tazminatını aylık olarak ödemeye başlar.

Bu maddede öngörülen şekilde hizmet akitleri sona erenlerden; hizmet akitlerinin sona erme tarihi itibariyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun hükümleri gereğince hizmet ve prim ödeme sürelerine göre yaşlılık aylığına hak kazananlar iş kaybı tazminatı ve diğer hizmetlerden yararlanamazlar. İş kaybı tazminatı ve diğer hizmetlerden yararlananların, işe yerleştirilmeleri veya kendilerinin iş bulmaları halinde ödenmekte olan tazminata ve diğer hizmetlere ilişkin hakları sona erer. İş kaybı tazminatının verilmesi ve diğer hizmetlerin sağlanmasına ilişkin usul ve esaslar; İdare ile Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü arasında yapılacak protokolle belirlenir.

İş kaybı tazminatının fiilen ödendiği sürelere ait sosyal güvenlik kuruluşları kesintileri Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünce ayrıca hak sahipleri adına bu madde gereğinde açılacak hesaptan ilgili kurumlara ödenir.

Bu Kanunun 26 ncı maddesi gereğince yapılacak özelleştirme uygulamaları sonucu doğacak iş kaybı nedeni ile tazminata hak kazananlara ödenmesi gerekecek tazminat tutarları,bu maddede öngörülen esas ve usuller çerçevesinde ilgili belediye veya il özel idaresi tarafından hesaplanır.Bu suretle hesaplanan tazminat tutarları, 26 ncı madde gereğince özel bir hesapta toplanan gelirlerden karşılanmak üzere ilgili belediye veya il özel idaresi tarafından hak sahiplerine ödenir."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10. ve 49. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 22.4.2014 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ayhan KILIÇ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Sınırlama Sorunu

Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.

Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan itiraz konusu ".30 gün içinde." ibaresiyle, iş kaybı tazminatından yararlanılabilmesi için "otuz gün içinde başvuru" koşulu getirilmekte, anılan maddenin beşinci fıkrasının itiraz konusu birinci cümlesiyle ise iş sözleşmelerinin sona erme tarihi itibarıyla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümleri gereğince hizmet ve prim ödeme sürelerine göre yaşlılık aylığına hak kazananların iş kaybı tazminatı ve diğer hizmetlerden yararlanamayacakları kurala bağlanmaktadır.

Bakılmakta olan davada, özelleştirme nedeniyle 2003 yılı sonu itibarıyla iş sözleşmesi sona erdirilen davacının, 16.8.2013 tarihinde 4046 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca iş kaybı tazminatı ödenmesi istemiyle iş mahkemesi nezdinde açtığı davada, davalı idarece, davacının iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren otuz gün içinde başvuruda bulunmadığı ve yine bu tarih itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazanmış olduğu belirtilmiş ve bu nedenlerle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

Davacının iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte yaşlılık aylığı

almaya hak kazanmış olması, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sebeplerinden

birini oluşturmaktadır. Kanun'un 21. maddesinin beşinci fıkrasının birinci

cümlesiyle iş kaybı tazminatının kapsamı dışında bırakılanlar, iş sözleşmesinin

sona erdiği tarihte yaşlılık aylığı almaya hak kazanmış olanlarla sınırlıdır.

Anılan cümlede iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte henüz yaşlılık aylığı

almaya hak kazanmayanlara yönelik herhangi bir düzenleme veya kısıtlama söz

konusu değildir. Dolayısıyla anılan dördüncü fıkranın üçüncü cümlesiyle

getirilen "otuz gün içinde başvuruda bulunma" şartının da

sadece iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte yaşlılık aylığı almaya hak

kazananlar yönünden incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu itibarla, Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan ".30 gün içinde." ibaresine ilişkin esas incelemenin, maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki ".yaşlılık aylığı almaya hak kazananlar." yönünden yapılmasına karar vermek gerekmiştir.

B- Kanun'un 21. Maddesinin Beşinci Fıkrasının Birinci Cümlesinin İncelenmesi

Başvuru kararında, özelleştirme uygulamaları sonucu işsiz kalan işçilerden yaşlılık aylığına hak kazanmayanlara iş kaybı tazminatı ödenmekte iken yaşlılık aylığına hak kazananların bu haktan yararlanamamalarının eşitlik ilkesini ihlal ettiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasıyla, Kanun'a göre özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların (iştirakler hariç) özelleştirmeye hazırlanması, özelleştirilmesi, küçültülmesi veya faaliyetlerinin kısmen ya da tamamen durdurulması, süreli ya da süresiz kapatılması veya tasfiye edilmesi nedeniyle bu kuruluşlarda iş sözleşmesine dayalı olarak ücret karşılığı çalışanlardan iş sözleşmeleri, tâbi oldukları iş kanunları ve toplu iş sözleşmeleri gereğince tazminata hak kazanacak şekilde sona ermiş olanlara, kanunlardan ve yürürlükteki toplu iş sözleşmelerinden doğan tazminatları dışında ilave olarak iş kaybı tazminatı ödenmesi imkânı getirilmiştir.

İtiraz konusu kuralda ise 21. maddede öngörülen şekilde iş sözleşmeleri sona erdirilenlerden, iş sözleşmelerinin sona erme tarihi itibarıyla 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince hizmet ve prim ödeme sürelerine göre yaşlılık aylığına hak kazananların iş kaybı tazminatı alamayacağı düzenlenmektedir. Kural uyarınca, iş kaybı tazminatından yararlanamayacak olanlar, fiilen yaşlılık aylığı alanlar değil, yaşlılık aylığı almaya hak kazananlardır. Bu durumda, iş sözleşmesi sona eren kişi, emekliye ayrılmayı tercih etmeyip çalışmaya devam etme iradesini sürdürerek yeni iş arayışlarına girse bile yaşlılık aylığına hak kazandığı için iş kaybı tazminatı alamayacaktır.

Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen "kanun önünde

eşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu

ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin

amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı

tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.

Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar

uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlâli yasaklanmıştır. Kanun önünde

eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.

Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik

kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı

hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik

ilkesi zedelenmez.

Kanun'un 21. maddesinde düzenlenen iş kaybı tazminatı,

özelleştirme uygulamaları nedeniyle kendi kusuru olmaksızın iş sözleşmesi sona

erdirilen işçi statüsündeki çalışanlara, iş hukukundan kaynaklanan diğer

tazminatların yanında, Kanun'da öngörülen süreyle sınırlı olarak (işçinin

kıdemine göre üç aydan sekiz aya kadar) ödenen ve kişinin yeni bir işe

yerleşmesiyle veya her halükarda Kanun'da belirlenen sürenin dolmasıyla da

kesilen ek bir mali imkândır. İş kaybı tazminatının amacı, kusuru olmaksızın

işini kaybeden işçinin uğradığı mağduriyetlerin kısmen de olsa giderilmesidir.

Nitekim Kanun'un gerekçesinde, iş kaybı tazminatı ödenmesinin öngörülmesiyle,

iş kaybı nedeniyle maruz kalınacak mağduriyetin ve bu konuda kamuoyunda oluşan

sosyal olumsuzlukların giderilmesinin amaçlandığı açıkça ifade edilmiştir.

Özelleştirme uygulamaları nedeniyle kusuru olmaksızın işini

kaybeden tüm işçilerin benzer mağduriyetler yaşayacağı ve işsiz kalmanın, bu

kişiler üzerinde yol açacağı olumsuzlukların birbirine yakın olacağı ortadadır.

Şu hâlde, işsiz kalanların benzer mağduriyetler yaşayacakları açık olduğuna

göre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte yaşlılık aylığı almaya hak

kazananlar ile hak kazanmayanlar arasında, bu mağduriyetlerin hafifletilmesi

amacını taşıyan iş kaybı tazminatı ödenmesi bakımından ayrım yapılmasının haklı

temeli bulunmamaktadır. Bu nedenle, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte

yaşlılık aylığı almaya hak kazanmayanlara iş kaybı tazminatı ödenirken, anılan

tarih itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazananların bu mali haktan mahrum

bırakılması eşitlik ilkesini zedelemektedir.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Haşim KILIÇ bu görüşe farklı gerekçeyle katılmıştır.

Hicabi DURSUN, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ bu görüşe katılmamışlardır.

C- Kanun'un 21. Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Üçüncü Cümlesinde Yer Alan ".30 gün içinde."İbaresinin, Maddenin Beşinci Fıkrasının Birinci Cümlesindeki ". yaşlılık aylığına hak kazananlar." Yönünden İncelenmesi

Başvuru kararında, özelleştirme uygulamaları sonucu işsiz kalan işçilere ödenmesi öngörülen iş kaybı tazminatı için otuz günlük hak düşürücü nitelikte başvuru süresi öngörülmesinin, sosyal devlet ilkesi ve bunun yansıması niteliğinde olan çalışma hakkıyla bağdaşmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. ve 49. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinin itiraz konusu ".30 gün içinde." ibaresiyle, iş kaybı tazminatından yararlanılabilmesi için hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren otuz gün içinde Türkiye İş Kurumuna başvurulması zorunluluğu getirilmektedir. Öngörülen otuz günlük başvuru süresi hak düşürücü nitelikte olup bu süre içinde başvurmayanların iş kaybı tazminatı alabilmeleri mümkün değildir.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve

işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup

güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek

sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka ve

Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olan

devlettir. Kanunların kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması, genel,

objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk

devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle kanun koyucunun hukuki düzenlemelerde

kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet

ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.

Hukuk devleti ilkesi, kişiler lehine getirilen hak ve imkânların aynı zamanda erişilebilir olmasını da gerektirmektedir. Bu haklardan yararlanılmasını imkânsız kılan veya aşırı derecede zorlaştıran prosedür hakkın varlığını anlamsız kılacağından hukuk devleti ilkesine aykırı olur.

Bir önceki başlıkta incelenen 21. maddenin beşinci fıkrasının

birinci cümlesi uyarınca, iş sözleşmesinin sona erdiği tarih itibarıyla

yaşlılık aylığına hak kazananların iş kaybı tazminatı almaları mümkün

olmadığından, itiraz konusu kuralda öngörülen otuz günlük başvuru süresi de bu

kişiler yönünden anlamını yitirmekte, fiilen ve hukuken kullanılabilir olmaktan

çıkmaktadır. Diğer bir ifadeyle, bir önceki kuralda getirilen engel nedeniyle

iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte yaşlılık aylığına hak kazananların otuz

gün içinde iş kaybı tazminatı alabilmek için başvurmaları hiçbir hukuki sonuç

doğurmamaktadır. Yaşlılık aylığı almaya hak kazanmış olmanın iş kaybı tazminatı

ödenmesine engel teşkil etmesi bir önceki başlıkta Anayasa'ya aykırı görülerek

iptal edildiğine göre, bunlar yönünden anlamını yitiren, hukuki ve fiili olarak

kullanılabilir olmaktan uzak bir niteliğe bürünen otuz günlük başvuru süresinin

de hukuk devleti ilkesine aykırı hâle geleceği açıktır.

Açıklanan nedenlerle, Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan itiraz konusu ".30 gün içinde." ibaresi, maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki ".yaşlılık aylığı almaya hak kazananlar." yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Hicabi DURSUN, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ bu görüşe katılmamışlardır.

Kuralın, Anayasa'nın 49. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

24.11.1994 günlü, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 21. maddesinin;

A- Dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan ".30 gün içinde." ibaresine ilişkin esas incelemenin, maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki ".yaşlılık aylığına hak kazananlar." yönünden yapılmasına, OYBİRLİĞİYLE,

B- 1- Dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan ".30 gün içinde." ibaresinin, maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesindeki ".yaşlılık aylığına hak kazananlar." yönünden,

2- Beşinci fıkrasının birinci cümlesinin,

Anayasa'ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, Hicabi DURSUN, Zühtü ARSLAN ile M. Emin KUZ'un karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

22.5.2014 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Muammer TOPAL

Üye

Zühtü ARSLAN

FARKLI GEREKÇE

Kanun'un 21. maddesinin beşinci fıkrasının itiraz konusu birinci cümlesinde, maddede öngörülen şekilde iş sözleşmeleri sona erdirilenlerden, iş sözleşmelerinin sona erme tarihi itibarıyla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümleri gereğince hizmet ve prim ödeme sürelerine göre yaşlılık aylığına hak kazananların iş kaybı tazminatı alamayacağı düzenlenmektedir.

Başvuru kararında, özelleştirme uygulamaları sonucu işsiz kalan işçilerden yaşlılık aylığına hak kazanmayanlara iş kaybı tazminatı ödenmekte iken yaşlılık aylığına hak kazananların bu haktan yararlanamamalarının eşitlik ilkesini ihlal ettiği belirtilmiş ise de iş sözleşmelerinin sona erme tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazananlar ile bu tarih itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazanmayanların hukuksal durumları aynı olmadığından bunlar arasında eşitlik kıyaslaması yapılamaz.

Bununla birlikte, kanunun iş kaybı nedeniyle oluşan mağduriyetleri giderme amacı da dikkate alındığında, sırf yaşlılık aylığına hak kazanılmış olmasının iş kaybı tazminatı ödenmesine engel teşkil etmesi hukuk devletinin bir gereği olan adalet ölçüsüyle bağdaşmamaktadır. Kuralın, bu gerekçeyle iptali gerekir.

Belirtilen nedenlerle, Kanun'un 21. maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve iptali yönündeki çoğunluk kararına yukarıda açıklanan bu gerekçeyle katılıyorum.

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

KARŞIOY GEREKÇESİ

4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 21. maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi ile bu cümle kapsamında kalan kişiler yönünden dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "... 30 gün içinde..." ibaresi iptal edilmiştir.

1. Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında,

"özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların (iştirakler hariç)

özelleştirmeye hazırlanması, özelleştirilmesi, küçültülmesi veya

faaliyetlerinin kısmen ya da tamamen durdurulması, süreli ya da süresiz

kapatılması veya tasfiye edilmesi nedeniyle; bu kuruluşlarda iş sözleşmesine

dayalı olarak ücret karşılığı çalışanlardan iş sözleşmeleri tabi oldukları iş

kanunları ve toplu iş sözleşmeleri gereğince tazminata hak kazanacak şekilde

sona ermiş olanlara, kanunlardan ve yürürlükteki toplu iş sözleşmelerinden

doğan tazminatları dışında ilave olarak iş kaybı tazminatı

ödenir" denilmekte, beşinci fıkrasının itiraz konusu birinci cümlesinde

ise yaşlılık aylığına hak kazananlara iş kaybı tazminatı ödenmeyeceği

öngörülmektedir.

İş kaybı tazminatının amacı, işini kaybeden işçinin yeni bir iş

buluncaya kadar geçecek dönemde asgari düzeyde de olsa ihtiyaçlarını

karşılamaya yönelik mali katkı sağlamaktır. Bunun, iş kaybının yol açtığı

zararı tamamen tazmin etmeye matuf bir tazminattan ziyade, işini kaybeden

kişiye geçiş döneminde sağlanan ilave bir imkan olduğu açıktır. Nitekim, iptal

edilen cümlenin devamında iş kaybı tazminatından yararlananların "işe yerleştirilmeleri

veya kendilerinin iş bulmaları halinde ödenmekte olan tazminata ve diğer

hizmetlere ilişkin hakları"nın sona ereceği hükme bağlanmıştır. Kuralın

gerekçesinde de, iş kaybı tazminatının amacı, "özelleştirme

uygulamaları sonucunda doğacak istihdama ilişkin sorunların çözümünün yanısıra,

iş kaybı nedeniyle maruz kalınacak mağduriyetin ve bu konuda kamuoyunda oluşan

sosyal olumsuzlukların giderilmesi amaçlanmıştır" şeklinde ifade

edilmiştir.

Kanun koyucunun, mali nitelikli sosyal yardımdan kimlerin hangi şartlarda ve ne kadar süreyle yararlanacağı konusunda düzenleme yaparken geniş bir takdir yetkisi olduğu kuşkusuzdur. Esasen, Anayasa'nın 2. maddesinde ifadesini bulan sosyal devlet anlayışı, devletin işini kaybeden herkese, hiçbir şarta bağlı olmaksızın, mali yardım yapmasını gerektirecek şekilde geniş yorumlanamaz. Anayasa'nın 65. maddesi, devletin sosyal ve ekonomik haklara yönelik yükümlülüklerinin sınırını çizmiş, devletin bu haklara ilişkin görevlerini "malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde" yerine getireceğini belirtmiştir.

Kanun koyucu, gerek mali kaynaklarının yeterliliğini gerekse iş

kaybı tazminatının amacını dikkate alarak, yaşlılık aylığına hak kazananlara

söz konusu tazminatın verilmeyeceğini hükme bağlamıştır. Burada, yaşlılık

aylığı almaya hak kazananların yeni bir iş buluncaya kadar belli oranda bir

gelire sahip olabilecekleri, dolayısıyla iş kaybı tazminatına ihtiyaç

duymayacakları haklı varsayımının bulunduğu ortadadır. Zira, iş kaybı

tazminatının amacı, yukarıda belirtildiği üzere, kişinin kendisinden

kaynaklanmayan bir sebeple işini kaybetmesi üzerine geçici bir süreliğine

(kıdemine göre 3 aydan 8 aya kadar) geçimini sağlamaya dönük bir güvenceye

kavuşturulmasıdır. Prim esaslı bir sosyal yardım niteliğinde olan

yaşlılık aylığı, söz konusu güvenceyi sağlamaktadır.

Kuralla yaşlılık aylığı almaya hak kazananların emekli olmaya zorlandıkları da söylenemez, zira yaşlılık aylığı almaya hak kazanıp da emekli olmayı tercih etmeyen kişilerin de, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamında işsizlik ödeneği alması mümkündür. Dolayısıyla, yaşlılık aylığı almak için emekliliği tercih etsin ya da etmesin, iş kaybı tazminatı almaya hak kazanan kişiye her durumda bir sosyal yardım sağlanmaktadır.

Diğer yandan, Anayasa'nın 10. maddesinde korunan eşitlik ilkesi, hukuksal konumları aynı olan kişilere farklı davranılmasını engellemektedir. İptali istenen kuralda, yaşlılık aylığı almaya hak kazanan kişilerle bu aylığa hak kazanmayan kişilerin aynı konumda oldukları söylenemez. Birinci grupta yer alanlar, geçimlerini sağlayacak düzenli bir sosyal yardıma sahipken, diğerleri bundan yoksundur. Bu nedenle, nasıl ki iş kaybı tazminatından yararlanırken bir işe giren kişilerle giremeyenler aynı konumda değilse, yaşlılık aylığı almaya hak kazananlar ile kazanamayanlar da aynı konumda değildir. Dolayısıyla kuralın Anayasa'nın 10. maddesine aykırı bir yönü yoktur.

2. Yukarıda açıklanan nedenlerle, iptali istenen kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığını düşündüğümüzden, kural kapsamındaki kişiler yönünden "... 30 gün içinde..." ibaresinin de Anayasa'ya aykırı olmadığı kanaatindeyiz. Ayrıca, hak düşürücü süre ile söz konusu şart birbirinden ayrı olarak uygulanabilecek kurallardır. İptal edilen kanuni şart olmasaydı bile, 30 günlük hak düşürücü süre uygulanacaktı. Zira, yaşlılık aylığına hak kazananların da iş kaybı tazminatından yararlanma hakkına sahip olmaları, bu haktan yararlanmak için hak düşürücü süre konulmasını anlamsız kılmamakta, bu süreye ilişkin kuralı hukuki ve fiili olarak kullanılabilir olmaktan çıkarmamaktadır.

Öte yandan, yaşlılık aylığı almaya hak kazananlar yönünden hak düşürücü sürenin de iptal edilmiş olması ortaya ikili ve eşitlikçi olmayan bir durum çıkarmaktadır. Bir yandan, işini kaybettikten sonra yaşlılık aylığına hak kazanamayanlar 30 gün içerisinde başvurmadıkları için iş kaybı tazminatı alamayacaklar, diğer yandan ise yaşlılık aylığı almaya hak kazananlar işten ayrıldıktan yıllar sonra başvurdukları halde iş kaybı tazminatı alabileceklerdir. Bu sonucun, kanun koyucunun amaçlamadığı yeni bir uygulamaya yol açacağı açıktır.

Açıklanan gerekçelerle, çoğunluğun iptal yönündeki kararına katılmıyoruz.

Başkan

Haşim KILIÇ

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Zühtü

ARSLAN

Üye M. · Emin KUZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2014/73, K. 2014/98, 22 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. III. derece), bu maddede belirtilen tutarın iki katı olarak iş kaybı tazminatı
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Esasın İncelenmesi
  9. Altan
  10. Özgüldür
  11. Perktaş
  12. Akıncı
  13. Farklı Gerekçe
  14. M. Emin KUZ
  15. Gökcan
  16. Karşıoy Gerekçesi
  17. Dursun
  18. Arslan
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2014/73
Karar No
2014/98
Tarih
22 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2014/78 K.2014/82
  • AYM Norm Denetimi E.2014/17 K.2014/97
  • AYM Norm Denetimi E.2014/93 K.2014/88
  • AYM Norm Denetimi E.2013/82 K.2014/100
  • AYM Norm Denetimi E.2013/88 K.2014/101
  • AYM Norm Denetimi E.2014/85 K.2014/103

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.