İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2015/71 K.2015/79

Büyük Millet Meclisi üyeleri Levent GÖK, Engin ALTAY, Özgür ÖZEL ile birlikte 114 milletvekili

Esas2015/71Karar2015/79Tarih3 Eylül 2015Okuma15 dk · 2.981 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
3 Eylül 2015
Esas Sayısı
2015/71
Karar Sayısı
2015/79
R.G. Tarih - Sayı
07.10.2015 - 29495
İptal davasını açan
Türkiye
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.981 kelime·15 dk okuma·17 bölüm

Büyük Millet Meclisi üyeleri Levent GÖK, Engin ALTAY, Özgür ÖZEL ile birlikte 114 milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU

1- Eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ileri sürülen, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda tesis edilen, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda (RTÜK) boşalacak Halkların Demokratik Partisi Grubu (HDP) ile Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna (MHP) düşen üyelik için yapılacak seçimde her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasında yer verilmesine ilişkin TBMM Başkanlığı işleminin,

2- 14.7.2015 tarihli ve 1096 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyelikleri İçin Yapılan Seçime Dair TBMM Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün,

Anayasa'nın 95. ve 133. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek şekil bakımından iptallerine ve 1096 sayılı TBMM Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talebidir.

I- İPTALİ İSTENİLEN METİNLER

A- İptali İstenilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İşlemi

TBMM Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda tesis edilen TBMM Başkanlığı işlemi şöyledir:

"Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalacak Halkların Demokratik Partisi Grubu ile Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna düşen üyelik için yapılacak seçimde her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasında yer verilmesi."

B- İptali İstenilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı

TBMM Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde alınan, Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümün de yer aldığı 1096 sayılı TBMM Kararı şöyledir:

"15.02.2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 35'inci maddesi uyarınca, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda 14.07.2015 tarihinde boşalacak üç üyelik için Genel Kurulun 14.07.2015 tarihli 7'nci Birleşiminde yapılan seçim sonucunda aşağıda adı ve soyadı yazılı adaylar Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliklerine seçilmiştir.

ADI VE SOYADI ADAY

GÖSTEREN SİYASİ PARTİ GRUBU

II- İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Volkan HAS tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, iptali istenilen TBMM Başkanlığı işlemi ve TBMM Kararı ile dayanılan Anayasa ve ilgili görülen İçtüzük kurallarıyla bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

2. Anayasa'nın 148. maddesinin birinci fıkrasında "Anayasa

Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet

Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler.

Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.",

85. maddesinde ise "Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya

milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü

fıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel Kurulu

kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili milletvekili

veya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe

aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa

Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar."denilmektedir.

3. Anayasa'nın 85. maddesinde sözü edilen yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine ilişkin TBMM kararları ile Anayasa'nın 148. maddesinde belirtilen TBMM İçtüzüğü'nün hukuki nitelikleri bakımından birer parlamento kararı olduklarında duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'da sayılarak gösterilen bu kararlar dışında kalan parlamento kararları Anayasa'ya uygunluk denetimine bağlı tutulamamaktadır.

4. TBMM Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda, RTÜK'te boşalacak HDP Grubu ile MHP Grubuna düşen üyelik için yapılacak seçimde her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasında yer verilmesine ilişkin olarak TBMM Başkanlığınca tesis edilen işlem dava konusu yapılmış ise de, söz konusu uygulamaya dair alınmış bir Genel Kurul kararı bulunmadığından, parlamento kararı ve dolayısıyla içtüzük değişikliği niteliğinde olmayan TBMM Başkanlığı işleminin anayasa yargısı denetimine tâbi olmayacağı açıktır. Açıklanan nedenle, TBMM Başkanlığı işlemine yönelik iptal talebinin görevsizlik nedeniyle reddi gerekir.

5. Anayasa'nın 133. maddesinin ikinci fıkrasına göre RTÜK, dokuz üyeden oluşmakta ve üyeleri, siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısının ikişer katı olarak gösterilecek adaylar arasından, her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle TBMM Genel Kurulunca seçilmektedir. Buna karşılık, siyasi parti gruplarının üye sayılarının eşit olması hâlinde nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiğine dair bir hüküm Anayasa'da ve TBMM İçtüzüğü'nde bulunmamaktadır.

6. Dava konusu TBMM Kararı ile herhangi bir kural konulmamakta,

Anayasa'nın 133. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasından ve iki siyasi

parti grubunun üye sayılarının eşit olması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu parti

grupları arasında kendiliğinden dağıtımının yapılamamasından kaynaklanan sorunu

çözmeye yönelik ve bu hususla sınırlı bir seçim yapılmaktadır. Bu itibarla,

dava konusu TBMM Kararı'nın düzenleyici işlem ve İçtüzük değişikliği

niteliğinde olmadığı, mevcut sorunla sınırlı ve bu sorunu çözmeye yönelik

münferit bir parlamento kararı olduğu açıktır. Bu nedenle, söz konusu TBMM

Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin

bölümüne yönelik iptal talebinin de görevsizlik nedeniyle reddi gerekir.

7. Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR ile Erdal TERCAN bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

III- HÜKÜM

A- Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda tesis edilen, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalacak Halkların Demokratik Partisi Grubu ile Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna düşen üyelik için yapılacak seçimde her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasında yer verilmesine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı işleminin şekil bakımından iptali talebinin görevsizlik nedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

B- 14.7.2015 tarihli ve 1096 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyelikleri İçin Yapılan Seçime Dair Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün şekil bakımından iptali talebinin görevsizlik nedeniyle REDDİNE, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR ile Erdal TERCAN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

3.9.2015 tarihinde karar verildi.

Prof. Dr. İlhan YERLİKAYA

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu

Esat

ÇIPLAK

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu

Arif

FIRTINA

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu"

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli

7. Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda ortaya çıkan, Radyo ve

Televizyon Üst Kurulunda boşalacak Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grubu ile

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grubuna düşen üyelik için yapılacak seçimde

her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasında yer verilmesine

ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı işlemi ile 14.7.2015 tarihli ve

1096 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyelikleri İçin Yapılan Seçime Dair

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın Radyo ve Televizyon

Üst Kurulu üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün, Anayasa'nın 95. ve 133.

maddelerine aykırılıkları ileri sürülerek şekil bakımından iptallerine yönelik

başvurunun çoğunluk kararıyla görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

2. İptal talebinin, 14.7.2015 tarihli ve 1096 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyelikleri İçin Yapılan Seçime Dair Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün esasının incelenmesi gerektiğini düşündüğümüzden aşağıda belirtilen gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılmadık.

3. Dava dilekçesinde, 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi

sonuçlarına göre Milliyetçi Hareket Partisi ile Halkların Demokratik Partisi

gruplarının eşit sayıda milletvekiline sahip olmaları nedeniyle, RTÜK'te

boşalan ve dağıtımı kendiliğinden yapılamayan bir üyeliğin hangi parti grubuna

verileceği konusunda kura yöntemine başvurulması gerektiği, TBMM'nin yerleşik

uygulamalarının da bu yönde olduğu, her iki parti grubu adaylarının birlikte

seçime tâbi tutulmasının Anayasa'nın 133. maddesine aykırı olduğu, öncelikle

TBMM Başkanlığının söz konusu üyeliğin hangi parti grubuna verileceğini tespit

etmesi gerektiği, eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olan bu kararın,

İçtüzük hükümlerinin değiştirilme usul ve yöntemini belirleyen İçtüzüğün 181.

maddesine uyulmamış olması sebebiyle aynı zamanda Anayasa'nın 95. maddesine

aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

4. Çoğunluk gerekçesinde iki siyasi parti grubunun üye sayılarının eşit olması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu parti grupları arasında kendiliğinden dağıtımının yapılamamasından kaynaklanan sorunu çözmeye yönelik ve bu hususla sınırlı bir seçim yapıldığı, bu nedenle dava konusu TBMM Kararı'nın düzenleyici işlem ve İçtüzük değişikliği niteliğinde olmadığı, mevcut sorunla sınırlı ve bu sorunu çözmeye yönelik münferit bir parlamento kararı olduğu ifade edilmiştir.

5. Anayasa koyucu,

RTÜK'ün oluşumunda siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında temsili

ilkesini öngörmüştür. Anayasa'nın 133. maddesine 21.6.2005 tarihinde eklenen

ikinci fıkraya göre, "Radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek ve

denetlemek amacıyla kurulan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu dokuz üyeden oluşur.

Üyeler, siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısının

ikişer katı olarak gösterecekleri adaylar arasından, her siyasî parti grubuna

düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel

Kurulunca seçilir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluşu, görev ve

yetkileri, üyelerinin nitelikleri, seçim usulleri ve görev süreleri kanunla

düzenlenir."

6. RTÜK üyelerinin seçimini düzenleyen 15.2.2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 35. Maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre de, "Seçim için, siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısının ikişer katı aday gösterilir ve Üst Kurul üyeleri bu adaylar arasından her siyasî parti grubuna düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca seçilir. Ancak, siyasî parti gruplarında, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak seçimlerde kime oy kullanılacağına dair görüşme yapılamaz ve karar alınamaz".

7. Anayasa'nın 133. maddesinde RTÜK'nun dokuz üyeden oluşacağı, üyelerinin siyasi parti gruplarının üye sayıları oranında belirlenecek üye sayılarının ikişer katı adaylar arasından, her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle TBMM Genel Kurulu tarafından seçileceği belirtilmiştir. Ancak, Anayasa ve TBMM İçtüzüğünde siyasi parti gruplarının üye sayılarının eşit olması halinde nasıl bir yöntem izleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.

8. Anayasa'nın 148. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 3. maddelerine göre Anayasa Mahkemesi,

kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi

İçtüzüğü'nün Anayasa'ya şekil ve esas bakımlarından uyguluğunu denetler. "Norm

yaratıcı niteliğiyle diğer parlamento kararlarından ayrılan İçtüzüğün

iktidar-muhalefet ilişkilerinde ve Meclis iradesinin gerçeğe uygun biçimde

yansıtılmasında büyük önem taşıdığı bir gerçektir. Normlar hiyerarşisinde en

üst noktada yer alan Anayasa, yasalar gibi İçtüzüğün de dayanağı ve

belirleyicisidir. Bu nedenle demokratik bir devlette meclislerin kendi iç

çalışmalarını serbestçe düzenleme konusundaki yetkileri de Anayasa ile

sınırlıdır(Anayasa Mahkemesinin 31.1.2002 tarih ve E:2001/129 ve K:2002/24

sayılı kararı)".

9. Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili önceki kararlarında da

ifade edildiği üzere, yasama organınca Anayasa'da öngörülenlerden başka isimler

altında ve başka yöntemler uygulanarak oluşturulan yasama işlemlerinin Anayasa

Mahkemesi'nin denetimine bağlı olup olmadığının saptanmasında bu işlemlerin

nitelik ve kapsamlarının gözetilmesi zorunludur. Bu nitelikteki bir işlemin

denetiminin Anayasa Mahkemesi'nin görev alanına girip girmediği belirlenirken,

meydana getirilen metnin oluşturulmasında uygulanacak yöntem kadar içeriğinin

niteliği üzerinde durulması, değer ve etkisinin ortaya konulması denetime bağlı

tutulan işlemlerle eşdeğerde ve etkinlikte ise denetiminin yapılması gerekir.

Nitekim Anayasa Mahkemesinin 28.12.1999 tarih ve E:1999/37 ve K:1999/49 sayılı,

1.5.2007 tarih ve E:2007/45 ve K:2007/54 sayılı kararlarında da, Anayasa'da

açıkça belirtilenler dışında kalan yasama organı işlem ve kararlarının Anayasa

Mahkemesi denetimine bağlı olup olmadığının saptanmasında, işlem ve kararın

oluşmasındaki yöntem kadar bunların konusu, amacı ve niteliği üzerinde de

durulması, etki ve değerlerinin göz önünde tutulmasının gerektiği, bunların,

Anayasa'nın uygunluk denetimine bağlı tutulan işlemlerle aynı değer ve etkide

olması halinde denetiminin yapılmasının hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir

sonucu olduğu belirtilmiştir.

10. Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarında TBMM

Genel Kurulu kararının içeriğinin o karara İçtüzük kuralı niteliği kazandırmaya

yeterli olduğu, kararın alınmasında İçtüzüğün değiştirilmesine ilişkin yönteme

uyulmamasının kararın niteliğini değiştirmeyeceği gerekçesine yer verilmiştir.

Yine Mahkemeye göre, "İçtüzükte yer alan bir kuralın uygulanması

yeni bir İçtüzük düzenlemesi ya da değişikliği niteliğinde değildir. İçtüzüğün

bir kuralının değiştirilmesi ya da İçtüzüğe yeni bir kural konulması

niteliğinde olan TBMM Genel Kurulu kararları ise, yeni bir İçtüzük kuralı

sayılır. Bu tür kararların belirli bir olaya ilişkin olarak alındığı,

süreklilik kazanan bir İçtüzük kuralı olmadığı, bu nedenle, İçtüzük

düzenlemesi niteliğinde görülemeyeceği ileri sürülemez(Anayasa Mahkemesinin

28.12.1999 tarih ve E:1999/37 ve K:1999/49 sayılı kararı)".

11. Anayasa'nın 133. maddesinin ikinci fıkrası, RTÜK'ün oluşumu

konusunda soyut, genel, kişilik dışı ve objektif bir ölçüt belirlemiştir. Buna

göre RTÜK üyeliği seçimi, her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı esas

alınmak suretiyle yapılacaktır. RTÜK üyelerinin TBMM tarafından ve siyasi parti

gruplarının üye sayısı esas alınmak suretiyle seçilmesinin nedeni, ilgili

anayasal hükmün gerekçesinde, radyo ve televizyon yayınlarının kamuoyunun

oluşumunda çok önemli bir etkisinin bulunması, RTÜK'ün radyo ve televizyonların

faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemekle görevli ve yetkili olması sebebiyle

üyelerinin seçiminde, diğer düzenleyici ve denetleyici kurumlardan farklı

olarak TBMM'nin yetkili kılındığı ve bu seçimde siyasi parti gruplarının

adaylarının adalete uygun bir oranda belirlenmesi gerektiği şeklinde ifade

edilmiştir.

12. Anayasa koyucunun özel önem atfettiği RTÜK'ün, özerkliğini ve

tarafsızlığını sağlamaya yönelik bu ölçütün uygulanması sırasında, siyasi parti

gruplarının üye sayılarının eşitliği sebebiyle karşılaşılan sorunun çözümünde

de soyut, genel, kişilik dışı ve objektif bir yöntemin benimsenmesi,

Anayasa'nın öngördüğü ölçütün mahiyeti ve anayasa koyucunun gözettiği amaç

bakımından zorunludur. Dava konusu kararda ise, üye sayıları eşit olan her iki

siyasi parti grubunun bildirdiği adayların birlikte seçime tâbi tutulmaları

suretiyle söz konusu üyeliğin, hangi siyasi parti grubuna düşeceği konusunda

Genel Kurula ve bu bağlamda Meclis çoğunluğuna belirleme yetkisi tanınmıştır.

Böylece, Genel Kurul, Anayasa'nın 133. maddesine göre salt adayların seçimi

konusunda yetkili iken, bu seçim yöntemiyle Anayasa'ya aykırı olarak, söz

konusu üyeliğin hangi siyasi parti grubuna verileceği konusunda da yetkili

kılınmıştır. Böylelikle RTÜK'ün oluşumunda öngörülen anayasal ölçüt Genel Kurul

çoğunluğunun iradesine bağlı ve bağımlı hale getirilmiş, RTÜK üyeliğinin hangi

parti grubuna verileceğinin, siyasi partiler arasında yapılacak pazarlıklara

göre değişiklik gösterebilmesine imkan sağlayan bir yöntem kabul edilerek seçim

yapılmıştır. Bunun ise anayasa koyucunun RTÜK'ün özerkliğini ve tarafsızlığını

sağlamaya yönelik amacıyla bağdaşmadığı açıktır. Bu durum karşısında dava

konusu TBMM Kararı'nın, "Meclisin çalışmasıyla ilgili yöntem ve

esaslara" ilişkin olması ve TBMM İçtüzüğü'nde RTÜK üye seçimine ilişkin

bir hükmün bulunmaması karşısında yeni bir İçtüzük hükmü ihdas etmesi

nedenleriyle eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu açıktır. Bu

nedenle, Çoğunluk gerekçesindeki, "iki siyasi parti grubunun üye

sayılarının eşit olması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu parti grupları arasında

kendiliğinden dağıtımının yapılamamasından kaynaklanan sorunu çözmeye yönelik

ve bu hususla sınırlı bir seçim yapıldığı, bu nedenle dava konusu TBMM

Kararı'nın düzenleyici işlem ve İçtüzük değişikliği niteliğinde olmadığı" şeklindeki

gerekçeye katılma olanağı bulunmamaktadır.

13. Öte yandan, yine gerekçede ifade edilen, "mevcut sorunla sınırlı ve bu sorunu çözmeye yönelik münferit bir parlamento kararı" olması nedeniyle denetlenemeyeceğine ilişkin düşünce de belirsizdir. Zira, bundan sonra iki siyasi parti grubunun üye sayılarının eşit olması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu parti grupları arasında kendiliğinden dağıtımının yapılamadığı tüm hallerde dava konusu TBMM Kararı'nda öngörülen yöntemin uygulanmasına engel bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle çoğunluk gerekçesi, tahmin ve beklentiye dayalı bir yorumdan ibarettir.

14. Belirtilen gerekçelerle, iptali istenilen TBMM Kararı'nın, "Meclisin çalışmasıyla ilgili yöntem ve esaslara" ilişkin olması ve TBMM İçtüzüğü'nde RTÜK üye seçimine ilişkin bir hükmün bulunmaması karşısında yeni bir İçtüzük hükmü ihdas etmesi nedenleriyle eylemli İçtüzüğü değişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa'nın 148. ve 6216 sayılı Kanun'un 35. maddelerine göre anayasa yargısı denetimine tabi olduğu anlaşılmakla TBMM Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğine seçilmesine dair bölümünün iptaline ilişkin başvurunun esasının incelenmesine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmadık.

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

KARŞIOY GEREKÇESİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) görev ve yetkileri "Genel olarak" Anayasa'nın 87 nci maddesinde sayılmıştır. Buna göre TBMM'nin görev ve yetkileri:

- Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak,

- Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek,

- Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek,

- Bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek,

- Para basılmasına karar vermek,

- Savaş ilanına karar vermek,

- Milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak,

- TBMM üye tam sayısının beşte üç çoğunluğun kararı ile genel ve özel af ilanına karar vermek,

- Anayasanın diğer maddesinde öngörülen yetkileri ve görevleri yerine getirmektir.

1982 Anayasası'nın ilk orijinal metninde yukarıda sayılan görevler

dışında, 102 nci madde ile Cumhurbaşkanı'nın seçimi görevi de TBMM'ne

verilmiştir. (31.5.2007 tarih ve 5678 sayılı Kanunla yapılan Anayasa

değişikliğinden sonra ise Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi sistemi

öngörülmüştür.) Ancak, Anayasa'nın "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, radyo

ve televizyon kuruluşları ve konuyla ilişkili haber ajansları" başlıklı

133 ncü maddesinde 21.6.2005 tarih ve 5370 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle,

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) tüm üyelerinin TBMM'ce seçilmesi

görevi de TBMM'ne verilmiş; 7.5.2010 tarih ve 5982 sayılı Kanunla Anayasanın 74

ncü maddesinde yapılan değişiklikle TBMM'ne bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu'nun başkanı konumundaki "Kamu Başdenetçisi" nin

(Ombudsmanın) seçilmesi görevi de TBMM'ne verilmiş; aynı tarihli Anayasa

değişikliğiyle Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşunu düzenleyen 146 ncı maddesinde

yapılan değişiklikle, Anayasa Mahkemesi üyelerinden 3 ünü (2 si Sayıştay'ca, 1

i baro başkanlarınca seçilen 3 er aday içinden) seçmek görevi de yine TBMM'ne

verilmiştir. Anılan Anayasa değişiklikleri yapılırken de Anayasa'nın 148 ve 85

nci maddelerinde bu değişikliklere paralel düzenleme yapılmamış olduğundan;

Anayasa Mahkemesi'ne TBMM İçtüzüğünün şekil ve esas bakımlarından Anayasa'ya

uygunluğunu denetleme; yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya

milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi hallerinde de, anılan TBMM Genel

Kurul kararının alındığı tarihten başlayarak 7 gün içinde ilgili veya diğer bir

millet vekilinin başvurması halinde, bu konuda bir karar verme yetkisi

tanındığı görülmektedir.

Ne var ki Anayasa hükümlerinin yorumlanmasında sadece ilgili

maddelerin değil, konuyu düzenleyen tüm hükümlerin birlikte değerlendirilip

sonuca gidilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, salt Anayasa'nın 85 ve 148

nci maddelerinin esas alınarak sonuç çıkarılması doğru olmayıp, 87 nci

maddesinde belirtilen "Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetki ve

görevleri" de dikkate alınıp TBMM'nin Anayasa Mahkemesi'nin yargı

denetimine tâbi tasarrufları saptanırken 74 (Kamu Başdenetçisi seçmek), 133

(RTÜK üyelerini seçmek) ve 146 ncı (Anayasa Mahkemesi üyelerinden 3 ünü seçmek)

maddelerinin de gözönüne alınması Anayasa koyucunun iradesine uygun düşecektir.

Yani, Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları ile geliştirdiği "eylemli

içtüzük değişikliği" hallerinde Anayasal denetim yapma ve 85 nci maddede

sayılan durumlarda (yasama dokunulmazlığının kaldırılması veya milletvekili

dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin TBMM Genel Kurul kararlarının varlığı

halinde) ve nihayet usulüne uygun yapılan TBMM İçtüzük değişikliklerinin şekil

ve esas denetimlerini yapmak dışında da, RTÜK üyeliği seçimi, kamu

başdenetçisinin seçimi ve Anayasa Mahkemesi üyelerinden 3 ünün seçimine ilişkin

TBMM Genel Kurul kararlarının Anayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında

bırakıldığını söylemek isabetli bir yorum yöntemi olmayacaktır. İlgili Anayasa

hükümlerinde (Madde 74, 133 ve 146 da) TBMM'nin seçim yöntemi konusunda detaylı

düzenlemeler olmasına karşın, davanın somutunda olduğu gibi, anılan parlamento

kararlarında tatbik edilen yöntemin Anayasadaki hükümlerle bağdaşmadığı öne

sürüldüğünde, bu konularda TBMM İçtüzüğünde hiç bir hükmün de bulunmadığı

dikkate alınarak, yapılan uygulamanın (TBMM kararının) tıpkı Anayasa

Mahkemesi'nin geliştirdiği içtihatlarda olduğu gibi "içtüzük hükmü

ihdası" mahiyetini taşıyıp taşımadığı, bu yönü itibariyle de Anayasanın

özel düzenlemelerindeki (md. 74, 133, 146) emredici hükümlere uyarlı düşüp

düşmediğinin 148 nci maddede belirtilen kişilerce Anayasa Mahkemesine öngörülen

süre içinde getirilmesi halinde Anayasa Mahkemesi'nce de gerekli Anayasal

denetimin yapılması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 117 milletvekilince yapılan başvurunun kabulü ile işin esasına geçilmesi ve RTÜK üyeliği için yapılan seçimin (TBMM kararının) Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün Anayasal denetiminin yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılamadım.

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Anayasa Mahkemesi, E. 2015/71, K. 2015/79, 3 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu
  4. I- İptali İstenilen Metinler
  5. Adı Ve Soyadı Aday
  6. Gösteren Siyasi Parti Grubu
  7. Iı- İlk İnceleme
  8. Çıplak
  9. Fırtına
  10. Altan
  11. Özgüldür
  12. Kömürcü
  13. Akıncı
  14. M. Emin KUZ
  15. Gökcan
  16. Karşıoy Gerekçesi
  17. Karşıoy Gerekçesi
  18. Altan
  19. Özgüldür
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2015/71
Karar No
2015/79
Tarih
3 Eylül 2015

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2015/70 K.2015/70
  • AYM Norm Denetimi E.2015/62 K.2015/84
  • AYM Norm Denetimi E.2015/54 K.2015/83
  • AYM Norm Denetimi E.2015/81 K.2015/75
  • AYM Norm Denetimi E.2015/77 K.2015/73
  • AYM Norm Denetimi E.2015/69 K.2015/69

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.