KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Eylül 2015
- Esas Sayısı
- 2015/71
- Karar Sayısı
- 2015/79
- R.G. Tarih - Sayı
- 07.10.2015 - 29495
- İptal davasını açan
- Türkiye
Karar Metni
2.981 kelime·15 dk okuma·17 bölüm
Büyük Millet Meclisi üyeleri Levent GÖK, Engin ALTAY, Özgür ÖZEL ile birlikte 114 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU
1- Eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ileri sürülen, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda tesis edilen, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda (RTÜK) boşalacak Halkların Demokratik Partisi Grubu (HDP) ile Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna (MHP) düşen üyelik için yapılacak seçimde her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasında yer verilmesine ilişkin TBMM Başkanlığı işleminin,
2- 14.7.2015 tarihli ve 1096 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyelikleri İçin Yapılan Seçime Dair TBMM Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün,
Anayasa'nın 95. ve 133. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek şekil bakımından iptallerine ve 1096 sayılı TBMM Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I- İPTALİ İSTENİLEN METİNLER
A- İptali İstenilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İşlemi
TBMM Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda tesis edilen TBMM Başkanlığı işlemi şöyledir:
"Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalacak Halkların Demokratik Partisi Grubu ile Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna düşen üyelik için yapılacak seçimde her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasında yer verilmesi."
B- İptali İstenilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı
TBMM Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde alınan, Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümün de yer aldığı 1096 sayılı TBMM Kararı şöyledir:
"15.02.2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 35'inci maddesi uyarınca, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda 14.07.2015 tarihinde boşalacak üç üyelik için Genel Kurulun 14.07.2015 tarihli 7'nci Birleşiminde yapılan seçim sonucunda aşağıda adı ve soyadı yazılı adaylar Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliklerine seçilmiştir.
ADI VE SOYADI ADAY
GÖSTEREN SİYASİ PARTİ GRUBU
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Volkan HAS tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, iptali istenilen TBMM Başkanlığı işlemi ve TBMM Kararı ile dayanılan Anayasa ve ilgili görülen İçtüzük kurallarıyla bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa'nın 148. maddesinin birinci fıkrasında "Anayasa
Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler.
Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.",
85. maddesinde ise "Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya
milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü
fıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel Kurulu
kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili milletvekili
veya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe
aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa
Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar."denilmektedir.
3. Anayasa'nın 85. maddesinde sözü edilen yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine ilişkin TBMM kararları ile Anayasa'nın 148. maddesinde belirtilen TBMM İçtüzüğü'nün hukuki nitelikleri bakımından birer parlamento kararı olduklarında duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'da sayılarak gösterilen bu kararlar dışında kalan parlamento kararları Anayasa'ya uygunluk denetimine bağlı tutulamamaktadır.
4. TBMM Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli 7. Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda, RTÜK'te boşalacak HDP Grubu ile MHP Grubuna düşen üyelik için yapılacak seçimde her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasında yer verilmesine ilişkin olarak TBMM Başkanlığınca tesis edilen işlem dava konusu yapılmış ise de, söz konusu uygulamaya dair alınmış bir Genel Kurul kararı bulunmadığından, parlamento kararı ve dolayısıyla içtüzük değişikliği niteliğinde olmayan TBMM Başkanlığı işleminin anayasa yargısı denetimine tâbi olmayacağı açıktır. Açıklanan nedenle, TBMM Başkanlığı işlemine yönelik iptal talebinin görevsizlik nedeniyle reddi gerekir.
5. Anayasa'nın 133. maddesinin ikinci fıkrasına göre RTÜK, dokuz üyeden oluşmakta ve üyeleri, siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısının ikişer katı olarak gösterilecek adaylar arasından, her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle TBMM Genel Kurulunca seçilmektedir. Buna karşılık, siyasi parti gruplarının üye sayılarının eşit olması hâlinde nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiğine dair bir hüküm Anayasa'da ve TBMM İçtüzüğü'nde bulunmamaktadır.
6. Dava konusu TBMM Kararı ile herhangi bir kural konulmamakta,
Anayasa'nın 133. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasından ve iki siyasi
parti grubunun üye sayılarının eşit olması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu parti
grupları arasında kendiliğinden dağıtımının yapılamamasından kaynaklanan sorunu
çözmeye yönelik ve bu hususla sınırlı bir seçim yapılmaktadır. Bu itibarla,
dava konusu TBMM Kararı'nın düzenleyici işlem ve İçtüzük değişikliği
niteliğinde olmadığı, mevcut sorunla sınırlı ve bu sorunu çözmeye yönelik
münferit bir parlamento kararı olduğu açıktır. Bu nedenle, söz konusu TBMM
Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin
bölümüne yönelik iptal talebinin de görevsizlik nedeniyle reddi gerekir.
7. Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR ile Erdal TERCAN bu görüşe katılmamışlardır.
ÇIPLAK
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu
Arif
FIRTINA
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu"
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Alparslan
ALTAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 14.7.2015 tarihli
7. Birleşiminde açılan usul tartışması sonucunda ortaya çıkan, Radyo ve
Televizyon Üst Kurulunda boşalacak Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grubu ile
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grubuna düşen üyelik için yapılacak seçimde
her iki partiden ikişer adayın adına birleşik oy pusulasında yer verilmesine
ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı işlemi ile 14.7.2015 tarihli ve
1096 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyelikleri İçin Yapılan Seçime Dair
Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın Radyo ve Televizyon
Üst Kurulu üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün, Anayasa'nın 95. ve 133.
maddelerine aykırılıkları ileri sürülerek şekil bakımından iptallerine yönelik
başvurunun çoğunluk kararıyla görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2. İptal talebinin, 14.7.2015 tarihli ve 1096 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyelikleri İçin Yapılan Seçime Dair Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün esasının incelenmesi gerektiğini düşündüğümüzden aşağıda belirtilen gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılmadık.
3. Dava dilekçesinde, 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi
sonuçlarına göre Milliyetçi Hareket Partisi ile Halkların Demokratik Partisi
gruplarının eşit sayıda milletvekiline sahip olmaları nedeniyle, RTÜK'te
boşalan ve dağıtımı kendiliğinden yapılamayan bir üyeliğin hangi parti grubuna
verileceği konusunda kura yöntemine başvurulması gerektiği, TBMM'nin yerleşik
uygulamalarının da bu yönde olduğu, her iki parti grubu adaylarının birlikte
seçime tâbi tutulmasının Anayasa'nın 133. maddesine aykırı olduğu, öncelikle
TBMM Başkanlığının söz konusu üyeliğin hangi parti grubuna verileceğini tespit
etmesi gerektiği, eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olan bu kararın,
İçtüzük hükümlerinin değiştirilme usul ve yöntemini belirleyen İçtüzüğün 181.
maddesine uyulmamış olması sebebiyle aynı zamanda Anayasa'nın 95. maddesine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4. Çoğunluk gerekçesinde iki siyasi parti grubunun üye sayılarının eşit olması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu parti grupları arasında kendiliğinden dağıtımının yapılamamasından kaynaklanan sorunu çözmeye yönelik ve bu hususla sınırlı bir seçim yapıldığı, bu nedenle dava konusu TBMM Kararı'nın düzenleyici işlem ve İçtüzük değişikliği niteliğinde olmadığı, mevcut sorunla sınırlı ve bu sorunu çözmeye yönelik münferit bir parlamento kararı olduğu ifade edilmiştir.
5. Anayasa koyucu,
RTÜK'ün oluşumunda siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında temsili
ilkesini öngörmüştür. Anayasa'nın 133. maddesine 21.6.2005 tarihinde eklenen
ikinci fıkraya göre, "Radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek ve
denetlemek amacıyla kurulan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu dokuz üyeden oluşur.
Üyeler, siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısının
ikişer katı olarak gösterecekleri adaylar arasından, her siyasî parti grubuna
düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulunca seçilir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluşu, görev ve
yetkileri, üyelerinin nitelikleri, seçim usulleri ve görev süreleri kanunla
düzenlenir."
6. RTÜK üyelerinin seçimini düzenleyen 15.2.2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 35. Maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre de, "Seçim için, siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısının ikişer katı aday gösterilir ve Üst Kurul üyeleri bu adaylar arasından her siyasî parti grubuna düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca seçilir. Ancak, siyasî parti gruplarında, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak seçimlerde kime oy kullanılacağına dair görüşme yapılamaz ve karar alınamaz".
7. Anayasa'nın 133. maddesinde RTÜK'nun dokuz üyeden oluşacağı, üyelerinin siyasi parti gruplarının üye sayıları oranında belirlenecek üye sayılarının ikişer katı adaylar arasından, her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle TBMM Genel Kurulu tarafından seçileceği belirtilmiştir. Ancak, Anayasa ve TBMM İçtüzüğünde siyasi parti gruplarının üye sayılarının eşit olması halinde nasıl bir yöntem izleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
8. Anayasa'nın 148. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 3. maddelerine göre Anayasa Mahkemesi,
kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğü'nün Anayasa'ya şekil ve esas bakımlarından uyguluğunu denetler. "Norm
yaratıcı niteliğiyle diğer parlamento kararlarından ayrılan İçtüzüğün
iktidar-muhalefet ilişkilerinde ve Meclis iradesinin gerçeğe uygun biçimde
yansıtılmasında büyük önem taşıdığı bir gerçektir. Normlar hiyerarşisinde en
üst noktada yer alan Anayasa, yasalar gibi İçtüzüğün de dayanağı ve
belirleyicisidir. Bu nedenle demokratik bir devlette meclislerin kendi iç
çalışmalarını serbestçe düzenleme konusundaki yetkileri de Anayasa ile
sınırlıdır(Anayasa Mahkemesinin 31.1.2002 tarih ve E:2001/129 ve K:2002/24
sayılı kararı)".
9. Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili önceki kararlarında da
ifade edildiği üzere, yasama organınca Anayasa'da öngörülenlerden başka isimler
altında ve başka yöntemler uygulanarak oluşturulan yasama işlemlerinin Anayasa
Mahkemesi'nin denetimine bağlı olup olmadığının saptanmasında bu işlemlerin
nitelik ve kapsamlarının gözetilmesi zorunludur. Bu nitelikteki bir işlemin
denetiminin Anayasa Mahkemesi'nin görev alanına girip girmediği belirlenirken,
meydana getirilen metnin oluşturulmasında uygulanacak yöntem kadar içeriğinin
niteliği üzerinde durulması, değer ve etkisinin ortaya konulması denetime bağlı
tutulan işlemlerle eşdeğerde ve etkinlikte ise denetiminin yapılması gerekir.
Nitekim Anayasa Mahkemesinin 28.12.1999 tarih ve E:1999/37 ve K:1999/49 sayılı,
1.5.2007 tarih ve E:2007/45 ve K:2007/54 sayılı kararlarında da, Anayasa'da
açıkça belirtilenler dışında kalan yasama organı işlem ve kararlarının Anayasa
Mahkemesi denetimine bağlı olup olmadığının saptanmasında, işlem ve kararın
oluşmasındaki yöntem kadar bunların konusu, amacı ve niteliği üzerinde de
durulması, etki ve değerlerinin göz önünde tutulmasının gerektiği, bunların,
Anayasa'nın uygunluk denetimine bağlı tutulan işlemlerle aynı değer ve etkide
olması halinde denetiminin yapılmasının hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir
sonucu olduğu belirtilmiştir.
10. Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarında TBMM
Genel Kurulu kararının içeriğinin o karara İçtüzük kuralı niteliği kazandırmaya
yeterli olduğu, kararın alınmasında İçtüzüğün değiştirilmesine ilişkin yönteme
uyulmamasının kararın niteliğini değiştirmeyeceği gerekçesine yer verilmiştir.
Yine Mahkemeye göre, "İçtüzükte yer alan bir kuralın uygulanması
yeni bir İçtüzük düzenlemesi ya da değişikliği niteliğinde değildir. İçtüzüğün
bir kuralının değiştirilmesi ya da İçtüzüğe yeni bir kural konulması
niteliğinde olan TBMM Genel Kurulu kararları ise, yeni bir İçtüzük kuralı
sayılır. Bu tür kararların belirli bir olaya ilişkin olarak alındığı,
süreklilik kazanan bir İçtüzük kuralı olmadığı, bu nedenle, İçtüzük
düzenlemesi niteliğinde görülemeyeceği ileri sürülemez(Anayasa Mahkemesinin
28.12.1999 tarih ve E:1999/37 ve K:1999/49 sayılı kararı)".
11. Anayasa'nın 133. maddesinin ikinci fıkrası, RTÜK'ün oluşumu
konusunda soyut, genel, kişilik dışı ve objektif bir ölçüt belirlemiştir. Buna
göre RTÜK üyeliği seçimi, her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı esas
alınmak suretiyle yapılacaktır. RTÜK üyelerinin TBMM tarafından ve siyasi parti
gruplarının üye sayısı esas alınmak suretiyle seçilmesinin nedeni, ilgili
anayasal hükmün gerekçesinde, radyo ve televizyon yayınlarının kamuoyunun
oluşumunda çok önemli bir etkisinin bulunması, RTÜK'ün radyo ve televizyonların
faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemekle görevli ve yetkili olması sebebiyle
üyelerinin seçiminde, diğer düzenleyici ve denetleyici kurumlardan farklı
olarak TBMM'nin yetkili kılındığı ve bu seçimde siyasi parti gruplarının
adaylarının adalete uygun bir oranda belirlenmesi gerektiği şeklinde ifade
edilmiştir.
12. Anayasa koyucunun özel önem atfettiği RTÜK'ün, özerkliğini ve
tarafsızlığını sağlamaya yönelik bu ölçütün uygulanması sırasında, siyasi parti
gruplarının üye sayılarının eşitliği sebebiyle karşılaşılan sorunun çözümünde
de soyut, genel, kişilik dışı ve objektif bir yöntemin benimsenmesi,
Anayasa'nın öngördüğü ölçütün mahiyeti ve anayasa koyucunun gözettiği amaç
bakımından zorunludur. Dava konusu kararda ise, üye sayıları eşit olan her iki
siyasi parti grubunun bildirdiği adayların birlikte seçime tâbi tutulmaları
suretiyle söz konusu üyeliğin, hangi siyasi parti grubuna düşeceği konusunda
Genel Kurula ve bu bağlamda Meclis çoğunluğuna belirleme yetkisi tanınmıştır.
Böylece, Genel Kurul, Anayasa'nın 133. maddesine göre salt adayların seçimi
konusunda yetkili iken, bu seçim yöntemiyle Anayasa'ya aykırı olarak, söz
konusu üyeliğin hangi siyasi parti grubuna verileceği konusunda da yetkili
kılınmıştır. Böylelikle RTÜK'ün oluşumunda öngörülen anayasal ölçüt Genel Kurul
çoğunluğunun iradesine bağlı ve bağımlı hale getirilmiş, RTÜK üyeliğinin hangi
parti grubuna verileceğinin, siyasi partiler arasında yapılacak pazarlıklara
göre değişiklik gösterebilmesine imkan sağlayan bir yöntem kabul edilerek seçim
yapılmıştır. Bunun ise anayasa koyucunun RTÜK'ün özerkliğini ve tarafsızlığını
sağlamaya yönelik amacıyla bağdaşmadığı açıktır. Bu durum karşısında dava
konusu TBMM Kararı'nın, "Meclisin çalışmasıyla ilgili yöntem ve
esaslara" ilişkin olması ve TBMM İçtüzüğü'nde RTÜK üye seçimine ilişkin
bir hükmün bulunmaması karşısında yeni bir İçtüzük hükmü ihdas etmesi
nedenleriyle eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu açıktır. Bu
nedenle, Çoğunluk gerekçesindeki, "iki siyasi parti grubunun üye
sayılarının eşit olması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu parti grupları arasında
kendiliğinden dağıtımının yapılamamasından kaynaklanan sorunu çözmeye yönelik
ve bu hususla sınırlı bir seçim yapıldığı, bu nedenle dava konusu TBMM
Kararı'nın düzenleyici işlem ve İçtüzük değişikliği niteliğinde olmadığı" şeklindeki
gerekçeye katılma olanağı bulunmamaktadır.
13. Öte yandan, yine gerekçede ifade edilen, "mevcut sorunla sınırlı ve bu sorunu çözmeye yönelik münferit bir parlamento kararı" olması nedeniyle denetlenemeyeceğine ilişkin düşünce de belirsizdir. Zira, bundan sonra iki siyasi parti grubunun üye sayılarının eşit olması nedeniyle RTÜK üyeliğinin bu parti grupları arasında kendiliğinden dağıtımının yapılamadığı tüm hallerde dava konusu TBMM Kararı'nda öngörülen yöntemin uygulanmasına engel bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle çoğunluk gerekçesi, tahmin ve beklentiye dayalı bir yorumdan ibarettir.
14. Belirtilen gerekçelerle, iptali istenilen TBMM Kararı'nın, "Meclisin çalışmasıyla ilgili yöntem ve esaslara" ilişkin olması ve TBMM İçtüzüğü'nde RTÜK üye seçimine ilişkin bir hükmün bulunmaması karşısında yeni bir İçtüzük hükmü ihdas etmesi nedenleriyle eylemli İçtüzüğü değişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa'nın 148. ve 6216 sayılı Kanun'un 35. maddelerine göre anayasa yargısı denetimine tabi olduğu anlaşılmakla TBMM Kararı'nın, Arif FIRTINA'nın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğine seçilmesine dair bölümünün iptaline ilişkin başvurunun esasının incelenmesine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmadık.
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞIOY GEREKÇESİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) görev ve yetkileri "Genel olarak" Anayasa'nın 87 nci maddesinde sayılmıştır. Buna göre TBMM'nin görev ve yetkileri:
- Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak,
- Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek,
- Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek,
- Bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek,
- Para basılmasına karar vermek,
- Savaş ilanına karar vermek,
- Milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak,
- TBMM üye tam sayısının beşte üç çoğunluğun kararı ile genel ve özel af ilanına karar vermek,
- Anayasanın diğer maddesinde öngörülen yetkileri ve görevleri yerine getirmektir.
1982 Anayasası'nın ilk orijinal metninde yukarıda sayılan görevler
dışında, 102 nci madde ile Cumhurbaşkanı'nın seçimi görevi de TBMM'ne
verilmiştir. (31.5.2007 tarih ve 5678 sayılı Kanunla yapılan Anayasa
değişikliğinden sonra ise Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi sistemi
öngörülmüştür.) Ancak, Anayasa'nın "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, radyo
ve televizyon kuruluşları ve konuyla ilişkili haber ajansları" başlıklı
133 ncü maddesinde 21.6.2005 tarih ve 5370 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle,
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) tüm üyelerinin TBMM'ce seçilmesi
görevi de TBMM'ne verilmiş; 7.5.2010 tarih ve 5982 sayılı Kanunla Anayasanın 74
ncü maddesinde yapılan değişiklikle TBMM'ne bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu'nun başkanı konumundaki "Kamu Başdenetçisi" nin
(Ombudsmanın) seçilmesi görevi de TBMM'ne verilmiş; aynı tarihli Anayasa
değişikliğiyle Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşunu düzenleyen 146 ncı maddesinde
yapılan değişiklikle, Anayasa Mahkemesi üyelerinden 3 ünü (2 si Sayıştay'ca, 1
i baro başkanlarınca seçilen 3 er aday içinden) seçmek görevi de yine TBMM'ne
verilmiştir. Anılan Anayasa değişiklikleri yapılırken de Anayasa'nın 148 ve 85
nci maddelerinde bu değişikliklere paralel düzenleme yapılmamış olduğundan;
Anayasa Mahkemesi'ne TBMM İçtüzüğünün şekil ve esas bakımlarından Anayasa'ya
uygunluğunu denetleme; yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya
milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi hallerinde de, anılan TBMM Genel
Kurul kararının alındığı tarihten başlayarak 7 gün içinde ilgili veya diğer bir
millet vekilinin başvurması halinde, bu konuda bir karar verme yetkisi
tanındığı görülmektedir.
Ne var ki Anayasa hükümlerinin yorumlanmasında sadece ilgili
maddelerin değil, konuyu düzenleyen tüm hükümlerin birlikte değerlendirilip
sonuca gidilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, salt Anayasa'nın 85 ve 148
nci maddelerinin esas alınarak sonuç çıkarılması doğru olmayıp, 87 nci
maddesinde belirtilen "Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetki ve
görevleri" de dikkate alınıp TBMM'nin Anayasa Mahkemesi'nin yargı
denetimine tâbi tasarrufları saptanırken 74 (Kamu Başdenetçisi seçmek), 133
(RTÜK üyelerini seçmek) ve 146 ncı (Anayasa Mahkemesi üyelerinden 3 ünü seçmek)
maddelerinin de gözönüne alınması Anayasa koyucunun iradesine uygun düşecektir.
Yani, Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları ile geliştirdiği "eylemli
içtüzük değişikliği" hallerinde Anayasal denetim yapma ve 85 nci maddede
sayılan durumlarda (yasama dokunulmazlığının kaldırılması veya milletvekili
dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin TBMM Genel Kurul kararlarının varlığı
halinde) ve nihayet usulüne uygun yapılan TBMM İçtüzük değişikliklerinin şekil
ve esas denetimlerini yapmak dışında da, RTÜK üyeliği seçimi, kamu
başdenetçisinin seçimi ve Anayasa Mahkemesi üyelerinden 3 ünün seçimine ilişkin
TBMM Genel Kurul kararlarının Anayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında
bırakıldığını söylemek isabetli bir yorum yöntemi olmayacaktır. İlgili Anayasa
hükümlerinde (Madde 74, 133 ve 146 da) TBMM'nin seçim yöntemi konusunda detaylı
düzenlemeler olmasına karşın, davanın somutunda olduğu gibi, anılan parlamento
kararlarında tatbik edilen yöntemin Anayasadaki hükümlerle bağdaşmadığı öne
sürüldüğünde, bu konularda TBMM İçtüzüğünde hiç bir hükmün de bulunmadığı
dikkate alınarak, yapılan uygulamanın (TBMM kararının) tıpkı Anayasa
Mahkemesi'nin geliştirdiği içtihatlarda olduğu gibi "içtüzük hükmü
ihdası" mahiyetini taşıyıp taşımadığı, bu yönü itibariyle de Anayasanın
özel düzenlemelerindeki (md. 74, 133, 146) emredici hükümlere uyarlı düşüp
düşmediğinin 148 nci maddede belirtilen kişilerce Anayasa Mahkemesine öngörülen
süre içinde getirilmesi halinde Anayasa Mahkemesi'nce de gerekli Anayasal
denetimin yapılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 117 milletvekilince yapılan başvurunun kabulü ile işin esasına geçilmesi ve RTÜK üyeliği için yapılan seçimin (TBMM kararının) Arif FIRTINA'nın RTÜK üyeliğine seçilmesine ilişkin bölümünün Anayasal denetiminin yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılamadım.
Başkanvekili
Alparslan
ALTAN
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Anayasa Mahkemesi, E. 2015/71, K. 2015/79, 3 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası