KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2016
- Esas Sayısı
- 2015/88
- Karar Sayısı
- 2016/156
- R.G.Tarih-Sayısı
- 19.10.2016-29862
- İtiraz yoluna başvuran
- Danıştay
Karar Metni
2.400 kelime·12 dk okuma·11 bölüm
İdari Dava Daireleri Kurulu
İTİRAZIN KONUSU: 27.3.2015
tarihli ve 6639 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un;
A- 30. maddesiyle değiştirilen 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un geçici 3. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları…” ibaresinin,
B- 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin,
Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 9., 11., 125. ve 138. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
OLAY
Erişim Sağlayıcıları Birliği Tüzüğü’nün onaylanmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK) kararının iptali talebiyle açılan davada, itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri ve yürürlüklerinin durdurulması için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKÜMLERİ
İtiraz konusu kuralların yer aldığı 6639 sayılı Kanun'un;
1- 30. maddesiyle değişiklik yapılan 5651 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi şöyledir:
“(1) Birliğin kuruluşu bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde tamamlanır.
(2) Birlik, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları ile erişim hizmeti veren işletmecilerin en az dörtte birinin katılımıyla imzalanan Birlik Tüzüğünün Kurum tarafından incelenerek uygun bulunmasını müteakip faaliyete başlar. Birliğin kurulmasını müteakip en geç bir ay içinde hâlen üye olmayan internet servis sağlayıcıları ve erişim hizmeti veren işletmeciler üyeliklerini tamamlamak zorundadır.
(3) Belirtilen sürede Birliğin kuruluşunu tamamlayamaması hâlinde, Kurum tarafından internet servis sağlayıcılarına ve internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilere bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.
(4) Birliğin kurulmasını müteakip bir ay içinde üye olmayan internet servis sağlayıcılarına veya internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilere, Kurum tarafından bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.”
2- 40. maddesi şöyledir:
“Bu Kanunun;
a) 30 uncu maddesi 19/2/2014 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
b) 32 nci maddesi 26/1/2015 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
c) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’in katılımlarıyla 22.10.2015 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Genel Açıklama
3. Erişim Sağlayıcıları Birliği (ESB), internet ortamında yapılan yayınlarla ilgili olarak verilen ve 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi kapsamı dışında kalan erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasını sağlamak üzere kurulmuş, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur.
4. ESB’nin kuruluşu ile görev ve yetkileri 5651 sayılı Kanun’un 6/A maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin (5) numaralı fıkrasında, Birliğin, 5809 sayılı Kanun kapsamında yetkilendirilen tüm internet servis sağlayıcıları ile internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilerin katılımıyla oluşacağı, (3) numaralı fıkrasında, çalışma usul ve esaslarının BTK tarafından onaylanacak Tüzükle belirleneceği, (4) numaralı fıkrasında, Tüzüğün Kurum tarafından incelenerek uygun bulunmasını müteakip Birliğin faaliyete başlayacağı kural altına alınmıştır. Buna göre, Tüzüğün BTK tarafından uygun bulunması, Birliğin faaliyete geçebilmesinin ön koşulunu oluşturmaktadır.
5. İtiraz konusu kuralla Kanun’un geçici 3. maddesinde değişiklik yapılmadan önce, Birlik tüzüğünün mevcut internet sağlayıcıları ile erişim hizmeti veren işletmecilerin en az dörtte birinin katılımıyla imzalanacağı yolundaki hüküm uyarınca Tüzük, fiili erişim hizmeti veren ve imtiyaz sözleşmesi kapsamında faaliyet gösteren dört işletmeci, görev sözleşmesi kapsamında faaliyet gösteren bir işletmeci ile internet servis sağlayıcılığı hizmeti veren yedi işletmeci tarafından hazırlanarak 14.4.2014 tarihinde BTK’nın onayına sunulmuş ve BTK’nın 30.4.2014 tarihli kararıyla onaylanarak ESB faaliyetlerine başlamıştır.
6. Tüzüğün, Kanun’da aranan yeterli çoğunluktaki işletme tarafından hazırlanmadığı ileri sürülerek BTK’nın Birlik Tüzüğünü uygun bulma kararının iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebiyle açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 20.1.2015 tarihli ve E.2014/2037 sayılı kararıyla, Tüzüğün, yetkilendirilmiş tüm internet sağlayıcıları ile fiilen erişim hizmeti veren işletmelerin toplamının en az dörtte biri tarafından imzalanması gerekirken, fiilen internet servis sağlayıcılığı hizmeti sunan işletmeciler ile diğer dört işletmecinin toplamının dörtte biri tarafından hazırlanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
7. Yürütmenin durdurulması kararı üzerine, itiraz konusu kurallarla ESB Tüzüğünün hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5651 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “mevcut internet servis sağlayıcıları” ibaresi “bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet sağlayıcıları” şeklinde değiştirilerek yapılan değişikliğin 19.2.2014 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.
B- Kanun’un 30. Maddesiyle Değişiklik Yapılan 5651 Sayılı Kanun’un Geçici 3. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesinde Yer Alan “…bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları…” İbaresinin İncelenmesi
1- İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararında özetle, ESB Tüzüğünün kimler tarafından hazırlanacağını düzenleyen kuralda yapılan değişikliğin, kamu yararından ziyade, yargı kararını bertaraf etme amacını taşıdığı belirtilerek kuralın, Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 9., 11., 125., ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. 5651 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, ESB’nin, mevcut internet servis sağlayıcıları ile erişim hizmeti veren işletmecilerin en az dörtte birinin katılımıyla imzalanan Birlik Tüzüğünün, Kurum tarafından incelenerek uygun bulunmasını müteakip faaliyete başlayacağı hükmü yer almakta iken itiraz konusu kuralla madde metninde yer alan “mevcut internet servis sağlayıcıları” ibaresi, “bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları”şeklinde değiştirilmiştir.
10. Yasamanın genelliği ilkesi gereğince Anayasa'da düzenlenmemiş bir alanın, Anayasa'nın temel ilkeleri ile yasaklayıcı hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla öngörülebilir ve uygulanabilir şekilde kanunla düzenlenmesi kanun koyucunun takdirinde olup kanun koyucu, kendisine tanınan takdir yetkisi çerçevesinde düzenlemeler yapabilir.
11. Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda âdil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devleti ilkesinin bir başka gereği ise, kanunların kamu yararı amacını gerçekleştirmek üzere çıkarılmasıdır.
12. Anayasa Mahkemesince “kamu yararı” konusunda yapılacak
inceleme, kanunun kamu yararı amacıyla yapılıp yapılmadığının araştırılmasıyla
sınırlıdır. Anayasa'nın çeşitli hükümlerinde yer alan kamu yararı kavramının
Anayasa'da bir tanımı yapılmamıştır. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararlarında da
belirtildiği gibi, kamu yararı, bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara
üstün olan toplumsal yarardır. Kamu yararı düşüncesi olmaksızın, yalnız özel
çıkarlar için veya yalnız belli kişilerin yararına olarak kanun hükmü
konulamaz. Böyle bir durumun açık bir biçimde ve kesin olarak saptanması
halinde, söz konusu kanun hükmü Anayasa'nın 2. maddesine aykırı düşer.
Açıklanan ayrık hâl dışında, bir kanun hükmünün ülke gereksinimlerine uygun
olup olmadığı ve hangi araç ve yöntemlerle kamu yararının sağlanabileceği bir
siyasî tercih sorunu olarak kanun koyucunun takdirinde olduğundan, bu kapsamda
kamu yararı değerlendirmesi yapmak anayasa yargısıyla bağdaşmaz.
13. Anayasa’nın “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organların ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği kurala bağlanmıştır.
14. Yasama organının mahkeme kararlarını değiştirememesi ilkesi, yasama organının kesinleşmiş olan mahkeme kararlarını kanun yoluyla ortadan kaldıramaması anlamına gelir. Mahkeme kararının kanun yoluyla değiştirilememesi ilkesi, maddi hukukta herhangi bir değişiklik yapmaksızın sadece somut mahkeme kararlarının kanun yoluyla değiştirilmesi ya da uygulanmasının engellenmesi hâlleri için söz konusu olacaktır.
15. İnternetteki hukuka aykırılıkların giderilebilmesi erişimin
engellenmesi yoluyla yapılabilmekte, erişimin engellenmesi ise ancak erişim
sağlayıcılar üzerinden gerçekleştirilebilmektedir. İçeriğin yayından
çıkartılması ve içeriğe erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasında
ortaya çıkan, infaz edilemezlik ve muhatap belirsizliği gibi sorunların ortadan
kaldırılmasını sağlamak için kurulan ESB, erişim sağlayıcıları ile
bağlantıyı sağlamakta ve erişimin engellenmesi ile ilgili kararları erişim
sağlayıcılara iletmekle görevli bulunmaktadır. 5651 sayılı Kanun’un 6/A
maddesinin (4) numaralı fıkrasına göre ESB, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme
Kanunu kapsamında yetkilendirilen tüm internet servis sağlayıcıları ile
internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilerin katılımıyla oluşmaktadır.
Birliğin çalışma usul ve esasları Tüzükle belirlenmekte ve Tüzüğün BTK
tarafından onaylanmasıyla birlikte ESB, erişimin engellenmesine yönelik
faaliyetlerine başlayabilmektedir.
16. Kanun’un geçici 3. maddesinin (2) numaralı fıkrasının itiraz
konusu kuralla yapılan değişiklikten önceki birinci cümlesinde, Birlik
Tüzüğünün mevcut internet servis sağlayıcıları ile erişim hizmeti veren
işletmecilerin en az dörtte birinin katılımıyla imzalanması öngörülmekle
birlikte söz konusu cümlede geçen “mevcut internet servis sağlayıcıları” ibaresinden,
abonesi bulunan ve fiilen bu hizmeti veren internet servis sağlayıcılarının mı,
yetkilendirilmiş tüm internet servis sağlayıcılarının mı kastedildiği konusunda
belirsizlik oluşması üzerine itiraz konusu kuralla madde metninde yer
alan “mevcut internet servis sağlayıcıları” ibaresinin “bu
maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis
sağlayıcıları” şeklinde değiştirildiği görülmektedir.
17. Yapılan değişikliğin mahiyeti göz önünde bulundurulduğunda,
kanun koyucunun, kuralda değişiklik yapılmadan önce de Birlik Tüzüğünün
sektörde fiilen faaliyette bulunan işletmelerin en az dörtte biri tarafından
hazırlanmasını öngördüğü anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, kuralın ilk halinde yer
alan “mevcut internet servis sağlayıcıları” ibaresiyle abonesi
bulunan ve fiilen bu hizmeti veren internet servis sağlayıcılarının ifade
edilmek istendiği, ancak bu ibarenin uygulamada farklı şekilde yorumlanması
üzerine kurala açıklık getirmek ve oluşan belirsizliği gidermek amacıyla “bu
maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis
sağlayıcıları” şeklinde değiştirildiği sonucuna varılmaktadır.
18. Yasamanın genelliği ilkesi gereğince, ESB Tüzüğünün kimler tarafından hazırlanabileceğini belirleme yetkisi kanun koyucuya aittir. Bu kapsamda, ESB Tüzüğünün abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları ile internet erişimi hizmeti veren işletmeler tarafından hazırlanmasını öngören kuralın kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olduğu açıktır. İtiraz konusu kuralın ESB Tüzüğünü hazırlayacak asgari işletme sayısına açıklık getirmek ve bu konuda uygulamada ortaya çıkan belirsizliği gidermek amacıyla ihdas edildiği dikkate alındığında, kamu yararına aykırı bir yönü bulunmadığı gibi yargı kararını etkisizleştirmeye yönelik bir düzenleme olarak da değerlendirilemez.
19. Açıklanan nedenlerle, kanun koyucu tarafından getirilen ve genel, objektif nitelik taşıdığı görülen kural, Anayasa'nın 2. ve 138. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
20. Kuralın, Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., 9., 11. ve 125. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
C- Kanun’un 40. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendinin İncelenmesi
1- İtirazın Gerekçesi
21. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralla, ESB Tüzüğünün hazırlanmasına yönelik düzenlemelerin yargı kararını etkisiz hale getirmek amacıyla geçmişe yürütüldüğü belirtilerek kuralın, Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 9., 11., 125., ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
22. İtiraz konusu kural, Kanun’un 30. maddesinin, 19.2.2014 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini öngörmektedir. Buna göre, Kanun’un 30. maddesiyle 5651 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde Birlik Tüzüğünün bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları ile erişim hizmeti veren işletmecilerin en az dörtte birinin katılımıyla imzalanacağı yolunda yapılan değişiklik, 19.2.2014 tarihinden geçerli olmak üzere Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.
23. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk devletinde uyulması zorunlu olan temel ilkelerden birini oluşturmaktadır. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuk güvenliği, kural olarak kanunların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. Kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca kanunlar, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirmesi, kazanılmış hakların korunması, mali hakların iyileştirilmesi gibi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar. Yürürlüğe giren kanunların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması hukukun genel ilkelerindendir.
24. İtiraz konusu kural, 15.4.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmakla birlikte ESB Tüzüğünün, 19.2.2014 tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları ile erişim hizmeti veren işletmecilerin en az dörtte birinin katılımıyla imzalanmasına olanak tanımaktadır. Bu açıdan bakıldığında kuralla, yürürlük tarihinden önce gerçekleşmiş bir olaya ilişkin düzenleme yapıldığında tereddüt bulunmamaktadır. Bu durumda, yapılan düzenlemenin kanunların geriye yürütülmemesi ilkesinin istisnaları kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekmektedir.
25. ESB, erişim sağlayıcıları ile bağlantı kurarak erişimin
engellenmesi ile ilgili kararların bir an önce yerine getirilmesini sağlamak
amacıyla kurulmuş kamusal yönü ağır basan bir özel hukuk tüzel kişisidir.
ESB’nin faaliyetlerine başlayabilmesi ESB Tüzüğünün BTK tarafından
onaylanmasıyla mümkündür. Dolayısıyla, Tüzüğün onaylanmasına ilişkin 30.4.2014
tarihli BTK kararının yargı kararıyla yürürlüğünün durdurulması ESB’nin
faaliyetlerinin sona ermesine neden olacağı gibi faaliyetlerine başladığı
tarihten itibaren verdiği kararların da hukuken geçersiz sayılmasına sebebiyet
verebilecektir. İtiraz konusu kuralla, ESB Tüzüğünün onaylanmasına ilişkin
işlemin yürürlüğünün durdurulması üzerine erişimin engellenmesine yönelik
kararların uygulanması noktasında ortaya çıkacak sorunların giderilmesinin
amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, ESB Tüzüğünü hazırlayacak asgari
işletme sayısını düzenleyen 5651 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin (2)
numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yapılan değişikliğin geçmişe yürütülerek
19.2.2014 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.
Dolayısıyla, erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasını koordine etmekle
görevli olan ESB’nin, verdiği kararların geçerliliği konusunda oluşabilecek
hukuki sorunların önüne geçilmesi ve faaliyetlerine kesintisiz bir şekilde
devam etmesi amacıyla yapılan düzenlemede kamu yararına aykırı bir yön
bulunmamaktadır.
26. Bu itibarla, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında, ESB Tüzüğünü hazırlayacak asgari işletme sayısını düzenleyen kurala açıklık getirmek ve bu konuda uygulamada ortaya çıkan belirsizliği gidermek amacıyla ihdas ettiği bir kuralı aynı yetki kapsamında geçmişe dönük olarak yürürlüğe girmesine olanak tanıması, hukuki güvenlik ilkesini ihlal edecek bir geriye yürüme olarak nitelendirilemeyeceği gibi yargı kararını etkisizleştirmeye yönelik bir düzenleme şeklinde de değerlendirilemez.
27. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. ve 138. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
28. Kuralın, Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., 9., 11. ve 125. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
IV- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
29. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kurallarla yargı kararının etkisiz hale getirilmesinin telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasına sebebiyet vereceği belirtilerek yürürlüklerinin durdurulması talep edilmiştir.
27.3.2015 tarihli ve 6639 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un;
A- 30. maddesiyle değiştirilen 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un geçici 3. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları…” ibaresine,
B- 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine,
yönelik iptal talepleri 7.9.2016 tarihli ve E.2015/88, K.2016/156 sayılı kararla reddedildiğinden, bu ibare ve bende ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE, 7.9.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ
Anayasa Mahkemesi, E. 2015/88, K. 2016/156, 7 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası