KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2016
- Esas Sayısı
- 2016/45
- Karar Sayısı
- 2016/41
- R.G. Tarih – Sayısı
- Tebliğ edildi
- İtiraz yoluna başvuran
- Ankara 6.
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun, 15.5.2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle değiştirilen 30. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin “…21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve…” bölümünün, Anayasa’nın 10. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
İdarenin işçi alımı kapsamında davacı hakkında tesis ettiği işe alım işlemini daha sonra iptal etmesi nedeniyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 30. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör
işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve
yüzde iki eski hükümlü işçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı
Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek
Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde
sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde
yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla
yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin
bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre
hesaplanır.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Osman KODAL tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, bir davaya
bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun
hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına
varması durumunda, bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya
yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine
başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir
davanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması
gerekir. Uygulanacak yasa kuralları ise davanın değişik evrelerinde ortaya
çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz
yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.
3. Yöntemine uygun olarak açılan bir davanın varlığı, öncelikle o davanın kanunla görevli kılınan mahkemede açılmış olması koşuluna bağlı bulunmaktadır. Görevli mahkemenin belirlenmesinde de dava konusu uyuşmazlığın niteliği önem taşımaktadır.
4. İtiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’de bakılmakta olan dava,
Jandarma Genel Komutanlığı’nda uzman çavuş olarak görev yaptığı sırada terör
örgütü ile girilen silahlı çatışmada malul sayılmayacak derecede yaralanan ve
sözleşme süresinin sona ermesinden sonra sözleşmesi yenilenmeyen davacının,
terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralananların istihdamı
kapsamında yaptığı başvurusunun Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından kabul
edilerek yapılan uygulama sınavında da başarılı olduğunun kendisine
bildirilmesinden sonra tesis edilen işe alım işleminin, 3269 veya 6191 sayılı
Kanun’lar kapsamında uzman erbaş ya da sözleşmeli erbaş olarak görev yapmakta
iken terör olaylarının tesiri ile malul sayılmayacak şekilde yaralananların bu
haktan faydalanamayacağı gerekçesiyle Kara Kuvvetleri Komutanlığınca iptal
edilmesi üzerine bu işlemin iptaline ilişkindir.
5. Anayasa’nın 158. maddesinin birinci fıkrasında Uyuşmazlık
Mahkemesinin, adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm
uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili olduğu belirtilmiş, 2247 sayılı
Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un "Olumlu
görev uyuşmazlığı çıkarma" başlıklı 10. maddesinde, görev
uyuşmazlığı çıkarmanın, adli, idari ve askeri bir yargı merciinde açılmış olan
davada ileri sürülen görev itirazının reddi üzerine ilgili başsavcı veya
başkanun sözcüsü tarafından görev konusunun incelenmesinin Uyuşmazlık
Mahkemesinden istenmesi olduğu; yetkili Başsavcı veya Başkanunsözcüsünün
Uyuşmazlık Mahkemesinden istekte bulunabilmesi için, görev itirazının, hukuk
mahkemesinde en geç birinci oturumda, ceza mahkemelerinde delillerin ikamesine
başlamadan önce; idari yargı yerlerinde de dilekçe ve savunma evresi
tamamlanmadan yapılmış olması ve yargı yerlerinin de kendilerinin görevli
olduklarına karar vermiş bulunmaları gerektiği hüküm altına alınmıştır.
6. 2247 sayılı Kanun’un 12. maddesinde de görev itirazında bulunan kişi veya makamın, itirazın reddine ilişkin kararın verildiği tarihten, şayet bu kararın tebliği gerekiyorsa tebliğ tarihinden başlayarak onbeş gün içinde, uyuşmazlık çıkarılmasını istemeye yetkili makama sunulmak üzere iki nüsha dilekçeyi itirazı reddeden yargı merciine vermesi gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda adli, idari ve askeri bir yargı mercine açılmış davada, görev itirazında bulunulması hâlinde, bu itiraz hakkında bir karar verilmesi, verilen kararın itirazın reddine ilişkin olması durumunda bu kararın itirazda bulanan tarafa tebliğ edilerek görev uyuşmazlığı çıkarma konusunda imkân tanınması gerekmektedir.
7. Bakılmakta olan davada davalı vekili tarafından, davacı ile davalı idare arasında işçi - işveren ilişkisinin bulunmadığı, davacının talebinin idari işlemin iptali istemi olduğundan uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu belirtilerek görev itirazında bulunulmuş, ancak Mahkemece davalı vekilinin görev itirazı hakkında herhangi bir karar verilmeden ve bu itirazla ilgili hukuki süreç tamamlanmadan Anayasa Mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulmuştur.
8. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin görev itirazı hakkında herhangi bir karar verilmeden ve bu itirazla ile ilgili hukuki süreç tamamlanmadan Ankara 6. İş Mahkemesince yapılan itiraz başvurusunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer
TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ
Anayasa Mahkemesi, E. 2016/45, K. 2016/41, 26 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası