KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2018
- Esas Sayısı
- 2018/10
- Karar Sayısı
- 2018/13
- R.G. Tarih- Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
2.175 kelime·11 dk okuma·15 bölüm
edildi
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
25.6.2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin;
A. 27.3.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişiklik yapılan (5) numaralı fıkrasının,
B. (6) numaralı fıkrasının,
C. 6639 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasının,
Anayasa’nın 2., 5., 40. ve 48. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY
Davalı şirkete ait aracın davacı şirketçe işletilen köprü ve otoyoldan ücret ödemeden geçiş yapması sebebiyle tahakkuk eden geçiş ücreti ve geçiş ücretinin on katı tutarında cezanın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu kuralların yer aldığı 30. maddesi şöyledir:
“Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali
MADDE 30-(1) Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin on katı tutarında idarî para cezası verilir.
(2) Erişme kontrolü uygulanan karayollarında kısıtlanan ve
yasaklanan işler veya hareketleri yapanlar ve yaptıranlar ile koruma alanı
içine giren hayvan sahiplerine Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya
trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma
personeli tarafından beş yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu Kanunun
18 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca karayolları sınır çizgileri
dâhilinde yasaklanan fiilleri işleyenler hakkında 9/8/1983 tarihli ve 2872
sayılı Çevre Kanunu hükümleri uygulanır. Şu kadar ki; 2872 sayılı Kanunun 20
nci maddesinin (s) bendinde belirtilen fiillerin şehirlerarası yolcu ve yük
taşımacılığı yapanlar tarafından karayolları sınır çizgileri dâhilinde
işlenmesi halinde uygulanacak idarî para cezası beş yüz Türk Lirasından aşağı
olamaz. Karayolları sınır çizgileri dâhilinde yasaklanan fiillerin denetimi ile
2872 sayılı Kanunda öngörülen yaptırımların uygulanmasında, Genel Müdürlük 2872
sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca yetkilendirilmiş kuruluşlardan sayılır.
(3) Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen idarî para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idarî para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu sürede ödenmeyen geçiş ücretleri ve idarî para cezaları 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilir. Vergi daireleri tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri, tahsilâtın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Genel Müdürlük hesaplarına aktarılır.
(4) Birinci fıkra uyarınca ödenmesi gereken idarî para cezaları ile geçiş ücretleri ödenmeden, kabahatin işlendiği araçların fennî muayeneleri ile satış ve devirleri yapılmaz.
(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı
verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı
karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden,
işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye
ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel
hükümlere göre tahsil edilir. Ücretin on katı fazlası olarak tahsil edilen ceza
tutarının yüzde altmışı, tahsilini izleyen ayın yedinci günü mesai bitimine
kadar, işletici şirket tarafından Hazine payı olarak, yıllık kurumlar vergisi
yönünden bağlı olduğu vergi dairesine şekli ve içeriği Maliye Bakanlığınca
belirlenen bir bildirimle ödenir. İşletici şirket tarafından Hazine payının
eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi ya da bildirildiği halde süresinde
ödenmemesi halinde, Hazine payının ödenmesi gerektiği tarih ile tahsil edildiği
tarih arasında geçen süreye 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre
uygulanacak gecikme zammı ile birlikte ilgili vergi dairesince 6183 sayılı
Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.
(6) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir.
(7) Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz.
(8) (Ek:27/3/2015-6639/33 md.)Sürücüsünün Türk vatandaşı olup olmadığına bakılmaksızın yabancı plakalı araçlara uygulanacak olan bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları tebligat şartı aranmaksızın sürücüsü bilgilendirilmek suretiyle tahsil edilir. Tahsilat gerçekleşmeden yabancı plakalı aracın ülkeyi terk etmesine izin verilmez. Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca müştereken altı ay içinde belirlenir. Uluslararası sözleşme hükümleri saklıdır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma KARAMAN ODABAŞI tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükümleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un 30. Maddesinin 6639 Sayılı Kanun’un 33. Maddesi ile Değişiklik Yapılan (5) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya
bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun
hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına
varması durumunda bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya
yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine
başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir
davanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması
gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde
ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da
olumsuz yönde etki yapacak nitelikte olan kurallardır.
3. 6001 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 6639 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişiklik yapılan (5) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, 4946, 3465 ve 3996 sayılı Kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında geçiş ücretini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden işletici şirketlerce geçiş ücreti ve bu ücretin on katı tutarında cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceği hükme bağlanmış; ikinci ve üçüncü cümlelerinde ise tahsil edilen ceza tutarından işletici şirketlerce ödenecek Hazine payının ödenme usul ve esasları belirlenmiştir.
4. Başvuran Mahkemede görülmekte olan dava, 3996 sayılı Kanun
kapsamında işletme hakkı verilen otoyol ve köprüden geçiş ücreti ödenmeden
yapılan geçişler sebebiyle geçiş ücreti ve on katı tutarında cezanın tahsili
amacıyla başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali
davasıdır. Bu itibarla, tahsil edilen ceza tutarından işletici şirketçe Devlete
ödenecek Hazine payına ilişkin bir ihtilaf bulunmayıp Kanun’un 30. maddesinin
6639 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişiklik yapılan (5) numaralı fıkrasının
ikinci ve üçüncü cümlelerinin uyuşmazlıkta uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Bu nedenle söz konusu ikinci ve üçüncü cümleler yönünden başvurunun mahkemenin
yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
5. Anayasa’nın “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi” başlıklı 152. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.”; 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise “Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz.” hükümlerine yer verilmiştir.
6. Kanun’un 30. maddesinin 6639 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişiklik yapılan (5) numaralı fıkrasının birinci cümlesine yönelik itiraz başvurusu, Anayasa Mahkemesinin 18.1.2018 tarihli ve E.2017/166, K.2018/8 sayılı kararıyla esastan reddedilmiş ve bu karar 27.2.2018 tarihli ve 30345 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
7. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek verilen ret kararından sonra aynı kural hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için önceki kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 27.2.2018 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
8. Açıklanan nedenlerle 25.6.2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 27.3.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişiklik yapılan (5) numaralı fıkrasının;
A. Birinci cümlesine yönelik itiraz başvurusunun
Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası ve 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince reddine,
B. İkinci ve üçüncü cümlelerinin, itiraz başvurusunda bulunan
Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu cümlelere ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine,
karar verilmiştir.
B. Kanun’un 30. Maddesinin (6) Numaralı Fıkrasının
İncelenmesi
9. 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinde Anayasa
Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem
belirtilmiştir. Maddenin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya
bakmakta olan mahkemenin, bu davada uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan
birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması
durumunda, bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa
Mahkemesine göndereceği kurala bağlanmış, anılan fıkranın (a) bendinde de “iptali
istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan
gerekçeli başvuru kararının aslı”, Mahkemeye gönderilecek belgeler arasında
sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan
yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının, Anayasa Mahkemesi
tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme
bağlanmıştır.
10. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 46. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (a) bendinde de itiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçeli
kararında, Anayasa’ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin
Anayasa’nın hangi maddelerine hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve
gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Yine
İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde de, Anayasa
Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvuruda eksikliklerin bulunduğu tespit
edilirse itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun
reddine karar verileceği, (2) numaralı fıkrasında ise anılan fıkranın (b) bendi
uyarınca verilen kararın, itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri
tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
11. 6001 sayılı Kanun’un 30. maddesinin itiraz konusu (6) numaralı
fıkrasında, işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme
kontrolünün uygulandığı karayollarından ücret ödemeden geçiş yapan araçların
ödemesiz geçişi tarihinden itibaren on beş günlük sürenin bitimini takip eden
ilk iş gününde işletici şirketçe en yakın trafik kuruluşuna bildirileceği
öngörülmüştür. Yapılan incelemede başvuran Mahkemenin ilgili fıkraya
yönelik Anayasa’ya aykırılık gerekçelerinin doğrudan ilgili fıkradaki
düzenlemeye ilişkin bulunmadığı, dolayısıyla başvuru kararında söz konusu
fıkranın Anayasa’ya hangi nedenlerle aykırı olduğuna ilişkin gerekçeye yer
verilmediği anlaşılmıştır. Buna göre bu fıkraya ilişkin başvurunun
yöntemine uygun olmadığından reddi gerekir.
12. Açıklanan nedenlerle 25.6.2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin (6) numaralı fıkrasına yönelik başvurunun, 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından, esas incelemeye geçilmeksizin reddine karar verilmiştir.
C. Kanun’un 30. Maddesinin 6639 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasının İncelenmesi
13. Kanun’un 30. maddesinin 6639 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişiklik yapılan itiraz konusu (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
14. Bakılmakta olan davada cezaya konu ihlalli geçiş eylemi
3996 sayılı Kanun çerçevesinde yapımı ve işletmesi özel şirkete devredilen
otoyolda gerçekleşmiştir. İtiraz konusu kural, Karayolları Genel Müdürlüğü
işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından
geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödenecek idari para cezasını
düzenleyen (1) numaralı fıkra ile 4046, 3465 ve 3996 sayılı Kanunlar
çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme
kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması
hâlinde ödenecek cezayı düzenleyen (5) numaralı fıkra yönünden ortak ve geçerli
kuraldır. Bu kapsamda bakılmakta olan davanın konusu gözetilerek Kanun’un 30.
maddesinin 6639 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı
fıkrasının esasının incelenmesi, esas incelemenin kuralda yer alan “…ile
beşinci fıkrasında,…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekir.
15. Ancak kuralın “…ile beşinci fıkrasında,…” ibaresine yönelik itiraz başvurusu, Anayasa Mahkemesinin 18.1.2018 tarihli ve E.2017/166, K.2018/8 sayılı kararıyla esastan reddedilmiş ve bu karar 27.2.2018 tarihli ve 30345 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
16. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek verilen ret kararından sonra aynı kural hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için önceki kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 27.2.2018 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
17. Açıklanan nedenlerle 25.6.2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 6639 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasının;
A. Esasının incelenmesine, esasa ilişkin
incelemenin “ … ile beşinci fıkrasında …” ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına,
B. “…ile beşinci fıkrasında…” ibaresine
ilişkin itiraz başvurusunun, Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası ve 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince REDDİNE,
karar verilmiştir.
KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2018/10, K. 2018/13, 28 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası