KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2018
- Esas Sayısı
- 2018/146
- Karar Sayısı
- 2018/103
- R.G. Tarih – Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143. maddesinin altıncı fıkrasının Anayasa’nın 2., 10. ve 11. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Devam eden alacak davasında, davacının yaptığı işlemlerin ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtların her türlü harçtan istisna tutulmasını öngören kuralın Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
5411 sayılı Kanun’un 143. maddesinin itiraz konusu altıncı fıkrası şöyledir:
“Bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743
sayılı Malî Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü
maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik
kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla
ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere
kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 488 sayılı Damga
Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanununa
göre ödenecek harçlardan, her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek
tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta
muameleleri vergisinden, kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak
kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu
maddesi hükmünden istisnadır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü (İçtüzük) hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru ve ekleri Raportör Sadettin CEYHAN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu Kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Anayasaya
aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” kenar başlıklı 40. maddesinde
Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem
belirtilmiştir. Maddenin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya bakmakta olan
mahkemenin, bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi
hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri
sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda, bu
fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine
göndereceği kurala bağlanmış; fıkranın (a) bendinde “İptali istenen
kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli
başvuru kararının aslı”, Mahkemeye gönderilecek belgeler arasında
sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan
yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının, Anayasa Mahkemesi
tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme
bağlanmıştır.
3. İçtüzükün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasında itiraz başvurusunun mahkemelerce gerekçeli kararla yapılacağı belirtilmiş ve söz konusu fıkranın (a) bendinde gerekçeli kararda Anayasa’ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangi maddelerine hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
4. İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde de Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın, itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
5. Başvurunun incelenmesinden itiraz yoluna başvuran Mahkeme tarafından iptali istenilen kuralın Anayasa’nın hangi maddelerine aykırı olduğunu açıklayan gerekçeli başvuru kararı olmaksızın yalnızca davalı vekilinin Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddi bulunduğunun belirtildiği bir başvuru kararıyla itiraz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
6. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan itiraz başvurusunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
KÖMÜRCÜ
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2018/146, K. 2018/103, 8 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası