İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2018/51 K.2018/70

– 30464 (2. Mükerrer)

Esas2018/51Karar2018/70Tarih31 Mayıs 2018Okuma13 dk · 2.609 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
31 Mayıs 2018
Esas Sayısı
2018/51
Karar Sayısı
2018/70
R.G. Tarih- Sayı
30/6/2018
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.609 kelime·13 dk okuma·20 bölüm

– 30464 (2. Mükerrer)

İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 124 milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU

6/2/2018 tarihli ve 7085 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un;

A. Yok hükmünde olduğunun, Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6., 7., 8., 9., 11., 15., 121. ve 130 maddelerine aykırılığı ileri sürülerek tespitine,

B. Yok hükmünde olduğunun kabul edilmemesi hâlinde şekil

bakımından Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptaline,

karar verilmesi talebidir.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN

İptali talep edilen 7085 sayılı Kanun şöyledir:

“OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI TEDBİRLER ALINMASI HAKKINDA

KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN

KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

Kanun No. 7085

Kabul Tarihi: 6/2/2018

Kamu personeline ilişkin tedbirler

MADDE 1- (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.

(2) Birinci fıkra gereğince kamu görevinden çıkarılan kişilerin,

mahkûmiyet kararı aranmaksızın, rütbe ve/veya memuriyetleri alınır ve bu

kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmezler; bir daha kamu

hizmetinde istihdam edilemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler;

bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon,

yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de

sona ermiş sayılır. Bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin

belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu

konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu

kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar. Bu

kişiler hakkında bakanlıkları ve kurumlarınca ilgili pasaport birimine derhal

bildirimde bulunulur. Bu bildirim üzerine pasaport birimlerince pasaportlar

iptal edilir.

(3) Birinci fıkra kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar, varsa uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamazlar ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamazlar.

İade hükümleri

MADDE 2- (1) Ekli (2) sayılı listede yer alan kamu görevlileri, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listelerin ilgili sıralarından çıkarılmıştır.

(2) İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılır.

Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Bu personelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilir. Bu maddeye ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülür.

Kapatılan kurum ve kuruluşlar

MADDE 3- (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olan ve ekli (3) sayılı listede yer alan özel televizyonlar kapatılmıştır.

(2) Birinci fıkra kapsamında kapatılan özel televizyonlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Bunların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz. Devire ilişkin işlemler ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle Maliye Bakanlığı tarafından yerine getirilir.

Doçentlik başvuruları

MADDE 4- (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulur. Bunlardan haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilenlerin doçentlik başvuruları iptal edilir.

Sermaye piyasasına ilişkin tedbir

MADDE 5- (1) 20/7/2016 tarihli ve

2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü

hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerle doğrudan veya

anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarihten önce ve olağanüstü halin devamı süresince terör

örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı

faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara aidiyeti,

mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek

hakkında çeşitli tedbir ve yaptırımlar uygulanmış olan halka açık ortaklıklar

ve sermaye piyasası kurumları ve/veya bunların iş ve işlemleri hakkında

6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında açılan dava

ve takiplerde idare aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilemez,

hükmedilenler tahsil edilemez.

Türk Lirası ile yapılacak tahsilat

MADDE 6- (1) 10/12/2003 tarihli ve 5018

sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi tüm kamu idareleri ve

bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu

İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu iktisadi

teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklar, 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı

Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde özelleştirme programında

bulunan ve sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait işletmeci kuruluşlar,

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve sermayesinde doğrudan veya dolaylı olarak

kamu payı olan özel kanunlar ile kurulmuş anonim ortaklıklar, niteliğine

bakılmaksızın yabancı para cinsinden yurtiçi ödeme yükümlülüğü olan

alacaklarını, borçlunun talebi üzerine 2/1/2017 tarihinde Türkiye Cumhuriyet

Merkez Bankası tarafından açıklanan döviz alış kurundan, 31/12/2017 tarihine

kadar Türk Lirası olarak tahsil edebilirler. Bu madde kapsamındaki işlemler ve

sonuçları, bütçe gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmez.

Şahsi sorumluluk davalarına ilişkin tedbir

MADDE 7- (1) 4/12/2004

tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanan şirketlerin, kayyım atanmasından önceki sahipleri, ortakları, yönetim kurulu üyeleri, müdürleri ve diğer sorumlu yetkilileri aleyhine kayyımlar tarafından açılmış veya açılacak şahsi sorumluluk davalarında ilgili tüzel kişiliğin genel kurulunun veya yetkili kurulunun kararı aranmaz.

(2) Kayyım atanan şirketlerin soruşturma kapsamındaki şüpheli ortakları ile kayyım tarafından hakkında şahsi sorumluluk davası açılan şirket ortaklarına ait ortaklık hak ve payları, soruşturma veya davanın açıldığı tarihten soruşturma, kovuşturma veya davanın kesin hükümle sonuçlandığı tarihe kadar devir ve temlik edilemez. Ortaklık hak ve paylarına ait temsil ve idare yetkisi kayyım tarafından kullanılır. Devir ve temlik yasağı Cumhuriyet savcılığı veya mahkeme tarafından resen ticaret sicili müdürlüklerine bildirilir ve tescil edilir.

Yürürlük

MADDE 8- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 9- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 28/3/2018 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu Kanun, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Kanun’un Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti Talebinin İncelenmesi

3. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kanun’un olağanüstü hâl

kanun hükmünde kararnamesinin (OHAL KHK’sı) onaylanmasından ibaret olduğu, OHAL

KHK’sı ile olağanüstü hâlle ilgisi olmayan, olağanüstü hâlin gerekli kılmadığı

konularda, olağanüstü hâlin kapsamını ve süresini aşan düzenlemelerin

öngörüldüğü, yürürlükteki kanunlarda genel ve sürekli nitelikte değişikliklerin

yapıldığı, olağanüstü hâl döneminde temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması

veya durdurulması hâllerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği hâlde OHAL KHK’sı

ile hükme bağlandığı, bu nedenlerle Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan

Bakanlar Kuruluna tanınan olağanüstü hâllerle ilgili ve sınırlı düzenleme yapma

yetkisinin aşıldığı ve yasama yetkisinin gasp edildiği, OHAL KHK’sında yer alan

hükümler ile ekli listelerin tamamının Bakanlar Kurulu üyelerince okunmadan ve

söz konusu düzenlemelerin hazırlanmasından önce imzalandığı, bu itibarla

Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun iradesinin

oluşmadığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) öngördüğü otuz

günlük süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda

görüşülmemesi sebebiyle OHAL KHK’sının bu niteliğini yitirdiği, anılan süreden

sonra görüşülüp karara bağlanmasının ise niteliğini kaybetmiş olan OHAL

KHK’sını geçerli hâle getirmeyeceği, OHAL KHK’sının Meclis kararı ile

onaylanması gerekirken kanunla onaylanmasının yasama yetkisinin gaspı sonucunu

doğurduğu, dava konusu Kanun’da yer alan hükümlerin maddi anlamda kanun olmayıp

bireysel işlem niteliğinde olduğu, bu itibarla yürütme görev ve yetkisinin gasp

edildiği, bireysel işlemlerin kanun şeklinde düzenlemesi suretiyle söz konusu

işlemlerin yargı denetimi dışına çıkarılmanın amaçlandığı, Kanun’a ekli listelerde

yer alan bireylerin terör örgütü üyeliği sebebiyle kurumlarından ilişiklerinin

kesilmesinin ve tüzel kişilerin kapatılmasının hükme bağlanmasının yargısal

yetkinin yasama organı tarafından kullanılması sonucunu doğurduğu, hangi

oluşumların terör örgütü olarak nitelendirileceği konusunda Milli Güvenlik

Kuruluna yetki tanınmasıyla da yargı yetkisinin kullanımının yürütme organına

devredildiği, yüzlerce kişiden oluşan ekli listeler okunmadan ve

milletvekillerince görüşülmeden Kanun’un kabul edildiği, bu nedenle TBMM’nin

iradesinin oluştuğunu söylemenin mümkün olmadığı, yasama işlemleriyle çok

sayıda öğretim elemanının görevden uzaklaştırılmasının, öğretim elemanlarının

Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan

makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılmayacağını

öngören Anayasa’nın 130. maddesini açıkça ihlal ettiği, bu itibarla yürütmeye

ait yetkinin yasama organı tarafından gasp edildiği, temel hak ve

özgürlüklerin Anayasa’nın 15. maddesine aykırı olarak sınırlandırıldığı veya

kullanımının durdurulduğu belirtilerek Kanun’un Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2.,

6., 7., 8., 9., 11., 15., 121. ve 130. maddelerine aykırı olduğu ve öncelikle

yokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

4. Anayasa'nın 87. maddesinde kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, TBMM'nin görev ve yetkileri arasında sayılmış; 89. maddesinde de Cumhurbaşkanının TBMM'ce kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlayacağı, yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları ise bir daha görüşülmek üzere aynı süre içinde TBMM'ye geri göndereceği belirtilmiştir.

5. Kanun tasarı ve tekliflerinin TBMM’de görüşülerek kabul edilmesi, söz konusu tasarı veya teklifin kanunlaşması sonucunu doğurmakta; bir başka deyişle TBMM’nin tasarı ve teklifin kabulü yönündeki iradesi, kanunun varlık kazanması için gerekli ve yeterli bulunmaktadır. Cumhurbaşkanının bir kanunu yayımlaması, TBMM’nin bu yöndeki kabulü ile vücut bulan kanuna yeniden varlık sağlamadığı gibi bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermesi de kanunun varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Belirtilen nedenle Cumhurbaşkanının kanunu yayımlama iradesi ve kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması, kanunun aleniyet kazanması ve yürürlüğe girmesi bakımından önem taşımaktadır.

6. Bir normun yokluğu, hukuk dünyasında hiç doğmamış olduğunun ifadesidir. Normun varlığı ise, o normun yürürlüğe girmesine ve uygulanmasına bağlı bulunmamaktadır. Varlık, yürürlük ve uygulanma kavramları birbirinden farklı olup varlık, bir normun hukuk âleminde vücut bulmasını ifade etmektedir. Kanunlar bakımından yokluk, parlamento iradesinin bulunmaması gibi durumlarda, başka bir ifadeyle bir normun varlığının zorunlu koşulları bulunmadığı takdirde söz konusu olabilecektir.

7. Yokluktan farklı olan hukuka aykırılık hâli ise hukuk âleminde var olan normun, hukukun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesinde çıkarılmaması anlamını taşımaktadır. Hukuka aykırılık hâli ne kadar ağır ve açık olursa olsun bir normun hukuka aykırı olması, zorunlu koşullarının bulunması suretiyle var olan o normun yokluğu sonucunu doğurmaz. Bu nedenle kanunların veya kanun hükümlerinin Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamında incelenmesi gereken hususlarda Anayasa’ya aykırılığının tespiti, ilgili kanun veya kanun hükümlerinin yokluğunu değil iptalini gerekli kılar.

8. Dava dilekçesinde Kanun'un Anayasa'ya aykırılığı yolunda ileri sürülen hususlar ile Kanun'da yer alan düzenlemelerin niteliği, Kanun'un varlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden, söz konusu kuralların Anayasa'ya uygunluk denetimi kapsamında incelenmesini ve bu inceleme neticesinde varılacak sonuca göre ilgili kuralın iptalini ya da iptal talebinin reddini gerekli kılmaktadır.

9. Açıklanan nedenlerle, Kanun'un yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin reddi gerekir.

Zühtü ARSLAN, Kadir ÖZKAYA ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu sonuca farklı gerekçeyle katılmışlardır.

B. Kanun’un Şekil Bakımından Anayasa’ya Aykırı Olduğu Gerekçesiyle

İptali Talebinin İncelenmesi

10. Dava dilekçesinde özetle; OHAL KHK’larının, TBMM’de

görüşülmesi için İçtüzük’te öngörülen otuz günlük sürenin bitiminin ardından

dava konusu Kanun’a dayanak teşkil eden OHAL KHK’sının TBMM’ce kabul

edilmesinin eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ve İçtüzük’ün

değiştirilmesine ilişkin Anayasa ve İçtüzük’te yer alan usul hükümlerine

uyulmadığı, öte yandan Kanun’un doğrudan uygulanabilir şekildeki Anayasa

hükümlerine aykırı düzenlemeler içermesi nedeniyle maddi anlamda Anayasa

değişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa değişiklikleri için özel olarak

Anayasa’da öngörülmüş teklif ve oylama çoğunluğu ile iki kez görüşme

koşullarının yerine getirilmediği belirtilerek Kanun’un şekil bakımından

Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniyle Kanun Anayasa’nın 148. maddesi yönünden de incelenmiştir.

12. Kanunların esas bakımından Anayasa’ya uygunluk denetimi; kanunun içeriği, bir başka ifadeyle kanunun maddi hukuk dünyasında yarattığı değişiklik bakımından Anayasa’ya uygun olup olmadığını ifade etmektedir. Şekil bakımından uygunluk ise teklif ve tasarıların kanunlaşabilmesi için, diğer bir anlatımla maddi olarak varlık kazanabilmesi için Anayasa’da öngörülen usullere uyulup uyulmadığının denetimini ifade etmektedir.

13. Anayasa'nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunların şekil bakımından denetlenmesinin son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususu ile sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.

14. Anayasa'nın 148. maddesinin gerekçesinde de Genel Kurul tarafından yapılan son oylamadan önce vücut bulan şekil bozukluklarını Genel Kurulun bildiği veya bilmesi gerektiğinin varsayıldığı belirtilerek son oylamadan önce yapılan şekil bozukluklarının iptale neden olamayacağı ifade edilmiş ve “Genel Kurulun oylama yapıp kanunu kabul etmesi, şekil bozukluğunu, o kanunu kabul etmemek için yeterli neden saymadığı yolunda bir irade tecellisidir. En büyük organ genel kuruldur. Onun iradesi hilafına bir sonuç çıkarmak hukukun ana esaslarına aykırı düşer. Bu nedenle son oylamadan önceki şekil bozuklukları, iptal sebebi sayılmamıştır.” denilmiştir.

15. Anayasa'nın 148. maddesinin açık hükmü ve gerekçesi karşısında kanunların şekil bakımından denetiminde, son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığından başka bir hususun esas alınmasına ve bu suretle kanunların şekil bakımından denetimlerinin yapılabilmesine imkân bulunmamaktadır.

16. Anayasa'nın “Toplantı ve karar yeter sayısı” başlıklı

96. maddesinde, ”Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahil

bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye Büyük

Millet Meclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların salt

çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye

tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz” denilmektedir.

Bu çerçevede TBMM’nin bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri olan 184

milletvekiliyle toplanması, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar

vermesi ve karar yeter sayısının hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin

bir fazlası olan 139 milletvekilinden az olmaması gerekmektedir.

17. Kanun'un görüşülmesine ilişkin TBMM Genel Kurul tutanaklarının

incelenmesinden KHK’nın tümü üzerindeki oylamanın işaretle oylama yöntemiyle

yapıldığı anlaşılmaktadır. İşaretle oylama sonucunun rakamsal olarak

belirlenmeyip İçtüzük’ün 141. maddesi uyarınca oturumu yöneten Başkan

tarafından Genel Kurula “kabul edilmiştir” veya “kabul edilmemiştir” denilmek

suretiyle ilan edilmesi karşısında, Kanun’un kabul edildiği birleşimin,

toplantı yeter sayısının bulunduğunun belirtilerek açıldığı, Kanun’un tümünün

oylaması sırasında toplantı ve karar yeter sayısının varlığı konusunda

Başkanlık Divanınca tereddüde düşülmediği gibi herhangi bir milletvekili

tarafından yeter sayının bulunmadığı yönünde bir itirazın da ileri sürülmediği

gözetildiğinde son oylamanın Anayasa'nın 96. maddesinde öngörülen çoğunlukla yapıldığının

kabulü gerekir.

18. Öte yandan dava dilekçesinde yer alan diğer Anayasa’ya aykırılık iddialarının Kanun’un şekil bakımından denetimini gerektirmesi, bu denetimin ise son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususuyla sınırlı olması nedeniyle söz konusu aykırılık iddialarının incelenmesi Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamı dışında kalmaktadır.

19. Açıklanan nedenlerle, son oylamasının Anayasa'da öngörülen çoğunlukla yapıldığı açık olan Kanun, Anayasa'nın 148. maddesine aykırı değildir. Şekil bakımından iptal talebinin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

6/2/2018 tarihli ve 7085 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un;

A. Yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin REDDİNE,

B. Şekil bakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal

talebinin REDDİNE,

31/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

FARKLI GEREKÇE

Dava konusu Kanun’un yok hükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine ilişkin karara, Anayasa Mahkemesinin 31/5/2018 tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına yazdığım farklı gerekçeyle katılıyorum.

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

FARKLI GEREKÇE

Mahkememiz çoğunluğu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların “Kanun’un varlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden” yok hükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine karar vermiştir.

Çoğunluğun red sonucuna, Anayasa Mahkemesinin 31/5/2018 tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına Başkan Zühtü ARSLAN’ın yazdığı farklı gerekçeyle katılıyoruz.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2018/51, K. 2018/70, 31 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu
  4. B. Yok hükmünde olduğunun kabul edilmemesi hâlinde şekil
  5. I. İptali İstenen Kanun
  6. “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında
  7. Kanun Hükmünde Kararnamenin
  8. Kabul Edilmesine Dair Kanun
  9. Madde 7- (1) 4/12/2004
  10. II. İlk İnceleme
  11. III. Esasın İncelenmesi
  12. A. Kanun’un Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti Talebinin İncelenmesi
  13. B. Kanun’un Şekil Bakımından Anayasa’ya Aykırı Olduğu Gerekçesiyle
  14. B. Şekil bakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal
  15. Kömürcü
  16. Akıncı
  17. M. Emin KUZ
  18. Gökcan
  19. Farklı Gerekçe
  20. Hakyemez
  21. Farklı Gerekçe
  22. Hakyemez
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2018/51
Karar No
2018/70
Tarih
31 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2018/59 K.2018/60
  • AYM Norm Denetimi E.2018/41 K.2018/68
  • AYM Norm Denetimi E.2018/44 K.2018/50
  • AYM Norm Denetimi E.2018/42 K.2018/48
  • AYM Norm Denetimi E.2018/36 K.2018/63
  • AYM Norm Denetimi E.2018/45 K.2018/51

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.