İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2021/130 K.2022/110

Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 132 milletvekili

Esas2021/130Karar2022/110Tarih28 Eylül 2022Okuma22 dk · 4.322 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
28 Eylül 2022
Esas Sayısı
2021/130
Karar Sayısı
2022/110
R.G. Tarih - Sayı
17/11/2022 - 32016
İptal davasını açan
Türkiye
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.322 kelime·22 dk okuma·15 bölüm

Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 132 milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU

21/10/2021 tarihli ve 7339 sayılı Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;

A. 9. maddesiyle

24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun başlığı ile birlikte değiştirilen 69. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “...yönetmelikle düzenlenir.” ibaresinin,

B. 12. maddesiyle 1163 sayılı Kanun’un başlığı ile birlikte değiştirilen 87. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...yönetmelikle düzenlenir.” ibaresinin,

Anayasa’nın 2., 5., 6., 7., 10., 13., 35., 48., 70., 90., 123., 124., 128., 153. ve 171. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.

I. İPTALİ

İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ

Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı;

1. 9. maddesiyle 1163 sayılı Kanun’un başlığı ile birlikte değiştirilen 69. maddesi şöyledir:

“III- Dış denetim:

Madde 69 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:21/10/2021-7339/9 md.)

Ticaret Bakanlığı tarafından çalışma konusu, ortak sayısı ve ciro gibi kıstaslar dikkate alınarak belirlenen kooperatif ve üst kuruluşları dış denetime tabidir. Dış denetim finansal tabloların denetimidir. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da dış denetimin kapsamı içindedir.

Dış denetim genel kurulca alınan karar doğrultusunda;

a) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen bağımsız denetçiler,

b) 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa tabi meslek mensupları,

c) İlgili Bakanlıkça dış denetimle yetkilendirilen, bağlı olunan merkez birlikleri veya merkez birliği kurulamamışsa bağlı olunan birlikler,

tarafından yapılabilir.

İlgili Bakanlıkça dış denetimle yetkilendirilen birlik ve merkez birlikleri 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümlerine göre bağımsız denetime tabidir.

Dış denetim yapacak denetçiler ile denetim yetkisi verilen birlik ve merkez birliğinin denetimle görevlendirilen personeli, görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı, fiillerinin niteliğine göre 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılır.

Dış denetim ve bu denetimi yapacak denetçiler hakkında da 65 inci maddenin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uygulanır.

Bu madde ve 65 inci madde kapsamında yapılacak denetime ilişkin usul ve esaslar, denetçilerin nitelikleri, uyacakları etik ilkeler, görev ve yetkileri, seçilmeleri, görevden alınmaları veya ayrılmaları, denetimin ve denetim raporlarının içeriği ve raporun genel kurula sunulması ile üst kuruluşların yetkilendirilmesine ilişkin hususlar ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Ticaret Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”

2. 12. maddesiyle 1163 sayılı Kanun’un başlığı ile birlikte değiştirilen 87. maddesi şöyledir:

“B) Bakanlık temsilcileri ve kararların yürürlük şartı:

Madde 87 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:21/10/2021-7339/12 md.)

Kooperatiflerin, kooperatif birliklerinin, merkez birliklerinin ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliğinin, genel kurul toplantılarından en az onbeş gün önce ilgili Bakanlıktan temsilci talebinde bulunması zorunludur.

Genel kurul toplantıları, Bakanlık temsilcisinin huzuru ile açılır ve devam eder. Temsilci, toplantının kanunlara, anasözleşmeye ve gündeme göre yürütülmesine nezaret eder. Genel kurul toplantı tutanağı ile toplantıya katılanların listesi temsilci tarafından imzalanır. Temsilci, genel kurulda, kanun ve anasözleşmeye aykırı olarak alınan kararlar hakkındaki görüşünü tutanakta belirtir. Usulüne uygun talepte bulunulduğu halde, temsilci toplantıya katılamaz ise ilan edilen saatten bir saat sonra toplantıya başlanır.

Bakanlık temsilcisinin nitelikleri, görevleri, yetkileri, ücret tarifeleri ile temsilci görevlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Ticaret Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Bakanlık temsilcisinin ücreti, ilgili kooperatif tarafından karşılanır.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI ve İrfan FİDAN’ın katılımlarıyla 30/12/2021 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Onur MERCAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Kanun’un 9. Maddesiyle

1163 Sayılı Kanun’un Başlığı ile Birlikte Değiştirilen 69. Maddesinin Altıncı Fıkrasında Yer Alan “...yönetmelikle düzenlenir.” İbaresinin İncelenmesi

1. Anlam ve Kapsam

3. 1163 sayılı Kanun’un 1. maddesinde kooperatifin tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını iş gücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve sermayeli ortaklık olduğu belirtilmiştir. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 124. maddesinde ise kooperatif, ticaret şirketi türleri arasında sayılmıştır.

4. 1163 sayılı Kanun’un 70. maddesinin birinci fıkrasında kooperatiflerin müşterek menfaatlerini korumak, amaçlarını gerçekleştirmek için iktisadi faaliyette bulunmak, faaliyetlerini koordine etmek ve denetlemek, dış memleketlerle olan münasebetlerini düzenlemek, kooperatifçiliği geliştirmek ve eğitim yapmak, kooperatifçilik konularında tavsiyelerde bulunmak gibi hizmetlerin yerine getirilmesi için kooperatif birlikleri, kooperatifler merkez birlikleri ve Türkiye Millî Kooperatifler Birliğinin kurulacağı öngörülmüştür.

5. Kooperatiflerin denetim organı ile bu organının gerçekleştireceği denetim 1163 sayılı Kanun’un 65. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesine göre denetleme organı olarak görev yapmak üzere genel kurul tarafından en fazla dört yıl için en az bir denetçi seçilir.

6. Anılan Kanun’un 69. maddesinin birinci fıkrasında ise Ticaret Bakanlığı

(Bakanlık) tarafından çalışma konusu,

ortak sayısı ve ciro gibi ölçütler dikkate alınarak belirlenecek kooperatif ve

üst kuruluşları için ayrı bir denetim

sistemi olarak dış denetim öngörülmüştür. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasına

göre dış denetim genel kurulca alınacak karar doğrultusunda Kamu Gözetimi,

Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen bağımsız

denetçiler veya 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali

Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’na tabi meslek mensupları ya da

ilgili bakanlıkça dış denetimle yetkilendirilen, bağlı olunan merkez birlikleri

veya merkez birliği kurulmamışsa bağlı olunan birlikler tarafından yapılabilir.

7. Anılan maddenin altıncı fıkrasında da kooperatiflerin denetim organı tarafından yapılacak denetim ile dış denetime ilişkin usul ve esaslar, bu denetimleri gerçekleştirecek denetçilerin nitelikleri, uyacakları etik ilkeler, görev ve yetkileri, seçilmeleri, görevden alınmaları veya ayrılmaları, denetim ve denetim raporlarının içeriği ve raporun genel kurula sunulması ile üst kuruluşların yetkilendirilmesine ilişkin hususların ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür. Bahse konu fıkrada yer alan “…yönetmelikle düzenlenir.” ibaresi dava konusu kuralı oluşturmaktadır.

2. İptal Talebinin Gerekçesi

8. Dava dilekçesinde özetle;

kooperatiflerin dış denetiminin mülkiyet hakkına ve özel teşebbüs kurma

özgürlüğüne müdahale teşkil ettiği, 1163 sayılı Kanun’un 65. ve 69. maddeleri kapsamında yapılacak denetimlere

ilişkin usul ve esaslar, denetçilerin nitelikleri, uyacakları etik ilkeler,

görev ve yetkileri, seçilmeleri, görevden alınmaları veya ayrılmaları,

denetimin ve denetim raporlarının içeriği ve raporun genel kurula sunulması ile

üst kuruluşların yetkilendirilmesine ilişkin hususların kanun koyucu tarafından

açık, net ve anlaşılabilir şekilde belirlenmesi gerektiği, genel çerçeve

çizilmeksizin dış denetim konusunda idareye tanınan düzenleme yetkisinin çalışma

ortamının güvensiz ve belirsiz hâle gelmesine yol açtığı, Kanun’da açık ve net

bir düzenleme yapılmamasının denetçinin görevini gereği gibi yerine

getirememesine ve devletin kooperatifçiliği geliştirmeye yönelik tedbirleri

gereği gibi alamamasına neden olacağı, kuralın Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin mülkiyet hakkını düzenleyen hükmüyle bağdaşmadığı, ayrıca

idareye tanınan düzenleme yetkisinin kooperatifler ve denetçiler yönünden

farklı uygulamaların oluşmasına sebep olabileceği, bu durumun ise eşitlik

ilkesini ihlal ettiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 5., 7., 10., 13.,

35., 48., 90., 123., 124. ve 171. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

9. Anayasa'nın 48. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.” denilmektedir. Kooperatifler de özel teşebbüs niteliğini haizdir (AYM, E.2014/90, K.2014/180, 4/12/2014).

10. Kişilerin istedikleri alanda yapacakları sözleşmeler yoluyla hukuki ilişkiye girebilmelerinin yanı sıra kuracakları teşebbüslerin ne şekilde faaliyet yürüteceğini ve denetleneceğini de serbestçe belirleyebilmeleri Anayasa’nın 48. maddesinin gereğidir. Bu itibarla kooperatiflerin denetimine ilişkin hususlarda idareye düzenleme yetkisi tanıyan kural teşebbüs özgürlüğünü sınırlamaktadır.

11. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz” denilmiştir. Buna göre teşebbüs özgürlüğüne sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması gerekir.

12. Kanunilik ölçütü uyarınca Anayasa’nın 13. ve 48. maddeleri kapsamında teşebbüs özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir.

13. Esasen temel hakları sınırlayan

kanunun bu niteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan

hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde kanuni

düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve

kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel

olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem

içermesi gerekir. Kanunda bulunması icap eden bu nitelikler hukuki güvenliğin

sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının

öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven

duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici

yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§

153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak

belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk

devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.

14. 1163 sayılı Kanun’un 69. maddesinin birinci fıkrasında dış denetimin finansal tabloların denetimi olduğu ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığının da dış denetimin kapsamında bulunduğu hükme bağlanmak suretiyle dış denetimin konusu ve kapsamı açık şekilde düzenlenmiştir. Bu itibarla dış denetimin konu ve kapsamı ile bu denetimi gerçekleştirecek denetçinin görev ve yetkisiyle ilgili çerçevenin çizilmediği söylenemez.

15. Öte yandan Kanun’un 65. maddesinin birinci fıkrasında

denetim organı olarak görev yapacak olan denetçinin kooperatifin bütün işlem ve

hesaplarını inceleyeceği, ikinci fıkrasının birinci cümlesinde genel kurul tarafından en fazla dört yıl için en az bir

denetçi seçileceği, üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde çalışma konusu, ortak

sayısı ve ciro gibi ölçütlere göre belirlenen kooperatiflerin denetleme organı

üyeleri ve yedeklerinin seçilmelerini takiben en geç dokuz ay içinde

kooperatifçilik eğitim programını tamamlamalarının gerektiği, beşinci

fıkrasında ana sözleşme ve genel kurul kararı ile denetim organının görev ve

yetkilerini artırmanın, özellikle ara denetimler öngörmenin mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında ise denetleme organı üyeliğinin herhangi bir nedenle

boşalması hâlinde izlenecek yol düzenlenmiştir. Ayrıca Kanun’un 66. maddesinde denetçilerin

incelemekle yükümlü olduğu konular hükme bağlanmış, 67. maddesinin birinci fıkrasında denetçilerin her yıl yazılı bir raporla beraber

tekliflerini genel kurula sunmak zorunda olduğu, ikinci fıkrasında denetçilerin

görevleri çerçevesinde işlerin yürütülmesinde gördükleri eksiklikleri, kanun

veya ana sözleşmeye aykırı hareketleri bundan sorumlu olanların bağlı

bulundukları organa ve gerekli hâllerde aynı zamanda genel kurula haber

vermekle yükümlü olduğu belirtilmiş; ek 3. maddesinin dördüncü fıkrasında ise

anılan maddede yer alan hükümlere aykırı uygulamaların araştırılması da

denetçilere görev olarak yüklenmiştir. Bunun yanında Kanun’un 65. maddesinin

yedinci fıkrasında 56. maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı

bentlerine yapılan atıf ile denetçi olarak seçilecek kişilerin Türk vatandaşı

olması ve belirli suçlardan mahkûmiyetlerinin bulunmaması gerektiği

öngörülmüştür. Söz konusu hükümler dikkate alındığında denetim organının

yapacağı denetimin konusu ve kapsamı ile denetçilerin nitelikleri, seçilme

usulü ile görev ve yetkilerine ilişkin temel ilkelerin kanunla belirlendiği

anlaşılmaktadır.

16. Kanun’un 62. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yönetim kurulunun; kendi tutanakları, genel kurul tutanakları, ortak listeleri, gelir gider hesapları ve yıllık bilançoyu tetkik olunmak üzere denetçilere vermekten sorumlu olduğu hükme bağlanmak suretiyle denetimin içeriğine ilişkin bir konu olan denetçi tarafından incelenecek bilgi ve belgelerin çerçevesi de kanunla belirlenmiştir.

17. Denetim organının yapacağı denetim ile dış denetimin konusu kanunla belirlendiğinden bu denetimler sonucu düzenlenecek raporun içeriğine ilişkin çerçevenin çizilmediği söylenemez. Ayrıca denetlenecek konular ve bunların kapsamı nedeniyle denetim raporlarında yer alabilecek veriler gözetildiğinde bu raporların içeriği hususunda idareye tanınan düzenleme yetkisinin teknik konulara ilişkin olduğu açıktır.

18. Öte yandan Kanun’un 65. maddesinin yedinci fıkrasında

yapılan atıf uyarınca 56. maddesinin üçüncü fıkrasında haklarında seçilmeye

engel suçlarla ilgili olarak kamu davası açılmış olanların görevlerinin ilk

genel kurul toplantısına kadar devam edeceği ancak bu durumdaki denetçilerin

genel kurul tarafından azli veya göreve devamı hakkında karar alınmak üzere

yapılacak ilk genel kurul gündemine madde konulacağı belirtilmiş, 46.

maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde ise denetçilerin azli ile

yerlerine yenilerinin seçilmesi hususunun teklif ve gündeme alınma usulü

belirlenmiştir. Bu itibarla denetçilerin görevden alınmaları veya ayrılmalarına

ilişkin usul ve esasların çerçevesinin çizilmediği söylenemez.

19. Dış denetimin 3568 sayılı Kanun’a tabi meslek

mensupları tarafından da yapılabileceği öngörülmüş, anılan Kanun’da ise meslek

mensupları yönünden yasaklanan faaliyetler ile disiplin hükümlerine de yer

verilmiştir. Öte yandan Kanun’un ek 3. maddesinde kooperatif ve üst

kuruluşlarında denetçilik görevi ile bağdaşmayan görevlere ilişkin hükümlere

yer verilmiş, 68. maddesinde ise denetçilerin, görevleri sırasında öğrendikleri ve

açıklanmasında kooperatifin veya ortakların şahısları için zarar umulan

hususları kooperatif ortaklarına ve üçüncü şahıslara açıklayamayacakları

öngörülmek suretiyle denetçilerin uyması gereken etik ilkelere ilişkin esaslı

bir konu olan sır saklama yükümlülüğü kanunla düzenlenmiştir. Ayrıca denetim

organı tarafından yapılacak denetim ile dış denetimin konu ve kapsamının

kanunla belirlenmiş olduğu da gözetildiğinde anılan denetimleri yerine

getirecek olan denetçilerin uymaları gereken etik ilkelere ilişkin idareye

tanınan düzenleme yetkisinin kanunilik ilkesiyle çeliştiği söylenemez.

20. Kuralın yer aldığı maddenin ikinci fıkrasına göre dış

denetim, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından

yetkilendirilen bağımsız denetçiler veya 3568 sayılı Kanun’a tabi meslek

mensupları ya da ilgili bakanlıkça dış denetimle yetkilendirilen bağlı olunan

merkez birlikleri veya merkez birliği kurulmamışsa bağlı olunan birlikler

tarafından yapılabilecektir. Ayrıca anılan fıkrada sayılanlardan hangisinin dış

denetimi gerçekleştireceğinin genel kurul tarafından alınacak kararla

belirlenmesi öngörülmektedir. Söz konusu maddenin beşinci fıkrasında ise dış

denetim ve bu denetimi yapacak denetçiler hakkında da Kanun’un 65. maddesinin

altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarının uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca

Kanun’un 98. maddesi uyarınca Kanun’da aksine açıklama olmayan hususlarda 6102

sayılı Kanun’un anonim şirketlere ait hükümleri uygulanacaktır. Bu itibarla dış

denetimi gerçekleştirecek denetçilerin nitelikleri, seçilmeleri ile görevden

alınmaları veya ayrılmalarına ilişkin genel çerçevenin de kanunla belirlendiği

anlaşılmaktadır.

21. Kuralda yönetmelikle düzenlenmesi öngörülen konular

arasında üst kuruluşların dış denetimle yetkilendirilmesine ilişkin hususlar da

bulunmaktadır. Denetlenecek kooperatif yönünden bağlı olunan merkez birlikleri

ve bağlı olunan birlikler yönünden bir belirsizlik bulunduğu söylenemez.

Dolayısıyla bu birlikler arasından ilgili bakanlıkça yapılacak yetkilendirmeye

ilişkin hususlarda idareye tanınan düzenleme yetkisi sınırları belirsiz bir

alanı idarenin düzenlemesine yol açmamaktadır. Öte yandan Kanun’un ek 1.

maddesinin ikinci fıkrasında ilgili bakanlık

kavramının anlamı ortaya konulduğundan yetkilendirmeyi yapacak bakanlıklar

yönünden de belirsizlik bulunmadığı ve idareye tanınan düzenleme yetkisinin

yetkilendirmeyi yapabilecek bakanlıkları belirlemeyi kapsamadığı

anlaşılmaktadır.

22. Ayrıca denetim

raporunun genel kurula sunulmasına ilişkin genel çerçeve de kanunla

belirlenmiştir. Nitekim Kanun’un 65. maddesinin altıncı fıkrasında denetim raporu

genel kurula sunulmayan kooperatifler ve üst kuruluşlarda finansal tablolar,

yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu ve ibra hakkında alınan kararların

geçersiz olacağı hükme bağlanmış; 24. maddesinin birinci fıkrasında ise denetçilerin

66. ve 69. madde hükümlerine uygun olarak tanzim edecekleri raporlar genel

kurulun yıllık toplantısından en az on beş gün öncesinden itibaren bir yıl süre

ile kooperatif merkezinde, varsa şubelerinde ve elektronik ortamda kooperatif

bilgi sisteminde ortakların incelemesine sunulacak hususlar arasında

sayılmıştır.

23. Denetim organı tarafından yapılacak denetim ile dış denetime ilişkin usul ve esaslar, bu denetimleri gerçekleştirecek denetçilerin nitelikleri, uyacakları etik ilkeler, görev ve yetkileri, seçilmeleri, görevden alınmaları veya ayrılmaları, denetim ve denetim raporlarının içeriği ve raporun genel kurula sunulması ile üst kuruluşların yetkilendirilmesine ilişkin hususların temel ilkeleri ve çerçevesinin kanunla düzenlenmesi sebebiyle teşebbüs özgürlüğüne sınırlama getiren kuralın keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu ve kanunilik ilkesiyle çelişmediği sonucuna ulaşılmıştır.

24. Kooperatiflerin denetimine ilişkin hususlarda idareye düzenleme yetkisi tanıyan dava konusu “…yönetmelikle düzenlenir.” ibaresi Anayasa’nın 13. maddesi bağlamında yalnızca kanunilik şartıyla ilgili görüldüğünden meşru amaç ve ölçülülük yönünden incelenmemiştir.

25. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 2., 7. ve 35. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 13. ve 48. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2., 7. ve 35. maddeleri yönünden ayrı bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Kuralın Anayasa’nın 5., 10., 90., 123., 124. ve 171. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

B. Kanun’un 12. Maddesiyle 1163

Sayılı Kanun’un Başlığı ile Birlikte Değiştirilen 87. Maddesinin Üçüncü Fıkrasının Birinci Cümlesinde Yer Alan “...yönetmelikle düzenlenir” İbaresinin İncelenmesi

1. Anlam ve Kapsam

26. 1163 sayılı Kanun’un 87. maddesinin birinci fıkrasında kooperatiflerin, kooperatif birliklerinin, merkez birliklerinin ve Türkiye Millî Kooperatifler Birliğinin genel kurul toplantılarından en az on beş gün önce ilgili bakanlıktan temsilci talebinde bulunmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.

27. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise genel kurul toplantılarının bakanlık temsilcisinin huzuru ile açılacağı ve devam edeceği, temsilcinin toplantının kanunlara, ana sözleşmeye ve gündeme göre yürütülmesine nezaret edeceği, genel kurul toplantı tutanağı ile toplantıya katılanların listesinin temsilci tarafından imzalanacağı, temsilcinin genel kurulda, kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak alınan kararlar hakkındaki görüşünü tutanakta belirteceği, usulüne uygun talepte bulunulduğu hâlde temsilcinin toplantıya katılamaması durumunda ise ilan edilen saatten bir saat sonra toplantıya başlanacağı hükme bağlanmıştır.

28. Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…yönetmelikle düzenlenir.” ibaresi dava konusu kuralı oluşturmaktadır. Kural uyarınca bakanlık temsilcisinin nitelikleri, görevleri, yetkileri, ücret tarifeleri ile temsilci görevlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecektir.

2. İptal Talebinin Gerekçesi

29. Dava dilekçesinde özetle; genel kurulda

temsilci bulundurulmasının bakanlığın asli ve sürekli görevi olduğu, kamu

görevlisi olan temsilcinin niteliği, görevi, yetkisi, ücret tarifesi ve

görevlendirilmesine ilişkin usul ve esasların kanunla düzenlenmesi gerektiği,

Bakanlığın hiçbir sınırlama olmaksızın ücret tarifesi belirlemesinin keyfî

uygulamalara yol açabileceği, görevlendirme usul ve esaslarının kanunda açık ve

net şekilde düzenlenmemesinin kamu görevlisi olan temsilcinin görevini hizmet

gereklerine uygun olarak yerine getirmemesine neden olabileceği, temel ilkeler

belirlenip çerçeve çizilmeksizin idareye tanınan düzenleme yetkisinin yasama

yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle çeliştiği, bakanlık temsilcisinin

niteliği, görev ve yetkisi, ücret tarifesi ile görevlendirilmesine ilişkin usul

ve esasların liyakat esaslarını karşılayacak açıklıkta olması ve vatandaşların

eşit şekilde kamu hizmetine girme haklarının idarenin keyfî işlemlerine karşı

kanun düzeyinde korunması gerektiği, idareye tanınan yetkinin devletin kooperatifçiliği

geliştirmeye yönelik tedbirleri gereği gibi alamamasına neden olacağı, aynı

pozisyonda bulunan temsilcilere farklı görevler verilebilmesi ve bunlar için

farklı ücret tarifesi oluşturulabilmesinin eşitlik ilkesini de ihlal edeceği,

ayrıca benzer bir kurala ilişkin verilen iptal kararı gözetildiğinde Anayasa

Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna ilişkin hükmün de ihlal edildiği

belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 5., 6.,

7., 10., 70., 123., 124., 128., 153. ve 171. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

30. Anayasa'nın 7. maddesinde “Yasama yetkisi Türk

Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” denilmektedir.

Yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olması ve bu yetkinin

devredilememesi kuvvetler ayrılığı ilkesinin bir gereğidir. Bu hükme yer veren

Anayasa'nın 7. maddesinin gerekçesinde yasama yetkisinin parlamentoya ait

olması "demokrasi rejimini benimseyen siyasi rejimlerde kaçınılmaz bir

durum" olarak nitelendirilmiştir. Ayrıca gerekçede "Millet

adına kanun koyma yetkisini yasama meclisi yerine getirir. Bu yetki

devredilemez. Ancak, Anayasanın 99 ve 129 uncu maddeleri hükümleri

saklıdır" denilmek suretiyle bu ilkenin anlamı ve istisnaları

belirtilmiştir. Madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, yasama yetkisinin

devredilemezliği esasen kanun koyma yetkisinin TBMM dışında başka bir organca

kullanılamaması anlamına gelmektedir. Anayasa'nın 7. maddesi ile yasaklanan,

kanun yapma yetkisinin devredilmesidir (AYM, E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013;

E.2021/73, K.2022/51, 21/4/2022, § 15).

31. Türevsel nitelikteki düzenleyici işlemler bakımından yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle temel ilkeleri belirlenmeksizin ve çerçevesi çizilmeksizin, yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir kanun hükmü ile sınırsız, belirsiz, geniş bir alanın yürütmenin düzenlemesine bırakılması Anayasa'nın belirtilen maddesine aykırılık oluşturur. Bununla birlikte yasama organının temel ilkeleri ve çerçeveyi kanunla belirledikten sonra uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin hususları yürütmeye bırakması, yasama yetkisinin devri olarak yorumlanamaz (AYM, E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013; E.2021/73, K.2022/51, 21/4/2022, § 16).

32. Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında ise “Memurların

ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,

hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla

düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri

saklıdır” denilmek suretiyle memurlar ve diğer kamu görevlileri özlük

hakları bakımından yasal güvenceye kavuşturulmuştur. Kanuni düzenleme ilkesi,

düzenlenen alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla

çizilmesini ifade etmektedir. Bu niteliği taşıyan bir yasal düzenleme ile

uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme

organına yetki verilmesi, kanuni düzenleme ilkesine aykırılık oluşturmaz (AYM,

E.2018/110, K. 2018/99, 17/10/2018).

33. Çoğunlukla düşük ve orta gelir düzeyine sahip kişilerin, karşılıklı güven temelinde bir araya gelerek kurdukları kooperatiflerin varlığını sürdürebilmesi ve yönetim kurulunun denetiminin sağlanabilmesi açısından genel kurul toplantılarının büyük önemi vardır (AYM, E.2013/128, K.2014/66, 27/3/2014).

34. Kooperatiflerin faaliyetlerinin hukuka uygun şekilde gerçekleşmesini temin edecek araçların belirlenmesinde kanun koyucunun geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır. Kanun koyucu bu bağlamda kooperatiflerin, kooperatif birliklerinin, merkez birliklerinin ve Türkiye Millî Kooperatifler Birliğinin genel kurul toplantılarında bakanlık temsilcisinin hazır bulunmasını öngörmüştür.

35. Söz konusu genel kurul toplantılarında hazır bulunması öngörülen bakanlık temsilcileri devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri yerine getiren kişiler arasından seçilerek görevlendirilecektir. Bu itibarla bakanlık temsilcilerinin nitelikleri, görevleri, yetkileri, ücret tarifeleri ile temsilci görevlendirilmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkin temel ilkeler ve esaslar ile çerçevenin kanunla belirlenmesi yasama yetkisinin devredilemezliği ve kanuni düzenleme ilkelerinin gereğidir.

36. 1163 sayılı Kanun’un 87. maddesinin ikinci fıkrasının

ikinci cümlesine göre bakanlık temsilcisi toplantının kanunlara, ana sözleşmeye

ve gündeme göre yürütülmesine nezaret ederek yol gösterici nitelikte bir görev

ifa edecektir. Diğer yandan bakanlık temsilcisi söz konusu fıkranın üçüncü

cümlesine göre genel kurul toplantı tutanağı ile toplantıya katılanların

listesini imzalayarak genel kurul faaliyetlerinin güvenilirliğini temin edecek,

dördüncü cümlesine göre ise genel kurulda kanuna ve ana sözleşmeye aykırı

olarak alınan kararlar hakkındaki görüşünü tutanakta belirtecektir. Bu itibarla

bakanlık temsilcisinin genel kurul toplantısında yerine getireceği görevin

temel esasları ve çerçevesinin kanunla düzenlendiği anlaşılmaktadır.

37. Anılan Kanun’un ek 1. maddesinde ilgili bakanlık

kavramının anlamı ortaya konulduğundan hangi bakanlık bünyesinde çalışanlar

arasından temsilci görevlendirilebileceği hususu belirlidir. Öte yandan genel

kurul toplantılarında hazır bulunacağı öngörülen temsilci ilgili bakanlık

bünyesinde görev yapanlar arasından seçileceğinden kamu görevlileri için

mevzuatta öngörülen şartları taşıyan kişiler temsilci olarak görev

yapabilecektir. Bu itibarla bakanlık temsilcisinin nitelikleri yönünden

idarenin sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisine sahip olduğu da söylenemez.

Ayrıca genel kurul toplantılarının kanuna ve ana sözleşmeye uygun şekilde

yapılmasına nezaret edeceği kanunla düzenlenmiş olan temsilcinin bu görevi

yerine getirebilmesi için taşıması gereken diğer niteliklerin idare tekniğine

ilişkin boyutunun yönetmelikle düzenlenmesi mümkündür.

38. Diğer taraftan Kanun’un 87. maddesinin birinci

fıkrasında kooperatifler, kooperatif birlikleri, merkez birlikleri ve Türkiye

Millî Kooperatifler Birliğinin genel kurul toplantılarından en az on beş gün

önce ilgili bakanlıktan temsilci talebinde bulunması gerektiği belirtilmek

suretiyle temsilci görevlendirilmesi talebine ilişkin usul yönünden de çerçeve

çizilmiştir. Ayrıca anılan maddenin ikinci fıkrasının beşinci cümlesinde

usulüne uygun talepte bulunulduğu hâlde temsilci toplantıya katılamaz ise ilan

edilen saatten bir saat sonra toplantıya başlanacağı öngörülmek suretiyle

bakanlık tarafından temsilci görevlendirilmemesi veya görevlendirilen

temsilcinin toplantıya katılamaması durumunda doğacak sonuç da kanunla

düzenlenmiştir.

39. Bakanlık temsilcilerinin nitelikleri, görevleri ve yetkileri ile temsilci görevlendirilmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkin temel ilkeler ve genel çerçeve kanunla belirlendiğinden anılan hususlarda kuralla idareye tanınan düzenleme yetkisi kanuni düzenleme ilkesi ile yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesini ihlal etmemektedir.

40. Buna karşılık Kanun’da bakanlık temsilcisinin ücret tarifesinin hangi ilkeler dikkate alınarak belirleneceği konusunda herhangi bir hükme yer verilmeyerek kuralla bakanlık temsilcisinin ücret tarifesinin de yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür. Bu itibarla bakanlık temsilcisinin ücret tarifesinin temel ilkeleri ve genel çerçevesi kanunla düzenlenmeksizin bu konuda idareye düzenleme yetkisi tanınması kanuni düzenleme ilkesi ve yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

41. Açıklanan nedenlerle kural 1163 sayılı sayılı Kanun’un 87. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...ücret tarifeleri...” ibaresi yönünden Anayasa’nın 7. ve 128. maddelerine aykırıdır. Kuralın anılan ibare yönünden iptali gerekir.

42. Kural 1163 sayılı sayılı Kanun’un 87. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...ücret tarifeleri...” ibaresi dışında kalan ibareler yönünden Anayasa’nın 7. ve 128. maddelerine aykırı değildir. Anılan ibareler yönünden iptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 7. ve 128. maddeleri bağlamında yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrı bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Kuralın Anayasa’nın 5., 6., 10., 70., 123., 124., 153. ve 171. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

43. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da

bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte

yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe

gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede

yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmak

suretiyle Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de

yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir

yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.

44. 7339 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle 1163 sayılı sayılı Kanun’un başlığı ile birlikte değiştirilen 87. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...yönetmelikle düzenlenir.” ibaresinin anılan cümlede yer alan “…ücret tarifeleri…” ibaresi yönünden iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

V. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ

45. 21/10/2021 tarihli ve 7339 sayılı Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;

A. 12. maddesiyle

24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun başlığı ile birlikte değiştirilen 87. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...yönetmelikle düzenlenir.” ibaresinin;

1. Anılan cümlede yer alan “...ücret tarifeleri...” ibaresi yönünden iptali hükmünün yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle,

2. Anılan cümlede yer alan “...ücret tarifeleri...” ibaresi dışında kalan ibareler yönünden iptal talebi 28/9/2022 tarihli ve E.2021/130, K.2022/110 sayılı kararla reddedildiğinden,

B. 9. maddesiyle 1163 sayılı Kanun’un başlığı ile birlikte değiştirilen 69. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “...yönetmelikle düzenlenir.” ibaresine yönelik iptal talebi 28/9/2022 tarihli ve E.2021/130, K.2022/110 sayılı kararla reddedildiğinden,

Yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,

28/9/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

21/10/2021 tarihli ve 7339 sayılı Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;

A. 9. maddesiyle 24/4/1969

tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun başlığı ile birlikte değiştirilen 69. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “...yönetmelikle düzenlenir.” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,

B. 12. maddesiyle 1163 sayılı sayılı Kanun’un başlığı ile birlikte değiştirilen 87. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...yönetmelikle düzenlenir.” ibaresinin;

1. Anılan cümlede yer alan “...ücret tarifeleri...” ibaresi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,

2. Anılan cümlede yer alan “...ücret tarifeleri...” ibaresi dışında kalan ibareler yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,

28/9/2022 tarihinde karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Hasan Tahsin GÖKCAN

Başkanvekili

Kadir ÖZKAYA

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Üye

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Basri BAĞCI Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR

Anayasa Mahkemesi, E. 2021/130, K. 2022/110, 28 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu
  4. A. 9. maddesiyle
  5. I. İptali
  6. İstenen Kanun Hükümleri
  7. II. İlk İnceleme
  8. III. Esasın İncelenmesi
  9. A. Kanun’un 9. Maddesiyle
  10. B. Kanun’un 12. Maddesiyle 1163
  11. IV. İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
  12. V. Yürürlüğün Durdurulması Talebi
  13. A. 12. maddesiyle
  14. A. 9. maddesiyle 24/4/1969
  15. M. Emin KUZ
  16. Hakyemez
  17. Seferinoğlu
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2021/130
Karar No
2022/110
Tarih
28 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2021/107 K.2022/109
  • AYM Norm Denetimi E.2022/118 K.2022/104
  • AYM Norm Denetimi E.2022/82 K.2022/113
  • AYM Norm Denetimi E.2022/50 K.2022/107
  • AYM Norm Denetimi E.2021/90 K.2022/108
  • AYM Norm Denetimi E.2022/59 K.2022/111

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.