KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2021
- Esas Sayısı
- 2021/45
- Karar Sayısı
- 2021/35
- Resmi Gazete Tarih-Sayısı
- —
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma·16 bölüm
Tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
31/3/2011 tarihli ve 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 18. maddesinin;
A. (8) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin,
B. (9) numaralı fıkrasının,
Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY
Sanık hakkında 6222 sayılı Kanun’a aykırılıktan açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 18. maddesi şöyledir:
“Seyirden yasaklanma
MADDE 18- (1) Kişinin, bu Kanunda tanımlanan veya
yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı mahkemece kurulan
hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden
yasaklanmasına karar verilir. Seyirden yasaklanma ibaresinden kişinin
müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla müsabaka, antrenman ve seyir
alanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. Hükmün kesinleşmesiyle infazına
başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan
itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine
yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiği
tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son
verilir. Güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı
25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümlerine göre kaydedilir.
(Ek cümle:4/7/2019-7182/13 md.) Bu fıkradaki bir yıllık süreler, ikinci kez
seyirden yasaklanma yaptırımına karar verildiğinde üç yıl; üçüncü kez seyirden
yasaklanma yaptırımına karar verildiğinde ise beş yıl olarak uygulanır.
(2) Bu madde hükümleri, taraftar gruplarınca spor alanlarının dışında işlenen kasten yaralama, hakaret veya tehdit içeren tezahürat ve mala zarar verme suçları bakımından da uygulanır.
(3) Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devam edilir.
(4) Koruma tedbiri olarak uygulanan ve güvenlik tedbiri olarak hükmedilen spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirine ilişkin bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde tutulan bu amaca özgü elektronik bilgi bankasına derhal kaydedilir. Bu bilgi bankasına spor kulüplerinin ve federasyonların erişimi sağlanır. Yasaklanan kişilere ilişkin bilgiler, ilgili spor kulüplerine ve yurt dışında yapılacak müsabaka öncesinde müsabakanın yapılacağı ülkenin yetkili mercilerine bildirilir.
(5) Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri;
a) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi,
b) Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi,
c) Sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi,
halinde derhal kaldırılır. (Ek cümle:4/7/2019-7182/13 md.) Bu kararlar Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerce işlemi yapan kolluk birimine derhâl bildirilir ve kollukça elektronik bilgi bankasına işlenir.
(6) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak tedbire veya hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren; önödeme halinde ise, önödemede bulunulduğu tarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edilir.
(7) Alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan kişi, müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına alınmaz. Bu şekilde belirtilen alanlara giren ve dışarı çıkmamakta ısrar eden kişi zor kullanılarak dışarı çıkarılır ve bu madde hükümlerine göre bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklanır.
(8) Bu madde hükümlerine göre spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür. (Ek cümle:4/7/2019- 7182/13 md.) Bu yükümlülüğün takibi amacıyla kolluk birimlerince biyometrik yöntemler de kullanılabilir.
(9) Sekizinci fıkradaki yükümlülüğe aykırı hareket eden kişi, her bir müsabaka için yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.
(10) Bu Kanun hükümlerine göre hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararı verilen kişi, yasak süresince spor kulüplerinde ve federasyonlarda ve taraftar derneklerinde yönetici olamaz; spor müsabakalarında hakem, temsilci veya gözlemci olarak görev yapamaz.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükümleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli
ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı
40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda
izlenecek yöntem belirtilmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında
bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya
Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde
veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu
kanısına varması durumunda anılan fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine
bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği belirtilmiş; fıkranın (b) bendinde de
“Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği” Anayasa Mahkemesine
gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında
ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz
başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin
gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
3. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) 46. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde de “Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği”, (c) bendinde “Dava dosyasında sunulan belgelerin tarih sırasına göre başlıklar hâlinde sıralandığı dizi pusulası” Anayasa Mahkemesine sunulacak belgeler arasında sayılmıştır.
4. Yine İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği, (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
5. Başvurunun incelenmesi neticesinde itiraz yoluna başvuran Mahkemenin başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneğinin dosyada bulunmadığı, ayrıca başvuruya ilişkin belgelerin dizi pusulasına bağlanmadığı görülmüştür.
6. Kaldı ki Anayasa’nın “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi” başlığını taşıyan 152. maddesinin dördüncü fıkrasında “Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz” denilmiştir. 6216 sayılı Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlıklı 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında da “Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz” hükmüne yer verilmiştir.
7. 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesinin itiraz konusu (8)
numaralı fıkranın birinci cümlesine ve (9) numaralı fıkrasına yönelik iptal
talepleri Anayasa Mahkemesinin 11/9/2014 tarihli ve E.2013/157, K.2014/138
sayılı kararıyla esastan reddedilmiş ve bu karar 10/7/2015 tarihli ve 29412 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Ancak anılan iptal kararından sonra (9)
numaralı fıkraya 4/7/2019 tarihli ve 7182 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle “…kişi,…”
ibaresinden sonra gelmek üzere “…her bir müsabaka için…” ibaresi
eklenmiştir. Dolayısıyla anılan fıkranın eklenen bu ibare dışında kalan kısmı
bakımından yeni bir başvurunun yapılabilmesi için önceki kararın Resmî
Gazete’de yayımlandığı 10/7/2015 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on
yıllık süre henüz dolmamıştır.
7. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine aykırı olduğu anlaşılan itiraz başvurusunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir
ÖZKAYA
Üye
Engin
YILDIRIM
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer
TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan
GÜLEÇ
Üye
Recai
AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız
SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin
MENTEŞ
Üye
Basri
BAĞCI
Üye
İrfan
FİDAN
Anayasa Mahkemesi, E. 2021/45, K. 2021/35, 3 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası