KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2022
- Esas Sayısı
- 2022/80
- Karar Sayısı
- 2022/78
- R.G. Tarih-Sayısı
- Tebliğ
Karar Metni
981 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Ankara 28. İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 27/6/1989
tarihli ve 375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye 1/2/2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 118. maddesiyle eklenen geçici 23. maddenin beşinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin Anayasa’nın 5., 10., 49. ve 90. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY
Sürekli işçi kadrosunda istihdam edilmekte iken hakkında emekliye sevk onayı alınan işçinin işe iadesi talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME KURALLARI
Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) geçici 23. maddesinin itiraz konusu kuralların da yer aldığı beşinci fıkrası şöyledir:
‘‘Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez. Özel güvenlik görevlilerinden bu madde kapsamında geçiş işlemleri yapılanlar, 5188 sayılı Kanun hükümlerine de tabi olmaya devam eder.’’
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü (İçtüzük) hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Onur MERCAN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu KHK kuralları okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 6216 sayılı Kanun’un “Anayasaya aykırılığın
mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine
itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Söz
konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu
davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini
Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu fıkrada sayılan
belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği
belirtilmiş, anılan fıkranın (b) bendinde “Başvuru kararına ilişkin
tutanağın onaylı örneği” Anayasa Mahkemesine gönderilecek belgeler arasında
sayılmıştır.
3. İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği, (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
4. Anılan maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak itiraz başvurusunda bulunması mümkün ise de bu durumda yapılacak başvuru yeni bir başvuru niteliği taşıyacaktır. Bu itibarla Anayasa Mahkemesine aynı kurala ilişkin yeni bir başvuru yapılabilmesi için bu hususta mahkemenin yeniden başvuru kararı alması ve bu karara ilişkin tutanağın onaylı örneğini Anayasa Mahkemesine göndermesi gerekmektedir.
5. Mahkeme ilk olarak 7/2/2022 tarihli ara kararı ile KHK’nın geçici 23. maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesinin iptali talebiyle itiraz başvurusunda bulunmuş, söz konusu başvuru Anayasa Mahkemesinin 24/3/2022 tarihli ve E.2022/25, K.2022/29 sayılı kararı ile yöntemine uygun olmadığından reddedilmiştir.
6. İşbu itiraz başvurusunda ise KHK’nın geçici 23. maddesinin beşinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin iptali talep edilmiştir. Başvuran Mahkemenin gönderdiği belgeler arasında gerekçeli başvuru kararı bulunmakla birlikte Anayasa Mahkemesinin anılan kararından sonra yeni bir başvuru kararı verildiğine ilişkin tutanağın onaylı örneği bulunmamaktadır. Bu itibarla başvurunun yöntemine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
7. Açıklanan nedenle itiraz başvurusunun 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
8. Öte yandan Anayasa’nın 152. ile
30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olan
mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan
birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması
durumunda bu hükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmaya
yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine
başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir
davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması
gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde
ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da
olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
9. KHK’nın geçici 23. maddesinin beşinci fıkrasının
itiraz konusu üçüncü cümlesinde özel güvenlik görevlilerinden bu madde
kapsamında geçiş işlemi yapılanların 10/6/2004 ve 5188 sayılı Özel Güvenlik
Hizmetlerine Dair Kanun’un hükümlerine de tabi olmaya devam edecekleri
belirtilmiştir. Bakılmakta olan davanın konusu sürekli işçi kadrosunda veri
giriş kontrol işletmeni olarak istihdam edilmekte iken yaşlılık aylığına hak
kazandığından bahisle emekliye sevk edilen işçinin işe iadesi talebine
ilişkindir. Bu itibarla anılan cümlenin bakılan davada uygulanma imkânı
bulunmadığı açıktır. Bakılan davada işçinin emekliye sevk edilme nedeni
yaşlılık aylığı almaya hak kazanması olduğundan KHK’nın geçici 23. maddesinin
beşinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan ‘‘...emeklilik…’’ ve ‘‘…veya
malullük…’’ ibarelerinin de bakılan davada uygulanma imkânı
bulunmamaktadır.
M. Emin KUZ
Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Basri BAĞCI Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR
Anayasa Mahkemesi, E. 2022/80, K. 2022/78, 21 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası