KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Temmuz 2023
- Esas Sayısı
- 2023/124
- Karar Sayısı
- 2023/131
- R.G.Tarih-Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanun’un 63. maddesiyle değiştirilen 134. maddesine 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle eklenen üçüncü ve dördüncü fıkraların birinci cümlelerinde yer alan “...dışında kalan kişilerce...” ibarelerinin “ihale alıcısı” yönünden Anayasa’nın 2., 10., 11. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY
İhale alıcısı tarafından ihalenin feshi talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ
İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 134. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“İhalenin neticesi ve feshi:
Madde 134 – (Değişik: 18/2/1965-538/63 md.)
İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen
alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38
md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare
edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır. (Ek
cümleler:24/11/2021-7343/27 md.) İhale alıcısının talebi üzerine icra dairesi,
satışı yapılan taşınmazda kira sözleşmesine bağlı olarak oturan kişiye kira
bedelini, diğer hâllerde ise taşınmazı kullanan kişiye bilirkişi marifetiyle
tespit edilen aylık kullanım bedelini icra dairesine yatırmasını emreder.
İlgili, ihtara rağmen kirayı veya belirlenen bedeli icra dairesine yatırmazsa
hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır. Bu şekilde depo edilen bedel,
ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir.
(Değişik ikinci fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshini, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir.
(Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir.
(Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen
alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak
sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde,
talepte bulunulurken, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık olmak üzere
ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır. Talebin
reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel hükümlere
göre tazminat davasının açılmaması hâlinde hükmedilen para cezasının 21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri
uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil dairesine bildirilir. Tahsil
dairesi alınan teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde
para cezasını tahsil etmezse talep hâlinde teminat ilgilisine iade edilir.
…”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ahmet CANPOLAT tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükümleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlıklı 41. maddesinin (2) numaralı fıkrasında “İtiraz yoluna başvuran mahkemede itiraz konusu kuralın uygulanacağı başka dava dosyalarının bulunması hâlinde, yapılmış olan itiraz başvurusu bu dosyalar için de bekletici mesele sayılır” denilmektedir. Anılan fıkra uyarınca aynı mahkeme tarafından aynı kurala ilişkin birden fazla itiraz başvurusunda bulunulması mümkün değildir.
3. 6216 sayılı Kanun’un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde ise Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem belirtilmiş ve anılan maddenin (4) numaralı fıkrasında açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
4. Yapılan incelemede, itiraz yoluna başvuran Mahkemenin itiraz konusu kuralların iptalleri talebiyle aynı tarihte Anayasa Mahkemesine birden fazla başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesinin E.2023/123 esasına kayıtlı ilk başvurunun diğer dava dosyaları için bekletici mesele yapılması gerekirken aynı kuralların iptalleri talebiyle tekrar başvuruda bulunulmuş olması sebebiyle bu başvurunun incelenme imkânı bulunmamaktadır.
5. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (2) numaralı fıkrasına aykırı olduğu anlaşılan itiraz başvurusunun anılan Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından reddi gerekir.
M. Emin KUZ
Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Basri BAĞCI Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE
Anayasa Mahkemesi, E. 2023/124, K. 2023/131, 26 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası