İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2023/127 K.2024/105

tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değiştirilen 55. maddesinin on beşinci fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar…

Esas2023/127Karar2024/105Tarih9 Mayıs 2024Okuma13 dk · 2.650 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
9 Mayıs 2024
Esas Sayısı
2023/127
Karar Sayısı
2024/105
R.G.Tarih-Sayı
5/7/2024-32593
İtiraz yoluna başvuran
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi
İtirazın konusu
4/6/1937
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.650 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değiştirilen 55. maddesinin on beşinci fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY: Yurt dışı misyon koruma görevinde geçirilen üç yılı aşan sürenin rütbe terfi değerlendirmesinde dikkate alınmamasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un 55. maddesinin itiraz konusu kuralın da yer aldığı ilgili kısmı şöyledir:

“Terfi ve atama

Madde 55 – (Değişik: 27/3/2015-6638/22 md.)

…

Polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde, bu rütbedeki fiili çalışma süresi esas alınır.

Mevzuat hükümlerine göre kazanılmış hak aylığında

değerlendirilmesi yapılan her türlü uzmanlık, yüksek lisans, doktora ve

avukatlık stajı rütbe kıdeminde değerlendirilmez. Ancak, bu Kanunun 13 üncü

maddesinde sayılan rütbeler içerisinde yapılan yurt dışı misyon koruma, yurt

dışı kurs ve diğer görevler sebebiyle geçirilen süreler ile tedavi ve istirahat

süreleri, hangi rütbede ifa edilmiş veya geçirilmiş ise o rütbedeki fiili

çalışma süresi içinde değerlendirilir. Ancak bu şekilde geçirilen sürelerin

toplamda üç yılı aşan kısmı rütbe terfilerinde değerlendirilmez. Emniyet

Teşkilatına girmeden önce yapılan askerlik hizmeti, atanılan ilk rütbede ve

adaylığın onanmasından sonra fiili çalışma süresinden sayılır.

…”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 26/7/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ahmet CANPOLAT tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Sınırlama Sorunu

3. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40.

maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak

bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı

görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının

ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptalleri için Anayasa

Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir

mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve

mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da

o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan

davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı

sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan

kurallardır.

4. 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinde polis amirlerinin terfi ve atamalarına ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, anılan maddenin on beşinci fıkrasının üçüncü cümlesinin iptalini talep etmiştir.

5. Söz konusu fıkranın birinci cümlesinde, kazanılmış hak

aylığında değerlendirilmesi yapılan her türlü uzmanlık, yüksek lisans, doktora

ve avukatlık stajının rütbe kıdeminde değerlendirilmeyeceği belirtilmiş, ikinci

cümlesinde ise rütbe içinde yapılan yurt dışı misyon koruma, yurt dışı kurs ve

diğer görevler sebebiyle geçirilen süreler ile tedavi ve istirahat sürelerinin,

hangi rütbede ifa edilmiş ve geçirilmiş ise o rütbedeki fiilî çalışma süresi

içinde değerlendirileceği hükme bağlanmıştır. İtiraz konusu üçüncü cümlede ise

bu şekilde geçirilen sürelerin toplamda üç yılı aşan kısmının rütbe terfilerde

değerlendirilmeyeceği öngörülmüştür. Bu itibarla kural, fıkranın ikinci

cümlesinde belirtilen durumların tamamı bakımından geçerli, ortak kural

niteliğindedir.

6. Bakılmakta olan davanın konusu ise yurt dışı misyon koruma görevinde geçen üç yılı aşan sürenin rütbe terfi değerlendirilmesinde dikkate alınması talebine ilişkindir. Dolayısıyla kuralın esasına ilişkin incelemenin fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “…yurt dışı misyon koruma,…” ibaresi yönünden yapılması gerekir.

B. Anlam ve Kapsam

7. 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin birinci fıkrasında polis amirlerinin, rütbe sırasıyla komiser yardımcısı, komiser, başkomiser, emniyet amiri, dördüncü sınıf emniyet müdürü, üçüncü sınıf emniyet müdürü, ikinci sınıf emniyet müdürü, birinci sınıf emniyet müdürü ve sınıf üstü emniyet müdürü olduğu belirtilmiştir.

8. Anılan maddenin ikinci fıkrasında polis amirlerinin üst rütbeye terfi için bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süreleri düzenlenmiştir. Buna göre bir üst rütbeye terfi için komiser yardımcısı ve komiser rütbelerinde bulunanların en az dört, başkomiser ve emniyet amiri rütbelerinde bulunanların en az üç, dördüncü, üçüncü, ikinci ve birinci sınıf emniyet müdürlüğü rütbelerinde bulunanların en az iki yıl beklemesi zorunludur.

9. Maddenin on dördüncü fıkrasında polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde, bu rütbedeki fiilî çalışma süresinin esas alınacağı; on beşinci fıkrasının ikinci cümlesinde de misyon koruma görevinde geçirilen süreler de dâhil olmak üzere anılan cümlede sayılan görevler ve durumlar sebebiyle geçirilen sürelerin hangi rütbede gerçekleşmişse o rütbedeki fiilî çalışma süresinden sayılacağı belirtilmiştir.

10. Türkiye’nin dış temsilciliklerinde misyon koruma

görevi; dış temsilciliğin en üst amiri olan misyon şefinin veya

görevlendireceği bir diplomatik kariyer memurunun talimatları çerçevesinde dış

temsilciliklere ait bina ve konutların güvenliğinin sağlanması ile misyon

görevlilerinin korunmalarına ilişkin görevleri ifade etmektedir. Bu görev,

14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ek 8. maddesi

uyarınca Dışişleri Bakanlığı kadrosunda geçici süreli görevlendirilecek Emniyet

Genel Müdürlüğü personeli tarafından yerine getirilmektedir. Anılan maddenin

birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca yurt dışında görevlendirilen güvenlik

görevlileri için geçici görevlendirme süresi en çok iki yıldır; bu süre gerekli

görülmesi hâlinde bir katına kadar uzatılabilir. Dolayısıyla söz konusu mevzuat

hükümlerine göre misyon koruma görev süresinin azami dört yıl olduğu

anlaşılmaktadır.

11. İtiraz konusu kuralla misyon koruma görevinde geçen üç yılı aşan sürenin fiilî çalışma süresinden sayılmaması ve bir üst rütbeye terfi için gerekli olan zorunlu bekleme süresine dâhil edilmemesi öngörülmektedir.

C. İtirazın Gerekçesi

12. Başvuru kararında özetle; misyon koruma görevinde geçen üç yılı aşan sürede ilgililerin talebi ya da bu sürenin geçirilmesinde ilgililerin kusuru olup olmadığı yönünden herhangi bir ayrımın yapılmadığı, yurt içinde görevli emniyet personelinin hizmet süresinin tümünün rütbe terfiinde değerlendirilmesine karşın aynı hukuki statüde bulunan personelin misyon koruma görevinin kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle uzaması durumunda üç yılı aşan sürenin terfi süresinden değerlendirilmemesinin eşitsizliğe sebebiyet verdiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

13. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 128. maddesi yönünden de incelenmiştir.

14. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.

15. Anayasa’nın 128. maddesinde devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği ifade edilmiş; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.

16. Devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kolluk hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerini ifa eden polis amirlerinin Anayasa’nın anılan maddesi kapsamında memur statüsünde olduklarında tereddüt bulunmamaktadır. Buna göre polis amirlerinin hak ve yükümlülükleriyle özlük işlerinin kanunla düzenlenmesi gerekir.

17. Anayasa Mahkemesinin sıkça vurguladığı gibi kanunun şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kurallar keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olmalıdır. Esasen kanunun bu niteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Dolayısıyla Anayasa’nın 128. maddesinde yer verilen kanunilik ölçütü, Anayasa’nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır (aynı yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2018/88, K.2020/24, 11/6/2020, §§ 13, 14; E.2020/1, K.2020/63, 22/10/2020, § 41).

18. Hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (birçok karar arasından bkz. AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154).

19. İtiraz konusu kuralla misyon koruma görevinde geçen üç yılı aşan sürenin fiilî çalışma süresinden sayılmayacağı ve bir üst rütbeye terfi için gerekli olan zorunlu bekleme süresine dâhil edilmeyeceği açık ve net bir şekilde öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralın belirsiz ve öngörülemez olduğundan söz edilemez. Dolayısıyla kuralın Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kanunilik ölçütüne aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

20. Kamu görevlileri

ile kamu idareleri arasındaki hizmet ilişkileri kural işlemlerle

düzenlenmektedir. Kamu personeli, belirli bir statüde, nesnel kurallara göre

hizmet yürütmekte, o statünün sağladığı aylık, ücret, atanma, yükselme, nakil

gibi kimi öznel haklara sahip olmaktadır (AYM, E.1988/12, K.1988/32, 28/9/1988). Kamu hizmetine girişin ve hizmet içinde yükselmenin

şartları, statü hukukunun gereği olarak kanunlarla belirlenmektedir. Bu durum

Anayasa’nın kamu hizmetine girme hakkının düzenlendiği 70. maddesi ile kamu

hizmeti görevlileriyle ilgili genel ilkelerin düzenlendiği 128. maddesinden

kaynaklanan bir zorunluluktur. Kanun koyucu, statü hukuku çerçevesinde

yürütülen memuriyet hizmetine girme, yükselme, memuriyetin sona ermesi gibi

hususlara ilişkin şartları anayasal ilkelere uygun olarak belirleme yetkisine

sahiptir. Kişilerin ise kanunlarla öngörülen bu statüye girip girmeme konusunda

tercihte bulunma hakları vardır (AYM, E.2010/25, K.2011/136, 12/10/2011; E.2015/98, K.2016/35, 5/5/2016, § 11).

21. Kuralla da kanun koyucu takdir yetkisi kapsamında statü hukukuna tabi polis amirlerinin misyon koruma görevinde geçen üç yılı aşan sürelerinin rütbe terfide fiilî çalışma süresinden sayılmayacağını hükme bağlamıştır.

22. Hukuk devleti ilkesi gereği kanunlar kamu yararı amacıyla çıkarılır. Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre kamu yararı genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. Kanunun amaç ögesi bakımından Anayasa’ya uygun sayılabilmesi için çıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacın gözetilmemiş olması gerekir. Kanunun kamu yararı dışında bir amaçla yalnız özel çıkarlar için veya yalnızca belirli kişilerin yararına olarak çıkarılmış olduğu açıkça anlaşılabiliyorsa amaç unsuru bakımından Anayasa’ya aykırılık söz konusudur.

23. Açıklanan hâl dışında bir kanun hükmünün ülke

gereksinimlerine uygun olup olmadığı, hangi araç ve yöntemlerle kamu yararının

sağlanabileceği bir siyasi tercih sorunu olarak kanun koyucunun takdirinde

olduğundan bu kapsamda kamu yararı değerlendirmesi yapmak anayasa yargısıyla

bağdaşmaz (AYM, E.2008/34,

K.2008/153, 31/10/2008; E.2018/99,

K.2021/14, 3/3/2021, § 102). Bu itibarla Anayasa’ya uygunluk denetiminde

kuralın öngörülmesindeki kamu yararı anlayışının isabetli olup olmadığı değil

incelenen kuralın kamu yararı dışında belirli bireylerin ya da grupların

çıkarları gözetilerek yasalaştırılmış olup olmadığı incelenir (AYM, E.2010/93, K.2012/20, 09/2/2012). Başka bir ifadeyle bir kuralın Anayasa’ya aykırılık

sorunu çözümlenirken kamu yararı konusunda Anayasa Mahkemesinin yapacağı

inceleme, yalnızca kuralın kamu yararı amacıyla çıkarılıp çıkarılmadığının

denetimiyle sınırlıdır (AYM, E.2016/140, K.2017/92, 12/4/2017, §§ 6, 7;

E.2017/33, K.2019/20, 10/4/2019, §§ 10, 11; E.2022/50, K.2022/107, 28/9/2022, §

28).

24. 3201 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer

aldığı 55. maddesinin dördüncü fıkrasında rütbelere terfilerin liyakate göre

yapılacağı, on birinci fıkrasının (a) bendinde rütbe terfi için en az bekleme

süresinin tamamlanması gerektiği, on dördüncü fıkrasında da üst rütbeye terfide

bulunulan rütbedeki fiilî çalışma sürelerinin esas alınacağı belirtilmiştir.

Dolayısıyla bulunulan rütbede fiilî çalışma, liyakatin bir unsuru olarak

öngörülmüştür. Kuralla kanun koyucu tarafından Dışişleri Bakanlığında geçici

görevlendirilmek suretiyle misyon koruma görevi verilen personelin bu görevde

geçen üç yılının fiilî çalışmadan sayılacağı ve fiilen hizmetinden istifade

edilmeyen personelin üç yılı aşan süresinin rütbe terfide dikkate alınmayacağı

hükme bağlanmıştır. Bu itibarla kuralın kolluk hizmetlerinin liyakat esasına

uygun terfi etmiş personelce yerine getirilmesine yönelik olduğu ve bu yönüyle

kamu yararı amacı taşıdığı anlaşılmaktadır.

25. Bununla birlikte kanun koyucu, takdir yetkisi

kapsamındaki düzenlemeleri yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan

ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke elverişlilik, gereklilik ve orantılılık

olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik getirilen kuralın

ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, gereklilik getirilen

kuralın ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, orantılılık

ise getirilen kural ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü

ifade etmektedir. Bir kuralda öngörülen düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç

arasında ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur

(bazı farklarla birlikte bkz. AYM, E.2009/11, K.2011/93, 09/6/2011; E.2021/98, K.2022/9, 26/1/2022, § 7).

26. Misyon koruma görevinde geçen üç yılı aşan sürenin rütbe terfiinde değerlendirilmeyeceğini öngören kuralın kolluk hizmetlerinin liyakat esasına göre yerine getirilmesi amacına ulaşma yönünden elverişli olmadığı söylenemez.

27. Kamu görevlileri statü hukukuna tabi olarak

çalışmaktadır. Statü hukukunu düzenlemek kanun koyucunun takdir yetkisinin

geniş olduğu alanlardandır. Kanun koyucunun geniş takdir yetkisini haiz

bulunduğu alanlarda anayasal ve kanuni hakları kısıtlayan ya da kişilere külfet

yükleyen düzenlemeler yaparken tercih ettiği aracın gerekliliği konusunda sorun

bulunabilmesi için daha hafif külfet yükleyen araç veya araçların varlığı

yeterli olmayıp seçilen aracın kişiye bariz bir biçimde ağır bir külfet

yüklediğinin de anlaşılması gerekmektedir. Bu yönüyle değerlendirildiğinde misyon

koruma görevinde geçen üç yılı aşan sürenin rütbe terfi değerlendirmesinde

dikkate alınmayacağı şeklindeki kuralın kanun koyucunun takdir yetkisi

kapsamında başvurabileceği araçlardan olduğu ve gereklilik kriterini

karşıladığı sonucuna ulaşılmıştır.

28. Diğer yandan orantılılık ilkesi gereği amaç ile söz konusu amaca ulaşılmasında kullanılan araç arasında adil bir dengenin bulunup bulunmadığının da tespit edilmesi gerekmektedir. Misyon koruma görevi ilke olarak iki yıldır; ancak görev süresi azami olarak dört yıla kadar uzatılabilmektedir. Kuralla da misyon koruma görevinde üç yılı aşan sürenin terfi değerlendirilmesinde dikkate alınmayacağı belirtildiğinden azami süreyle (dört yıl) misyon koruma görevini üstlenen polis amirlerinin son bir yılının rütbe terfiinde değerlendirme dışı bırakılacağı açıktır.

29. Yurt dışı misyon koruma görevine gönderilen

personelin, iki yıl olan normal görev süresi kendi rızasıyla uzatılabileceği

gibi sonradan öngörülemeyen durumlar nedeniyle rızası alınmadan da

uzatılabilmektedir. Kuralda ise görevlendirilen personelin rızası olup

olmadığına bakılmaksızın görev süresinin dört yıla uzatıldığı durumlarda rızası

alınmadan uzatılan dördüncü yıl terfi değerlendirmesinde dikkate

alınmamaktadır. Bu durum görev süresi uzatılan personelin kendisinden

kaynaklanmayan nedenlerden ötürü bir üst rütbeye terfilerinin emsallerine

kıyasla gecikmesine sebebiyet vermektedir. Bu itibarla kuralın kişilere makul

olmayan bir külfet yüklediği ve orantılı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

30. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. ve 128. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Yılmaz AKÇİL bu görüşe katılmamıştır.

Kural Anayasa’nın 2. ve 128. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 10. maddesi yönünden incelenmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değiştirilen 55. maddesinin on beşinci fıkrasının üçüncü cümlesinin;

A. Esasına ilişkin

incelemenin anılan fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “…yurt dışı misyon koruma,…” ibaresi yönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE,

B. Fıkranın ikinci

cümlesinde yer alan “…yurt dışı misyon koruma,…” ibaresi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Yılmaz AKÇİL’in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

9/5/2024 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin on beşinci fıkrasının itiraz konusu üçüncü cümlesinde, polis amirlerinin misyon koruma görevinde geçen üç yılı aşan sürelerinin fiilî çalışma süresinden sayılmaması ve bir üst rütbeye terfi için gerekli olan zorunlu bekleme sürelerine dâhil edilmemesi öngörülmektedir.

2. Mahkememiz çoğunluğu tarafından, itiraz konusu kuralın iptaline karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle görev süresi uzatılan polis amirinin, terfi değerlendirmesinde dikkate alınmayan dördüncü yılının emsallerine kıyasla bir üst rütbeye terfiini geciktirdiği, bu durumun da polis amirlerine aşırı bir külfet yüklediği belirtilmiştir.

3. Öncelikle belirtmek gerekir ki çoğunluk kararında belirtilen kuralın meşru amacına ve bu amacı gerçekleştirmek için elverişli ve gerekli olduğu yönünde yapılan açıklamalara katılmaktayım. Bu itibarla kuralın Anayasa’ya uygunluk denetiminde sorun teşkil eden kısmı polis amirlerine aşırı bir külfet yükleyip yüklemediği noktasında toplanmaktadır.

4. Türkiye’nin dış temsilciliklerinde misyon koruma görevi 657 sayılı Kanunu’nun ek 8. maddesi uyarınca Dışişleri Bakanlığı kadrosunda geçici süreli görevlendirilen Emniyet Genel Müdürlüğü personeli tarafından yerine getirilmektedir. Anılan maddenin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca yurt dışında görevlendirilen güvenlik görevlileri için geçici görevlendirme süresi kural olarak iki yıldır; bu sürenin gerekli görülmesi hâlinde bir katına kadar uzatılabileceği belirtildiğinden, misyon koruma görev süresinin azami dört yıl olduğu anlaşılmaktadır.

5. İtiraz konusu kural uyarınca misyon koruma görevlisi olan personelin uzatılan üçüncü yılının terfi değerlendirilmesinde dikkate alınacağı, üç yılı aşan sürenin ise dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla azami süreyle (dört yıl) misyon koruma görevini üstlenen görevlinin en çok bir yılının rütbe terfiinde değerlendirme dışı bırakılacağı anlaşılmaktadır. Kuşkusuz terfi değerlendirmesinde dikkate alınmayan dördüncü yılın bir üst rütbeye terfii geciktirmesi nedeniyle personele külfet yüklediği açıktır; ancak personelin yurt dışı görev kapsamında elde ettiği yurt dışı aylığı düşünüldüğünde kişilere yüklenen külfetin aşırı olmadığı sonucuna varılmaktadır.

6. Bu itibarla kuralın Anayasa’ya uygun olduğu düşüncesiyle çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.

Başkan Kadir ÖZKAYA Başkanvekili Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili Basri BAĞCI Üye Engin YILDIRIM Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Yılmaz AKÇİL Üye Ömer ÇINAR Üye Yılmaz AKÇİL

Anayasa Mahkemesi, E. 2023/127, K. 2024/105, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İptali İstenen Kanun Hükmü
  4. II. İlk İnceleme
  5. III. Esasın İncelenmesi
  6. A. Sınırlama Sorunu
  7. B. Anlam ve Kapsam
  8. C. İtirazın Gerekçesi
  9. Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  10. E.2017/33, K.2019/20, 10/4/2019, §§ 10, 11; E.2022/50, K.2022/107, 28/9/2022, §
  11. A. Esasına ilişkin
  12. B. Fıkranın ikinci
  13. Karşıoy Gerekçesi
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2023/127
Karar No
2024/105
Tarih
9 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2024/110 K.2024/110
  • AYM Norm Denetimi E.2024/111 K.2024/111
  • AYM Norm Denetimi E.2021/114 K.2024/102
  • AYM Norm Denetimi E.2023/194 K.2024/104
  • AYM Norm Denetimi E.2024/84 K.2024/98
  • AYM Norm Denetimi E.2023/42 K.2024/114

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.