KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Esas No
- 2023/15
- Karar No
- 2023/8
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2023
Karar Metni
755 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Esas Sayısı : 2023/15
Karar Sayısı : 2023/8
Karar Tarihi : 25/1/2023
R.G.Tarih-Sayı : Tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na 10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle eklenen geçici 11. maddenin Anayasa’nın 2., 10., 13., 35. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
OLAY
Konut yapı kooperatifi ortağının aidat borcu nedeniyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu geçici 11. maddesi şöyledir:
“Geçici Madde 11- (Ek:10/6/2022-7410/2 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, Kayseri ilinde aşağıdaki şartları taşıyan yapı kooperatifleriyle sınırlı olmak üzere bu madde hükmü uygulanır.
a) İnşaatların etaplar halinde yapılarak teslim edilmesi,
b) Terkin edilmemiş olması,
c) Yapımı tamamlanan etapta bağımsız bölüm malikine kooperatifçe tahakkuk ettirilen bedelin ödenmiş olması,
ç) Kooperatif tarafından üyeye konutunun tapu devrinin yapılmış olması,
şartlarının birlikte sağlanması halinde; konutun tapu devrinin yapılmasından sonraki dönemler için yapı kooperatifi tarafından yönetim giderleri hariç olmak üzere her ne ad altında olursa olsun yapılmış borçlandırmalar veya bu kapsamda üçüncü şahıslara kooperatif tarafından yapılan alacağın devrine ilişkin işlemler hükümsüzdür.
Birinci fıkra kapsamındaki şartları
birlikte sağlayan kişilere karşı yapı kooperatifinin veya bu alacağı devralan
üçüncü kişilerin yapı kooperatifi nedeniyle açmış oldukları her türlü alacak veya
tazminat davaları ile bu kapsamda yapılan ilamsız icra takipleriyle ilgili
olarak; ilgilinin talebi halinde bu davalarda verilen ve henüz kesinleşmemiş
mahkeme kararları ile kesinleşen dava ve takiplere dayanılarak başlatılan icra
işlemleri, haciz, satış ve tahliye uygulamaları durdurulur. Bu alacaklar
kapsamında kesinleşen ilamlara dayanılarak devam eden takipler ile kesinleşen
icra takiplerine son verilmesi için birinci fıkra uyarınca bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde borcun bulunmadığına dair
davanın açıldığına ilişkin belgenin ibraz edilmesi zorunludur; borcun
bulunmadığına ilişkin kesinleşen ilamın icra dairesine ibraz edilmesi halinde
takip sonlandırılır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü (İçtüzük) hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hilal YAZICI tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Anayasaya
aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa
Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem
düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında bir davaya bakmakta
olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan
birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması
durumunda, bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa
Mahkemesine göndereceği belirtilmiş; anılan fıkranın (a) bendinde de “İptali
istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan
gerekçeli başvuru kararının aslı” Mahkemeye gönderilecek belgeler arasında
sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan
yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi
tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme
bağlanmıştır.
3. İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde de itiraz yoluna başvuran mahkemenin gerekçeli kararında, Anayasa’ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
4. Yine İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
5. Yapılan incelemede başvuran mahkeme tarafından itiraz konusu kuralın Anayasa’nın bazı maddelerine aykırı olduğunun iddia edilmesine karşın bu maddelere yönelik herhangi bir aykırılık gerekçesine yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla kuralın hangi nedenlerle Anayasa’nın anılan maddelerine aykırı olduğu ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmemiştir.
6. Açıklanan nedenle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile İçtüzük’ ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan başvurunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından reddi gerekir.
M. Emin KUZ
Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Basri BAĞCI Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE
Anayasa Mahkemesi, E. 2023/15, K. 2023/8, 25 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası