KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
- Esas Sayısı
- 2023/59
- Karar Sayısı
- 2023/164
- R.G. Tarih - Sayı
- 23/11/2023 - 32378
- İtiraz yoluna başvuran
- Erzurum 2. İdare Mahkemesi
- İtirazın konusu
- 8/2/2007
Karar Metni
1.386 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 4. maddesinin 9/5/2018 tarihli ve 7141 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasında yer alan “…veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması,…” ibaresinin anılan fıkrada yer alan “…gerçek kişi kurucularında,…”, “…personelinde;…” ve “…cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar…” ibareleri yönünden Anayasa’nın 13., 48. ve 49. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Hakkında kovuşturma bulunması nedeniyle özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinin kurucusu ve müdürüne öğretim kurumunu kapatması veya devretmesi için iki aylık süre verilmesine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 4. maddesi şöyledir:
“Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları
MADDE 4- (Değişik birinci fıkra: 9/5/2018-7141/11 md.)
Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının
yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli
ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş
olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle
hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve
organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar,
anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı
suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas,
ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı
suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının
Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya
haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya
da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette
bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da
iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır.
Kurum binalarının nitelikleri, bu binalarda açılabilecek kurumlar ile her tür tesis ve donanıma ilişkin standartlar Bakanlıkça belirlenir.
Meyhane, kahvehane, kıraathane, bar, elektronik oyun merkezleri gibi umuma açık yerler ile açık alkollü içki satılan yerlerin, okul binalarından kapıdan kapıya en az yüz metre uzaklıkta bulunması zorunludur. Özel eğitime muhtaç bireylerin devam ettikleri öğretim kurumları ile okullar dışındaki diğer özel öğretim kurumlarında bu zorunluluk aranmaz. Ancak, söz konusu özel öğretim kurumlarıyla yukarıda belirtilen türdeki iş yerleri aynı binada bulunamaz.
Turizmin yoğun olduğu yörelerde bulunan okulların tatil olduğu dönemlerde, yukarıda belirtilen iş yerleri ile okullar arasında yüz metre uzaklık şartı aranmaz.
Uzaklıkla ilgili esaslar İçişleri, Çevre ve Şehircilik, Millî Eğitim, Sağlık, Kültür ve Turizm bakanlıklarının müştereken hazırlayacakları yönetmelikle belirlenir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 22/3/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Burak FIRAT tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle; henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığı hâlde kişinin, itiraz konusu kuralla hakkında kovuşturma bulunması nedeniyle özel eğitim kurumlarının kurucusu olmasının ve bu kurumlarda çalışmasının engellendiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 13., 48. ve 49. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. 5580 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasında özel
öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının
yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; devletin
egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, devletin
güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı
suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına
fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık
suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile 11/10/2006 tarihli ve 5549
sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen
suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da
Millî Güvenlik Kurulunca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette
bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da
iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartının aranacağı
öngörülmekte olup anılan fıkrada yer alan “…veya haklarında bu suçlardan dolayı
kovuşturma bulunmaması,…” ibaresi itiraz konusu kuralı
oluşturmaktadır. Kural fıkrada yer alan “…gerçek kişi kurucularında,…”, “…personelinde;…”
ve “…cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar…” ibareleri
yönünden incelenmiştir.
5. Kural uyarınca özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucusu veya personeli olabilmek için bu kişiler hakkında cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması gerekmektedir.
6. Anayasa Mahkemesinin 26/1/2022 tarihli ve E.2021/117,
K.2022/10 sayılı kararında 5580 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci
fıkrasında yer alan “…veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma
bulunmaması,…” ibaresi, anılan fıkrada yer alan “…personelinde;…” ve “…dolandırıcılık, sahtecilik,…”
ibareleri yönünden incelenmiş ve söz konusu ibare çalışma hakkı ve
özgürlüğüne sınırlama getirilirken hedeflenen amaca daha hafif bir tedbirle
ulaşılması mümkün olduğu hâlde daha ağır bir sınırlama aracının tercih
edilmesinin gereklilik ilkesiyle çeliştiği, bu itibarla sınırlamanın ölçüsüz
olduğu gerekçesiyle ibare Anayasa’nın 13., 48. ve 49. maddelerine aykırı
bulunarak iptal edilmiştir (AYM, E.2021/117, K.2022/10, 26/1/2022, §§ 22, 23).
7. Anılan kararda ilk olarak anılan ibare uyarınca özel eğitim personeli olarak
çalışacak kişilerde, belirtilen suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması
şartının arandığı, buna göre söz konusu şartı taşımayan kişilerin özel eğitim
kurumu personeli olarak çalışabilmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde
ibareyle Anayasa’nın 48. ve 49. maddelerinde düzenlenen çalışma hakkı ve özgürlüğüne yönelik bir sınırlama getirildiği
tespit edilmiştir. Bu tespitin ardından, temel
hak ve özgürlüklere sınırlama getiren söz konusu ibare Anayasa’nın 13. maddesi
gereğince sınırlamanın kanunla yapılması, Anayasa’da öngörülen sınırlama
sebebine uygun ve ölçülü olması şartlarını taşıyıp taşımadığı hususları
yönünden değerlendirilmiştir (AYM, E.2021/117, K.2022/10, 26/1/2022, §
12).
8. Bu kapsamda söz konusu ibarenin yer aldığı fıkrada kovuşturma bulunmaması şartı kapsamında hangi suçların özel eğitim kurumu personeli olarak çalışmaya engel oluşturduğunun açıkça belirtildiği, bu suçların 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlendiği ve “…kovuşturma…” ibaresinin 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. maddesinde tanımlandığı gözetildiğinde ibarenin belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu ve bu yönüyle kanunilik şartını taşıdığı belirtilmiştir (AYM, E.2021/117, K.2022/10, 26/1/2022, § 16).
9. Anayasa'nın 5. maddesine göre kişilerin ve toplumun
refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanın devletin temel amaç ve görevlerinden
olduğu, doğrudan devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da
bunların denetim ve gözetimleri altında sunulan kamu hizmetlerinin doğru ve
güvenilir bir şekilde yürütülmesini temin etmek suretiyle kamu düzeninin
gerçekleştirilmesinin kişilerin ve toplumun refah, huzur ve güvenliğini
sağlamaya hizmet edeceğinin açık olduğu vurgulanan kararda, 5580 sayılı
Kanun’un 6., 9. ve 11. maddeleri gözönünde bulundurulduğunda özel öğretim
kurumlarında görev alacak personel hakkında dolandırıcılık
ve sahtecilik suçlarından kovuşturma bulunmaması şartını öngören kuralın
kamu düzeninin sağlanması biçimindeki meşru amaca yönelik olduğu ifade
edilmiştir (AYM, E.2021/117, K.2022/10, 26/1/2022, § 18).
10. Ölçülülük incelemesinde ise ibareyle ulaşılmak istenen amaca, özel öğretim kurumlarına personel alımı yönünden ilgili makamlara takdir yetkisi tanımak ya da kovuşturma sonuna kadar bekleme yetkisi vermek; hâlihazırda görev yapan personel yönünden ise kovuşturma durumunun iş sözleşmelerinin askıda kalması hâllerinden biri olarak kabulü gibi daha hafif tedbirlerle ulaşılmasının mümkün olduğu, nitekim buna benzer tedbirlerin çeşitli meslek grupları bakımından mevzuatta düzenlendiği belirtilerek sınırlamanın gerekli, dolayısıyla ölçülü olduğunun söylenemeyeceği ifade edilmiştir (AYM, E.2021/117, K.2022/10, 26/1/2022, § 22).
11. Anayasa Mahkemesinin 28/9/2022 tarihli ve E.2022/76, K.2022/112 sayılı kararında da yine aynı ibare bu defa “…personelinde;…” ve “…anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,…” ibareleri yönünden incelenmiş ve aynı gerekçelerle itiraz konusu ibarenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir (AYM, E.2022/76, K.2022/112, 28/9/2022, § 11).
12. İtiraz konusu kural bakımından da Anayasa Mahkemesinin 26/1/2022 tarihli ve E.2021/117 ve K.2022/10, 28/9/2022 tarihli ve E.2022/76, K.2022/112 sayılı sayılı kararlarından ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır.
13. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13., 48. ve 49. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Başkan Zühtü ARSLAN Başkanvekili Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili Kadir ÖZKAYA Üye Engin YILDIRIM Üye Muammer TOPAL Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Basri BAĞCI Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE
Anayasa Mahkemesi, E. 2023/59, K. 2023/164, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası