KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Esas Sayısı
- 2024/48
- Karar Sayısı
- 2024/49
- R.G.Tarih-Sayı
- Tebliğ edildi.
- İtiraz yoluna başvuran
- Hassa Sulh Hukuk Mahkemesi
- İtirazın konusu
- 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 651. maddesinin ikinci
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
fıkrasının Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Elbirliğiyle mülkiyete konu taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 651. maddesi şöyledir:
“III. Bazı malların özgülenmesi veya satılması
Madde 651- Değerinde önemli azalma olmadan bölünemeyen tereke malı, bütün olarak mirasçılardan birine özgülenir.
Mirasçılar bir tereke malının bölünmesi veya özgülenmesi konusunda anlaşamazlarsa, o mal satılır ve bedeli bölüştürülür.
Mirasçılardan biri istemde bulunursa satış artırma yoluyla yapılır. Mirasçılar artırmanın şekli konusunda anlaşamazlarsa sulh hâkimi, artırmanın mirasçılar arasında veya herkese açık yapılmasına karar verir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ahmet Hakan SOYTÜRK tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Anayasaya aykırılığın
mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine
itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Söz
konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu
davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini
Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu fıkrada sayılan
belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği
belirtilmiş; anılan fıkranın (b) bendinde “başvuru kararına ilişkin
tutanağın onaylı örneği” Anayasa Mahkemesine gönderilecek belgeler arasında
sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan
yoksun olan veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa
Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği
hükme bağlanmıştır.
3. Anılan İçtüzük’ün 46. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde de “başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği” Anayasa Mahkemesine sunulacak belgeler arasında sayılmıştır.
4. Yine İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksiklikler olduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği, (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
5. Bakılmakta olan davada Mahkemenin düzenlediği gerekçeli karar ile itiraz yoluna başvurduğu ancak gönderdiği belgeler arasında başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla başvurunun yöntemine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
6. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan başvurunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından reddi gerekir.
M. Emin KUZ
Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Basri BAĞCI Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE Üye Yılmaz AKÇİL
Anayasa Mahkemesi, E. 2024/48, K. 2024/49, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası