KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2025
- Esas Sayısı
- 2025/69
- Karar Sayısı
- 2025/57
- R.G. Tarih - Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Ankara 73. İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 2/7/1964
tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Muhakeme sırasında…” ve “…yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar…” ibarelerinin Anayasa’nın 2., 5., 13., 35., 36., 40. ve 141. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: İşçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 30. maddesi şöyledir:
“Noksan tesbit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi:
Madde 30- Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Burcu TAŞYAPAN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükümleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun'un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı
40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda
izlenecek yöntem belirtilmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında
bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya
Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına
varması hâlinde anılan fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak
Anayasa Mahkemesine göndereceği kurala bağlanmış; anılan fıkranın (a) bendinde
“İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını
açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı”, (b) bendinde “Başvuru
kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği” ve (c) bendinde “Dava
dilekçesi, iddianame veya davayı açan belgeler ile dosyanın ilgili bölümlerinin
onaylı örnekleri” Anayasa Mahkemesine gönderilecek belgeler arasında
sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan
yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi
tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme
bağlanmıştır.
3. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) 46. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde “Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği”, (b) bendinde “Dava dilekçesi, iddianame veya davayı açan belgeler ile dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örnekleri” ve (c) bendinde “Dava dosyasında sunulan belgelerin tarih sırasına göre başlıklar hâlinde sıralandığı dizi pusulası” Anayasa Mahkemesine sunulacak belgeler arasında sayılmıştır.
4. İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksiklikler bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği belirtilmiştir.
5. Yapılan incelemede itiraz yoluna başvuran Mahkemece gerekçeli başvuru kararının ekinde fiziki olarak gönderilen belgelerin onaylı örnek niteliğinde olmadığı ve bu suretle dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örneklerine yer verilmediği anlaşılmıştır. Ayrıca söz konusu belgelerin tarih sırasına göre başlıklar hâlinde sıralandığı dizi pusulasının da düzenlenmediği tespit edilmiştir. Bu itibarla başvurunun yöntemine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
6. Kaldı ki bakılmakta olan davada
Mahkemece artırılan ve ıslah edilen tutar
üzerinden harç yatırması için davacıya 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanunu’nun 107. ve 181. maddeleri uyarınca kesin süre verildiği ve verilen bu süre içerisinde davacı
tarafından ıslah edilen miktara göre hesaplanan
harcın ödendiği, belirsiz alacak olarak talep edilen kısımlar için ise talep
artırımında bulunulmadığı gözetildiğinde yargılama sırasında tespit olunan
değerin dava dilekçesinde bildirilenden fazla olması nedeniyle yalnızca o
celseye devam olunacağını, bir sonraki celseye kadar peşin karar ve ilam harcı
yatırılmadıkça davaya devam edilmeyeceğini öngören itiraz konusu kuralın bakılmakta olan davada uygulanma
imkânı bulunmamaktadır.
7. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) ve (c) bentlerine aykırı olduğu anlaşılan başvurunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından reddi gerekir.
Başkan Kadir ÖZKAYA Başkanvekili Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili Basri BAĞCI Üye Engin YILDIRIM Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE Üye Yılmaz AKÇİL Üye Ömer ÇINAR Üye Metin KIRATLI
Anayasa Mahkemesi, E. 2025/69, K. 2025/57, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası