KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas Sayısı
- 2025/88
- Karar Sayısı
- 2025/78
- R.G. Tarih - Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Kızıltepe İcra Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 24/5/1962 tarihli ve 51 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 76. maddesinin Anayasa’nın 2., 10., 13., 36., 37. ve 90. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Mal beyanında bulunma yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle borçlu hakkında tazyik hapsi uygulanması talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu 76. maddesi şöyledir:
“Hapis ile tazyik:
Madde 76 – (Değişik: 24/5/1962-51/ 1md.)
Mal beyanında bulunmıyan borçlu, alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya kadar icra mahkemesi hakimi tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik olunur. Ancak bu hapis üç ayı geçemez.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Muhammed Nuri ÖZGÜR tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Anayasaya
aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa
Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem
belirtilmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya
bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi veya taraflardan birinin
ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu
fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği
hükme bağlanmış; anılan fıkranın (a) bendinde de ”İptali istenen kuralların
Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru
kararının aslı” Anayasa Mahkemesine gönderilecek belgeler arasında
sayılmıştır. Anılan maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde
dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa
Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği
hükme bağlanmıştır.
3. Anılan İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde de itiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçeli kararında Anayasa’ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
4. İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği belirtilmiştir.
5. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme 2004
sayılı Kanun’un 76. maddesinin iptalini talep etmiştir. Başvuru kararında özetle; bakılmakta olan davaya konu alacağın abonelik
sözleşmesinden kaynaklandığı, abonelik sözleşmelerinde abonmanın borcunu
ödememesi hâlinde öncelikle aboneliği sonlandırma gibi sözleşmede belirlenen
yaptırımların uygulanması gerektiği ancak borcunu ifa etmeyen abonmana itiraz
konusu kural nedeniyle abonelik sözleşmesinde öngörülmeyen tazyik hapsinin
uygulandığı, anılan Kanun’un 337. maddesinin birinci fıkrasında yer alan
disiplin hapsine ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 28/2/2008 tarihli ve
E.2006/71, K.2008/69 sayılı kararıyla iptal edildiği, kural ile anılan
düzenlemenin benzer nitelikte olduğu, bu nedenle uygulamada belirsizliklerin
yaşandığı ayrıca Kanun’un 74., 75., 76., 337. ve 354. maddeleri arasında
çelişki bulunduğu ileri sürülmüştür.
6. Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılan başvurunun esasının incelenebilmesi için itiraz konusu kuralın Anayasa’nın hangi maddelerine aykırı olduğunun ayrı ayrı, gerekçeleriyle birlikte ve somut bir biçimde gösterilmesi gerekmektedir. Ancak itiraz yoluna başvuran Mahkemece kanun hükümleri arasındaki çelişki ve bu çelişkinin yol açtığı belirsizliğe vurgu yapıldığı, anayasal düzlemde bir değerlendirmenin yapılmadığı, kural ile Anayasa maddeleri arasında herhangi bir bağlantının kurulmadığı ve sebep-sonuç ilişkisi kurularak somut Anayasa’ya aykırılık iddialarına yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla başvurunun yöntemine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
7. Açıklanan nedenle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan başvurunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından reddi gerekir.
Başkan Kadir ÖZKAYA Başkanvekili Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili Basri BAĞCI Üye Engin YILDIRIM Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE Üye Yılmaz AKÇİL Üye Ömer ÇINAR Üye Metin KIRATLI
Anayasa Mahkemesi, E. 2025/88, K. 2025/78, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası