İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.1995/3321 K.1995/4995

Davacılar, polis memuru olan murislerinin ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek 700.000.000 lira maddi ve 100.000.000 lira manevi zararın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizle birlikte tazmini istemiyle dava…

Esas1995/3321Karar1995/4995Tarih26 Ekim 1995Okuma5 dk · 953 kelime

KÜNYE

10. Daire 1995/3321 E., 1995/4995 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
26 Ekim 1995
Esas No
1995/3321
Karar No
1995/4995
Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davacı)
…
Vekilleri
…
Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı)
İçişleri Bakanlığı - ANKARA
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

953 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

Davacılar, polis memuru olan murislerinin ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek 700.000.000 lira maddi ve 100.000.000 lira manevi zararın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizle birlikte tazmini istemiyle dava açmışlardır. Açılan bu dava sonucunda … İdare Mahkemesince, davanın maddi tazminat ödenmesine yönelik bölümünün reddine, manevi tazminat ödenmesine yönelik bölümünün kısmen reddine, davanın kısmen kabulüyle toplam 30.000.000 lira manevi tazminatın davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

Anılan … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davanın kısmen reddine yönelik bölümünün davacı tarafından, davanın kısmen kabulüne yönelik bölümünün davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. İçişleri Bakanlığı'nın Savunmasının Özeti : Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. D.Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi : Davacıların, murislerinin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri gerçek zararın yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle belirlenerek, 2330 sayılı Kanunun 6.maddesi uyarınca davacılara ödenen nakdi tazminat miktarı düşüldükten sonra kalan kısmın, hizmet kusuru bulunan davalı idareden tahsiline karar verilmesi gerekirken, davalının kusursuz sorumluluğundan bahisle davacıların uğradıklarını ileri sürdüğü gerçek zararı araştırmaksızın,

ödenen nakdi tazminat ile davacılara bağlanan vazife malullüğü aylığının maddi zararı karşıladığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Kaldı ki; ilgililere bağlanan vazife malullüğü aylığının bağlanması, davacıların mutlaka maddi zarara uğraması koşuluna bağlı olmadığı gibi 5434 sayılı Yasa uyarınca sigorta ilkeleri gereği hak sahiplerine ödenmesi zorunlu bulunmaktadır.

Davalı idarenin, 2330 sayılı Yasa uyarınca ödenen tazminatın ilgilinin uğradığı manevi zararıda karşıladığı yolundaki iddiası ise, yukarıda belirtildiği gibi ödenen tazminat tutarının saptanacak gerçek zarar karşılığından düşülecek olması nedeniyle yerinde bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen reddine yönelik bölümünün bozulması, davalının temyiz isteminin reddiyle, İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen kabulüne yönelik bölümünün onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : …

Düşüncesi : Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz istemlerinin reddiyle idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği düşünüldü:

Davacıların murisi,. Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yapmakta iken, arama-tarama eylemini tamamlayan timle birlikte il merkezine dönüşte, diğer bir polis memurunun idaresinde bulunan aracın aşırı hızla dönemece girip devrilmesi sonucu vefat etmiştir.

2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca en yüksek devlet memuru brüt aylığının otuz kat tutarında nakdi tazminat verilmesine karar verilen ve 5434 sayılı Yasa uyarıncı vazife malullüğü aylığı bağlanan davacılar, ölenin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri 700.000.000 lira maddi zararın olay tarihinden itibaren işleleyecek yasal faiziyle birlikte ve 100.000.000 lira manevi zararın tazmini istemiyle yaptıkları başvurunun davalı idarece reddedilmesi üzerine dava açmışlardır.

Açılan bu dava sonucunda, İdare Mahkemesi tarafından, olayda, davalı idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte, uğranılan zararın kusursuz sorumluluk esasları uyarınca tazmini gerektiği, davalı idarece 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen nakti tazminat ile T.C.

Emekli Sandığı Kanunu uyarınca bağlanan vazife malullüğü aylığı ile maddi zararın karşılanmış olduğu, davacıların eş ve babası olan murislerinin ölümü nedeniyle duydukları acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi için manevi tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın maddi tazminat istemine yönelik bölümünün reddi, davacılardan eş için 20.000.000 lira, çocuk için 10.000.000 lira manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine ve fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Taraflar, anılan İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.

Anayasanın 125.maddesinin son fıkrasında, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü yer almıştır.

Yasalarla kendilerine verilen kamu hizmetinin işlemesini sağlayacak örgütü kurmak, personel ve araç gereci hizmet gereklerine uygun şekilde hazırlamakla yükümlü olan idarenin, hizmeti yürüten personelinin görevi sırasında yaptığı eylem ve işlemlere ilişkin kişisel kusurunun hizmet kusurunu oluşturacağı ve zararın tazminiyle sorumlu tutulacağı, idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.

Davacıların polis memuru olan murislerinin de, resmi aracı kullanan bir başka polis memurunun dikkatsizliği sonucu meydana gelen kaza nedeniyle vefat ettiği, dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu halde, genel güvenliğin sağlanmasına ilişkin kamu hizmetini yürüten davalı idarenin, bu hizmetin gereği olarak sağladığı aracı kullanımına bıraktığı personelinin kişisel kusuru sonucu uğranılan maddi ve manevi zararları tazmin sorumluluğu bulunduğu açıktır.

2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun "Nakdi tazminat ve aylığın etkisi" başlıklı 6.maddesinde ise, bu kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığının uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu, yargı yerlerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminatın ve bağlanan aylıkların gözönünde tutulacağı öngörülmüştür.

Aktarılan düzenleme uyarınca, İdare Mahkemesince, idarenin tazmin sorumluluğunun belirlenmesi halinde, ilgilini uğradığı gerçek zararın saptanması, bu zarar miktarından 2330 sayılı Yasa uyarınca ödenen nakdi tazminatın düşürüldükten sonra tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, ölenin, emekli sandığı iştirakçisi olması nedeniyle yakınlarına vazife malullüğü aylığı bağlanması, 5434 sayılı Yasada öngörülen koşulların varlığına bağlı olup; ölenin prim ödemek suretiyle kapsamında bulunduğu sosyal sigorta sisteminde, yasa gereği ödenmesi zorunlu olan bu aylıkların idarenin eylem ve işlemleri sonucu uğranılan zararı karşılamak amacı da bulunmamaktadır.

Bu itibarla, davacıların gerçek zararı araştırılmaksızın kusursuz sorumluluk esasından hareketle davalı idarenin tazmin sorumluluğu bulunduğu, ancak uğranıldığı öne sürülen maddi zararın, bağlanan vazife malullüğü aylığı ve ödenen nakdi tazminat ile karşılandığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

Davalı idarenin, nakdi tazminat ödemesinin davacıların manevi zararında karşılığı olduğu iddiasıyla, temyize konu kararın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne yönelik bölümünün hukuka aykırı olduğu iddiası, yukarıda açıklandığı üzere, davacıların gerçek zararın belirlenmesi sonrası ödenen nakdi tazminat tutarının 2330 sayılı Yasanın 6.maddesi uyarınca düşülmesi gerekeceğinden yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüne, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davanın reddine yönelik bölümünün bozulmasına; davalının temyiz isteminin reddiyle, İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen kabulüne yönelik bölümünün onanmasına 26.10.1995 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 1995/3321, K. 1995/4995, 26 Ekim 1995 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
1995/3321
Karar No
1995/4995
Tarih
26 Ekim 1995

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.1998/3319 K.1998/5499
  • Danıştay 7. Daire E.1993/2406 K.1995/4351
  • Danıştay 7. Daire E.1993/3337 K.1995/4274
  • Danıştay 7. Daire E.1993/4730 K.1995/4188
  • Danıştay 7. Daire E.1993/4981 K.1995/4400
  • Danıştay 10. Daire E.1994/1121 K.1995/6175

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.