İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.1997/4195 K.1998/1530

İdare Mahkemesince; can güvenliği bulunmaması nedeniyle köylerini terkederek Ağrı iline yerleşen davacıların meydana gelen zarardan, Valiliğe verdikleri 7.7.1994 tarihli dilekçeyle haberli oldukları, 17.7.1995 tarihli dilekçeyle de uğranılan zarar…

Esas1997/4195Karar1998/1530Tarih20 Nisan 1998Okuma5 dk · 973 kelime

KÜNYE

10. Daire 1997/4195 E., 1998/1530 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
20 Nisan 1998
Esas No
1997/4195
Karar No
1998/1530
Temyiz Eden (Davacılar)
…
Vekilleri
…
Karşı Taraf (Davalı)
İçişleri Bakanlığı - ANKARA
İstemin Özeti
Davacıların tazminat istemiyle açtıkları dava sonucunda; davanın süre yönünden reddine karar veren … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
D.Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
Dava, davacılara ait gayrimenkuller ile çayır ve otlakların askeri operasyon sırasında zarara uğradığından bahisle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

973 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

İdare Mahkemesince; can güvenliği bulunmaması nedeniyle köylerini terkederek Ağrı iline yerleşen davacıların meydana gelen zarardan, Valiliğe verdikleri 7.7.1994 tarihli dilekçeyle haberli oldukları, 17.7.1995 tarihli dilekçeyle de uğranılan zarar nedeniyle tazminat isteminde bulundukları ve bu istemlerinin idarece 19.7.1995 tarihinde reddedildiği, tazminat isteminin reddedildiği 19.7.1995 tarihinde itibaren 60 gün içinde davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Dava konusu olayda, davacıların zararının, can güvenliklerinin bulunmaması nedeniyle köylerini terkettikten sonra köyde yürütülen askeri operasyon nedeniyle doğduğundan ve idarece davacıların köylerine dönmesine 14.8.1995 tarihine kadar izin verilmemesi sebebiyle meydana gelen zararın miktarı ve nev'inden ancak köye döndükten sonra haberdar olacaklarının kabulü gerekmektedir.

Buna göre 14.8.1995 tarihinden sonra köylerine dönen davacıların meydana gelen zararı bu tarihte öğrendikleri dikkate alındığında zarar tespiti yaptırıldıktan sonra 2.10.1995 tarihinde idareye yapılan başvuru üzerine zımnen ret işleminden sonra 30.1.1996 tarihinde açılan dava süresinde olduğundan idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : …

Düşüncesi : Davacıların … İli … Mezrasında bulunan gayrimenkulleri ile çayır ve otlaklarında terör eylemleri nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan dava sonucunda … İdare Mahkemesince davanın süre yönünden reddi yolunda verilen kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

2577 sayılı Yasanın 13. maddesindeki sürelerin, zararın öğrenildiği tarihten itibaren başlatılması gerekmektedir.

Dava konusu olayda zararın, terör eylemleri ve askeri operasyonlar nedeniyle yerlerini terketmek zorunda kalan davacıların köylerine gitmelerine yetkili makamlarca izin verildiği tarihte belirlenebildiği anlaşıldığından, dava açma süresiinin bu tarihten başlatılması gerektiği açıktır.

Bu tarih dikkate alındığında davanın süresinde olduğu görülmektedir.

Açıklanan nedenle yerinde bulunmayan İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği düşünüldü; Dava, davacıların mülkiyetinde bulunan … İli, … Köyü, … mezrasında bulunan gayrimenkuller ile çayır ve otlaklarda askeri operasyon nedeniyle meydana geldiği öne sürülen 6.953.565.813.-TL.zararın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

. İdare Mahkemesince; davacıların idareye verdikleri 4.7.1994, 7.7.1994 ve 17.7.1995 tarihli dilekçelerin incelenmesinden meydana gelen zararı 4.7.1994 tarihinde öğrendiklerinin anlaşıldığı, ayrıca 17.7.1995 tarihinde yapılan başvuru ile davalı idareden 3 milyar TL. yardım yapılmasının, iki yıllık zirai kaybın karşılanmasının ve hane başına 150 adet damızlık koyun verilmesinin istenildiği, bu istemlerinin.

Valiliğinin 19.7.1995 tarihli yazısıyla reddedildiği, buna göre ret işleminden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 30.1.1996 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı, ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yaptırılan tespite dayanılarak davalı idareye yapılan başvuru üzerine verilen ret cevabının davacılara yeniden dava açma hakkı kazandırmayacağı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Davacılar, idare mahkemesinin, kararına dayanak yaptığı 17.7.1995 tarihli başvurunun henüz köye dönülmeden, zararın miktar ve türü öğrenilmeden yalnızca yardım istemiyle yapılan bir başvuru niteliğinde olduğunu belirterek dava açma süresinin 2.10.1995 tarihinde yapılan başvuruya göre hesaplanması gerektiği iddiasıyla kararın temyizen incelenip bozulmasını istemektedirler.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13/1.maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.

Bu madde hükmüne göre tazminat davası açabilmek için idarenin eyleminden dolayı bir zararlı sonucun ortaya çıkması ve bu zararlı sonucun öğrenildiği tarihten itibaren idareye yapılan başvuru üzerine verilecek olan olumlu yada olumsuz cevabın beklenmesi gerekir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacıların, köylerinde can güvenliklerinin bulunmaması sebebiyle köylerini terkederek Ağrı İline yerleştikten sonra 4.7.1994 tarihinde idareye yaptıkları başvuruyla mezralarının yakılmaması için gerekli emniyet tedbirlerinin alınmasını istemeleri ve 7.7.1994 tarihli dilekçeyle de ev ve hayvan barınakları üzerinde bulunan ağaçları getirmek için idareye başvurmalarına rağmen idarece 8.7.1994 tarihli yazıyla köyde yapılan operasyon nedeniyle davacıların köylerine dönmelerine izin verilmediği,

bunun üzerine davacıların 17.7.1995 tarihli başvuruyla davalı idareden, ekonomik olarak kötü durumda olduklarından bahisle 3 milyar TL. yardım, iki yıllık zirai kaybın karşılanması ve hane başına 150 adet damızlık koyunun verilmesini talep ettikleri ancak idarece bu başvurunun 19.7.1995 tarihli yazıyla ödenek bulunmaması sebebiyle reddedildiği, 14.8.1995 tarihinde davacıların köylerine dönmelerine izin verildiği,

bu tarihten sonra köye dönen davacıların yasadışı terör örgütü üyelerine karşı, köyde yürütülen operasyon sırasında ev, ahır, çayır ve otlaklarının yakılıp yıkılmak suretiyle zarara uğratıldığını görmeleri üzerine 1.9.1995 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine yaptırdıkları zarar tespiti sonucu 6.953.565.813.-TL. zararın ödenmesi istemiyle 2.10.1995 tarihinde davalı idareye yaptıkları başvurunun zımnen reddi üzerine 30.1.1996 tarihinde bu davayı açtıkları anlaşılmıştır.

Yukarıda içerikleri açıklanan, davacıların 4.7.1994 ve 7.7.1994 tarihlerinde idareye yaptıkları başvurular; köylerinde yapılan operasyon sırasında uğradıkları zararın tazmini için yapılmış bir başvuru değildir. Yine 17.7.1995 tarihinde yapılan başvuru ise yalnızca köylerini terketmeleri sebebiyle ekonomik sıkıntı içinde bulunmaları nedeniyle yardım istemiyle yapılmış bir başvurudur. Bu haliyle davacıların doğduğunu iddia ettikleri gerçek zararlarının miktar ve nev'ini ancak davalı idarece köylerine dönmelerine izin verildiği 14.8.1995 tarihinde öğrendiklerinin kabulü gerekmektedir.

Davacıların gerçek zararlarının miktar ve nev'ini davalı idarece köylerine dönmelerine izin verilen 14.8.1995 tarihinde öğrendikleri dikkate alındığında zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık süre içinde 2.10.1995 tarihinde idareye yapılan başvuruya idarece 60 gün içinde herhangi bir cevap verilmemesi üzerine 30.1.1996 tarihinde açılan dava süresinde bulunmaktadır.

İdare Mahkemesince, davacıların 17.7.1995 tarihinde davalı idareye yaptığı ve 2577 sayılı Yasanın 13/1.maddesinde belirtilen nitelikte bir başvuru niteliği taşımayan başvuruları esas alınmak suretiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüyle, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere anılan mahkemeye gönderilmesine 20.4.1998 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 1997/4195, K. 1998/1530, 20 Nisan 1998 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
1997/4195
Karar No
1998/1530
Tarih
20 Nisan 1998

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.1997/4272 K.1998/1349
  • Danıştay 11. Daire E.1997/4413 K.1998/1353
  • Danıştay 4. Daire E.1997/4648 K.1998/1507
  • Danıştay 10. Daire E.1997/4735 K.1998/1346
  • Danıştay 4. Daire E.1997/4805 K.1998/1506
  • Danıştay 11. Daire E.1997/4814 K.1998/1245

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.