İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.1998/1604 K.1999/1627

4077 sayılı Yasa'nın 13.maddesinde tüketicinin sanayi malını satınaldığı satıcının, sözkonusu mal için garanti belgesini doldurup tüketiciye vermesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Satış üzerine kanunen verilmesi gereken garanti belgesinin tüketiciye…

Esas1998/1604Karar1999/1627Tarih20 Nisan 1999Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

10. Daire 1998/1604 E., 1999/1627 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
20 Nisan 1999
Esas No
1998/1604
Karar No
1999/1627
Temyiz Eden (Davacı)
…
Vekili
…
Karşı Taraf (Davalı)
…
İstemin Özeti
Davacı şirketin satışa sunduğu televizyonun garanti belgesinin tüketiciye verilmediğinden bahisle 4077 sayılı Yasa uyarınca 270.000.000 lira para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararın davacı tarafından temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
D.Tetkik Hakimi
…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Düşüncesi

4077 sayılı Yasa'nın 13.maddesinde tüketicinin sanayi malını satınaldığı satıcının, sözkonusu mal için garanti belgesini doldurup tüketiciye vermesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Satış üzerine kanunen verilmesi gereken garanti belgesinin tüketiciye verilmemesi cezai yaptırım için gerekli ve yeter koşuldur. Temyize konu Mahkeme kararında da belirtildiği üzere, satış yapılan yerin depo olması veya başka bir ad taşıması önemli değildir.

Ancak dava konusu uyuşmazlıkta işleme dayanak alınan tutanağın satış yapılmayan depoda tutulduğu iddiasına karşılık, tutanakta satışın yapıldığı ve satılan televizyonlar için verilmesi gereken garanti belgesinin verilmediği hususları açık değildir. Mahkemece bu hususun araştırılarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : İşyerinde satılan televizyonun garanti belgesini tüketiciye vermediğinden bahisle 4077 sayılı Yasa uyarınca davacı adına para ceza kesilmesine ilişkin işlemin iptali için açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararının temyizen bozulması istenilmektedir.

4077 sayılı Yasanın 26.maddesinin 2.fıkrasının son cümlesinde,itiraz üzerine idare mahkemesince verilen kararın kesin olduğu belirtilmiştir.İdari para cezalarına tebliğinden itibaren en geç yedi gün içinde idare mahkemelerine yapılan itiraz üzerine mahkemece verilen kararın kesin olması,bu kararlara karşı üst yargı yollarının kapalı olduğu anlamına gelmektedir.2577 sayılı Yasanın değişik 46/1 maddesinde Danıştay Dava Daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının,başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda temyiz edilebileceği öngörülmüş ise de "kanun yolunu" kapayan 4077 sayılı Yasanın 25 nci maddesi,

2577 sayılı Yasanın 46 ncı maddesinin 1 nci fıkrasını değiştiren 3622 sayılı Yasadan daha sonra yürürlüğe girmiş olduğundan yukarıda ulaştığımız sonucunun değiştirilmesini gerektiren hukuki bir etken olarak kabul edilmemiştir.Anayasa Mahkemesinin 7.2.1992 tarih ve 2135 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1.10.1991 tarih ve E:1990/40,

K:1991/33 sayılı olup,2577 sayılı Yasanın 3622 sayılı Yasanın 26.maddesiyle değişik "Ek 3.maddesini" iptal eden kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere "kanun yolunu" kapatan yasa kuralının adalet duygusunu sarsmaması ve hukuk devleti ilkesini zedelememesi gerekmektedir.Büyük oranda para cezalarına ilişkin idari işlemlere karşı itiraz üzerine verilecek kararlarda "kanun yolunun" kapatılmasında ise bu ilkenin zedelenmesi kaçınılmazdır.Bu itibarla,hiçbir sınırlama getirilmeden tüm para cezalarına itiraz üzerine verilen İdare Mahkemesi kararlarına karşı "kanun yolunun" kapatılmasına ilişkin 4077 sayılı Yasanın 26.maddesinin son cümlesi

Anayasaya aykırı bulunduğundan iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması ve yargılamanın Anayasa Mahkemesi karar sonucuna kadar bekletilmesi gerekeceği;

Bu görüşümüz kabul edilmeyerek temyiz incelemesine geçildiğinde ise, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği düşünüldü: Dava, davacı şirketin satışa sunduğu televizyonun garanti belgesinin tüketiciye verilmediğinden bahisle 4077 sayılı Yasa uyarınca 270.000.000 lira para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 23.5.1997 tarih ve 798 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

... İdare Mahkemesi.

4077 sayılı Yasa'nın 13. maddesinde, ithalatçı ve imalatçı firmaların ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için garanti belgesi düzenlemek zorunda olduklarının ve garanti belgesinin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluğunun tüketicinin mal satın aldığı satıcı, bayi, acenta ya da temsilciliklere ait olduğunun hükme bağlandığı, dosyada mevcut 15.5.1997 tarih ve … sayılı tutanakta davacının işyerinde satışını yaptığı televizyon için garanti belgesi düzenlenip tüketiciye verilmediğinin saptandığı, şirket yetkilisi tarafından tesbit içeriğine ihtirazi kayıt konulmaksızın tutanağın imzalandığı,

tespitin tüketiciye garanti belgesi verilmemesi yönünde olması nedeniyle tutanak tutulan yerin satış yeri veya depo olmasının durumu etkilemiyeceği, bu durumda davacı şirketin, anılan Yasa'nın 25. maddesi ve göndermede bulunduğu Türk Ceza Kanunu'nun Ek 2. maddesi uyarınca 270.000.000 lira para cezasıyla cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Davacı tarafından; işleme dayanak alınan tutanağın, tüketiciye satış yapılmayan şirkete ait depoda tutulduğu, söz konusu yerdeki malların bayi ve satıcılara gönderilmesi aşamasında garanti belgelerinin eklenerek tüketiciye garanti belgeli olarak satıldığı iddiasıyla anılan mahkeme kararının incelenip bozulması istenilmektedir.

4077 sayılı Yasa'nın 13. maddesinde, ithalatçı ve imalatçı firmaların ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için garanti belgesi düzenlemek zorunda oldukları ve garanti belgesinin tekemmül ettirilerek tüketciye verilmesi sorumluluğunun, tüketicinin mal satın aldığı satıcı, bayi acenta yada temsilciliklere ait olduğu öngörülmüş olup, bu Yasa hükmüyle satıcı bayi, acenta yada temsilciliklerinde satılan mallar için, malın satıldığı sırada garanti belgesinin doldurularak tüketiciye verilmesi suretiyle tüketicinin korunması amaçlanmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu işleme dayanak alınan tutanakta, Bakanlıkça onaylı garanti belgesinin düzenlenip tüketiciye verilmediğinin belirtildiği, ancak davacı tarafından bu tutanağın tüketiciye satış yapılmayan kendilerine ait depoda mevcut televizyon kutularında garanti belgelerinin bulunmaması nedeniyle tutulduğunun ileri sürüldüğü, söz konusu tutanakta da tutanağın nerede ve hangi sebebe dayanılarak tutulduğu, diğer bir ifadeyle satışı yapılan bir televizyona verilmesi gereken garanti belgesinin verilmemesi üzerine mi düzenlendiği yolunda açıklık getirici saptamalar bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, belirlenen hususların mahkemece davalı idareden araştırılarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Yasa'nın 49. maddesine uygun bulunan davacı temyiz isteminin kabulüne, ... İdare Mahkemesinin 30.10.1997 tarih ve E:... K:... sayılı kararının bozulmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine 20.4.1999 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

AZLIK OYU

İdare Mahkemesinin temyiz edilen kararı, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 26 ncı maddesine göre, İdari nitelikteki para cezasına davacının itirazı üzerine verilmiş bir karardır.

Anılan Yasanın 26 nci maddesinde, İdare Mahkemesince, bu Yasa düzenlenen cezalara karşı itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46 ncı maddesinde ise, "....idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararları, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda temyiz edilebilir." kuralına yer verilmiştir.

Belirtilen durum karşısında, iki kuraldan hangisinin uygulanacağı hususu, 4077 sayılı Kanunun öngördüğü idari para cezasına itiraz üzerine İdare Mahkemesince verilen kararın Danıştayda temyizen incelenip incelenemeyeceği noktasından önem kazanmaktadır.

Yasa koyucunun, yürürlükteki bir kuralı, başka bir yasa ile her zaman yürürlükten kaldırabileceğinde kuşku bulunmamaktadır.

Ancak, Yasa koyucunun yürürlükteki bir kuralı açık olarak yürürlükten kaldırdığı durumlarda sorun yoksa da önceki ve sonraki Yasa hükümleri arasında olayda olduğu gibi bir çatışmanın söz konusu olduğu durumlarda, ortada üstü kapalı bir yürürlükten kaldırmanın bulunup bulunmadığının, Yasaların özel-genel. önceki ve sonraki asa oluşlarına bakılarak tesbiti gerekir.

Buna göre, önceki ve sonraki yasaların her ikisi de özel nitelikte iseler, sonraki yasa önceki yasanın çelişen hükümlerini ilga eder; önceki yasa genel, sonraki yasa özel ise, özel Yasanın düzenlediği konularda genel Yasa hükümleri ilga edilmiş sayılır; önceki yasa özel, sonraki yasa genel nitelikteyse ve genel Yasa özel Yasanın öngörmediği bir konuyu düzenlenmişse, özel yasa ilga edilmiş sayılmaz, ancak özel Yasanın genel Yasaya aykırı bulunan hükümleri ilga edilmiş olur. (Erdoğan Teziç, Anayasa Hukuku İst. 1991 s.50 vd.)

Bu açıklamalar karşısında, "itiraz üzerine İdare Mahkemesince verilen kararlar kesindir." hükmünü içeren 4077 sayılı Yasanın 2577 sayılı Yasaya nazaran özel bir Yasa olduğu açıktır.

Öte yandan, bu Yasanın, 20.7.1982 günü yürürlüğe giren İdari Yargılama Usulü Kanununun İdare ve Vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının başka Yasalarda aksine bir hüküm bulunsa dahi Danıştayda temyiz edilebileceğini öngören, 46. madde hükmünün, 8.3.1995 günü yürürlüğe giren Yasa kuralına göre önceki Yasa niteliğinde olduğu da tartışmasızdır.

Bu durumda, iki kural arasında bir çatışma bulunduğu açık olduğundan, özel Yasa olan 4077 sayılı Kanunun düzenlediği konularda, genel Yasa olan 2577 sayılı Kanunun 46. maddesindeki kuralın zımnen ilga edildiğinin kabulü gerekir.

4077 sayılı sonraki kanunla getirilen üst yargı yolunun kapatılması kuralının, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesi karşısında uygulanamayacağı sonucuna varmak, 46. maddeyle Yasama organının iradesini sürekli bir biçimde bağladığı ve hukuken uygulanmayacağını bile bile düzenleme yaptığı anlamına geleceğinden, İdare Mahkemesinin, idari para cezasına yönelik itirazı sonuçlandıran kararının zımnen yürürlükten kaldırılmış bir kurala dayanılarak temyizen incelenmesi mümkün bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiğinden çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay 10. Daire, E. 1998/1604, K. 1999/1627, 20 Nisan 1999 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. Azlık Oyu

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
1998/1604
Karar No
1999/1627
Tarih
20 Nisan 1999

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.1998/1606 K.1999/1461
  • Danıştay 4. Daire E.1998/1695 K.1999/1646
  • Danıştay 9. Daire E.1998/1764 K.1999/1583
  • Danıştay 7. Daire E.1998/1796 K.1999/1640
  • Danıştay 6. Daire E.1998/1839 K.1999/2054
  • Danıştay 7. Daire E.1998/1893 K.1999/1402

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.