İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2001/2753 K.2003/477

7.4.1999 tarih ve 23659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 11.3.1999 tarih ve 99/12588 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi eki II. Sayılı Listenin 451 sırasında yer alan hükmün, askerlik şubesine başvurması gerektiği yolundaki yazının kendisine…

Esas2001/2753Karar2003/477Tarih6 Şubat 2003Okuma5 dk · 969 kelime

KÜNYE

10. Daire 2001/2753 E., 2003/477 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
6 Şubat 2003
Esas No
2001/2753
Karar No
2003/477
Davacı
…
Vekili
…
Davalı
Başbakanlık /ANKARA
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

969 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

7.4.1999 tarih ve 23659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 11.3.1999 tarih ve 99/12588 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi eki II. Sayılı Listenin 451 sırasında yer alan hükmün, askerlik şubesine başvurması gerektiği yolundaki yazının kendisine ulaştırılmadığı, oturma izni aldıktan sonra süresi içerisinde bedelli askerlik için başvuruda bulunduğu, tekrar vatandaşlığa alınması için yaptığı başvuruya cevap verilmediği, vatansız olduğu iddialarıyla iptali istenilmektedir.

Savunmasının Özeti : Usul yönünden, davanın süre yönünden reddi gerektiği, esas; yönünden davacının 17.8.1989 da askerlik yoklamasının yapıldığı, 1995 yılına kadar askerlik için bir başvurusu bulunmaması nedeniyle İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan araştırma sonucu yoklama kaçağı olduğu, yurt dışında bulunduğu ancak adresinin saptanamadığı, 28.8.1996'da Resmi Gazetede ilan yapıldığı, yurda dönmemesi üzerine 10.12.1996'da vatandaşlığın kaybının İçişleri Bakanlığına teklif edildiği,

İçişleri Bakanlığınca yeniden yapılan araştırma sırasında kayıtlı olduğu ilçe askerlik şubesince yoklama kaçağı olduğunun bildirilmesi nedeniyle Bakanlar Kuruluna teklifte bulunulduğu, dava konusu karar ile vatandaşlığın kaybettirildiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

D.Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49 uncu maddesi 4 üncü fıkrası hükmü uyarınca bozma kararına uyulmak suretiyle davacının bilinen adresinde yapılan inceleme sonucunda yurt dışında olduğunun tesbit edilmesine karşın herhangi bir adres saptanamadığından Resmi Gazetede yapılan ilan üzerine süresinde yurda dönmeyen davacı için tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : …

Düşüncesi : Dava, 7.4.1999 tarih ve 23659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 11.3.1999 tarih ve 99/12588 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki II sayılı listenin 451. sırasında yer alan, davacının Türk Vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; yoklama kaçağı durumunda bulunan ve yapılan araştırmalarda yurtdışında olduğu saptanan davacının, üç aylık süre içinde yurda dönerek askerlik görevini yapmak üzere ilgili mercilere başvurması gerektiğinin 28.8.1996 tarih ve 22741 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği, bu ilana rağmen yurda dönmediği, Milli Savunma Bakanlığınca Türk Vatandaşlığının kaybı işlemine tabi tutulmasının İçişleri Bakanlığına önerilmesi üzerine davacı hakkında tekrar araştırma yapıldığı, … Askerlik Şubesi Başkanlığınca yapılan yazışmalar üzerine de dava konusu işlemin tesis olunduğu anlaşılmaktadır.

Bu haliyle, muvazzaf askerlik görevini yapmak üzere üç ay içinde yurda dönmesi, aksi halde vatandaşlığının kaybettirileceği yolunda Resmi Gazete'de yapılan ilana rağmen yurda dönmeyen davacının Türk Vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin işlemde 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'na aykırılık bulunmamaktadır.

Belirtilen nedenle, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 22.12.2000 tarih ve E:2000/181, K:2000/767 sayılı bozma kararına uyularak dosyanın esası incelenip karar verilmek üzere gereği düşünüldü:

Dava, 7.4.1999 tarih ve 23659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 11.3.1999 tarih ve 99/12588 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi eki II. Sayılı Listenin 451 nci sırasında yer alan hükmün iptali istemiyle açılmıştır.

403 sayılı yasanın 45 inci maddesinde, adresi bilinmeyen bir kişi hakkında vatandaşlığın kaybettirilmesine ilişkin işlem tesis edildiği takdirde ilgiliye bu işlemin Resmi Gazete yayın tarihinden itibaren bir yıl sonra tebliğ edilmiş sayılacağı hükmüne yer verilmiş bulunmakla birlikte davacının 1.3.2000 günlü dilekçesinde vatandaşlığı kaybettiğini öğrenmiş olduğunu beyan etmesine karşın tesis edilen işlem 7.4.1999 günlü 23659 sayılı Resmi Gazetede yayınlandığından anılan 45 nci madde hükmü uyarınca ilgilinin bu işlemi 7.5.2000 gününde tebliğ etmiş sayılacağı ve 2577 sayılı Yasanın 7 nci maddesi uyarınca bu günden itibaren 60 gün içinde dava açılabileceğinden, 24.5.2000 gününde açılan dava süresinde olup davacının süre defii yerinde görülmemiştir.

403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 nci maddesi "4" fıkrasında, Yurt dışında bulunup da muvazzaf askerlik görevini yapmak veya Türkiye'de savaş ilanı üzerine, yurt dışında bulunup da yurt savunmasına katılmak için yetkili kılınmış makamlar tarafından usulen yapılacak çağrıya mazeretsiz olarak üç ay içinde icabet etmiyenlerin Türk vatandaşlığını kaybettiklerine Bakanlar Kurulu tarafından karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.

. İli nüfusuna kayıtlı olan davacının. Askerlik Şubesince 17.8.1989 tarihinde son askerlik yoklaması yapılarak askerliğe elverişli olduğunun belirlendiği, davacının 1995 yılına kadar askerlik yapmak istemiyle herhangi bir başvuruda bulunmaması üzerine.

Kaymakamlığı Emniyet Müdürlüğünce yapılan araştırma sonucunda davacının gösterdiği adreste babasına ulaşıldığı, yurt dışında olduğu 4 yıldır evine gelmediği, nerede olduğunu bilmediği yolundaki babasının beyanı üzerine, yoklama kaçağı olan davacının yurda dönmesi için 28.8.1996 tarih ve 22741 sayılı Resmi Gazetede ilan yapıldığı, ilan üzerine de yurda dönmemesi nedeniyle Milli Savunma Bakanlığının 10.12.1996 tarih ve … sayılı yazısı ile Türk Vatandaşlığının kaybettirilmesinin İçişleri Bakanlığına teklif edildiği, İçişleri Bakanlığı tarafından davacının nüfusuna kayıtlı olduğu …'dan kaydı istenilerek tekrar soruşturma yaptırıldığı ancak.

Askerlik Şubesi Başkanlığı'nın 2.12.1997 tarihli yazısıyla davacının yoklama kacağı olduğunun bildirilmesi ve yurda dönmediğinin saptanması üzerine Türk Vatandaşlığının kaybettirilmesi için Bakanlar Kuruluna teklifte bulunulduğu ve 403 sayılı Yasanın 25 nci maddesi "4" fıkrası uyarınca dava konusu karar ile Türk vatandaşlığının kaybettirildiği anlaşılmıştır.

Usulen yapılacak çağrı"nın ne şekilde olacağı konusunda 403 sayılı Kanunda bir düzenleme bulunmamakla birlikte, bu kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin (c) bendinde, usulen yapılacak çağrının Türk kanunları ile ilgilinin oturduğu yabancı memleket mevzuatının tesbit ettiği şekillerde düşünüleceği belirtilmiştir.

Yine Tebligat Kanununun 25 nci maddesinin son fıkrasında, kendisine tebliğ yapılacak kimse Türk Vatandaşı olduğu takdirde tebliğin o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu vasıtasıyla da yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Tebligat Nizamnamesinin 36,.46 ncı maddelerinde ise yabancı memlekette yapılacak tebligatın esasları düzenlenmiştir.

Aktarılan düzenleme karşısında, askerlik görevini yapmak için üç ay içerisinde Yurda dönmesi gerektiği yolunda yapılacak çağrının, ilgilinin Türk vatandaşlığını kaybetmesi gibi ağır sonuçlar doğurması karşısında, öncelikle kişinin bilinen adreslerinde tebliğ edilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Ancak dosyada mevcut bilgi belgenin incelenmesinden, davacının bilinen adresine gidildiğinde ailesinin ikamet ettiği ancak babasının ifadesinden anlaşılacağı üzere davacı hakkında nerede bulunduğu ve adresi konusunda bir bilgiye ulaşılamadığı ve 23.11.1999 tarihine kadar askerliğinin tecil edilmesi amacıyla herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, ancak bu tarihten sonra 1.3.2000 tarihinde Askerlik Şubesini arayıp başvurusunun sonucunu sorduğunda vatandaşlığı kaybettiğini öğrendiği görülmektedir.

Bu durumda, davacının bilinen adreslerinde yapılan inceleme sonucunda, yurt dışında olduğunun saptanmasına karşın herhangi bir adres tesbit edilememesi nedeniyle Resmi Gazetede yapılan ilan sonrasında tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davanın reddine yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6.2.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2001/2753, K. 2003/477, 6 Şubat 2003 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2001/2753
Karar No
2003/477
Tarih
6 Şubat 2003

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2001/2813 K.2003/821
  • Danıştay 6. Daire E.2001/2999 K.2003/1045
  • Danıştay 10. Daire E.2001/3023 K.2003/701
  • Danıştay 10. Daire E.2001/3091 K.2003/476
  • Danıştay 3. Daire E.2001/3566 K.2003/949
  • Danıştay 3. Daire E.2001/4681 K.2003/933

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.