İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2005/3719 K.2007/4316

Temyiz Eden ve Karşı Taraf ( Davacı): … Diğer Davacılar : 1-… 2-… Vekili : … İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … tarih, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Cevap…

Esas2005/3719Karar2007/4316Tarih24 Eylül 2007Okuma6 dk · 1.156 kelime

KÜNYE

10. Daire 2005/3719 E., 2007/4316 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
24 Eylül 2007
Esas No
2005/3719
Karar No
2007/4316
Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı)
…
Vekili
…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.156 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Temyiz Eden ve Karşı Taraf ( Davacı): … Diğer Davacılar : 1-… 2-… Vekili : … İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … tarih, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Cevap verilmemiştir. D.Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi : Bakılan uyuşmazlıkta; davacılar yakınının. Üniversitesi. Hastanesinde yapılan tedavi sırasında ölmesi olayı ile ilgili olarak hastaya müdahalede bulunan doktor ve hemşire aleyhine açılan ceza davası kapsamında, mahkemece bilirkişiliğine başvurulan Yüksek Sağlık Şûrasınca, doktor ve hemşirenin kusursuz olduğu, ancak.

Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji yoğun bakım şartlarının uygun olmamasının, hizmetin işleyişiyle ilgili aksaklıkların ölüm olayına etken olduğuna karar verildiği görülmekle, dava konusu olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu anlaşıldığından, davacı …'nin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının adı geçen davacının manevi tazminat isteminin reddedilmesine yönelik kısmının bozulması;

davayı vekil aracılığıyla takip eden davalı idarenin nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yolundaki temyiz isteminin ise, 4.12.2003 tarih, 25306 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesi uyarınca kabulü ile kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının temyiz isteminde bulunmayan davacılar yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17.maddesi uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: Dava; davacıların eşi, babaları ve kardeşi olan …'nin … Hastanesinde yapılan yanlış tedavi sonucu hayatını kaybettiği ileri sürülerek olay nedeniyle uğranıldığı belirtilen eşi … için 25.000YTL maddi, 25.000YTL manevi; oğlu … için 25.000YTL maddi, 25.000YTL manevi; oğlu … için 25.000YTL manevi; ağabeyi … için 25.000YTL manevi olmak üzere toplam 150.000YTL zararın ölüm olayının gerçekleştiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; davacılar yakınının. Üniversitesi.

Hastanesinde yapılan tedavi sonucu ölmesi olayında, hastanede görevli sağlık personelinin kusuru bulunup bulunmadığı hususu ile kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu marifetiyle yaptırılan bilrkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen raporda, adı geçen hastanede uygulanan tedavilerin tıp kurallarına uygun olduğu, doktor ve hemşirelerin olay anında gerekli şekilde müdahale ettikleri, bu sebeple hastanede görevli sağlık personelinin meydana gelen ölüm olayında kusuru bulunmadığı,

ölüm olayının ise hastanın entübasyon tüpünü çekmesi sonucu solunum yetersizliğinden ileri geldiği görüşüne varıldığından, dava konusu olayda idareye ve ilgili personele herhangi bir kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı idare, kararın, nispi avukatlık ücretine hükmedilmemesi yönünden hukuka aykırı olduğunu; davacılardan … ise, kardeşinin ölümünde idarenin hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek anılan mahkeme kararının bozulmasını istemektedir.

Dosyanın incelenmesinden; davacıların yakını …'nin 25.2.2001 tarihinde solunum yetmezliği şikayetiyle. Üniversitesi Hastanesine götürüldüğü, burada solunum cihazı bulunmaması sebebiyle. Üniversitesi.

Hastanesine sevk edildiği, yapılan tetkikler sonucu hastaya Guilliane-Barre Sendromu teşhisi konulması üzerine nöroloji bölümü yoğun bakım ünitesine alınarak tedavisine başlandığı, hastanın kendi başına solunumunu gerçekleştirememesi sebebiyle solunum cihazına bağlandığı, ancak hastanın sık sık kendisini bu cihaza bağlayan maskeyi çekip çıkarmaya çalıştığının gözlendiği.

9.3.2001 tarihinde de solunum maskesini çıkarması sonucu, yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği; olay nedeniyle müteveffa şahsa müdahalelerde bulunan doktor (nöroloji asistanı) ve hemşire aleyhine görevi ihmal suçundan açılan ceza davasında; mahkemece, sanık doktor ve hemşirenin meydana gelen ölüm olayında kusurlu olup olmadıklarının tespiti amacıyla Yüksek Sağlık Şûrasının bilirkişiliğine başvurulduğu.

Şûraca, 7-8 Eylül 2006 tarih, … sayılı karar ile, sanık doktor ve hemşirenin kusursuz olduğu, ancak. Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji yoğun bakım ünitesinin şartlarının uygun olmamasının ve hizmetin işleyişiyle ilgili aksaklıkların ölüm olayına etken olduğu yolunda karar verildiği anlaşılmaktadır.

Ayrıca Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda; davacılar murisine uygulanan tedavinin yerinde olduğu, sağlık personeline yüklenecek bir kusur olmadığı belirtilmekle birlikte, yoğun bakım ünitesinin şartları konusunda değerlendirme yapılmamakta; ancak, ölüm olayının yoğun bakımdaki davacılar murisinin maskesini çıkarması sonucunda oluştuğu ifade edilmektedir. Bu nedenle, olayla ilgili Yüksek Sağlık Şurası kararına itibar edilmesi gerekmektedir.

İdare Hukuku ilkeleri ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sunulan hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı durumlarda, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için, zararın, idarenin "ağır hizmet kusuru" sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bünyesinde risk taşıyan hizmetlerden olan sağlık hizmeti nedeniyle uğranılan zararın tazmini de, kural olarak, ancak idarenin ağır hizmet kusurunun varlığı halinde mümkündür.

Bununla birlikte, idarenin tazmin sorumluluğunun doğması için aranılan "ağır hizmet kusuru"; riskli tıbbi müdahaleler ve operasyonlar bakımından geçerli olup; sağlık hizmeti içinde değerlendirilmekle beraber, tıbbi operasyon kapsamına dahil edilemeyecek birtakım bakım, gözetim ve yan müdahalelerin hiç veya gereği gibi yapılmaması dolayısıyla oluşan zaralarda, idarenin sorumluluğundan söz edebilmek için ağır hizmet kusurunun aranmasına gerek bulunmamaktadır.

Bu bağlamda; dava konusu olayda, yoğun bakım ünitesinde tedavi görmekte olan davacıların yakınının sık sık kendisini solunum cihazına bağlayan maskeyi çıkarmaya çalıştığı ve olay tarihinde de solunum maskesini çıkarması sonucu hayatını kaybettiği anlaşıldığından, daha önce çeşitli kereler maskeyi çıkarmaya çalıştığı hastane personelince bilinen hastaya, solunum maskesini çıkarmasını engelleyecek ek müdahalelerde bulunmamak suretiyle yeterli dikkat ve özeni göstermeyen davalı idarenin bu tutumunun hizmet kusuru olarak kabulü zorunlu olup, İdare Mahkemesince Yüksek Sağlık Şurası kararı esas alınmak ve davacılardan temyiz isteminde bulunan …'nin istemiyle sınırlı kalmak suretiyle tazminata hükmedilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.

Davalı idarenin temyiz istemine gelince;

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun değişik 168.maddesine göre hazırlanıp 4.12.2003 tarih, 25306 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.maddesinde; manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, bu davaların tamamının reddi durumunda ise, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiş.

12. maddesinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirtilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği öngörülmüş, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde, idare mahkemelerinde takip edilen davalar da sayılmış, tarifenin üçüncü kısmında ödenecek ücretin tespiti için tutarlar ve oranlar belirlenmiştir.

Temyizen incelenen karar ile davanın reddine hükmedildiğinden, davayı vekil vasıtasıyla takip eden davalı idare lehine manevi tazminata yönelik olarak maktu vekalet ücretine hükmedildiği; ancak maddi tazminata ilişkin kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti hakkında hüküm tesis edilmediği görülmektedir.

Yukarıda aktarılan hukuki düzenleme çerçevesinde; temyiz isteminde bulunmayan davacılar açısından; konusu parayla değerlendirilebileceği tartışmasız olan maddi tazminat istemleri reddedildiğinden, davalı idare vekili lehine tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücreti verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususta hiçbir hüküm kurulmamasında mevzuata uyarlık görülmemiştir.

Temyiz isteminde bulunan … yönünden ise, yukarıda açıklandığı üzere meydana gelen ölüm olayında idarenin hizmet kusuru bulunduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece bu davacı açısından yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden (ve verilecek bu karar üzerine vekalet ücreti hakkında da yeniden hüküm kurulacağından), davalı idarenin temyiz isteminin davacı Süleyman Ege yönünden incelenmesine bu aşamada yer bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerde; davacılardan …'nin temyiz isteminin kabulü ile ... İdare Mahkemesinin … tarih, E:…, K:… sayılı kararının …'nin manevi tazminat isteminin reddine yönelik kısmının BOZULMASINA, davalı idarenin temyiz isteminin, temyiz isteminde bulunmayan davacılar yönünden kabulü ile anılan kararın davalı idare lehine nispi vekalet ücreti verilmemesi yönünden BOZULMASINA, temyiz isteminde bulunan … yönünden ise, davalı idarenin temyiz istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine 24.9.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2005/3719, K. 2007/4316, 24 Eylül 2007 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2005/3719
Karar No
2007/4316
Tarih
24 Eylül 2007

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2005/3947 K.2007/4793
  • Danıştay 10. Daire E.2005/4493 K.2007/4199
  • Danıştay 3. Daire E.2006/1531 K.2007/2405
  • Danıştay 3. Daire E.2006/1847 K.2007/2406
  • Danıştay 2. Daire E.2006/3689 K.2007/3552
  • Danıştay 4. Daire E.2006/3815 K.2007/2958

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.