İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2008/6039 K.2012/1678

Davacı tarafından, temyiz dilekçesine eklenen, 14.1.2008 tarihli belgenin incelenmesinden, davacının yaptığı başvurular sonucunda en son Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğince mülteci statüsüne alındıkları ve üçüncü bir ülkeye yerleşmek için…

Esas2008/6039Karar2012/1678Tarih20 Nisan 2012Okuma6 dk · 1.139 kelime

KÜNYE

10. Daire 2008/6039 E., 2012/1678 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
20 Nisan 2012
Esas No
2008/6039
Karar No
2012/1678
Temyiz Eden (Davacı)
…
Karşı Taraf (Davalı)
İçişleri Bakanlığı-ANKARA
İstemin Özeti
... İdare Mahkemesince; davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
2003 yılında Türkiye'ye yasal yollardan giriş yapan İran uyruklu olan davacının, Türkiye' ye sığınma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda verilen kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.139 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından, temyiz dilekçesine eklenen, 14.1.2008 tarihli belgenin incelenmesinden, davacının yaptığı başvurular sonucunda en son Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğince mülteci statüsüne alındıkları ve üçüncü bir ülkeye yerleşmek için bekledikleri anlaşılmaktadır.

Bu durumda, Cenevre Sözleşmesinin 31. maddesi uyarınca davacının üçüncü bir ülkeye yerleşene kadar gereken kolaylığın sağlanarak, davacının statüsünün sığınmacı olarak kabul edilmesi gerektiğinden, sığınmacı talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : …

Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü : Dava; 15.8.2003 tarihinde Türkiye'ye yasal yollardan giriş yapan İran uyruklu davacının, Türkiye'ye sığınma talebinin, sığınmacı statüsü kazanmaya neden olabilecek unsurlar içermediğinden bahisle "Sığınma Talebi Tetkik Edilen Yabancı" statüsündeki dosyanın kapatılmasına ve 5683 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda ikamet izni talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

...

İdare Mahkemesince; … tarihinde yasal yolardan, Van İli, Kapıköy Demiryolu Hudut Kapısından ülkemize giriş yapan davacının, 20.8.2003 tarihinde Aksaray Valiliğinden sığınma talebinde bulunduğu, talebinin, 1951 tarihli Mülteciler Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi ve İltica-Sığınma Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde incelendiği; yapılan değerlendirmeler sonucunda gerek Dışişleri Bakanlığı ve gerekse Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği' nin mülteci olabilmek için gerekli kriterleri taşımadıklarına dair görüşleri de göz önüne alınarak sığınma talebinin reddedildiği; yapılan itiraz üzerine,

durumun Dışişleri Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nce yeniden değerlendirilmesi sonucunda, durumunda bir değişiklik olmadığı ve yeni bir bilgi ve belge sunamadığından bahisle, verilen ret kararı da dikkate alınmak suretiyle işlem tesis edildiği ve ikamet izni verilmediği.

Cenevre Sözleşmesini coğrafi çekince ile imzalamış olan Türkiye tarafından mülteci olarak kabulüne olanak bulunmayan ve Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği tarafından mülteci olarak kabul edilmemeleri nedeniyle dosyası kapatılarak üçüncü bir ülkeye yerleştirilemeyen davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

359 sayılı Yasayla onaylanarak yürürlüğe giren 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesinin 31.maddesinde, "1-Taraf Devletler, hayatlarının veya özgürlüklerinin birinci maddede gösterilen şekilde tehdit altında bulunduğu bir ülkeden doğruca gelerek izinsizce kendi topraklarına giren veya bu topraklarda bulunan mültecilere, gecikmeden yetkili makamlara başvurarak yasadışı girişlerinin veya bulunuşlarının geçerli nedenlerini göstermeleri koşuluyla, yasadışı yollardan girişleri veya bulunuşlarından dolayı ceza veremeyeceklerdir.

2-Taraf Devletler, bu mültecilerin hareketlerine gerekli olanların dışında kısıtlama uygulamayacaklardır ve bu kısıtlamalar ancak, ülkedeki statüleri belirleninceye veya bir başka ülkeye kabulleri sağlanıncaya kadar uygulanacaktır. Taraf Devletler, bu mültecilerin diğer bir ülkeye kabullerini sağlamak için makul bir süre ve gerekli bütün kolaylıkları sağlarlar" hükmünün yer aldığı.

30.11.1994 tarih ve 22127 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 94/6169 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türkiye'ye İltica Eden veya Başka Bir Ülkeye İltica Etmek Üzere Türkiye'den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar ile Topluca Sığınma Amacıyla Sınırlarımıza Gelen Yabancılara ve Olabilecek Nüfus Haraketlerine Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde "Bu yönetmeliğin amacı.

1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesi ile Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin 31 Ocak 1967 tarihli Protokol gereğince ülkemize münferiden iltica eden veya başka ülkelere iltica etmek üzere ülkemizden ikamet izni talep eden yabancılar ile topluca iltica veya sığınma amacıyla sınırlarımıza gelen yabancılara ve olabilecek nüfus haraketlerine uygulanacak usul ve esasların tespiti ile görevli kuruluşların belirlenmesidir" düzenlemesine yer verildiği; aynı Yönetmeliğin 3. maddesinde, "Sığınmacının;

ırkı, dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle takibata uğrayacağından haklı olarak korktuğu için vatandaşı olduğu ülke dışında bulunan ve vatandaşı olduğu ülkenin himayesinden istifade edemeyen veya korkudan dolayı istifade etmek istemeyen ya da uyruğu yoksa ve önceden ikamet ettiği ülke dışında bulunuyorsa oraya dönmeyen veya korkusundan dolayı dönmek istemeyen yabancı olarak" tanımlandığı.

4. maddesinde, Türkiye'ye iltica eden veya üçüncü bir ülkeye iltica etmek üzere Türkiye'den ikamet izni talep eden yabancılardan, Türkiye'ye yasal olmayan yollardan gelenlerin, giriş yaptıkları yer valiliklerine müracaat edecekleri.

6. maddesinde ise, Türkiye'ye iltica eden veya başka bir ülkeye iltica etmek üzere Türkiye'den ikamet izni talep eden münferit yabancıların taleplerinin, 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesi ile Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin 31.1.1967 tarihli Protokol gereğince İçişleri Bakanlığınca karara bağlanacağı, bu karara karşı on beş gün içinde itiraz edilebileceği, nihai karar üzerien iltica veya ikamet izni talebi uygun görülmeyen yabancıların İçişleri Bakanlığının talimatı ile valiliklerce Türkiye'den çıkarılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının 15.8.2003 tarihinde yasal yollardan ülkemize giriş yaparak 20.8.2003 tarihinde sığınmacı talebinde bulunması üzerine, durumunun Dışişleri Bakanlığı ve Birleşmiş Millletler Mülteci Yüksek Komiserliğince değerlendirilmesi sonucunda alınan karar da dikkate alınmak suretiyle, taleplerinin reddedildiği; alınan bu karara yapılan itiraz üzerine, 18.7.2005 tarihinde itiraz dilekçesinin yeniden Dışişleri Bakanlığına gönderildiği, ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği görüşleri ile Bakanlık değerlendirmesinin talep edildiği,

Dışişleri Bakanlığı tarafından 17.8.2005 tarihinde BM Mülteciler Yüksek Komiserliğindeki dosyaların inceleme aşamasında olduğunun belirtildiği, 30.9.2005 tarihinde yapılan incelemede, davacının isminin halen 8.8.2005 tarihli aylık listelerde "dosyaları kapalı olan İranlı sığınmacılar" listesinde yer aldığının tespit edilmesi üzerine davacının dosyasının tekrar açılması için BM Mülteciler Yüksek Komiserliğine ne tür bilgi ve belge sunduğunun ve statüsünün hangi aşamada olduğunun Dışişleri Bakanlığından sorulduğu,

Bakanlık tarafından 6.1.2006 tarih ve 8284 sayılı yazı ile dosyaların BM Mülteciler Yüksek Komiserliği nezdinde halen değerlendirme aşamasında olduğunun belirtildiği, 13.6.2006 tarihinde davacının itirazının incelendiği ve mülteci olabilmesi için gerekli kriteri taşımadığının belirtilmesi ve Mayıs 2006 listelerinde başvurusu reddedilenler arasında olduğu, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı; davacının 16.5.2008 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığı başvuru üzerine sınırdışı edilemeyeceği hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiği;

en son Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğine yapılan başvuru sonucunda, 14.1.2008 tarihinde davacının mülteci statüsüne alınmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Temyiz dilekçesine eklenen 14.1.2008 tarihli belgenin incelenmesinden, davacının yaptığı başvurular sonucunda, en son Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğince mülteci statüsüne alındığı ve üçüncü bir ülkeye yerleşmek için beklediği anlaşılmış olup; yukarıda anılan Cenevre Sözleşmesinin 31. maddesi uyarınca davacıya üçüncü bir ülkeye yerleşene kadar gereken kolaylığın sağlanarak davacının statüsünün sığınmacı olarak kabul edilmesi gerektiğinden, bu yeni durumun değerlendirilerek karar verilmesi gerekir iken davanın reddi yolundaki temyize konu mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca davacının temyiz isteminin kabulü ile … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2008/6039, K. 2012/1678, 20 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2008/6039
Karar No
2012/1678
Tarih
20 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2008/7150 K.2012/1313
  • Danıştay 10. Daire E.2008/11336 K.2012/1405
  • Danıştay 12. Daire E.2009/4526 K.2012/1924
  • Danıştay 4. Daire E.2009/8579 K.2012/1452
  • Danıştay 4. Daire E.2009/9376 K.2012/1436
  • Danıştay 12. Daire E.2010/4217 K.2012/1915

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.