İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2016/1358 K.2020/5616

Dava konusu istem: Türk vatandaşı ile evlenen Moldovya uyruklu davacı tarafından; Türk Vatandaşlığına geçmek için yapmış olduğu başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı yazıyla bildirilen … tarih ve … sayılı İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık…

Esas2016/1358Karar2020/5616Tarih2 Aralık 2020Okuma7 dk · 1.478 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/1358 E., 2020/5616 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
2 Aralık 2020
Esas No
2016/1358
Karar No
2020/5616
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Bakanlığı / …
Vekili
1. Hukuk Müşavri Yrd. …
İstemin_konusu
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.478 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Türk vatandaşı ile evlenen Moldovya uyruklu davacı tarafından; Türk Vatandaşlığına geçmek için yapmış olduğu başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı yazıyla bildirilen … tarih ve … sayılı İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 5901 sayılı Kanunun 16. maddesinde yer alan ve evlenme yolu ile Türk vatandaşlığının kazanılması için öngörülen koşulları taşıdığı, ancak vatandaşlık konusunun devletlerin hükümranlık hakkı kapsamında olduğu, bu bağlamda bu konuda idareye tanınan geniş takdir hakkı ile davacının geçmişteki bazı eylemlerinin hakkında olumlu kanaat oluşmasına engel oluşturabilecek nitelik taşıdığı hususları birlikte değerlendirildiğinde başvurunun reddine ilişkin tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI :Davacı tarafından, 5901 sayılı Kanunun 16. maddesinde yer alan ve evlenme yolu ile Türk vatandaşlığının kazanılması için öngörülen koşulları taşıdığı, 2002 yılındaki olayda ceza mahkemesi dosyasında müşteki olarak yer aldığı, kaldı ki anılan dosyada sanıkların beraat ettikleri, evlilik tarihinden sonra kanuna aykırı herhangi bir davranışta bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY_TETKİK_HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ

Davacının temyiz isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Moldova uyruklu davacı, 31/07/2010 tarihinde … isimli Türk vatandaşıyla evlenmiş.

04/09/2013 tarihinde evlilik yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma yolundaki başvuru sonrasında Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen ön inceleme araştırma formunda davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinden bu yana evli olarak birlikte yaşadıkları ve halen evliliğin devam ettiği, ortak dil olarak Türkçe konuştukları, evlilikten dolayı gelen sorumlulukların yerine getirildiği, evliliğin para karşılığı yapılmadığı, eşlerin evlenmeden önce birbirlerini tanıdıkları, evlilikten çocuklarının olduğu, şahsın Türk kültür ve geleneklerine bağlı olduğu, İlçe Jandarma Komutanlığı kayıtlarında suç kaydının bulunmadığı,

davacının Türk vatandaşlığına geçmesinde bir sakınca bulunmadığı belirtilmiş, Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen ön inceleme araştırma formunda ise, davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinden bu yana evliliklerinin devam ettiği, evliliklerinin mücbir sebeplerden olmadığı, fuhuşla ilgili faaliyetlerinin olmadığı, kamu düzeni, milli güvenlik ve genel ahlak açısından sakıncalı hallerinin olmadığı, aynı evi paylaştıkları, evliliklerinin formalite olmadığı,

beraber oturdukları, evlilikten doğan sorumluluklarını yerine getirdikleri, evlenmeden önce birbirlerini tanıdıkları, birbirleri hakkında detaylara sahip oldukları, ortak dil olarak Türkçe konuştukları, evlilik için birbirlerine maddi menfaatlerde bulunmadıkları, davacının Türk Vatandaşı olmasında milli güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak açısından bir sakınca olmadığı tespitlerine yer verilmiş.

26/06/2014 tarihinde yapılan mülakat neticesinde davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinde evlendikleri, evliliklerinden iki çocukları olduğu, birbirlerini tanımaları neticesinde evlendikleri, evlilik birlikteliği içerisinde yaşadıkları, davacının 2002 yılında fuhuş suçu nedeniyle sınır dışı edilmiş olduğu, komisyonca evliliğin ciddi olup olmadığı konusunda tekrar tahkikat yapılmasına karar verildiği, tekrar yapılan tahkikat sonucunda evliliklerinin ciddi olduğu, davacının 5901 sayılı Kanunun 16. maddesinde aranan şartları taşıdığı bildirilmiş.

2002 yılında fuhuş suçu nedeniyle sınır dışı edilmiş olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davacının durumu olumsuz olarak değerlendirilmiş ve başvurusu İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve …sayılı işlemi ile aile birliği ile bağdaşmayacak faaliyette bulunduğundan bahisle 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca reddedilmiş, bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun ''Yetkili Makam Kararı İle Türk Vatandaşlığının Kazanılması'' başlıklı 10. maddesinde, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.'' hükmü; "Türk Vatandaşlığının Evlenme Yoluyla Kazanılması" başlıklı 16. maddesinde, "Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;

a) Aile birliği içinde yaşama,

b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,

c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır.

(2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz.

(3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinde yer alan hüküm uyarınca davacının ancak evlilik tarihinden sonra evlilik birliği ile bağdaşmayan bir faaliyetinin bulunduğunun tespit edilmesi halinde vatandaşlık başvurusu bu sebebe dayanılarak reddedilebilecektir

Davacı her ne kadar 2002 yılında fuhuş suçu nedeniyle sınır dışı edilmişse de, dosya kapsamında davacının Türk vatandaşı ile evlendiği 31/07/2010 tarihi sonrasında evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespit bulunmaması, Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen ön inceleme araştırma formunda davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinden bu yana evli olarak birlikte yaşadıkları ve halen evliliğin devam ettiği, ortak dil olarak Türkçe konuştukları, evlilikten dolayı gelen sorumlulukların yerine getirildiği, evliliğin para karşılığı yapılmadığı,

eşlerin evlenmeden önce birbirlerini tanıdıkları, evlilikten çocuklarının olduğu, şahsın Türk kültür ve geleneklerine bağlı olduğu, İlçe Jandarma Komutanlığı kayıtlarında suç kaydının bulunmadığı, davacının Türk vatandaşlığına geçmesinde bir sakınca bulunmadığı, Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen ön inceleme araştırma formunda ise, davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinden bu yana evliliklerinin devam ettiği, evliliklerinin mücbir sebeplerden olmadığı, fuhuşla ilgili faaliyetlerinin olmadığı, kamu düzeni, milli güvenlik ve genel ahlak açısından sakıncalı hallerinin olmadığı,

aynı evi paylaştıkları, evliliklerinin formalite olmadığı, beraber oturdukları, evlilikten doğan sorumluluklarını yerine getirdikleri, evlenmeden önce birbirlerini tanıdıkları, birbirleri hakkında detaylara sahip oldukları, ortak dil olarak Türkçe konuştukları, evlilik için birbirlerine maddi menfaatlerde bulunmadıkları, davacının Türk Vatandaşı olmasında milli güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak açısından bir sakınca olmadığı, 26/06/2014 tarihinde yapılan mülakat neticesinde davacının Türk vatandaşı ile evlendiği, evliliklerinden iki çocukları olduğu,

birbirlerini tanımaları neticesinde evlendikleri, evlilik birlikteliği içerisinde yaşadıkları, davacının 2002 yılında fuhuş suçu nedeniyle sınır dışı edilmiş olduğu, komisyonca evliliğin ciddi olup olmadığı konusunda tekrar tahkikat yapılmasına karar verildiği, tekrar yapılan tahkikat sonucunda evliliklerinin ciddi olduğu, davacının 5901 sayılı Kanunun 16. maddesinde aranan şartları taşıdığı tespitlerine yer verildiği görüldüğünden davacının başvurusunun 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından,

davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/12/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanun'un, Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması" başlıklı 16. maddesinde" (1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;

a) Aile birliği içinde yaşama,

b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,

c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama,

şartları aranır..." düzenlemesi yapılmıştır.

Türk vatandaşının, bir yabancı ile evlenmesi halinde, yabancı olan eşin evlilik yolu ile vatandaşlık talebinde bulunması durumunda, 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile yabancının, Türk vatandaşlığını kazanmak için başvurabilmesinin asgari koşulunun üç bent halinde sayıldığı, bunların birlikte aranacağının belirtildiği, "millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama" şartının bir mahkumiyete bağlanmadığı; idarece değerlendirme yapılırken özellikle; uyuşturucu, kaçakçılık, hırsızlık, fuhuş, terör ile ilgili vakaların dikkate alındığı görülmektedir.

Mutlak anlamda kişiye sıkı sıkıya bağlı olan evlenme kararı, Türk vatandaşlarının kişisel tercihi iken; Türk vatandaşı ile evlenen yabancının vatandaşlığa kabulü; kamu hizmetine girme, sosyal güvenlik kurumlarından yararlanma, seç seçilme hakkı kazanma gibi... kamusal sonuçlar doğurduğundan; başvuruda bulunan yabancının, mevzuatta aranan asgari şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin davalı idarece gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra, vatandaşlık isteminin kabul edilip edilmeyeceği hususunda yapılacak değerlendirmede geniş bir takdir hakkı bulunduğu tartışmasızdır.

Dava dosyası incelendiğinde; davacının Türk vatandaşlığına alınması talebiyle yapmış olduğu başvurunun incelendiği ve istemin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenle, davacının başvurusunun reddi yönünde tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının, onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.

(XX)-KARŞI OY

Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran bir yabancının, 5901 sayılı Kanun'da belirlenen şartların varlığı halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceği anlaşılmakla birlikte; vatandaşlığın bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı açıktır.

Bu durumda, vatandaşlık vermek devletin hükümranlık hakkı olduğundan, Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle başvuruda bulunan bir yabancı hakkında Kanun'da belirtilen şartları taşısa dahi devlet tarafından hükümranlık hakkı kullanılarak vatandaşlık verilmeyebilir.

Bu haliyle hükümranlık yetkisi dahilinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2016/1358, K. 2020/5616, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay_tetkik_hakimi: …
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. (X)-karşı Oy
  11. (Xx)-karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2016/1358
Karar No
2020/5616
Tarih
2 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2016/1374 K.2020/5031
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1375 K.2020/5632
  • Danıştay 6. Daire E.2016/1382 K.2020/11801
  • Danıştay 6. Daire E.2016/1387 K.2020/10615
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1451 K.2020/5112
  • Danıştay 6. Daire E.2016/1452 K.2020/11311

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.