KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/1746 E., 2021/3740 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/1746
- Karar No
- 2021/3740
- Temyiz eden (davacılar)
- 1) …
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
2) … 3) … 4) … VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / Ankara VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Çeçen kökenli bir Türk vatandaşı olan yakınları …’nün Ankara ili, … ilçesi, … Bulvarı No:… adresinde bulunan kendisine ait işyerinde kimliği belirsiz bir şahıs tarafından boyun kısmına ateş edilmek suretiyle öldürüldüğü, dava konusu olayın bir terör eylemi olduğu, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları ileri sürülerek 10.000,00 TL maddi, çekilen manevi ızdırap nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu olayda, Çeçen kökenli bir Türk vatandaşı olan davacılar murisinin 22/05/2013 tarihinde, iş yerinde, kimliği belirsiz bir şahıs tarafından boyun kısmına ateş edilmek suretiyle öldürüldüğü, ölüm olayı ile ilgili olarak.
Cumhuriyet Savcılığınca başlatılan soruşturma neticesinde hazırlanan iddianamede, davacılar murisinin öldürülme olayında tasarlayarak öldürme suçunun şartlarının mevcut olduğu, ancak murisin yabancı devlet temsilcisi sıfatının olmadığı yönünde tespitlere yer verildiği, öte yandan, davacılar murisi tarafından tehdit edildiğine ve korunması gerektiğine dair davalı idareye herhangi bir bildirim yapılmadığı, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarına da davacılar yakınının hayatının tehlikede olduğuna ilişkin istihbari bir bilginin iletilmediği,
davacılar murisinin ölüm olayında idarenin hizmet kusurundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacılar tarafından müteveffanın 1993 yılından itibaren savaş mağduru Çeçenlere yardımda bulunup, siyasi mücadele verdiği, müteveffanın siyasi faaliyetleri nedeniyle suikast listesinde yer aldığı,.
Cumhuriyet Başsavcılığının Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne gönderdiği 10/04/2014 tarihli yazıda yakınlarının öldürülme sebebinin şahsi husumet olmadığı, siyasi faaliyetler nedeniyle suikaste uğradığının belirtildiği, cinayet öncesinde Ankara’da günlerce keşif yapılması, cinayeti işleyen kişiler arasındaki yoğun görüşmeler, yüklü para transferleri, kolaylıkla temin edilemeyecek jammer gibi aletlerin kullanılması, cinayette kullanılan sahte plakalı aracın cinayeti işleyenlerin çok geniş bir örgütlenme ağına sahip olduğunun göstergesi olduğu,
her yerde mobesse kameraları bulunan bir şehirde istihbarat birimlerince durumun farkedilmemiş olmasının hizmet kusuru teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemleri yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2016/1746, K. 2021/3740, 30 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama