İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2016/2326 K.2021/5654

Dava konusu istem: Davacı tarafınan, borçlu sıfatıyla taraf olduğu ... İcra Müdürlüğü'nün E:… sayılı dosyası kapsamında tarafına gönderilen tebligatların davalı idarenin çalışanı olan posta dağıtıcısı tarafından kanuna aykırı olarak usulsüz tebliğ…

Esas2016/2326Karar2021/5654Tarih18 Kasım 2021Okuma7 dk · 1.467 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/2326 E., 2021/5654 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
18 Kasım 2021
Esas No
2016/2326
Karar No
2021/5654
Temyiz eden (davacı)
…
Karşı taraf (davalı)
… Teşkilatı Anonim Şirketi
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.467 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafınan, borçlu sıfatıyla taraf olduğu ... İcra Müdürlüğü'nün E:… sayılı dosyası kapsamında tarafına gönderilen tebligatların davalı idarenin çalışanı olan posta dağıtıcısı tarafından kanuna aykırı olarak usulsüz tebliğ edilerek, İstanbul ili, Fatih ilçesi, … caddesi, … Sokak No:… adresinde bulunan taşınmazda mülkiyeti kendisine ait … ve … numaralı dükkanların devam eden icra kapsamında ihale yoluyla satışına sebebiyet verilmesi sebebiyle, dükkanların satışına ilişkin ihalenin kesinleştiği … tarihi ile İcra Mahkemesince ihalenin tebligat usulsüzlüğü sebebiyle feshi kararının kesinleştiği 13/11/2012 tarihleri arasındaki kira geliri kaybına karşılık 128.250,00.TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.

İdare Mahkemesince; davacının icra dosyasında takip edilen borcunu kabul ettiği, icra takibinin ise usulüne uygun bir şekilde kesinleştirildiği, davacının icra kapsamında ihale yoluyla satışı yapılacak taşınmazların satış gününde icra müdürlüğünde hazır bulunarak yapılan satış işlemlerinden ihalenin yapıldığı tarihte haberdar olduğu; kaldı ki, davacının, haczedilen taşınmazların satışına ilişkin ihalenin feshi istemiyle İcra Mahkemesinde dava açtığı ve açılan davanın reddedilerek kesinleştiği.

İcra ve İflas Kanunu'na göre, satış ilanının tebliğinin ihalenin hazırlık aşamasına ilişkin bir işlem olduğu, satış ilanına yönelik usulsüz tebligatın ise ihalenin feshi davasında yargı denetimine tabi olduğu; ihale ile satılan taşınmazların kıymet takdirinin usulsüz tebliğine yönelik ise, davacının kıymet takdir raporuna karşı icra mahkemesinde itiraz hakkını kullanamadığı kabul edilse bile, davacının bu durumdan ötürü zarara uğraması ancak yapılan kıymet takdirinde taşınmazlara düşük bedel takdir edilmesi varsayımına dayanacağı, dolayısıyla ortada gerçek bir zarardan bahsetmenin mümkün olmadığı;

öte yandan, bir an için davacının kıymet takdirine itiraz etme imkanına kavuştuğu kabul edilse bile, bu durumun icra takibi altındaki borç ödenmediği sürece taşınmazların satışını engellemeyeceği; netice itibarıyla, gerek kıymet takdir raporunun ve gerekse satış ilanına ait tebligatların davacıya usulsüz yapıldığı hususu sabit olsa bile, taşınmazların ihale yoluyla satılması ile davacının uğradığını ileri sürdüğü zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı,.

Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına sunulan … tarihli bilirkişi raporunda da benzer değerlendirmelere yer verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; taşınmazlarının ihale yoluyla satılması sürecine ilişkin kıymet takdiri ile ihale ilanı tebligatlarının usulsüz yapıldığının ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, bu sebeple bahsi geçen ihale icra mahkemesince iptal edildiğinden, ihale tarihi ile ihalenin feshi kararının kesinleştiği tarih arasında geçen süre içinde taşınmazlarının kirasından mahrum kalmasının, usulsüz tebligat yapılması sebebiyle olduğu; İdare Mahkemesi kararında zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağının kurulamamasının hukuka aykırı olduğu ve kararda maddi olaya ilişkin sürecin aktarılmasında tutarsızlıklar bulunduğu belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; idarelerine atfedilebilecek bir hizmet kusuru bulunmadığı, aksi kabul edilse bile davacının zararı ile kusur arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Kararın düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü:

A) Temyiz İstemine Konu İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, maddi olayın aktarıldığı kısmında; ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… ve K:… sayılı kararıyla, davalı idare ile tebligatları yapan dağıtıcı aleyhine açılan tazminat davasının dağıtıcı yönünden husumet nedeniyle, davalı idare yönünden ise yargı yolu nedeni ile reddine karar verildiği ve bu kararın 19/02/2014 tarihinde kesinleştiği ifade edildikten sonra, iş bu tam yargı davasında tazminat konusu edilen zararın kaynağı belirtilirken, "dükkanların ihalesinin kesinleştiği, 25/01/2008 tarihi ile ihalenin feshinin kesinleştiği 13/11/2012 tarihleri arasında..." ifadesinde kullanılan virgül (,) noktalama işaretinin, virgülden önceki ifadenin.

Hukuk Mahkemesi kararının hukuki sonucuymuş gibi anlaşılmasına neden olduğu, ancak davanın özeti kısmında da aynı yazım yöntemi kullanıldığından, aktarılan kısımda kullanılan virgül noktalama işaretinin sehven kullanıldığı değerlendirilmektedir.

Kararın, ...

İcra Hukuk Mahkemesinin … esas sayılı dosyasından elde edilen bilgilerin aktarıldığı kısmında ise; davacının haczedilen taşınmazlarının ihale yoluyla satışına ilişkin açtığı ihalenin feshi davasının reddedilerek kesinleştiği belirtilmişse de, bu ifadenin eksik olduğu, davacı tarafından açılan ilk ihalenin feshi davasının adı geçen Mahkemece reddedildiği ve bu kararın kanun yolu incelemesi sürecinden geçerek kesinleştiği, davacı tarafından İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması ve bu talebin kabul edilmesi üzerine, ...

İcra Hukuk Mahkemesinin …esas sayılı dosyasında ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmış olup, aktarılan bu sürecin temyizen incelenen kararın dosyanın incelenmesine yönelik kısmında da eksiksiz aktarıldığı görüldüğünden, İdare Mahkemesi kararında tespit edilen her iki durumun da, kararın sonucunu etkileyebilecek nitelikte değerlendirme ve takdir hatası oluşturmadığı anlaşılarak, temyizen incelenen kararının davanın reddine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun bulunmakla birlikte, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın maddi tazminat isteminin reddine yönelik kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyiz İstemine Konu İdare Mahkemesi Kararının, Reddedilen Maddi Tazminat Miktarı Üzerinden Davalı İdare Lehine Nispi Vekâlet Ücretine Hükmedilmesine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam eden "Kararın bozulması" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelenmesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

21/12/2015 tarih ve 29569 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7nci maddenin ikinci fıkrası, 9uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Tarife'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde ise "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir" hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bakılmakta olan dava, 128.250,00 TL maddi tazminat istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davanın reddine ve reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi olarak hesaplanan 13.010,00 TL vekâlet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir.

Maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, kabul edilen tazminat miktarının önemli bir kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi, açılan tazminat davasını davacı açısından anlamsız hale getirmekte, bazı olaylarda ise, davacının dava açılmadan önceki durumundan daha kötü bir duruma girmesine neden olmakta, bu durum, gerek Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir.

Tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusunda Tarife'nin 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, reddedilen maddi tazminatın Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirleneceğine ilişkin Tarife hükmünün ihmal edilmesi hakkaniyete daha uygun olacaktır.

Yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, İdare Mahkemesince, tamamı reddedilen maddi tazminat istemi yönünden davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Bu durumda; reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı idare lehine Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı olarak takip edilen davalar için 1.500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden nispi olarak belirlenen 13.010,00 TL" ibaresinin, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu olarak belirlenen 1.500,00.TL" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin esas yönünden reddine, vekalet ücreti yönünden kabulüne, 2. Davanın reddi yolundaki …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının, yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, vekâlet ücreti yönünden oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, davacının maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam eden "Kararın bozulması" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasındaki, temyiz incelemesi sonunda düzeltilmesi mümkün karardaki maddi yanlışlık kapsamında bulunmayıp; anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil ettiğinden, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.

Danıştay 10. Daire, E. 2016/2326, K. 2021/5654, 18 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. (X)-karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2016/2326
Karar No
2021/5654
Tarih
18 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2016/2344 K.2021/5999
  • Danıştay 10. Daire E.2016/2419 K.2021/5553
  • Danıştay 13. Daire E.2016/2450 K.2021/4152
  • Danıştay 10. Daire E.2016/2564 K.2021/5829
  • Danıştay 13. Daire E.2016/2771 K.2021/3756
  • Danıştay 13. Daire E.2016/2772 K.2021/3757

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.