KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/7879 E., 2020/5013 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
- Esas No
- 2016/7879
- Karar No
- 2020/5013
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemlerin_konusu
- … İdare Mahkemesinin …. tarih ve E: … , K: … sayılı dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolundaki kararının davalı idare tarafından iptale ilişkin kısmının, davacı tarafından ise lehine hükmedilen maktu vekalet ücretine yönelik kısmın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesinde bulunan, … pafta, … ada, … parsel sayılı tamamı Hazineye ait taşınmazın 815,00 m²'lik kısmının, davacı tarafından “1 adet konteyner, depo ve bitki yetiştirme alanı” yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/01/2011 – 13/02/2013 tarihleri arasındaki dönem için 128.795,80 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 07/04/2014 tarih ve 32797 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E: … , K: … sayılı kararıyla; davacının Hazinenin mülkiyetindeki taşınmazı işgal ettiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, davacının ecrimisil bedelinin fahiş olarak belirlendiği ve işgal edildiği belirtilen alanın yüzölçümünün fazla hesaplandığı yönündeki iddiasının çözümü için düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "taşınmazın bulunduğu yer, mevkii, konumu, yüzölçümü, diğer teknik veriler, mevcut kullanımı, mevcut kullanımına uygun konumda ve yerde bulunması,
idarece kiralanabilme durumu, getirebileceği kira miktarı, günün ekonomik koşulları, ecrimisil tespitine etken artı ve eksi yöndeki veriler ve emsal bedeller birlikte değerlendirildiğinde 01/01/2011 - 13/02/2013 tarihleri arasındaki dönem için istenilebilecek ecrimisil miktarının 30.063,26 TL olabileceği, idarece 128.795,80 TL ecrimisil tutarı istenilmesinden dolayı oluşan 98.732,54 TL'lik farkın, sebze yetiştiriciliği ve depo yapılmak suretiyle kullanılan yere zirai açıdan hiçbir unsur gözetilmeden, tarımsal verimi düşünülmeden ve emsal araştırması yapılmadan bedel takdir edilmesinden kaynaklandığı"nın belirtildiği,
bilirkişi raporu kapsam ve içerik bakımından hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğundan dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 98.732,54 TL’lik kısmının hukuka aykırı, 30.063,26 TL’lik kısmının ise hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI
Davalı idare tarafından, mevzuaata belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarından görüş sorularak işlem tesis edildiği, idarenin hesaplama yöntemi açısından dava konusu işlemi kusurlandırmaya olanak bulunmadığı, idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde yargı kararı verilemeyeceği belirtilerek, mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından katılma yoluyla temyiz talebinde bulunularak, lehine takdir edilen vekalet ücretinin nispi oranda olması gerektiği belirtilerek, mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın iptale ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2016/7879, K. 2020/5013, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama