İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2017/3950 K.2022/5717

2- … Derneği 3- … Derneği 4- … Derneği 5- … Derneği 6- …Tabip Odası 7- S.S. … Kooperatifi 8- … Birliği 9- … Odası 10- … Derneği 11- … Birliği 12- … Odası VEKİLLERİ : Av. … 13- … Barosu

Esas2017/3950Karar2022/5717Tarih6 Aralık 2022Okuma13 dk · 2.651 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/3950 E., 2022/5717 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
6 Aralık 2022
Esas No
2017/3950
Karar No
2022/5717
Davacılar
1- … Derneği
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.651 kelime·13 dk okuma·13 bölüm

2- … Derneği 3- … Derneği 4- … Derneği 5- … Derneği 6- …Tabip Odası 7- S.S. … Kooperatifi 8- … Birliği 9- … Odası 10- … Derneği 11- … Birliği 12- … Odası VEKİLLERİ : Av. … 13- … Barosu

DAVALILAR : 1- … / …

2- … Bakanlığı / …

VEKİLLERİ

Hukuk Müşaviri …

DAVANIN_KONUSU : 21/01/2017 tarih ve 29955 (1.mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/12/2016 tarihli ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Davacılar tarafından, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının 2. maddesi ile getirilen istisnaların, söz konusu kararın tümü ile gözetilen koruma amacına aykırı olduğu ve "onaylı planlı alanlar" ifadesi ile Doğu Akdeniz Bölgesi içerisinde belirlenen altı büyük ova yönünden "kirletici tesis" niteliğindeki tesislerin (termik santraller) kümülatif etkileri dikkate alınmaksızın dava konusu Bakanlar Kurulu Kararından muaf hale getirildiği, Anayasanın 56. maddesinde hüküm altına alınan "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı" başta olmak üzere uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Davalı idareler tarafından, öncelikle usule ilişkin olarak, davanın re'sen husumet, derdestlik, kesin hüküm, süre aşımı, zamanaşımı ve 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi yönlerinden incelenmesi gerektiği; esas yönünden ise, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi çerçevesinde, tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovaların korunması amacıyla tesis edildiği, anılan Kararın dava konusu edilen 2. fıkrası ile getirilen düzenlemenin kazanılmış hakların korunmasına yönelik olduğu,

mevzuat hükümlerinin yayımlandığı tarihten sonraki iş ve işlemlere uygulanabileceği, bu doğrultuda büyük ova ilanından önce işlemleri tamamlanmış ve onaylanarak yürürlüğe konulmuş imar planlarının kapsam dışında tutulduğu, ayrıca, mer'i mevzuat hükümlerine uygun olarak verilen izinlerin de idarece geri alınmadığı sürece, geçerliliğini devam ettirmesinin esas olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

… Barosu Başkanlığı yönünden davanın açılmamış sayılmasına, dava konusu düzenlemenin iptali istemi yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava, 21/01/2017 tarihli ve 29955 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve bazı ovaların büyük ova koruma alanı olarak belirlenmesine ilişkin 12/12/2016 tarihli 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 1. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.

Anayasanın 44. maddesinde, Devletin, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak, geliştirmek ve erozyonla kaybedilmesini önlemek amacıyla gerekli tedbirleri alacağı hükme bağlanmakta; 45. maddesinde de, Devletin, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla tedbir alması öngörülmektedir.

Dava konusu düzenlemeye dayanak oluşturan 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun, "Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması" başlıklı 14. maddesinde ise, "Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar; kurul veya kurulların görüşü alınarak, Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenir.

Büyük ovalardaki koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal altyapı projeleri ve arazi kullanım plânları, kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık ve valilikler tarafından öncelikle hazırlanır veya hazırlattırılır.

Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;

a) Tarımsal amaçlı yapılar,

b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler, için tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.

Büyük ova koruma alanlarının belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almıştır.

Dava konusu, 12/12/2016 tarih ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında; bazı ovaların büyük ova koruma alanı olarak belirlenmesine ilişkin ekli kararın yürürlüğe konulmasının; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının … tarihli ve … sayılı yazısı üzerine 03/07/2005 tarihli ve 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre Bakanlar Kurulunca 12/12/2016 tarihinde kararlaştırıldığı ifade edilmiş, söz konusu Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 1.maddesinde '' (1) Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erezyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği, ekli liste ile haritalarda adları ve sınırları gösterilen ovalar, büyükova koruma alanı olarak belirlenmiştir.

(2) Ovaların sınırları içerisinde yer alan onaylı planlı alanlar ile bu kararın yayımı tarihi itibarıyla ilgili mevzuatı uyarınca tarım dışı kullanma izni verilmiş olan alanlar, birinci fıkra kapsamı dışındadır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Tarım arazileri kısıtlı olan ülkemizin tarımsal üretim kapasitesi yüksek alanlarını korumak, geliştirmek ve Türkiye'nin bitkisel ürün ihtiyacını bugün ve gelecek için güvence altına almak amaçlarıyla toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovaların büyük ova koruma alanı olarak belirlenmiştir.

Mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; hangi ovaların, hangi kriterler esas alınarak büyük ova olarak tespit edileceğinin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 14. maddesinde belirlendiği ve bu düzenlemeye paralel şekilde diğer düzenleyici işlemlerin yapıldığı dikkate alındığında, 12/12/2016 tarih ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, dava konusu "(2) Ovaların sınırları içerisinde yer alan onaylı planlı alanlar ile bu kararın yayımı tarihi itibarıyla ilgili mevzuatı uyarınca tarım dışı kullanma izni verilmiş olan alanlar, birinci fıkra kapsamı dışındadır" düzenlemesi,

Anayasanın yukarıda metnine yer verilen 44. ve 45. Madde hükümleri ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri ile öngörülen koruma amaçlarını etkisiz bırakacak, büyük ova kapsamında tarımsal bütünlüğü bozacak niteliktedir.

Bu durumda; dava konusu Bakanlar Kurulu kararında yer verilen iptale konu düzenleme tarım arazilerinin, 5403 sayılı kanuna aykırı şekilde büyük ova kapsamı dışında tutulması sonucunu doğurabileceğinden belirtilen düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu 12/12/2016 tarih ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesinin 2. fıkrasının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 06/12/2022 tarihinde, davacılar vekili Av. …'nun ve davalı idareler vekili Hukuk Müşaviri …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

1- DAVANIN … BAROSU BAŞKANLIĞI YÖNÜNDEN İNCELENMESİ:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6. maddesinin 5. fıkrasında, "Dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması halinde, otuz gün içinde posta ücretinin tamamlanması daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Posta ücreti süresi içinde tamamlanmazsa dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Bu kararın tebliği tarihinden başlayarak üç ay içinde, noksanı tamamlanmak suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur." kuralı yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; işbu davanın açılmasından sonra eksilen posta ücretinin tamamlanması için davacı.

Barosu Başkanlığına 07/10/2020 ve 19/11/2020 tarihlerinde olmak üzere, iki defa bildirimde bulunulmasına ve aksi hâlde dosyanın işlemden kaldırılacağının duyurulmasına rağmen bildirimlerin gereğinin davacı tarafından yerine getirilmediği, bunun üzerine Dairemizin 18/02/2021 tarih ve E:2017/3950 sayılı kararı ile dosyanın işlemden kaldırılmasına, tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde eksiklik tamamlanmak suretiyle dosyanın yeniden işleme konulması istenilmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacıya bildirilmesine karar verildiği, anılan karar davacıya 27/03/2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı.

Barosu Başkanlığı tarafından üç ay içinde eksilen posta ücretinin tamamlanmadığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, bakılan uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, …Barosu Başkanlığı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

2- DAVANIN DİĞER DAVACILAR YÖNÜNDEN İNCELENMESİ:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

12/12/2016 tarihli ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında;

"Bazı ovaların büyük ova koruma alanı olarak belirlenmesine ilişkin ekli Kararın yürürlüğe konulması; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının … tarihli ve … sayılı yazısı üzerine 03/07/2005 tarihli ve 5403 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu'nca 12/12/2016 tarihinde kararlaştırılmıştır." hükmü yer almıştır.

Anılan Kararnamenin eki Kararın "Büyük ova koruma alanları" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erezyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği, ekli liste ile haritalarda adları ve sınırları gösterilen ovalar, büyük ova koruma alanı olarak belirlenmiştir." hükmüne;

2. fıkrasında, "Ovaların sınırları içerisinde yer alan onaylı planlı alanlar ile bu kararın yayımı tarihi itibarıyla ilgili mevzuatı uyarınca tarım dışı kullanma izni verilmiş olan alanlar, birinci fıkra kapsamı dışındadır." düzenlemesine yer verilmesi üzerine, davacılar tarafından Kararın 1. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır. Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının 21/01/2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandığı, bakılan davanın ise 22/03/2017 tarihinde altmış günlük dava açma süresinde açıldığı görüldüğünden, davalı idarelerin süreye ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. Öte yandan, davalı idarece ileri sürülen diğer usuli itirazlar da yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN

İlgili Mevzuat:

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması" başlıklı 14. maddesinin dava konusu düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar; kurul veya kurulların görüşü alınarak, Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenir.

Büyük ovalardaki koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal altyapı projeleri ve arazi kullanım plânları, kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık ve valilikler tarafından öncelikle hazırlanır veya hazırlattırılır.

Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;

a) Tarımsal amaçlı yapılar,

b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler, için tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.

Büyük ova koruma alanlarının belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." kuralı yer almıştır.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 14. maddesinin gerekçesinde, maddenin düzenlenme amacı. "Tarım arazileri kısıtlı olan ülkemizin, tarımsal üretim kapasitesi yüksek alanlarını özenle korumak ve geliştirmek ilkesinden yola çıkılarak, bu niteliği taşıyan büyük ovaların korunmaya alınarak Türkiye'nin bitkisel ürün ihtiyacının bugün ve gelecek için güvence altına alınması" olarak belirtilmiş.

Komisyonun değişiklik gerekçesi ise, "Büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin, alternatif alan bulunamaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla; tarımsal amaçlı yapılar ile Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler için Bakanlığın vereceği izinler haricinde amacı dışında kullanılamayacağına dair düzenlemenin eklenmesi,

13 üncü maddede düzenlendiği gibi, büyük ova koruma alanlarının belirlenmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle değil tüzükle düzenlenmesinin yerinde olacağı düşüncesiyle, 'Bakanlık tarafından hazırlanacak yönetmelikle' ibaresinin 'tüzükle' olarak değiştirilmesi suretiyle kabul edilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin (c) bendinde, "Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz." kuralı yer almaktadır.

Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 23. maddesinde ise, "Nazım imar planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır:

...

f) Toprak niteliği ve tarımsal arazi kullanımı." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi:

12/12/2016 tarihli ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, bazı ovaların büyük ova koruma alanı olarak belirlendiği, söz konusu işlemin bir sınır belirleme işlemi olduğu ve bu sınır içerisinde yer alan onaylı planlı alanlar ile mevzuata uygun olarak tarım dışı kullanma izni verilmiş olan alanların, bu sınırın kapsamı dışında bırakıldığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, söz konusu Bakanlar Kurulu kararının 2. maddesi ile öngörülen hususların, 5403 sayılı Kanunda yer alan tarım arazilerinde yapılaşmaya yönelik istisnalar kapsamında değerlendirilmesi hukuken mümkün görülmemektedir.

Zira, anılan karar uyarınca söz konusu alanlar 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi kapsamı dışında tutularak, bu alanların büyük ova niteliğinde olmadığı öngörülmektedir.

Dolayısıyla, uyuşmazlıkta dava konusu sınır belirleme işleminde tarım dışı kullanma izni verilmiş veya onaylanmış imar planları bulunan alanların bu sınırın kapsamı dışında bırakılmasının hukuka uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Bu aşamada, uyuşmazlık, davalı idarenin savunmasında belirtildiği üzere, düzenlemenin gerekçesi olarak öngörülen, "hukuki güvenlik" ve "kazanılmış haklara saygı" ilkeleri kapsamında değerlendirilecektir.

Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olduğu öngörülmüştür.

Doktrinde "hukuki güvenlik ilkesi"nin gerekleri şu şekilde sıralanmıştır:

"1- Devlet faaliyetleri, önceden öngörülebilir, tahmin edilebilir olmalıdır.

2- Devlet faaliyeti, önceden hukuk kurallarıyla düzenlenmiş olmalıdır.

3- Hukuk düzeninde mümkün olduğunca hukuki istikrar sağlanmalıdır.

4- İdarenin tek yanlı işlem yapma üstünlüğüne karşı, güvence niteliğindeki kurallarla (bireylere katılma, dinleme ve savunma hakkı gibi haklar tanınarak) birey ile idare arasında denge sağlanmalıdır.

5- İdare, bireyin haklı beklentilerine uygun davranmalıdır.

6- Yasal düzenlemelerde hukuka ve devlete olan güveni zedeleyici hususlardan kaçınılmalıdır.

7- Devlet kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirilebilmesi için hukuk güvenliğinin sağlandığı bir hukuk devleti yaratmalıdır. (AKYILMAZ, Bahtiyar - Murat SEZGİNER - Cemil KAYA: Türk İdare Hukuku, Ankara 2009, s.130-131)

Öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin 04/05/2017 tarihli ve 30056 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 29/03/2017 tarihli ve E:2017/47, K:2017/84 sayılı kararında "Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin vazgeçilmez unsurlarından biri kanunların hukuk güvenliğini sağlaması, bu doğrultuda geleceğe yönelik, öngörülebilir kurallar içermesi gerekliliğidir.

Bu nedenle, hukuk devletinde güven ve istikrarın korunabilmesi için kural olarak kanunlar, yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olaylara uygulanırlar. Kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca, kanunlar kamu yararı ve kamu düzeninin gereği, kazanılmış hakların korunması, mali haklarda iyileştirme gibi kimi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar.

Yürürlüğe giren kanunların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması hukukun genel ilkelerindendir.

Kazanılmış haklara saygı ilkesi, hukukun genel ilkelerinden biri olup, hukuk güvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın, yeni kanundan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş haktır. Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük, beklenen haklar ise bu nitelikte değildir. Kanunlarda yapılan değişiklikler kazanılmış hakları etkilemediği ve hukuk güvenliğini zedelemediği sürece bu değişikliklerin hukuk devleti ilkesine aykırı oldukları ileri sürülemez." hususlarına yer verilmiştir.

Uyuşmazlıkta, 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi hükmü ile gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu Kanun maddesi ile tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovaların korunmasının amaçlandığı görülmekte ise de; büyük ova koruma alanı ilan edilmesinden sonraki aşamalarda yapılacak uygulamalara ilişkin düzenleme getirildiği, diğer bir deyişle koruma ilanından önce tesis edilmiş iş ve işlemlerin hukuki durumlarının işlemden sonra nasıl etkileneceğine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, dava konusu Bakanlar Kurulu kararı ekinde 141 adet ovanın büyük ova kapsamına alındığı, niteliği itibarıyla söz konusu ova sınırlarının genişliği, bu sınırlar içerisinde kalan ve mevzuata uygun olarak teşekkül etmiş yerleşimler, yatırım alanları, enerji sahaları v.b gibi yapı ve tesisler ya da imar planları ve bu izinler doğrultusunda elde edilmiş haklar göz önünde bulundurulduğunda, tarım dışı kullanma izni verilmiş veya onaylanmış imar planları bulunan alanların, büyük ova sınırı kapsamı dışında tutulmasının "hukuki güvenlik" ve "kazanılmış haklara saygı" ilkelerinin bir gereği olduğu kuşkusuzdur.

Ayrıca, dava konusu düzenlemede yer verilen "onaylı planlı alanlar" ifadesinin, planlama aşamasında gerekli izinlerin alınmamış olması halinde de tarım arazilerinin, 5403 ve 3194 sayılı Kanunlara aykırı şekilde büyük ova kapsamı dışında tutulması sonucunu doğurabileceği ileri sürülmekte ise de, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, imar planlarında, ilgili idarelerce verilen tarım dışı amaçlı kullanım izni olmaksızın, tarım arazilerinin, başka bir kullanıma ayrılabilmesinin mümkün olmadığı, diğer bir ifadeyle planın hazırlık aşamasında öncelikle tarım dışı amaçlı kullanım kararının alınması, ancak bundan sonra arazinin kullanım kararının belirlenmesi gerektiği açıktır.

Diğer taraftan, aksi yönde bir uygulamanın yargı denetimine tabi olduğu hususunda da kuşku bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dava konusu sınır belirleme işlemi ile tarım dışı kullanma izni verilmiş veya onaylanmış imar planları bulunan alanların bu sınırın kapsamı dışında bırakılması "hukuki güvenlik" ve "kazanılmış haklara saygı" ilkelerinin bir gereği olduğundan, 12/12/2016 tarihli, 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesinin 2. fıkrasında bu haliyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1.Davacı …Barosu Başkanlığı yönünden DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

2. Diğer davacılar yönünden, DAVANIN REDDİNE,

3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı idarelerce karşılanan … TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,

4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,

5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,

6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2017/3950, K. 2022/5717, 6 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalılar : 1- … / …
  4. Vekilleri
  5. Davacının İddiaları
  6. Davalının Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  8. Düşüncesi
  9. Danıştay Savcısı : …
  10. Düşüncesi
  11. Türk Milleti Adına
  12. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  13. İnceleme Ve Gerekçe
  14. Usul Yönünden
  15. Esas Yönünden
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2017/3950
Karar No
2022/5717
Tarih
6 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2017/4231 K.2022/10402
  • Danıştay 5. Daire E.2017/4797 K.2022/10405
  • Danıştay 5. Daire E.2017/5211 K.2022/10517
  • Danıştay 5. Daire E.2017/6706 K.2022/10488
  • Danıştay 5. Daire E.2017/7061 K.2022/10406
  • Danıştay 8. Daire E.2017/7520 K.2022/7801

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.