İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2017/408 K.2021/5396

Dava konusu istem: Davacı tarafından; davalı idarede görevli memurun sahtecilik ve ikna suretiyle irtikap suçlarını işleyerek şahsına hayali hizmet süresi kazandırıp sahte bir şekilde emekli aylığı bağlandığının davalı idarece sonradan tespit edilmesi…

Esas2017/408Karar2021/5396Tarih10 Kasım 2021Okuma6 dk · 1.141 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/408 E., 2021/5396 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
10 Kasım 2021
Esas No
2017/408
Karar No
2021/5396
Temyiz eden (davalı)
… Başkanlığı
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.141 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından; davalı idarede görevli memurun sahtecilik ve ikna suretiyle irtikap suçlarını işleyerek şahsına hayali hizmet süresi kazandırıp sahte bir şekilde emekli aylığı bağlandığının davalı idarece sonradan tespit edilmesi üzerine, emekliliğinin iptali sonucu emeklilik borçlanması adı altında yersiz ödediği 34.582,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 06/05/2016 tarih ve E:2013/6504, K:2016/2524 sayılı bozma kararına uyan. İdare Mahkemesince; adli yargı yerinde zarara neden olan memur aleyhine açılan tazminat davasının kabulüne karar verildiği, fakat bu ilanının icrasına yönelik takip dosyasının tahsilat sağlanmaksızın kapatıldığı, davalı idarenin, bünyesinde çalışan personelin eğitimi,

gözetimi ve denetimi konusunda görev ve sorumluluğunun bulunması ve personelinin hizmetin işleyişi sırasında hizmet sunduğu kişilere verdiği zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı tarafından haksız ve yersiz şekilde ödenen 34.582,00'TL nin idareye başvuru tarihi olan 11/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının eşi tarafından yapılan ödemenin kurum dışında gerçekleştiği, davacının kendisinin emekli olma şartlarını taşımadığını bilerek ve yapılan ödemenin usulüne uygun bir ödeme olmadığını bilerek hareket ettiği, meydana gelen zararın davacının kendi kusurundan kaynaklandığı, olayda davalı idareye yükletilecek bir kusur bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden; davacının eşi tarafından, eşinin emekli olmasının mümkün olup olmadığının öğrenilmesi amacıyla 14/12/2010 tarihinde SGK.

İl Müdürlüğüne başvurulduğu, davalı idare bünyesinde memur olarak görev yapan şahsın 34.582,00 TL ödeme yapılması halinde eşinin emekliye ayrılabileceği yönünde bilgi vermesi üzerine tarafların 17/12/2010 tarihinde bir ortak arkadaşlarının ofisinde (sigorta acentasında) buluşarak davacının eşinin 34.582,00 TL'yi memura teslim ettiği, bu nakit ödeme karşılığında memurun sahte makbuz verdiği, akabinde memur tarafından davacının gerçekte 83 gün prim ödeme gün sayısının bilgisayar sistemine 3623 gün olarak girilerek,

davacının prim ödeme gün sayısının emekli olabilecek hale getirildiği ve davacıya hak etmediği halde aylık bağlanmasını sağlanıldığı, yapılan usulsüzlüğün davalı idare tarafından yapılan incelemede ortaya çıkması üzerine davacıya yapılan emekli aylığı ödemesinin durdurulduğu, bu durum üzerine davacı tarafından görevli personele verilen 34.582,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, öte yandan kamu görevlisi hakkında açılan ceza davası sonucunda.

Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:. K:… sayılı kararıyla resmi belgede sahtecilik ve ikna suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla yerine getirilmesini sağlamaktadır.

İdarenin hukuki sorumluluğu, kamusal faaliyetler sonucunda, idare ile bireyler arasında bireyler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı maddi ve manevi zararların idarece tazmin edilmesini sağlayan hukuksal bir kurumdur. Bu kurum, kamusal faaliyetler nedeniyle bireylerin mal varlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da artış olanağından yoksunluğun giderilebilmesi, yine bu suretle kişi varlığında oluşan manevi zararların karşılanabilmesi için aranılan koşulları, uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, bir zararın bulunmasının yanı sıra, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir. Zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunmaması, zararın o idari faaliyetten doğmadığını gösterir.

Meydana gelen zarar, sadece zarar görenin eyleminden kaynaklanmışsa, bu durum zarar ile idare arasındaki illiyet bağının kesilmesine sebep olacağından, idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez. Zararın oluşmasında zarara uğrayanın veya üçüncü kişinin kusurunun bulunması halinde ise, idarenin tazmin sorumluluğunun, kusurun niteliğine ve ağırlığına bağlı olarak ortadan kalkması ya da kusur ölçüsünde azalması söz konusu olacaktır.

Bu ilke, kural olarak, hem kusur hem de kusursuz sorumluluk hallerinde geçerli bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava konusu olayın meydana geliş şekli incelendiğinde; davacının eşinin bilgi almak üzere SGK … İl Müdürlüğüne başvurmasından sonra kamu görevlisinin davacının eşi ile cep telefonu yoluyla irtibat kurduğu, tarafların SGK … İl Müdürlüğü dışında başkasına ait iş yerinde buluştukları, davacının eşi tarafından ödemenin nakit olarak burada yapıldığı, kamu görevlisi tarafından önceden hazırlandığı anlaşılan sahte makbuzun da davacının eşine burada verildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta zararı meydana getiren olayın kamu hizmet binası dışında, kamuya ait hizmet araçların kullanılmadan ve davalı idarenin denetim ve gözetim sorumluluğu dışında başka bir alanda gerçekleştiği, ayrıca davacının gerçekte yalnızca 83 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu hususunu bildiği de göz önünde bulundurulduğunda, zararı doğuran olayın davacının ve onun adına hareket eden eşinin kişisel kusurundan kaynaklandığı, olayda zarar ile davalı idarenin yürüttüğü hizmet arasında illiyet bağının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin bünyesinde çalışan personelin eğitimi, gözetimi ve denetimi konusunda görev ve sorumluluğunun bulunduğu ve personelinin hizmetin işleyişi sırasında hizmet sunduğu kişilere verdiği zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle hizmet kusuru ilkesine istinaden davacının uğradığı zararın tazmini yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın kabulüne ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY

İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır. Nitekim, aynı kamu görevlisinin benzer bir olayda ikna suretiyle irtikap suçunu işleyerek emeklilik borçlanması bedeli karşılığında sahte bir şekilde emekli aylığı bağladığı başka bir kişi tarafından açılan tazminat davası sonucunda davalı idarenin görev kusuru bağlamında hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü yolunda verdiği karar, Dairemizin 30/12/2013 tarihli ve E:2019/4880, K:2013/9516 sayılı kararıyla onanmış; anılan kararın düzeltilmesi istemi de Dairemizce reddedilerek karar kesinleşmiştir. Bu itibarla Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay 10. Daire, E. 2017/408, K. 2021/5396, 10 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. (X)-karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2017/408
Karar No
2021/5396
Tarih
10 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2017/411 K.2021/5885
  • Danıştay 8. Daire E.2017/413 K.2021/5886
  • Danıştay 8. Daire E.2017/414 K.2021/5877
  • Danıştay 4. Daire E.2017/432 K.2021/7350
  • Danıştay 8. Daire E.2017/433 K.2021/5477
  • Danıştay 10. Daire E.2017/447 K.2021/5578

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.