İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2017/725 K.2022/2520

Dava konusu istem: Davacı ...'un 24/03/2006 tarihinde 15 yaşındayken posta trenine asıldığı sırada dengesini kaybederek düşmesi sonucu yaralanmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğranılan zararlara karşılık olmak üzere 20.000,00 TL…

Esas2017/725Karar2022/2520Tarih16 Mayıs 2022Okuma7 dk · 1.473 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/725 E., 2022/2520 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
16 Mayıs 2022
Esas No
2017/725
Karar No
2022/2520
Temyiz eden (davalı)
... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin_konusu
.... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.473 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı ...'un 24/03/2006 tarihinde 15 yaşındayken posta trenine asıldığı sırada dengesini kaybederek düşmesi sonucu yaralanmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğranılan zararlara karşılık olmak üzere 20.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonucu 35.451,98 TL) ve 15.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ....

İdare Mahkemesince; davacının posta trenine asılarak düşmesi sonucu gerçekleşen yaralanma olayında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine yaptırılan bilirkişi incelemesinde meskun mahalden geçen rayların etrafında herhangi bir engel bulunmaması nedeniyle hizmetin kötü ve gereği gibi işlememesi sonucu davalı idarenin %12,5 oranında hizmet kusurunun bulunduğu, maddi zararın hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan hesap bilirkişisi raporunda ise, çalışma gücü kaybı %40 (yüzde kırk) olan ...'un çalışma gücü kaybı zararının 283.615,82 TL olduğunun tespit edildiği,

ancak ...'un %87,5 oranında kusurlu olması nedeniyle bu oranın düşürülmesi sonucu ortaya çıkan zararının 35.451,98 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, miktar artırımı dilekçesi ile artırılan 35.451,98 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın ...Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılma tarihi olan 25/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kendilerine izafe edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, davacıların çocuğu üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle yaralanma olayının gerçekleştiği, tüm tedbirlerin alınmasına rağmen böyle bir olayın gerçekleşmesinde Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda idare aleyhine %12,5 oranında kusur isnat edilmesinin anılan raporun hiçbir somut ve objektif kriter içermediğini ortaya koyduğu,

yaralanma olayının gerçekleştiği yerde demiryolu yapımının 1900'lü yılların başına tekabül ettiği ve o tarihten sonra bu bölgeleri hızlı ve plansız bir şekilde yerleşime açan imar düzenlemelerinde tüm koruma tedbirlerini almakla yükümlü olan kuruluşun olayın meydana geldiği yerdeki ilgili Belediye olduğu, ayrıca manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açamayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminata ilişkin kısmının onanması, maddi tazminata ilişkin kısmı ile hükmedilen miktara yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden; davacı ...'un 24/03/2006 tarihinde Mardin ili, Nusaybin ilçesinden Şanlıurfa istikametine gitmekte olan TCDD'ye ait posta trenine asıldığı sırada dengesini kaybederek yere düşmesi neticesinde yaralandığı ve aynı gün Nusaybin Devlet Hastanesinden alınan genel adli muayene raporunda sağ ayakta %80 oranında kopma olduğunun belirtildiği, bilahare bacağının diz altından ampute edildiği, davacı tarafından, meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare Mahkemesinin, meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, olay nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararların davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği yönündeki gerekçesi Dairemizce de uygun bulunmuştur.

A- Temyize konu Mahkeme kararının, manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının incelenmesi:

Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının duyulan elem ve ıstırabı giderecek bir oranda olması gerekmektedir.

Dava konusu olayda, olayın gerçekleşme şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının, uğranılan zarara göre orantılı ve ölçülü, duyulan elem ve ıstırabı giderecek düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, temyizen incelenen Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idare tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.

B- Temyize konu Mahkeme kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliği yönünden incelenmesi:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasında, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği düzenlenmiştir.

Anılan hükme göre, İdare Mahkemesince, davacıların miktar artırımına ilişkin dilekçesi davalı idareye tebliğ edildikten ve davalı idarenin miktar artırımı dilekçesine cevabı alındıktan ya da cevap verme süresi geçikten sonra maddi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, artırılan istem yönünden dosyanın tekemmülü sağlanmadan maddi tazminat isteminin kabulüne hükmedilmesinde usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir.

C- Temyize konu Mahkeme kararının, kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarına yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Tebligat ve cevap verme'' başlıklı 16. maddesinde, ''(1) Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur. (2) Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez.

Ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu, davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verilir. (3) Taraflar, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilirler. Bu süre, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir.

Sürenin geçmesinden sonra yapılan uzatma talepleri kabul edilmez. (4) Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler.'' hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda açık metnine yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesindeki bu hüküm, yerleşik idari yargı kararlarında, iddianın ve savunmanın genişletilmesi/değiştirilmesi yasağının dayanağı olarak kabul edilmektedir. Anılan hüküm nedeniyle, dava dilekçesinin mahkeme kayıtlarına girmesinin ardından (dava açma süresi içerisinde verilen dilekçeler hariç olmak üzere), verilen başka dilekçeler ile aynı davada, dava dilekçesinde yer almayan bir talepte bulunulamayacaktır. Bu nedenle, mahkeme tarafından, sonradan bulunulan talepler hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulmasına olanak bulunmamaktadır.

Bu hususun tek istisnası ise; tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 4. maddesi ile eklenen ''Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.'' hükmüdür.

6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde, "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.

Anılan düzenleme ile birlikte, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar bir defaya mahsus artırılmasına olanak tanınmış, miktar artırım yolu ile faiz talep edilebilmesine yönelik bir düzenleme öngörülmemiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından toplam 20.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminat istemiyle görülen davanın açıldığı, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği, 07/11/2016 havale tarihli miktar artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde istenilen maddi tazminat miktarının 35.451,98 TL olarak artırıldığı, miktar artırım dilekçesinde dava dilekçesindeki miktarı da kapsayacak şekilde faiz talep edildiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek davacı lehine hükmedilen tazminata ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacının, dava açma süresi geçtikten sonra miktar artırım dilekçesinde gündeme getirdiği yasal faiz talebi, "taleple bağlılık" kuralının istisnası olan miktar artırımı kapsamında olmayıp, "davanın genişletilmesi" kapsamında olduğundan, Mahkeme kararının davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminata ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

2. Davanın kabulüne ilişkin temyize konu .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminatın kabulüne ve davacı lehine hükmedilen miktara yasal faiz işletilmesine ilişkin kısımlarının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2017/725, K. 2022/2520, 16 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2017/725
Karar No
2022/2520
Tarih
16 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2017/775 K.2022/3339
  • Danıştay 5. Daire E.2017/834 K.2022/4150
  • Danıştay 10. Daire E.2017/841 K.2022/2739
  • Danıştay 13. Daire E.2017/847 K.2022/2232
  • Danıştay 10. Daire E.2017/877 K.2022/2556
  • Danıştay 10. Daire E.2017/921 K.2022/2740

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.