İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2018/3251 K.2020/5058

2- … Bakanlığı / …

Esas2018/3251Karar2020/5058Tarih18 Kasım 2020Okuma7 dk · 1.405 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/3251 E., 2020/5058 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
18 Kasım 2020
Esas No
2018/3251
Karar No
2020/5058
Davacı
…
Vekili
Av. …
Davalılar
1- …
Vekili
Hukuk Hizmetleri Başkanı …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.405 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

2- … Bakanlığı / …

VEKİLİ

1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

DAVANIN_KONUSU

Davacının Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Davacı tarafından, uğradığı zararın vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı ile bu kararın geri alınmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına ilişkin hatalı işlem ve eylemlerden doğduğu belirtilerek söz konusu işlem ve eylemler dolayısıyla uğradığı maddi ve manevi zararların yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI

Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından, Yurt dışında ikamet eden ve askerliği ertelenmiş olan davacının kendi isteği ile askerlik hizmetine başladıktan sonra 01/07/1996 tarihinde birliğinden firar ederek yurtdışına çıktığı ve yapılan tebligata rağmen kalan hizmetini tamamlamak üzere yurda dönmediği, davacı hakkında 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25/d fıkrası uyarınca Milli Savunma Bakanlığının teklifi ile Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi işlemlerine başlandığı, 07/11/2003 tarihinde yurda dönmesi üzerine havaalanında yakalanıp 10/11/2003 tarihinde birliğine sevk edildiği,

11/11/2003 tarihinde İstanbul, Maltepe 2. sınıf Askeri Ceza ve Tutukevinde tutuklu olduğunun bildirilmesi üzerine İçişleri Bakanlığınca 403 sayılı Kanun'un 44. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığını kaybettirme kararının iptalinin istendiği ve hakkında alınan kaybettirme kararının 22/03/2004 tarih ve 2004/7053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla iptal edildiği belirtilerek yapılan iş ve işlemlerin ilgili Kanunların öngördüğü usul ve esaslara uygun olduğu, davacının Almanya'da yaşama şansını yitirmesinin tamamen kendi kusur ve ihmalinden kaynaklandığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, askerlik hizmeti devam ederken firar eden davacı hakkında Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı yazıları ile 403 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığının kaybettirilmesinin teklif edildiği, Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin 2003/6683 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 08/01/2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlandığı, vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin işlemlerin davacının kendi ihmal ve kusurundan kaynaklandığı, her Türk Vatandaşı gibi 20 yaşına geldiğinden askerlik hizmetini yapması gerektiği, ancak davacının askerlik hizmeti devam ederken firar ettiği belirtilerek davacının kusurundan dolayı idarenin yaptığı işlemlerden sorumlu tutulamayacağı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Anayasanın 125.maddesinde; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ortada bir zararın bulunması ve bunun idareye yüklenebilen bir işlem ve eylemden doğması, başka bir deyişle zararla idari faaliyet arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir. Bu koşullardan birinin yokluğu halinde idarenin tazmin sorumluluğu ortadan kalkar. Ayrıca zarar gören kişinin eylemi, üçüncü kişilerin eylemi veya mücbir sebepler sorumluluğu ortadan kaldıran diğer hallerdir.

403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun A-Kaybettirme başlıklı 25.maddesinin (d) fıkrasında, sevk sırasında veya kıtalarına katıldıktan sonra yurt dışına kaçıp da kanuni süre içinde dönmeyenlerin Türk vatandaşlığını kaybettiklerine Bakanlar Kurulu tarafından karar verilebileceği, belirtilmiş, aynı Yasanın 44.maddesinde ise, “Bu kanuna göre alınan kararlarda maddi bir hata bulunduğu sonradan anlaşılırsa bu kararı veren makam düzeltme veya değiştirme kararı alabilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Olayda; askerlik hizmetine başladıktan sonra 1.7.1996 tarihinde birliğinden firar ederek yurtdışına çıkan ve yapılan tebligata rağmen kalan hizmetini tamamlamak üzere yurda dönmediği anlaşılan davacı hakkında 403 sayılı Yasanın 25/d fıkrasında geçen, “sevk sırasında veya kıtalarına katıldıktan sonra yurt dışına kaçıp da kanuni süre içinde dönmeyenler hakkında Milli Savunma Bakanlığının teklifi ile Bakanlar Kurulu Kararı ile” Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi işlemlerine başlanmış, Milli Savunma Bakanlığının … tarihli yazısı ve eklerinden;

davacının 7.11.2003 tarihinde yurda dönmesi ve bu arada havaalanında yakalanıp 10.11.2003 tarihinde birliğine sevki ve 11.11.2003 tarihinde İstanbul, Maltepe 2.sınıf Askeri Ceza ve Tutukevinde tutuklu olduğunun bildirilmesi üzerine İçişleri Bakanlığınca 403 sayılı Kanunun 44.maddesi uyarınca Türk vatandaşlığını kaybettirme kararının iptali istenmiş ve hakkında alınan kaybettirme kararının 22.3.2004 tarih ve 2004/7053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla iptal edildiği anlaşılmıştır.

Olayın gelişimden ve maddi olgulardan; mağduriyete neden olduğu ileri sürülen olayların gerçekleşmesinde bizzat davacı tarafından gerçekleştirilen eylem ve davranışların etkisi olduğu, 403 sayılı Kanunun 44.maddesinin uygulanmasında ise davacının kendi eylem ve davranışları ile neden olduğu Türk vatandaşlığının kaybedilme durumunun idare tarafından düzeltilmesinin amaçlandığı görülmektedir.

Bu durumda, zarar ile idari faaliyet arasında illiyet bağının bulunmadığı, zararın oluşumunda davacının kusurlu davranışının etkisi olduğu anlaşıldığından olayda, tazminat ödenmesi sonucunu doğuran bir olgunun varlığından söz etmek olası bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen Dairemizin 29/11/2012 tarih ve E: 2012/6224, K:2012/6192 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 18/10/2017 tarih ve E:2015/2124, K:2017/3151 sayılı kararıyla davacının manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'lik kısmının reddine ilişkin kısmı yönünden bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, bozulan kısma hasren yapılan inceleme sonucu gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

Davacının Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.

Danıştay Onuncu Dairesi'nin 29/11/2012 tarih ve E: 2012/6224, K:2012/6192 sayılı kararıyla; maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat isteminin ise 50.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Bunun üzerine, Dairemizin anılan kararına karşı taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımların bozulması istemiyle yapılan temyiz başvuruları Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/10/2014 tarih ve E:2013/1681, K:2014/3012 sayılı kararıyla reddedilerek söz konusu karar onanmıştır.

Anılan karara karşı davacı ve davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı (Mülga Başbakanlık) tarafından yapılan karar düzeltme başvurusu üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 18/10/2017 tarih ve E:2015/2124, K:2017/3151 sayılı kararıyla, davacı lehine hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminat istemine ilişkin kısmının onanmasının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı'nın (Mülga Başbakanlık) karar düzeltme isteminin reddine, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanmasına yönelik kısmın da hukuka uygun olduğu belirtilerek davacının karar düzeltme isteminin kısmen reddine,

100.000,00 TL manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'lik kısmının reddine ilişkin kısmının onanması yönünden ise davacının karar düzeltme isteminin bu kısım yönünden kabulü ile onama kararının belirtilen kısmı kaldırılarak, 100.000,00 TL manevi tazminat isteminin tamamına hükmedilmesinin hakkaniyet gereği olduğu gerekçesiyle Daire kararının, davacının manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'lik kısmının reddine ilişkin kısmı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Manevi tazminatın, malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle hükmedilen bir tatmin aracı niteliğinde olduğu, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği açık olmakla birlikte, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığı ve tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek miktarın aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak bir oranda olması gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu bağlamda, davacının halen Almanya'ya dönemediği, herhangi bir ikametgahı bulunmadığı ve sokakta yaşadığı, Baro tarafından görevlendirilen bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettiği dikkate alındığında, yurda dönmüş olmasına ve ardından tutuklanmasına rağmen yurda dönmediği gerekçesiyle vatandaşlığının kaybettirilmesi ile başlayan olayların ve sonuçlarının davanın açıldığı tarihte de devam ettiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davalı idarelerin davacının zarara uğramasına neden olan eylemlerinin ağır hizmet kusuru niteliğinde olduğu ve davacının zararının bugüne kadar artarak devam ettiği gözetildiğinde, 100.000,00 TL manevi tazminat isteminin tamamının kabulü gerektiği sonucuna varılmakla birlikte; anılan tazminat tutarının davacı lehine hükmedilen 50.000,00 TL'lik kısmı kesinleştiğinden, arta kalan kısım olan 50.000,00 TL yönünden de ayrıca tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği açıktır.

Öte yandan, Dairemizin 29/11/2012 tarih ve E: 2012/6224, K:2012/6192 sayılı kararının 50.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 18/10/2017 tarih ve E:2015/2124, K:2017/3151 sayılı kararıyla bozulduğundan, anılan Daire kararının, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden idareler lehine hükmedilen toplam 11.500,00 TL vekalet ücretinden manevi tazminatın kısmen reddi dolayısıyla hükmedilen 5.750,00 TL'lik kısmının da davadaki haklılık oranı değiştiğinden taraflar yönünden haklılık oranına göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yeniden hükmedilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının 50.000,00 TL tazminat isteminin kabulüne ve bu miktarın dava tarihi olan 16/03/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine,

2. Hükmedilen manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan … TL avukatlık ücretinin davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine,

3. Reddedilen maddi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan … TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere ödenmesine,

4. Netice itibariyle bakılan dava 50.000,00 TL maddi tazminat istemi yönünden ret, … TL manevi tazminat istemi yönünden ise kabul ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1/3'ü olan … TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, toplam miktarın 2/3'ü tutarındaki kalan … TL'nin davalı idareler üzerinde bırakılmasına,

5. Davalı idareler ve davacının yatırmış oldukları posta giderlerinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde iadesine,

6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2018/3251, K. 2020/5058, 18 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Davanın_konusu
  5. Davacının İddiaları
  6. Davalı İdarelerin Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  8. Düşüncesi
  9. Danıştay Savcısı : …
  10. Düşüncesi
  11. Türk Milleti Adına
  12. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  13. İnceleme Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2018/3251
Karar No
2020/5058
Tarih
18 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2018/3252 K.2020/5473
  • Danıştay 12. Daire E.2018/3252 K.2020/3478
  • Danıştay 12. Daire E.2018/3253 K.2020/3477
  • Danıştay 12. Daire E.2018/3257 K.2020/3722
  • Danıştay 12. Daire E.2018/3264 K.2020/3850
  • Danıştay 7. Daire E.2018/3265 K.2020/4649

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.