KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/1127 E., 2022/2975 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire Temyiz Eden Müdahil
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2022
- Esas No
- 2019/1127
- Karar No
- 2022/2975
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Temyiz eden (davalı)
- … Rektörlüğü
- Vekili
- Av. …
- Davalı yanında)
- …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
İstemlerin_konusu
Davacı tarafından, 17/05/2012 tarihinde, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Plastik Cerrahi Servisinde yapılan ameliyat sonrasında görme yeteneğini kısmen kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla 175.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 10/03/2016 tarih ve E:2015/8936, K:2016/1604 sayılı bozma kararına uyularak, ...
İdare Mahkemesince; davacının 175.000,00 TL maddi tazminat talebinin 101.460,82 TL'lik kısmının kabulü, 73.539,18 TL'lik kısmının ise reddi, 101.460,82 TL'nin dava tarihi olan 21/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi, davacının 250.000,00 TL manevi tazminat talebinin 20.000,00 TL'lik kısmının kabulü, 230.000,00 TL'lik kısmının ise reddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 21/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, maddi tazminat miktarının eksik hesaplandığı, davalı idare tarafından, dava konusu olayda kusurun bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, buna rağmen tazminata hükmedilmesinin ve kararın gerekçesinin hukuka ve usule aykırı olduğu, davacıda oluşan özrün idarenin eyleminden kaynaklandığının tespitinin bilirkişi raporu ortaya konulması gerektiği, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, davalı idare yanında müdahil tarafından, davalı idarenin temyiz iddialarına ek olarak davacıda olan görme sorunun yapılan ameliyatla ilgisinin olmadığı, davacının doğuştan görme kusurunun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı ve davalı idare tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. Müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Ayrıca, anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçelerindeki iddiaların, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma nedenlerine uygunlukla sınırlı olarak incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/1127, K. 2022/2975, 31 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama