KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/12774 E., 2023/4540 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2023
- Esas No
- 2019/12774
- Karar No
- 2023/4540
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekilleri
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Davanın konusu
Davacı tarafından, Ağrı İli Diyadin İlçesi'ne bağlı .. Köyü'nün üst kısmında bulunan Tendürek Dağı'nın eteklerinde, 11/04/2015 tarihinde kolluk kuvvetleri ile terör örgütü mensupları arasında çıkan çatışmada, ağır yaralanmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek tedavi giderleri için 10.000,00 TL, iş gücü kaybı ve kazanç kaybı için 10.000,00 TL maddi tazminat ile olay yerinde arkadaşı Cezmi Budak'ın ölmesi, cenazesi ile saatlerce kalması, hastanede 25 gün tedavi gördüğü süreçte çektiği üzüntü nedeniyle 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla, dosyadaki bilgi ve belgelerin, savcılık dosyasının, gizli tanık ifade ve beyanlarının incelenmesinden; idarece 11/04/2015 tarihinde Ağrı ili Diyadin İlçesi,.
Köyü ile Tendürek Dağı eteklerinde Bahar şenliği adı altında sözde ağaç dikme şenliği düzenleneceği, Tendürek Dağı'nda bulunan yasadışı silahlı unsurların etkinlik alanına gelerek bölücü terör örgütü propagandası ve 07/06/2015 tarihinde Pazar günü yapılacak olan 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde oy kullanacak vatandaşlara yandaş oldukları siyasi partiye oy vermeleri için baskı uygulayarak propaganda yapacakları bilgisinin elde edilmesiyle davalı idarece olaydan 3 gün önceden gerekli önlemlerin alınmasına,
kolluk kuvvetleri tarafından vatandaşların çatışma bölgesine girmesine engel olunmasına rağmen davacı ve arkadaşı Cezmi Budak'ın olay günü çatışma bölgesinde oldukları, kendi iradeleri ile bölgeye girdikleri, çatışmaya katıldıkları, burada davacının yaralandığı ve ekipler tarafından bölücü terör örgütüne ait çadırın yanında bulunduğu, arkadaşı Cezmi Budak'ın ise hayatını kaybettiği, hakkında örgüt üyesi şüphesiyle soruşturma başlatıldığı dikkate alındığında, davacının olayda ağır kusurunun olduğu, yaralanması sonucu meydana gelen zarar kendi eyleminden doğduğundan idarenin eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağı olmadığı,
bu durumun idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından bölücü terör örgütü mensubu olmadığı, olay günü de silahsız ve sivil kıyafetli olduğu, fidan dikme şenliğinin yasaklandığına ilişkin idarece alınan kararın bölge halkına duyurulmadığı, dava konusu olay nedeniyle yaralanmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/12774, K. 2023/4540, 18 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama