KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4886 E., 2021/1448 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 29 Mart 2021
- Esas No
- 2019/4886
- Karar No
- 2021/1448
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolundaki kararının davacı tarafından redde ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama_süreci
- —
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … tarih ve … sayılı sosyal güvenlik denetmeni raporuna istinaden ve 5510 sayılı Kanun uyarınca iş yeri bildirgesinin, ...'nın işe giriş bildirgesinin, 2011/07- 2013/11. aylar aylık prim ve hizmet belgelerinin, işten ayrılış bildirgesinin yasal süresi içerisinde Kuruma verilmemesi nedeniyle 59.907,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla. Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından yapılan denetimde, ...'nın 01/07/2011-19/11/2013 tarihler arasında davacıya ait işyerinde çalıştığı tespit edilerek davalı idareye bildirilmesi üzerine, adı geçene ait işe giriş bildirgesinin verilmemesi nedeniyle asgari ücretin iki katı tutarında, işten ayrılış bildirgesinin verilmemesi nedeniyle asgari ücretin onda biri tutarında,
01/07/2011-19/11/2013 tarihleri arasındaki aylara ait aylık prim hizmet belgelerinin Kurumca belirlenen şekle ve usule göre yasal sürede verilmemesi nedeniyle her ay için asgari ücretin iki katı tutarında ve eşinin ölüm sonrası işyeri bildirgesinin verilmemesi nedeniyle asgari ücretin iki katı tutarında verilen dava konusu para cezasında mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, 2013/06,07,08,09,10,11 aylarına ait aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmemesi nedeniyle, her ay için asgari ücretin iki katı tutarında verilen para cezasının hesaplanmasında 1.021,50TLx2x6=12.258,00 TL sonucuna ulaşılması gerekirken,
hesaplama sonucunun sehven 14.418,00 TL olarak yapılması nedeniyle, idari para cezasının 2.160,00 TL'lık kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu 59.907,00 TL idari para cezasının 2.160,00 TL'lik kısmının iptaline, geriye kalan 57.747,00 TL'lik kısmına yönelik olarak ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, söz konusu iş yerinin eşi … adına kayıtlı olduğu ve eşinin 07/07/2011 tarihinde vefat ettiği, eşinin onaltı mirasçısı olduğu, her bir mirasçının miras payları oranında sorumlu olması nedeniyle para cezasının tamamından kendisinin sorumlu olacağına yönelik işlemin yerinde olmadığı, Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; ...'nın, …'ın 01/07/2011 tarihinde vefatından sonra davacı yanında çalışmaya devam ettiğinin, dolayısıyla işverenin davacı olduğunun davacı tarafın beyanı ile sabit olduğu; cezanın … yanındaki çalışmalar nedeniyle değil, davacı yanındaki çalışmaların Kuruma bildirilmemesi nedeniyle uygulandığı, bu bakımdan diğer mirasçılarla bir ilgisinin olmadığı, kaldı ki miras şirketinin borçlarından tüm mirasçıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İdare Mahkemesi kararının temyize konu redde ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/4886, K. 2021/1448, 29 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama