KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4957 E., 2021/696 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2021
- Esas No
- 2019/4957
- Karar No
- 2021/696
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- Kendi adına asaleten …'a velayeten …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, … Beldesi, … Mahallesi, ... Bölge … Karayolu civarında … Üst Geçidi altında çöp konteynırına bırakılan bombanın 18/11/2005 tarihinde patlaması nedeniyle davacı …’ın eşi ve davacı …’ın babası …’ın yaşamını yitirmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 125.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 225.000,00 TL zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince.
Anayasa Mahkemesi'nin 13/04/2016 tarih ve Başvuru No: 2013/4022 sayılı kararı ile maddi tazminat taleplerinin kısmen reddi nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna, manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarını ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ...
İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine, davacının manevi tazminat istemi yönünden dosya yeniden incelenerek; terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında bulunup 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanmayan ilgililerin ileri sürdükleri manevi zarara bağlı tazminat taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda, idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kuralları çerçevesinde 2577 sayılı Kanunun öngördüğü usullere tabi olarak manevi tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin yargısal incelemenin yapılması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda, İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi,.
Beldesi, … karayolu üzerinde, …-… arasındaki üst geçit yanındaki çöp kutusuna teröristlerce bırakılan bombanın 18/11/2005 tarihinde patlaması sonucunda davacıların murisi …'ın hayatını kaybettiği anlaşıldığından, bu olay nedeniyle …'ın eşi ve çocuğu olan davacıların derin bir acı ve üzüntü duyduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla, davacılar murisi …'ın gerçekleşen terör saldırısı sonucu yaşamını yitirmesi nedeniyle, eşi olan davacı … için 50.000,00 TL,
müşterek çocukları … için 50,000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 15/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, olayın bir terör olayı olduğu, idarenin tazmin sorumluluğunun hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk hallerine dayandığı, olayda idarenin herhangi bir kusur / kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, kabul etmemekle birlikte manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak derecede yüksek olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/4957, K. 2021/696, 24 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama